Navigation

Buradasınız

Yıldız Transfer Korona!

Son birkaç aydır dünyanın ve Türkiye’nin gündemini Covid-19 virüsü oluşturuyor. Patronlar sınıfının medyası da 7/24 virüsle ilgili haberler yaparak toplumda bir korku yaratma çabasında. Biz işçiler işten atılıyor, ücretsiz izinlere gönderiliyoruz, hayatlarımız kısıtlanıyor, ekonomi iyice kötüye gidiyor, alım gücümüz düşüyor ve bunun sebebinin Covid-19 virüsü olduğu söyleniyor bizlere.

Son birkaç aydır dünyanın ve Türkiye’nin gündemini Covid-19 virüsü oluşturuyor. Patronlar sınıfının medyası da 7/24 virüsle ilgili haberler yaparak toplumda bir korku yaratma çabasında. Biz işçiler işten atılıyor, ücretsiz izinlere gönderiliyoruz, hayatlarımız kısıtlanıyor, ekonomi iyice kötüye gidiyor, alım gücümüz düşüyor ve bunun sebebinin Covid-19 virüsü olduğu söyleniyor bizlere.

Ben ağır ve tehlikeli işkolunda çalışan bir metal işçisiyim. Çalıştığım fabrikanın büyük çoğunluğu erkek işçilerden oluşuyor. Malum biz erkek işçiler futbola fazlasıyla meraklıyız. Korona nedeniyle futbol maçlarının da askıya alınması bazı fanatik işçilerin canını bir hayli sıktı. Ben hem çevremdeki iş arkadaşlarımdan gördüklerim hem de az çok futbolla alakalı olduğumdan koronavirüsü kullanarak bizi nasıl oyuna getirdiklerini dilim döndüğünce bir futbol müsabakası gibi anlatmaya çalışacağım. Malumunuz benim anlatacağım futbol maçında takımlar şöyle; patronspor patronları, işçispor ise işçi sınıfını temsil ediyor. Bakalım bu uzun soluklu maçın galibi kim olacak? Hangi takım ekibini güçlendirmek için yeni transferler yapmış, hep birlikte bakalım.

Uzun bir aranın ardından merhaba sayın seyirciler. Sezon arasının başlamasıyla transfer dönemi de açılmış bulunuyor. Şimdi sizlere takımların transfer haberlerinden bahsetmek istiyorum. Öncelikle işçispor ekonomik sıkıntılar yaşıyor ve takımın belirli bir kısmını “satmak” zorunda kalıyor. Uzun bir süredir adı patronsporla anılan yıldız futbolcu “korona” transferi gerçekleşti. Dünya gündemine bomba gibi düşen bu transfer medya ve sosyal medyada bir numara gözüküyor. Bu da işçispor taraftarlarında büyük korkuya sebebiyet veriyor. İşçispor başkanına yıldız transfer korona ile ilgili sorular soruldu. Başkan soruları cevapsız bıraktı. Bu da başkanın bu transferden korktuğu şeklinde yorumlandı. Sizlere işçisporun ekonomik durumunun iyi olmadığından bahsetmiştik. Bu nedenle sessiz bir transfer sezonu geçiriyor. Hatta kimi yorumculara göre işçispor transfer dahi yapamayacak. Bu korona transferine karşı cevap gelmeyince işçispor taraftarları tam bir kriz havasında bulunuyor. Bu arada patronspor yaptığı yıldız transfer sonrasında üstüne bir de IBAN vererek bir yardım kampanyası düzenleyeceğini kamuoyuna bildirdi. Taraftar şaşkın. Diğer yandan patronsporda kulüp çalışanlarından bazılarının transfer sonrasında ücretsiz izne yollandığı gelen bilgiler arasında ve bazı çalışanların da işten çıkarıldığı söyleniyor. Patronspor başkanına bu durum sorulduğunda şunları söylüyor; “zor günlerden geçiyoruz. Bu durumu hep birlikte kısa sürede atlatmak istiyoruz. Bunun için bazı kararlar almak zorunda kaldık ve bu kararları uyguladık, herkesten başlattığımız kampanyaya destek olmasını istiyorum.” İşçispor başkanı Ergül Tatalay; “zor bir süreçten geçiyoruz. Ekonomik olarak iki kulüp de zor durumda kaldı. Buradan patronspora bir çağrım olacak el ele vererek çözüm yolları aramalıyız. Rekabeti bir yana bırakıp birlikte bu işin içinden çıkabiliriz” diyor.

İşçisporlu bazı taraftarlara mikrofon uzatıyoruz. Taraftarlar bu açıklamaya tepkili; “başkanımızın açıklamalarını doğru bulmuyoruz. Sonuçta biz iki rakip kulübüz nasıl ortaklaşa hareket edebiliriz? Buradan başkanı kendine gelmeye davet ediyoruz” diyor bazı taraftarlar. İşçispor kaptanı Halim’le yaptığımız röportajda Halim şunları dile getiriyor: “Ne olursa olsun, kimi transfer edelerse etsinler biz sahaya çıkıp mücadelemizi vereceğiz. Taraftarlarımız bize inansın, güvensin, yanımızda yer alsın yeter. Çünkü GÜCÜMÜZ BİRLİĞİMİZDEN GELİR.”

Evet, sevgili futbol severler, işçispor kaptanı açıkça diyor ki futbol bir takım oyunu. Biz birlikte hareket edip, birbirimize kenetlenirsek, patronsporun kurduğu bütün oyunların üstesinden geliriz. İlerleyen günlerde iki takımın da birbiriyle olan rekabeti daha da kızışacak gibi. Hep birlikte neler olacak izleyip göreceğiz.

26 Haziran 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Türkiye’de ilk koronavirüs vakası 11 Martta açıklandı. Ardından toplum hızla korku ve paniğe sürüklenerek düşünemez hale getirildi. Pandora’nın kutusu açılmış gibi, o günden sonra siyasi iktidar ve patronlar “salgına karşı önlem” bahanesiyle...
  • Soma ve Ermenekli madenciler ödenmeyen tazminat ve ücret alacakları için 54 gündür mücadele ediyor. 2011’de kapatılan Soma’daki Uyar Madencilik’te işten çıkarılan 748 işçinin kıdem ve ihbar tazminatları ile ücretleri 8 yıldır ödenmiyor. Aynı firmada...
  • 2 bin 189 süper zengin 10,2 trilyon dolara hükmediyor. Süper zenginler son iki yılda servetlerine tam 1 trilyon 300 milyar dolar eklemişler! Üstelik bu muazzam artışın önemli bir kısmı son altı ayda yani koronavirüs salgını sırasında olmuş. İnsanın...
  • AKP iktidarı, 16 Ekimde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna bir torba yasa teklifi sundu. 43 maddelik yasanın 30 maddesi komisyonda kabul edildi. Yasa teklifinde işsizlik fonu yine patronlara peşkeş çekiliyor; türlü gerekçelerle sigorta prim destekleri,...
  • Bu soru yemek kültürü konusunda bilgili, ileri düzey damak tadına sahip, dengeli tatlar alanında uzmanlaşmış gurmelere sorulmuyor. Ya da sabah kahvaltılarında sofraların aranan lezzeti menemenin soğanlı mı soğansız mı olacağı gibi bir anket sorusu...
  • Kapitalist sömürü sistemi yıkılmadığı için alabildiğine çürümüş ve insanlığın başına bela olmuştur. Sınıflar arasındaki eşitsizlik akıl sınırlarını zorlarken, toplumdaki sorunlar her alanda çığ gibi büyüyor. Şu hale bakar mısınız: 2 bin 189 süper...
  • Kocaeli Dilovası’nda bulunan Systemair HSK fabrikası yönetimi, Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenen işçilerin birliğini kırmak için 46 işçiyi ücretsiz izne çıkardı. Bunun üzerine işçiler, sendikal hakları için direnişe geçti. Daha sonra patron...
  • Yaşadığımız bu çürümüş düzen gençler olarak bizi çıkmaza sürüklüyor. 18 yaşında yaşamına son veren Furkan’ın acısını gençler olarak iliğimize kadar hissettik. Okuduğum andan itibaren Furkan’ın derdini anlattığı satırlar aklımdan hiç çıkmadı. Biz...
  • Aylardan beri alacakları için mücadele edip, eylemler yapıyor Bimeks işçileri... Teknoloji ürünleri satan mağazalarından biri olan Bimeks, krizi gerekçe göstererek önce birçok mağazasını boşalttı, sonra da sırayla mağazaları kapatarak yüzlerce...
  • 2020 yılı birçok aksilikle birlikte geldi. Dünyayı etkisine alan Covid-19 illeti yaşamı alt üstü etti tam anlamıyla. Çalışan bir kadın olarak önce “acaba işimden olacak mıyım?” diye sorgulamaya başladım. Neden önce sağlığım için bir korku yaşamadım...
  • Siyasi iktidar ve patronlar, koronavirüs perdesiyle gizlemeye çalıştıkları ekonomik krizin faturasını işçilere kestikçe yoksulluk da, yoksulların sayısı da artıyor. Türk-İş’in açıkladığı 2020 Eylül raporuna göre 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2...
  • Şili’de geçtiğimiz yıl Ekim ayında ulaşıma yapılan zam bardağı taşırmış, emekçiler yoksulluğa, adaletsizliğe ve eşitsizliğe karşı milyonlar olup meydanları zapt etmişlerdi. Başkent Santiago’da başlayan protestolar kısa sürede büyüyerek ülke geneline...
  • Yasalara göre hükümetin, yerel yönetimlerin kamu hizmetlerine harcanmak için halktan doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan topladığı paraya vergi denir. Bu tanımlamayla verginin işçi-patron ayrımı yapmadan...

UİD-DER Aylık Bülteni