Buradasınız
Örgütlü Mücadele Ertelenemez!
İstanbul’dan bir grup sendikalı işçi

Koronavirüs bahane edilerek hayata geçirilen uygulamalar patronlar sınıfını korurken işçi ve emekçilerin haklarını bir bir ellerinden alıyor. Patronlar çıkarılan yasalar ve yayınlanan genelgelerle koruma altına alınırken, işini kaybetmiş milyonlarca işçi ise açlık sınırının yarısı bile olmayan ücretler ile açlıkla ve yoksullukla baş başa bırakılıyor. Patronlara gelince milyarları akıtan hükümet sıra işçilere gelince sosyal mesafe diyor, ellerimizi yıkamamızı ve evden dışarı çıkmamızı salık veriyor! İşçi ve emekçileri salgını bahane ederek korkutan patronlar sınıfı fırsat bu fırsat diyerek kazanılmış haklarımızı tırpanlıyor. Bu saldırılardan birisi de sendikal yetki, grev ve toplusözleşme haklarımızı üç ay boyunca ertelemek!
17 Nisanda Resmî Gazetede yayınlanan “Covid-19 Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”a göre Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu kapsamındaki yetki tespitlerinin verilmesi, toplu iş sözleşmelerinin yapılması, toplu iş uyuşmazlıklarının çözümü ile grev ve lokavta ilişkin süreler 3 ay süreyle durduruldu. Cumhurbaşkanı, bu üç aylık süreyi bitiminden itibaren üç aya kadar daha uzatmaya yetkilidir, denildi. Salgının ekonomik ve sosyal hayata etkilerinin azaltılması adı altında çıkarılan bu erteleme kararının kime faydası olduğu çok açık değil mi? Ekonomik krizi “virüs” perdesiyle örten patronlar sınıfı, salgının etkilerini değil ekonomik krizin yükü altında ezilen işçi ve emekçilerin örgütlenmesini engellemek ve ertelemek istiyor.
Kardeşler, bir grup sendikalı işçi olarak toplu sözleşme ve grev hakkımıza getirilen bu erteleme kararını kazanılmış haklarımıza bir saldırı olarak görüyoruz. Topluluk oluşturmanın hastalığın yayılmasını arttıracağını söyleyen ve bunu da yasaklarına gerekçe yapan patronların nasıl ikiyüzlü bir sınıf olduklarını bir kez daha görmüş olduk. Sıra işyerlerinde sıkış tepiş çalışmaya gelince topluluk olmuyor ama haklarımızı koruma ve mücadele etmeye gelince topluluk oluyor. Anlaşılıyor ki sendikal haklarımıza ve kazanımlarımıza getirilen bu erteleme kararının salgını önlemekle alakası yoktur. Salgın sadece bu hakları ortadan kaldırmanın bahanesi olarak kullanılıyor.
Kardeşler, patronlar sınıfı hangi dönemde olursa olsun bizim haklarımızı gasp etmenin gerekçesi olarak bir bahane uydurmuştur. Bugün koronavirüsü kazanılmış haklarımızı elimizden almak için bahane edenler koronadan önce de başka bahaneler uydurmadılar mı? Onlarca grev “milli güvenlik” gerekçesiyle ertelenmedi mi? Havayolu, enerji, kamu sektörlerinde grev yapma hakkı yine “mili güvenlik” denilerek yasaklanmadı mı? Dün “milli güvenlik”, bugün “korona” ama esas dertleri başka! Esas dertleri, işçi sınıfını sendikasız, güvencesiz, esnek çalışma koşullarına mahkûm etmek, işçi ve emekçilerin hakları ve talepleri etrafında birleşmesinin önüne geçmek. Olmaz olmaz demeyelim kardeşler! Toplu sözleşme ve grev hakkımızı şimdilik üç ay boyunca erteleyenler, bu durumu kalıcı hale getirebilirler.
Bizler başta sendikalı işçiler olarak yıllarca mücadele edilerek kazanılmış haklarımızı bir çırpıda ortadan kaldırmaya çalışan patronlara karşı uyanık olmalı, saldırılara geçit vermemeliyiz. Tek dertleri kendi çıkarları olan patronların yalanlarına kanmadan, kendi sınıf çıkarlarımız için örgütlenmeli, mücadelemizi ertelememeliyiz!
“Yerli ve Milli” mi Dediniz?
- Gevrek “Susamlı Tavuk”
- Koronavirüs Sınıf Ayrımı Yapmıyor mu?
- Salgında İşçi Sağlığı Hiçe Sayılıyor!
- Patrondan Covid-19 Önlemleri
- Koronavirüsle Geçirdiğimiz 9 Ayın Bilançosu
- Maskeye Emanet Edilmiş İşçi Sağlığı ve İşten Atmaların Yeni Bahanesi Maske
- Patronlar Koronavirüsü Tepe Tepe Kullanırken Asıl Faturayı Biz İşçiler Ödüyoruz
- Şantiyede Sözde Korona Önlemleri
- Hayat Eve Sığar mı?
- İşçi Sınıfıdır Bizim Asıl Ailemiz
- Bakan’a mı İnanalım Yaşadıklarımıza mı?
- Adımız Koronalıya Çıktı!
- Metal İşçileri: “İşçinin Hakkı İşçiye!”
- Sözde Pandemi Önlemleri ve Küresel Açlık
- “Hijyene Dikkat Edin Ama Fazla Su, Sabun, Peçete Harcamayın”
- “Yeni Normal” Koşullarında Öğrencilerin Sınav Maratonu
- Gebzeli İşçiler Koronavirüsün İşçiler Üzerindeki Etkilerini Anlatıyor
- Gebzeli İşçiler Yeni Normali Değerlendiriyor
- Koronavirüsle Yaşamayı Öğrenmeli miyiz?
- Yağlı Ekmekleri Ballandı!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...