Navigation

Buradasınız

İşsizliğe, uzun iş saatlerine, düşük ücretlere, kapitalist sömürüye, doğanın tahrip edilmesine, emperyalist savaşlara dur demek için!

Kol Kola, Omuz Omuza 1 Mayıs’a!

Nisan 2011, No: 37

İşçi kardeşler, emeğiyle hayatı var edenler!

Tüm dünya işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs’a sayılı günler kaldı. 1 Mayıs, işçi sınıfının, birlikten doğan gücünün farkına vardığı, kendine olan güveninin pekiştiği, moral bulduğu, patronların ise yüreğine korku düştüğü bir gündür. 1 Mayıs, bundan tam 125 yıl önce verilen mücadelelerden doğdu. Günde 12-14 saat kölelik koşullarında çalışan işçiler bu gidişe bir dur dediler, birleşerek mücadeleye giriştiler. Amerikalı ve Avrupalı işçiler, 8 saatlik işgünü hakkını grevlerle, direnişlerle ve kitlesel mitinglerle patronlara kabul ettirdiler ve yasalara geçirdiler.

İşçi sınıfı örgütsüz olduğu için patronlar saldırıyor

Ama şimdi patronlar bu hakkı elimizden alıyorlar, mücadele ederek ve bedeller ödeyerek kazandığımız haklarımıza el koyuyorlar. Çalışma saatleri uzuyor, çalışma temposu hızlanıyor, reel ücretler giderek düşüyor, taşeronlaştırmayla kuralsız, güvencesiz çalışma alabildiğine yaygınlaşıyor. Emekli olmak giderek hayal oluyor. İş güvenliği önlemleri alınmadığı için her gün onlarca kaza oluyor ve birçok işçi bu kazalarda yaşamını kaybediyor. Patronların sermayesi büyürken işçi sınıfı kölece çalışma ve yaşama koşullarına mahkûm ediliyor. Resmi rakamlar bile işsizliğin 3 milyona yakın olduğunu söylüyor. 12 milyon insan yoksul olarak yaşıyor, açlık sınırında yaşayanların oranı ise artıyor.  Bizlere reva görülen asgari ücret ise yalnızca 629 liradır. Ama patronlar sanmasınlar ki tüm bunları sineye çekeceğiz. Öfkemiz alttan alta birikiyor.

Kapitalizm insana değil paraya değer verir

Kardeşler, içinde yaşadığımız sistemin adı kapitalizm! Bu sistemde insanın, toplum çıkarlarının, doğanın korunmasının bir önemi yoktur. Kapitalistler için önemli olan toplumun ortak çıkarları değil, daha fazla kâr elde etmektir. Tam da bu nedenle, kârlı olmadığı için insana ve doğaya zarar vermeyen teknolojilere yatırım yapılmıyor. İnsanlığı tehdit etse de daha kârlı olduğu için nükleer santraller inşa ediliyor. Nitekim Japonya’da tsunaminin etkisiyle patlayan nükleer reaktörler, Çernobil’den sonra bir kez daha insanlığın üzerine ölüm saçıyor. Ama tüm bu olanlardan ders alınmıyor, birçok ülkede nükleer santral inşaatı devam ediyor. Türkiye’nin kapitalist egemenleri de nükleer santral sevdasına tutulmuş bulunuyorlar. Bencil çıkarları ve kirli hesapları uğruna başımıza nükleer bir felâket örmeye hazırlanıyorlar. AKP hükümeti nükleer santralleri tehlikesiz göstermek için akıllara durgunluk veren bir kampanya yürütüyor. Diğer ülkelerdeki işçi kardeşlerimiz gibi, bizlerin de nükleer santrallere karşı mücadele etmesi bir insanlık görevidir.

Bombalar patlıyor, silah tekelleri semiriyor

Kardeşler, pazar ve yatırım alanlarını yeniden paylaşmaya girişen emperyalist güçler dünyayı kana bulamaya devam ediyorlar. Afganistan ve Irak’ta yüz binlerce insanın canını alan emperyalist güçler, şimdi de Libya’ya bomba yağdırıyorlar. Patlayan bombalar borsalara can veriyor. Silah üretimi hızlanıyor, silah tekellerinin hisse senetleri yükseliyor. Ne kadar çok silah ateşlenirse ve ne kadar çok bomba patlarsa kapitalistler de o kadar çok kâra geçiyorlar. Bu nedenle eğitime, sağlığa, toplumun daha rahat yaşamasına değil silaha para yatırılmaktadır. Dünyada her sene bir trilyon doların üzerinde para silah harcamalarına gitmektedir. Kapitalistler için savaş, insanların ölmesi, yaralanması, kentlerin yıkılması anlamına değil, silah tüketiminin artması ve kârların yükselmesi anlamına gelmektedir. Eğer bu gidişe bir dur demezsek kapitalizm insanlığı yok oluşa sürükleyecektir!

İşçi sınıfının mücadelesi engellenemez!

Patronlar, ne yaparlarsa yapsınlar işçi sınıfının mücadelesini engelleyemezler! On yıllarca sessizliğe bürünen işçi-emekçi kitleler, durgun denizde birden patlak veren dalgalar gibi mücadeleye atılıyorlar. Alttan alta biriken öfke şiddetli mücadeleye dönüşüyor. Tunus’ta ve Mısır’da hikmetinden sual olunmaz denilen diktatörleri alaşağı eden, Yemen’den Suriye’ye kadar uzanan Arap emekçilerinin isyanı buna örnektir. Yunanistan işçi sınıfı uzun bir dönemdir kemer sıkma politikalarına genel grevlerle cevap veriyor. Rüyalar ülkesi denilen ABD’de işçi kitleleri haklarının gasp edilmesine karşı eyalet meclislerini işgal ediyor. Kısacası dünyanın her köşesinde mücadele sürüyor. Türkiye’de de işçiler patronların saldırılarına boyun eğmiyorlar. İşten atılan işçiler işyeri önünü direniş alanına çeviriyorlar. İşten atılan işçilerin direnişe geçmesi gelenek haline geliyor. Ağır çalışma koşullarına, uzayan iş saatlerine, hak gasplarına, düşük ücretlere, işten atmalara boyun eğmeyen işçilerin mücadelesi giderek diğer işçileri de etkiliyor. Patronlar ne yaparsa yapsınlar bunu engelleyemeyecekler! Bugün şurada burada süren bu mücadeleler, yarınların büyüyecek mücadeleleri için yalnızca bir başlangıçtır.

Kol kola, omuz omuza, UİD-DER’le 1 Mayıs’a!

Kardeşler, dünyanın her köşesinde sınıf kardeşlerimiz işyerlerinden alanlara çıkacaklar; patronların saldırılarına, kapitalist sömürüye, emperyalist savaşlara, doğanın tahrip edilmesine dur demek için seslerini yükseltecekler. Bizler de 1 Mayıs alanlarında yerimizi almalı, sesimizi sınıf kardeşlerimizin sesine katmalı ve işçi sınıfının gücünü patronlara göstermeliyiz. İşsizliğe, yoksulluğa, uzayan iş saatlerine, ödenmeyen fazla mesailere, sefalet ücretine dur demek için 1 Mayıs’ta yerimizi almalıyız. Tüm işçi kardeşlerimizi kol kola, omuz omuza UİD-DER saflarında 1 Mayıs’a davet ediyoruz.

  • İş Saatleri Düşürülsün, Herkese İş!
  • Tüm Sendikal ve Siyasal Yasaklar Kaldırılsın! Sınırsız Örgütlenme, Toplantı, Gösteri, Basın ve Grev Özgürlüğü!
  • Asgari Ücret Vergi Dışı Bırakılsın, Vergiler Patronlardan Kesilsin!
  • Gerekli İş Güvenliği Önlemleri Alınsın, İş Kazalarına Son!
  • Emperyalist Savaşlara Hayır!
  • Ezilen Kürt Halkının Demokratik Talepleri Derhal Karşılansın!
  • Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Mücadele Birliği!
  • Yaşasın 1 Mayıs! Bijî Yek Gulan!
15 Nisan 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Eskiden insanlar kendisine iyi haber veren, örneğin çocuğu olduğunu söyleyen, yani müjde veren birine hediye verirdi. Verilen müjdenin küçük de olsa somut bir karşılığı vardı. Müjdeyi veren “müjdemi isterim” der, aldığı hediyeyle mutlu olurdu....
  • Son haftalarda dünyanın gündemi Covid-19 virüsü. Hemen hemen dünyanın her ülkesinde görüldü ve dünyanın başlıca gündem maddesi haline geldi. Pek çok ülke sözde Covid-19 salgını ile mücadelede çeşitli paketler ve bütçeler açıkladılar.
  • Salgınlar ve hastalıklar her sektörden işçiyi tehdit ettiği gibi denizcilik sektöründe çalışan işçileri de tehdit ediyor. Gerek gemilerde çalışan işçiler olsun gerekse de tersanelerde çalışan işçiler olsun ölümlere rağmen hâlâ kötü koşullarda...
  • Merhaba dostlar, ben İstanbul Havalimanında uçak temizliğinde çalışan genç bir işçiyim. Geçtiğimiz haftalarda koronavirüs adlı yeni tip virüsün yüzü aşkın sayıda ülkede görüldükten sonra Türkiye’ye de geldiği duyuruldu. Virüs nedeniyle market ve...
  • 1. İşçi sağlığı ve güvenliği önlemleri tüm işyerlerinde derhal ve eksiksiz alınsın! İşçilere, gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını denetleme yetkisi verilsin! Önlemleri almayan işyerlerine ağır cezalar getirilsin!
    2. İşten atmalar...
  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin faturasını koronavirüsü bahane ederek işçilere kesiyor. Dünya genelinde şu ana kadar kaç milyon işçinin işten atıldığı henüz netleşmiş değil. Ama sömürücü kapitalistler, işçileri milyonlar halinde işsizliğe ve açlığa...
  • Tüm dünyanın gündemine hızla giren ve küresel salgın ilan edilen Covid-19 hastalığı egemenlerin yarattığı sis perdesi altında yayılıyor. Tüm dünyada egemenler işçileri, emekçileri evlerine hapsederken koronavirüs salgınını bir fırsata dönüştürüp...
  • Hepimizin bildiği gibi yeni tip koronavirüs (Covid-19) ile ilgili sosyal medyada, televizyonlarda bulamaç halinde, kafa karıştırıcı yorumlar yapılırken sağlık işçilerinin adı tek bir satırda “minnet duyuyoruz” şeklinde geçiyor. Sizlere bu mektubu...
  • Kapitalist sistem büyük bir sarsıntı geçiriyor. Şu ana kadar dünya çapında milyonlarca işçi işten atıldı ama henüz işten atma saldırılarına bir tepki yükselebilmiş değil. Çünkü egemenler koronavirüs üzerinden topluma korku salıp işçi ve emekçilerin...
  • Bildiğiniz gibi koronavirüs gündemimize girdi gireli dünya işçileriyle ortak bir sorunumuz daha oldu. Sağlık Bakanı, bizim ülkemizde de koronavirüs vakalarının çıktığını ve yayıldığını söyledi. Bu durum insanlarda paniğe ve korkuya sebep oldu....
  • Kapitalist sistem gün geçtikçe çürüyor, çürüdükçe de toplumun hayatını zindana çeviriyor. Sistemin efendileri kasıtlı olarak yalan söylemekte, kendi sömürü sistemlerinin bir sonucu olan koronavirüs salgınından nasıl fayda sağlayacaklarının hesabını...
  • Geçtiğimiz günlerde iktidarın çağrısıyla üç gün, saat 21.00’da insanlar balkonlara, pencerelere çıkıp sağlıkçılara destek alkışında bulundular. Tabii ki insanların birçoğu iyi niyetle bunu yaptı, sözümüz onlara değil. Fakat iktidar sahiplerinin...
  • Söylenene göre Covid-19 hızlı yayılma seyriyle dünyanın büyük bölümüne tesir etmiş. Açıklanan rakamlara göre ölümlerin ve vakaların sayıları hâlâ hızlı bir tempoda artmaktaymış. Ülkemizde de gün geçtikçe vaka sayılarının katlanarak arttığı...