Navigation

Buradasınız

İş Yasasında Ara Dinlenmesi Uygulaması

Ağustos 2009, no:17

Patronlar kârlarının artması için bizden durup dinlenmeden çalışmamızı istiyorlar. Çay ve yemek için kullandığımız süreleri çok bulup kısaltmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Örneğin çalıştığımız birçok iş yerinde kullandığımız 15 dakikalık çay molaları kaldırılıyor, öğlen saatindeki ara dinlenmesi de tam kullandırılmadan iş başı yaptırılıyoruz. Birçoğumuzun iş yerinde ise doğru dürüst ara dinlenmesi uygulanmıyor. Peki, patronların keyfi olarak kısalttıkları ya da uygulamadıkları ara dinlenme süreleri 4857 sayılı iş kanununa göre nasıl düzenlenmiştir?

İş yasasının 68. Maddesinin gerekçesi, işçilerin yeme-içme gibi zorunlu ihtiyaçlarının sağlanması hem de yorgunluktan ve dikkatsizlikten kaynaklanan iş kazalarının azaltılmasıdır. Yasaya göre ara dinlenmesi uygulanması zorunludur. Maddeye göre işyerlerimizde kullanmamız gereken ara dinlenme süreleri şöyle belirtilmekte;

  • 4 saat veya daha kısa süreli işlerde 15 dakika

  • 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar (7,5 saat dâhil) süreli işlerde yarım saat,

  • 7,5 saatten fazla süreli işlerde 1 saat ara dinlenmesi verilmesi gerekiyor.

Bu süreler iklim, mevsim, gelenekler ve işin niteliği göz önünde tutularak iş sözleşmeleri ile bölünerek kullandırılabilir. Örneğin; 7,5 saatten fazla çalışıyorsak 1 saat olan ara dinlenmemizi 45 dakika öğle yemeği, 15 dakika çay molası olarak kullanabiliriz. Ara dinlenmeleri iş süresinden sayılmaz.

Bizler işyerinde uzun saatler boyunca ve iş güvenliği olmadan çalışıyoruz. Yasada belirtilen ara dinlenme süreleri biz işçiler için yeterli değildir. Ara dinlenmesinin iş saatinden sayılmasını ve iş saatlerinin kısaltılmasını talep etmeliyiz. Taleplerimizi kazanabilmemiz için örgütlü ve bilinçli bir şekilde mücadele etmeliyiz.

8 Mayıs 2009

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeni tarihinde eşi görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşuyor. Sistemin efendileri ise bu krizin sosyal sonuçlarından bir süreliğine de olsa kurtulmanın, zaman kazanmanın şimdilik iyi bir formülünü bulmuş görünüyor: Koronavirüs!...
  • Neredeyse günün her saati konuşulan konu Covid-19! Salgından etkilenen ve ölen insanların sayıları adeta skorlar halinde gündemimize taşınıyor. İş öyle bir hal aldı ki hangi ülkeden kaç kişinin öldüğünü ve ülkemizdeki ölüm oranlarını konuşup sürekli...
  • Neredeyse tüm ülkelerde sağlık sistemi çökmüş durumda. Kapitalizm altında her şeyi paralı hale getiren patronlar sınıfı, sağlığa da aynı mantıkla yaklaşıyor. Hastanelere ticarethane, hastalara ise müşteri gözüyle bakıyorlar. Sağlık sistemlerinin...
  • Her yerde olduğu gibi bizim fabrikada da gündem koronavirüs. İlk haftalarda göstermelik bazı tedbirler alındı. Bir A4 kâğıdına yapılması ve yapılmaması gerekenler yazıldı. Tabi tek düşünceleri “işçinin sağlığı” olan patronlarımız bunlarla yetinmedi...
  • Patronların koronavirüs salgınını bahane etmelerine, fırsatçılığına şahit oluyoruz. Kapitalist sistemin debelendiği kriz çağındayız. Ekonomik kriz nedeniyle biz işçilerin, emekçilerin payına düşen hayat şartları daha da kötüye gidiyor. Bu da...
  • Kamu hastanesinde sağlık emekçisi olarak çalışıyorum. Tüm dünyanın ve özellikle sağlık emekçilerinin gündeminde olan Covid-19 salgınıyla ilgili işyerinde başka bir arkadaşımla yaptığım sohbeti aktarmak istedim. Bizler genelde nöbet çıkışlarında...
  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...