Buradasınız
Birlikteysek Ayaktayız, Bölünürsek Düşeriz
İstanbul’dan bir taşımacılık işçisi

Merhaba kardeşler, ben taşımacılık sektöründe çalışan bir kargo işçisiyim. Pandemi dönemiyle birlikte tüm dünyada taşımacılık sektöründe çalışan işçilerin sorunları daha da büyüdü. Uzun çalışma saatleri, artan iş yükü, iş güvenliği önlemlerinin alınmaması gibi sorunlar katmerlendi. Özellikle pandemi sürecinde adeta ölümüne çalıştırıldık. Kargo şirketleri bu süreçte muazzam kârlar elde ederken biz işçiler giderek yoksullaştık.
Örneğin bir röportajda ABD UPS’te çalışan kargo şoförü bir kadın işçi sorunları şöyle dile getiriyordu: “Pandemide annemi kaybettim. Bu süreçte anneme bakmak, çocuklarıma bakmak yerine uzun saatler boyunca çalışmak zorunda kaldım. Peki, ben bunu yaparken UPS şimdi bana ne yapıyor? Taleplerimizi dikkate almıyor, haklarımızı vermiyor. Biz de UPS işçileri olarak taleplerimizi alana kadar mücadele edeceğiz.” ABD UPS işçileri dediklerini yaptı ve sendikaları Teamster ile birlikte önemli bir mücadeleye girişti.
ABD’de yaklaşık 340 bin UPS işçisini ilgilendiren toplu sözleşmeye yönelik hazırlıklar bir yıl öncesinden başladı. İşçiler bir yandan olası bir greve hazırlanırken diğer yandan da iş durdurma eylemleri ve protestolar yaparak UPS patronlarına gözdağı veriyordu. Sözleşmede anlaşmaya varılamamasıyla 1 Ağustosta greve çıkma kararı alındı. Ancak 340 bin mücadeleci işçinin kararlılığı UPS patronlarına geri adım attırdı ve sözleşme masasına tekrar oturmak zorunda kaldılar. Ücret artışı, emeklilik haklarının iyileştirilmesi, mesai saatlerinin düzenlenmesi taleplerini, araçlara klima takılması gibi önemli işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerini kabul ettirmeyi başardılar. Şimdi sözleşme işçilerin oylamasına sunulacak ve son kararı işçiler verecek.
Dünyanın en büyük taşımacılık şirketi olan UPS’e kafa tutan ve geri adım attırmayı başaran işçilerin ve Teamster sendikasının yaptıkları biz kargo işçileri için çok önemli dersler içeriyor. Yarı zamanlı ve tam zamanlı işçiler, siyah ve beyaz işçiler, kadın ve erkek işçiler tüm ayrımları bir tarafa bırakarak birlikte hareket etmeyi başardılar. İşçilerin en önemli sloganlarından biri “Birlikteysek Ayaktayız, Bölünürsek Düşeriz” sloganıydı. Ülkenin dört bir yanından UPS işçileri bir yıl boyunca düzenli olarak sendikayla birlikte hem işyerleri önlerinde hem de diğer emekçilerin de desteklerini alabilecekleri meydan ve caddelerde protesto yürüyüşleri düzenlediler. Düzenli olarak bu tür eylemleri yapmak hem işverenin işçileri bölme-ayrıştırma çabalarını boşa çıkarttı hem de bu kadar fazla işçinin aynı ruh hali içinde, ortak şekilde mücadele etmesini sağladı. Yani toplu sözleşme sürecini hiçbir şey yapmadan beklemek yerine tüm sürece sahip çıktılar ve de ilerlettiler.
Diğer bir önemli ders de işçilerin sadece kendi birliklerini sağlamakla yetinmeyip Uluslararası Taşıma İşçileri Federasyonu (ITF) aracılığıyla diğer ülkelerdeki taşıma işçilerinin de desteğini alması oldu. Eğer UPS tekrar masaya oturmasaydı ITF aracılığıyla tüm dünyada taşıma işçileri UPS işçileriyle dayanışma eylemleri yapacaktı. UPS’e geri adım attıran önemli gelişmelerden biri de bu oldu.
ABD UPS işçilerinin bu başarısı hem diğer ülkelerdeki UPS işçileri hem de bu sektörde çalışan diğer işçiler için çok önemli bir örnek oldu. Örneğin araçlarda klima olmaması tüm ülkelerdeki UPS işçileri için önemli bir sorundu. ABD’de bu güvenlik önleminin kazanılması diğer ülkelerdeki UPS işçileri için de bu sorunun çözümünün önünü açacak.
Tüm dünyada işçiler olarak bu kadar yoksullaştığımız, sorunlarımızın bu kadar arttığı bir dönemde, tüm yapay ayrımları bir tarafa bırakarak ortak bir mücadeleyi örmek, işçiler olarak kardeşleşmek çok daha önemli bir hale geldi. UPS işçilerinin ürettiği sloganda dediği gibi; işçiler olarak birleşirsek ayakta kalır ve sorunlarımızı çözeriz, bölünürsek kaybederiz.
- Kamu Emekçileri, Ancak Birleşirse Kazanabilir!
- Sınıf Temelinde Örgütlü Olmak Sabırlı Olmaktır
- Bir Yaz Akşamı…
- Artık Kurdu Gözünden Tanıyorum!
- İşsizliğin Sebebi Sözleşme mi?
- “Bu İşçiler de Çok Nankör Canım!”
- Digel Tekstil İşçilerinin Mücadelesi Devam Ediyor
- Grevci TPI Kompozit İşçileri Kararlı
- Amazon Depo İşçileri Haklarını İstiyor
- İşsizliğe Karşı Mücadele Kapitalizme Karşı Mücadeledir!
- Hak Aramak Değil Grev Kırmak Vebaldir
- Bu Pahalılıkta Tatil Yapmak mı?
- “UİDER” Değil, “UİD-DER”
- Sırrı Abimizi Mücadelemizde Yaşatacağız
- Erol Eğrekler ve İşçi Sınıfı
- Patronlar “Kullan At” İşçi İstiyorlar!
- İşçi Sınıfı Olarak Ders Çıkaralım
- Grönland’ın Buzulları ve Egemenlerin Kâr Arzusu
- Dünü Unutmadan, Bugüne ve Geleceğe Bakabilmek…
- Emekliliği Kim Bitirdi?
- İsrail’de Yüz Binler Haykırdı: Savaşı Durdurun!
- ABD’li Emekçiler Filistin Halkının Yanında!
- Sırbistan’da Öğrenciler Hesap Sormaya Devam Ediyor!
- Dünya İşçi Sınıfı Filistin Halkının Yanında, Emperyalist Savaşın Karşısında!
- İşçiler Kemer Sıkma Politikalarına, Düşük Ücretlere ve Baskılara Karşı Mücadele Ediyor
- İngiltereli Emekçiler Filistin Halkı için 30. Kez Meydanlarda!
- Dünya Meydanlarında “Gazze’yi Aç Bırakmaya Son Verin!” Eylemleri
- İngiltereli Emekçiler Filistin Halkıyla Dayanışmaya, Protesto Hakkına Sahip Çıkmaya Devam Ediyor
- Dünya İşçi Sınıfı “Mücadeleye Devam” Diyor
- İspanya’da Metal İşçilerinin Grevi Bitti, Mücadele Devam Ediyor
- Hindistan’da 250 Milyon İşçi ve Emekçi: Boyun Eğmiyoruz!
- ABD’de Trump’a ve Otoriterleşmeye Karşı Öfke Büyüyor
- Kenya’da İşçilerin ve Emekçi Gençliğin Yükselen Mücadelesi
- İspanya’da Metal İşçileri Grevde
- Dünya Meydanlarında Emperyalist Savaşa Hayır Sesleri Yükseliyor
- İtalya’da Savaşa Karşı Genel Grev ve Protesto
- Dünya Meydanlarında Milyonların Sesi
- Filistinli İşçi ve Emekçilerle Uluslararası Dayanışma Büyüyor
- ABD’de Göçmen Karşıtlığına Karşı Protestolar Devam Ediyor
- İngiltere’de İşçiler Kemer Sıkma ve Savaş Politikalarına Karşı Meydanlarda
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...