Navigation

Buradasınız

İşyerlerinde Covid-19 Denetimleri Başladı!

Koronavirüs denetimleri ile ilgili olarak Aile, Sosyal Politikalar ve Çalışma Bakanlığı tarafından işyerlerine bir yazı gönderilmeye başlandı. Gönderilen yazıda “İşyerinde Covid-19 kaynaklı pandemi konusunda, Ekim-Kasım-Aralık döneminde inceleme teftişi” yapılacağı yazıyor. Yalnız teftişin uzaktan yapılacağı yani sadece evrak üzerinde denetim yapılacağı bildirilmiş, işverenden alınan önlemlerin neler olduğu ve risk analizi gibi raporların teftiş grup başkanlığına getirilmesi istenmiş.

Koronavirüs denetimleri ile ilgili olarak Aile, Sosyal Politikalar ve Çalışma Bakanlığı tarafından işyerlerine bir yazı gönderilmeye başlandı. Gönderilen yazıda “İşyerinde Covid-19 kaynaklı pandemi konusunda, Ekim-Kasım-Aralık döneminde inceleme teftişi” yapılacağı yazıyor. Yalnız teftişin uzaktan yapılacağı yani sadece evrak üzerinde denetim yapılacağı bildirilmiş, işverenden alınan önlemlerin neler olduğu ve risk analizi gibi raporların teftiş grup başkanlığına getirilmesi istenmiş.

İşyerlerinde koronavirüsle alakalı neredeyse hiçbir önlem alınmıyor. Önlemler sadece maske ve dezenfektan ile sınırlı tutuluyor. Bazı işyerlerinde maske bile verilmiyor. Ziyaret ettiğimiz işyerlerinin birinde Nisan ayında yıkanabilir maske verilmiş, onun dışında maske verilmemiş durumda, çalışanlar maskelerini evlerinden getiriyorlar. Böyle işyerleri kâğıt üzerinde önlem almış gibi görünüyor.

Geçtiğimiz haftalarda işyerlerinden birine müfettişler geldi. İşyerinde yüzeysel bir denetim yaptılar ve birkaç uygunsuzluk maddesi yazdılar. Toplantı esnasında patrona “koronavirüs ile ilgili ne tür önlemler aldınız? Pozitif olan çalışanınız var mı?” diye sordular. Patron “biz çok sıkı önlemler aldık, şu ana kadar hiç pozitif çalışanımız çıkmadı. Türkiye’de koronavirüs vakası görülmeye başlandığı günden itibaren ateş ölçmeye başladık, ateşi yüksek olan çıktıysa hemen hastaneye gönderdik” diye cevap verdi. Gerçekten de çok sıkı önlemler aldılar! Bol bol ateş ölçtüler! Tabi ki onun dışında bir önlem alınmadı. Ateş ölçüm sırasında işçiler kapıda dip dibe, dakikalarca soğukta bekletildi. Ölçüm yapıp yapmadığı belli olmayan bir ateş ölçerle sözde ateş ölçümleri yapıldı. Peki, diğer önlemler ne oldu? Çalışanların hastalanmaması için çalışma ortamlarında gerekli düzenlemeler yapıldı mı? Çalışma saatleri düşürüldü mü? Yemeklerde iyileşmeler yapıldı mı? Soyunma odaları iyileştirildi mi? Hiçbirinde düzeltme yapmayan patron müfettişlere sıkı önlemler aldığını anlatıyor. Müfettişler de “çok iyi, pozitif vaka çıkmamış, çok güzel önlemler almışsınız” diye patronu övüyorlar.

Denetime gelen müfettişlerin durumu içler acısı. İçerde gerçekten önlem alınmış mı bakma gereği bile duymuyorlar. Evrak üzerinde her şey tamamsa denetimi bitiriyorlar. Evrakta eksik bir şey görürlerse evrakın düzeltilip verilmesini istiyorlar. Amaç “denetim yaptık” demek. O fabrikada denetim sonrası 6-7 işçide koronavirüs testi pozitif çıktı. İşçilerin hepsine test yapılsa sayının çok daha fazla olacağından şüphemiz yok.

İşçiler birlik olup örgütlenmediği müddetçe, iş güvenliği önlemlerini maliyet olarak gören patronlar bu dönemde de maliyet olduğu için en ucuz maske ve dezenfektanları kullanmamızı isteyecekler başka da bir önlem almayacaklar. Maske takarak ve dezenfektan kullanarak hastalanmanın önüne geçemeyiz. Hastalanmamak için daha sağlıklı besinler yiyebilmeli ve daha uzun saatler dinlenebilmeliyiz. Bunları elde etmenin tek yolu patronlara karşı birlik olup mücadele etmektir.

15 Ekim 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • 1974’te Çinli bir çiftçi kuyu açmak için kazmasını toprağa vurduğunda, neredeyse 2200 senelik bir sır açığa çıktı. Toprak kazıldı ve binlerce kil heykel gün yüzüne çıktı. Bunlar gerçek insan boyutlarında, zırhlarını, silahlarını kuşanmış asker...
  • Aylardır tüm dünyada gündemi koronavirüs belirliyor. Bu virüsün insanlığın başına gelmiş en büyük felaket olduğu söyleniyor. Devletler, hükümetler, ulusal ve uluslararası sağlık kurumları önlem olarak maske, “sosyal mesafe” ve dezenfektan...
  • Patronlara teşvik ve vergi indirimleri getirirken, işçilerin kıdem tazminatının fiilen gasp edilmesini, esnek ve güvencesiz çalışmanın dayatılmasını içeren torba yasa sendikalar tarafından protesto edilmeye devam ediliyor. DİSK, işçiler için kabul...
  • İşçi Dayanışması gazetemizin 151. sayısının başyazısında biz okurlara bir davet var. Başyazı şiirle başlıyor: Sararmış kitaplarda kaldı yoksulluk/Geçim sıkıntısını yazmıyor şair/Yaşam bir sevinçtir şimdi/Umut doğuran sabahlara uyanıyor çocuklar/Neşe...
  • Kardeşlerim. Ben yıllardır organize sanayiye işçi taşıyan bir servis şoförüyüm. Organize Sanayi Bölgesi şehirden yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, işte bu yüzden sabahın erken saatlerinde yollara düşerim. Uykulu gözleri duraklarından bir bir toplar...
  • Türk-İş, kıdem tazminatının fiilen gaspını da içeren torba yasa teklifine karşı 27 Ekimde Türkiye genelinde eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. Ankara, Kocaeli, İzmir, Adana ve Diyarbakır gibi pek çok kentte yapılan eylemlere Türk-İş’e bağlı...
  • Ekonomi Bakanı, bir kez daha “Yeni Ekonomi Paketi” açıkladı. İşsizlik, ekonomik kriz, hayat pahalılığı, pandemiyi fırsata çeviren patronlar ve bunların emekçiler üzerinde yarattığı baskıyla ilgili tek olumlu madde çıkmadı paketten! İşçileri...
  • Patron biz işçileri adına kısa çalışma ödeneğine başvurdu. Kısa çalışma ödeneği çıkmadı. Patron ücretsiz izin ödeneğine başvurdu. Ücretsiz izin çıktı. 7 aydır ücretsiz izinde görünüyorum. Ama aslında çalışıyoruz.
  • Hak gasplarında sınır tanımayan patronlara, pandemi süreciyle beraber adeta gün doğdu. Ekonomik kriz kör bir kuyu gibi derinleştikçe işçi haklarına karşı saldırılar da o denli arttırılıyor. Ücretsiz izinler mi dersiniz, sigortasız çalıştırma mı...
  • Son yıllarda televizyonlarda yemekle ilgili programlar, yarışma programları artmış durumdadır. Kimisi her gün yayınlanan kimisi de belli günlerde yayınlanıp reyting rekorları kıran programlar haline gelmiş. Kimi büyük kanallarda yayınlanıyor kimi de...
  • Sendikalaşma haklarına ve iradelerine karşı yapılan saldırıya boyun eğmeyen HSK işçileri, fabrika önünde başlattıkları direnişi sürdürüyor. Direnişçi işçiler, 27 Ekimde şirketin Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdiler, kararlı...
  • İzmir Torbalı’da bulunan Oral Etiket Baskı Ambalaj fabrikasında Selüloz-İş Sendikasına üye olduğu için işten atılan 5 işçi direnişe başladı. Selüloz-İş Örgütlenme Uzmanı Aykut Günel, fabrikada sendikanın örgütlenme çalışması devam ederken işverenin...
  • Pazara gittim, çantam dolmadı, her şey ateş pahası deme… İç bir keyif çayı rahatla! Aylardır ücretsiz izindeyim, 39 lira yetmiyor, sakın ha deme... İç bir keyif çayı rahatla! Çocuk EBA’ya girememiş, Zoom’a mooma bağlanamamış… Öfkelenme, nasıl olsa...

UİD-DER Aylık Bülteni