Navigation

Buradasınız

Tanzim Satıştan İşsizliğe Kuyruk Çilesi!

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 132
17 yıldır ülkeyi yöneten AKP’nin en çok kullandığı siyasi malzemelerden biri “kuyruklar” olmuştur. 12 Eylül 1980 öncesindeki yağ, tüp ve benzin kuyruklarını gündeme getiren AKP, yılladır “milleti kuyruklara mahkûm olmaktan kurtardık” propagandası yapıyor. 12 Eylül öncesindeki meşhur tüp ve yağ kuyruklarının nedeni aslında yokluk değildi. O dönem işçi sınıfı örgütlüydü ve çok güçlüydü. Grevler yaparak patronlar sınıfına kök söktürüyordu.

17 yıldır ülkeyi yöneten AKP’nin en çok kullandığı siyasi malzemelerden biri “kuyruklar” olmuştur. 12 Eylül 1980 öncesindeki yağ, tüp ve benzin kuyruklarını gündeme getiren AKP, yılladır “milleti kuyruklara mahkûm olmaktan kurtardık” propagandası yapıyor. 12 Eylül öncesindeki meşhur tüp ve yağ kuyruklarının nedeni aslında yokluk değildi. O dönem işçi sınıfı örgütlüydü ve çok güçlüydü. Grevler yaparak patronlar sınıfına kök söktürüyordu. Mücadeleci sendikalarda birleşmiş işçilerin pek çok sosyal hakkı vardı. Daha da önemlisi, patronlar karşısında işçilerin başı dikti! İşçilerin direncini kırmak isteyen sermaye sınıfı, bir askeri darbeden medet umuyordu. Ama bunun için de toplumun hazırlanması gerekiyordu. İşte bu doğrultuda tüpten yağa kadar birçok temel ihtiyaç maddesinin piyasaya sürülmesi engellendi ve bir “kıtlık” havası yaratıldı. Ayrıca kanlı oyunlar tezgâhlandı, toplum canından bezdirilmek istendi. Patronlar sınıfı 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesiyle hedefine ulaştıktan sonra, bu yapay “kıtlık” ve kuyruklar bir anda ortadan kalktı.

İktidar, geçmişteki bu kuyruk çilesini siyasi malzeme olarak kullanırken, asla patronlar sınıfının bu kuyrukları bilerek yarattığına değinmiyor. Çünkü o da sermaye düzenine, sömürü düzenine hizmet ediyor. Gerçek olan bir şey var ki, emekçiler için dünden bugüne kuyruk çilesinin bitmediğidir. Şimdi uzayıp giden kuyrukların nedeni ise daha farklı… Bugünkü kuyrukları yaratan bizzat iktidarın politikalarıdır.

İktidar, geçmişteki bu kuyruk çilesini siyasi malzeme olarak kullanırken, asla patronlar sınıfının bu kuyrukları bilerek yarattığına değinmiyor. Çünkü o da sermaye düzenine, sömürü düzenine hizmet ediyor. Gerçek olan bir şey var ki, emekçiler için dünden bugüne kuyruk çilesinin bitmediğidir. Şimdi uzayıp giden kuyrukların nedeni ise daha farklı… Bugünkü kuyrukları yaratan bizzat iktidarın politikalarıdır. Bu iktidarın uygulamaları yüzünden tarım çökmüş durumda! Türkiye’nin her köşe bucağında yetişen patates bile ithal ediliyor. Krizden dolayı gıda fiyatları başta olmak üzere, tüm temel ihtiyaç maddeleri zamlandıkça zamlanıyor. Öyle ki işçi-emekçiler, yanına yaklaşamadıkları bibere “bay biber” diye hitap etmeye başladılar.

Çarşı pazardan tepkiler yükselirken, AKP hükümeti 31 Mart seçimlerinde oylarının düşmesinin önüne geçmek için tanzim satış noktalarını oluşturdu! Ekonomik krizin kendilerine fatura edilmesiyle beli iyice bükülen emekçiler, birer ikişer kilo ucuz sebze alabilmek için kötü hava koşullarına rağmen saatlerce tanzim kuyruklarında bekliyorlar. Birileri Saraylarda ve köşklerde yaşarken, emekçilere kuyruklarda beklemek düşüyor. Hükümet sözcüleri ise bu tabloyu insan aklıyla alay edercesine “iki tür kuyruk vardır, biri yokluk kuyruğu, diğeri varlık kuyruğu; bizimki varlık kuyruğu” şeklinde açıklıyor!

Tanzim kuyrukları ve Türkiye’nin birçok şehrinde uzayıp giden işsizlik kuyrukları da nasıl bir süreçten geçtiğimizin kanıtlarını sunuyor. Son bir yıl içinde bir milyondan fazla işçi işsiz kaldı. İşsiz sayısı 4 milyon 300 bini geçti. Ancak bu TÜİK’in rakamlarıdır, sendikaların rakamları ise işsizliğin 7 milyondan fazla olduğunu ortaya koyuyor. Üniversite mezunu işsiz sayısı bile 1 milyonun üzerine çıktı ve “boşta gezer” olarak adlandırılan ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin sayısı 3 milyona yaklaştı! Hâl böyleyken, işsizlik kuyrukları da pıtrak gibi çoğalmaya başladı. Geçtiğimiz günlerde Rize’de, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı il ve ilçe müdürlüklerinde çalıştırılmak üzere 10 temizlik işçisi kadrosu açıldı ve tam 12 bin 571 kişi başvurdu! Zonguldak’ta Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nun bin kişilik alım yapacağını duyurması üzerine, bu iş ilanı için 60 bin kişi başvurdu, izdiham yaşandı. Bu rekor iş başvurularını o kadar sık işitir olduk ki artık gündelik yaşamın bir parçası olmuş durumda. Hatırlayalım, birkaç hafta önce de Urfa’da, üstelik geçici bir iş için açılan bin kişilik kadroya 44 bin kişi başvurmuştu! Neyse ki işe alım sürecini yürüten beyler, 44 bin kişiden kuyruk oluşturmasını beklemedi ve mini işsizler ordusu şehir stadyumunda ağırlandı! Kura çekilerek sorun çözüldü!

Mızrak artık çuvala sığmıyor kardeşler, ekonomik kriz derinleştikçe ağır sonuçları biz işçiler için daha da can yakıcı hale geliyor. Tanzimden işsizliğe kadar hepsi aslında yoksulluğumuzun kuyruğudur! Bu kuyruklar ekonomik krizin bizlere fatura edildiğini gösterir. Varlık içinde yokluğa mahkûm edilmemizin resmidir bu kuyruklar! Her şeyi üreten, var eden bizler, ne zaman “artık yetti sırtımızdan beslendiğiniz” deriz, işte o zaman kötü koşullar değişir! İşte o zaman ortada ne kuyruk kalır, ne de yoksulluk!

21 Mart 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi ile Trelleborg arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı. Yaklaşık 6 ay süren görüşmelerin 9 Aralıkta yapılan son oturumundan da sonuç çıkmaması üzerine Trelleborg’un Gebze’deki 2...
  • Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haberde bir kanser hastasının ilacını temin etmediği için SGK’ya dava açtığını ve kazandığını gördüm. Kanser hastası İlhan Okçu’nun kullandığı Keytruda adlı ilacın bir dozu 23 bin liraymış, bu ilacı alabilmek için...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri zamları, vergi adaletsizliğini, ekonomik krizin faturasının emekçilere çıkartılmasını protesto etmek için Bakırköy’de bir miting gerçekleştirdi. Mitinge DİSK, KESK, emekten yana siyasi partiler, EYT’liler,...
  • Yayınlandığı ilk günden beri işçi sınıfının sesi oldu İşçi Dayanışması. Tarihimizi, haklarımızı, kendi sınıf gerçekliklerimizi buradan öğrendik, öğreniyoruz. Çeşitli işyerlerinden işçiler yaşadıkları haksızlıkları bizimle paylaşıyor, biz de onların...
  • Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler....
  • Fransa’da yüz binlerce işçi Macron hükümetinin emeklilik hakkına yönelik saldırısına karşı genel grevde! 5 Aralıkta başlayan greve öğretmenler, ulaşım işçileri, avukatlar, hastane ve havaalanı çalışanları, temizlik işçileri ve daha pek çok sektörden...
  • Değerli işçi, emekçi dostlarım, merhaba! Ben 3 çocuk büyütüp ev geçindiren işçi bir babayım. 2 öğrenci kızım ve çalışmaya yeni başlayan bir işçi oğlum var. Sistemin yarattığı ekonomik kriz zamanlarında geçinmek hepimiz için çok zor. Bir de yeni...
  • Irak’ta 1 Ekimde başkent Bağdat’ta işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline yayılmış, kitlesel protestolara dönüşmüştü. Ekim ayının sonundan itibaren üniversite ve lise öğrencileri de okullara...
  • 186 işyerinden 130 bin işçiyi ilgilendiren metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi patron örgütü MESS’in dayatmalarıyla tıkandı. Metal patronları, gerçek enflasyonun %30’lar düzeyinde olduğu bir süreçte, hükümetin matematik oyunlarıyla düşük...
  • Ankara’nın Sincan ve Kozan ilçelerinde faaliyet gösteren Bozankaya A.Ş. fabrikasında çalışan 33 işçi, sendikalaştıkları için işten çıkartıldı. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenen işçiler, Çalışma Bakanlığına yetki başvurusu yapmalarının...
  • Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü. İş cinayetlerinin en çok meydana geldiği işkollarından biridir madencilik. Dünyada bir defada yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği çok sayıda madenci katliamı gerçekleştir. Madenlerde iş güvenliği önlemlerinin...
  • 2020 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başkanlığında gerçekleştirdi. Komisyon, patron örgütleri adına 5 temsilci, devlet adına 5...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 8 Aralık Pazar günü Bakırköy Pazar Alanında bir miting düzenleyeceğini açıkladı. İstanbul Tabip Odasındaki basın toplantısı; “Yoksulluk… İşsizlik… Pahallılık… Enflasyon… Zamlar… Vergiler… Savaş… Bütçe…...