Navigation

Buradasınız

Pendik’te Grev Yasağına Karşı Yürüyüş

UİD-DER birçok bölgede gerçekleştirdiği eylemler, stantlar ve etkinliklerle grev yasağını protesto ederek metal işçilerinin yanında olmaya devam ediyor. 21 Şubatta Pendik’te yaptığımız yürüyüş ve basın açıklaması ile işçi ve emekçileri grev yasaklarına karşı mücadeleye çağırdık. İş-Kur’un önünden Pendik merkeze kadar bir yürüyüş yaptık.

Metal işçilerinin grevi, patronlar sınıfının isteği doğrultusunda AKP hükümeti tarafından “milli güvenliği tehdit” ettiği gerekçesiyle yasaklandı. Hükümetin bu haksız ve gayrı meşru grev yasağına karşı tepkiler devam ediyor. Mücadeleci bir işçi örgütü olan UİD-DER de birçok bölgede gerçekleştirdiği eylemler, stantlar ve etkinliklerle grev yasağını protesto ederek metal işçilerinin yanında olmaya devam ediyor. Mücadele örgütümüz metal işçilerinin bu haklı mücadelesini, çalışma yürüttüğü tüm bölgelerde her sektörden işçiye taşıyarak metal işçilerinin mücadelesine güç vermeye devam ediyor.

21 Şubat Cumartesi günü Pendik’te yaptığımız yürüyüş ve basın açıklaması ile işçi ve emekçileri grev yasaklarına karşı mücadeleye çağırdık. Pendik İş-Kur’un önünden, grev yasağına karşı olduğumuzu anlatan dövizlerimizi taşıyarak ve “Grev Yasağına Hayır! Mücadeleci Metal İşçilerinin Yanındayız” pankartımızın arkasında Pendik merkeze kadar bir yürüyüş yaptık. Yürüyüş boyunca Pendikli işçi emekçilere, hükümetin patronlar sınıfının isteği doğrultusunda metal işçilerinin grevini yasakladığı anlatıldı. Bu haksızlığa karşı tüm işçi ve emekçileri metal işçilerinin yanında yer almaya ve yürüyüşümüze destek olmaya çağıran konuşmalar yapıldı. Yürüyüşümüz boyunca atılan şu sloganlarla grev yasağı protesto edildi: “Fabrikalar MESS’e Mezar Olacak”, “Metal İşçisi Yalnız Değildir”, “Grev Hakkımız Engellenemez”, “Sendikal Siyasal Yasaklara Son”, “Kurtuluş Yok Tek Başına ya Hep Beraber ya Hiç Birimiz!”

Yürüyüşün ardından Pendik alt geçidin önünde bir açıklama gerçekleştirildi. Açıklamada, AKP’nin patronlar sınıfının emirlerini yerine getirerek metal işçilerinin grevini yasakladığı, bu grev yasağına karşı sessiz kalmayacağımız ve metal işçilerinin yanında olduğumuz anlatıldı. Basın açıklaması sırasında çevredeki çok sayıda işçi ve emekçi, çağrımıza kulak vererek açıklamamızı dinledi. Atılan sloganlara katılarak alkışlar ve ıslıklarla çevremize toplanan işçiler eylemimize destek oldular. “Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine ve Taşeronlaştırmaya Hayır!” kampanyamızın ve grevi yasaklanan metal işçilerinin mücadelesine destek çağrısı yapan bildirilerimizi işçilere dağıtırken, işçiler çağrımızı ilgiyle karşıladı. Açıklamamızı dinleyen işçiler “biz de bir şeyler yapmalıyız, bu derneklere gelmemiz lazım, daha da çoğalmalıyız” dediler.

Açıklama, Japon Demiryolu İşçileri Sendikası Dora-Çiba’nın okyanus ötesinden, UİD-DER aracılığıyla ilettiği, grevi yasaklanan metal işçilerinin yanında yer aldığını anlatan mesajın okunması ile son buldu.

22 Şubat 2015

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 6 Ekimde ulaşım fiyatlarına gelen %4’lük zam sonrasında Başkent Santiago’da başlayan protesto gösterileri devam ediyor. Hayat pahalılığının ve eşitsizliğin her geçen gün artması emekçilerde giderek büyüyen bir hoşnutsuzluğa neden oluyordu. Hükümetin...
  • 17 Ekimden bu yana Lübnan sokakları son yılların en büyük eylemleriyle sarsılıyor. Eylemlerin “Whatsapp” kullanımlarına getirilen ek vergilere karşı başladığı iddia edilse de, emekçiler meydanlarda bundan çok daha fazlasını dillendiriyorlar....
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçtiğimiz günlerde Eylül ayına ait enflasyon rakamlarını açıkladı. 26 aylık uzun bir aradan sonra, enflasyonun tekli hanelere düştüğünü ilan etti. Açıklanan rakamlara göre, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) geçen yılın...
  • Hangi güzel şey var ki tek başına yapılabilsin? Yarına kalacak, onlarca, yüzlerce yıl yaşayacak hangi umutlu şey var ki ortak çaba ve mücadele olmadan başarılabilsin? Bireysel kurtuluş düşüncesinin, bencilliğin, umursamazlığın kışkırtıldığı bugünün...
  • Yaşanan büyük korkuya rağmen patronlar depremi de kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktan geri durmuyorlar. Medya da patronların bu amaçlarını desteklemeye devam ediyor. Depremin yaşandığı gün, sermaye sınıfının zihniyetini örnekleyen bir haber...
  • Afrika zengin, varlıklı Afrika... Güneşten parlak bir elmas çıkacaksa bu dünyadan, onun derinliklerindedir. Afrika zengin, varlıklı Afrika... Platin, uranyum, petrol, altın... Bütün cevherleri biriktirmiştir kara Afrika, bereketli bağırsaklarında....
  • Bizler kimi kamuda, kimi özel sektörde çalışan bir grup öğretmeniz. Bugün bizler açısından en yakıcı gündemlerden biri ekonomik krizdir. Ekonomik krizin tüm işçi ve emekçilerin ortak gündemi ve sorunu olduğunu biliyoruz. Ekonomik kriz hayat...
  • Geçtiğimiz günlerde İstanbul, 5,8 büyüklüğünde depremle ve buna eşlik eden yüzlerce artçıyla sallandı. Herhangi bir can kaybı yaşanmasa da meydana gelen depremler, İstanbul’un olası bir faciaya ne kadar hazırlıksız olduğunu bir kez daha gösterdi....
  • 1977-1978 “büyük grev”inden önce toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin hazırlıkları aylar öncesinden başlamış, talepler bizzat işçiler tarafından belirlenmiş ve Maden-İş de büyük bir kararlılık ve özveriyle grev diyerek süreci kazanımla...
  • Birkaç hafta önce, kamu hastanelerine ayrılan bütçenin kısılması yüzünden bazı hastanelerde ameliyatların ertelendiğini anlatan bir haber görmüştüm. Haberde ayrıca bu kesintilerin makam araçlarına milyonlarca lira harcandığı bir dönemde yapıldığı da...
  • Tarihin derslerini unutmak, insanlığı felakete sürüklüyor. Aslında tarih, insanın en büyük rehberidir. Ama unutmak istemeyen ve bu rehberin izinden gidenler için… Eğer işçi sınıfı ve emekçiler örgütlü değillerse, büyük acılar pahasına öğrendiklerini...
  • Doğduğumuz andan itibaren başlar bu sistem bizi içine çekmeye. Yürümeye başladığımız zaman başlar hayat bizi sınamaya. Okula başladığımızda hayat ilk darbeyi çoktan vurmuştur. Devletin vermiş olduğu, daha doğrusu vermemiş olduğu eğitim hakkı okula...
  • Asıl müjdeyi toplantının sonlarına doğru veren bakanın müjdesini dinleyemeyenler için veriyorum: “Yılda 60-100 milyar lira büyüklük sağlayacak tamamlayıcı emeklilik sistemi sosyal tarafların mutabakatıyla kurularak, özellikle sermaye piyasalarını...