Navigation

Buradasınız

Ben Temelden Başlıyorum!

Geçen gün bir arkadaşımla karşılaştım. Uzun zamandır görüşmüyorduk. Biraz sohbet ettikten sonra nerede çalıştığımı sordu. Şehir hastanesinin şantiyesinde çalıştığımı söyledim. “Yahu sen sağlık bölümünden mezun değil misin, şantiyede ne işin var?” dedi. Ben de “arkadaşım, ben temelden başlıyorum!” diyerek şakayla karışık durumu anlattım.

İşin şakası bir yana, biz gençlerin durumu hiç iyi değil. Yıllarca emek veriyoruz. Emekçi anne babalarımız bizi okutmak için en zor şartlarda gece gündüz çalışıyorlar. Ama hayatın gerçekleri acı ve bizi “teğet” geçmiyor. Sonunda işsizlik denizinin ortasında buluyorsun kendini. Kendi alanında iş bulamadığın için başlıyorsun başka yerlerde iş aramaya. Es kaza bir iş buldun diyelim. Bu defa da işyerindeki arkadaşlarının neşe kaynağı oluyorsun. Üniversite mezunu olduğunu öğrenince başlıyorlar çapraz sorguya: “La kardeş, sen bunca yıl benim gibi toz toprak içinde çalışmak için mi okudun, kendi alanında çalışaydın ya? Essahtan bulamadın mı kendi okuduğundan bir iş neyim?” Bazıları ise “iyikine okumamışız, yoksa maazallah senin gibi işsiz kalırdık” diyorlar.

Mesai arkadaşlarım gibi pek çok kişi, üniversiteyi bitiren herkesin kendi alanında iş bulabileceğini düşünüyor. Fakat bu düşünce gerçeklerle uyuşmuyor. Yüz binlerce genç üniversiteyi bitirdikten sonra yıllarca atama bekliyor. Atamalar ise çok az yapılıyor ve üniversite mezunu sayısı da gün geçtikçe artıyor. Milyonlarcası üniversite mezunundan oluşan kocaman bir işsizler ordusu oluşuyor. Elbette bu işsizler ordusu da patronların işine yarıyor. Çünkü işsizlik; patronların işçileri, ağır çalışma koşullarına, düşük ücretlere, güvencesizliğe razı edecekleri kırbaç anlamına geliyor.

Peki, sorun bizim üniversite okumamızda mı? Tabi ki hayır. Biz emekçi çocukları da daha fazla eğitim almayı hak ediyoruz. Fakat kapitalizmde hem eğitim sistemi eşitsiz hem de okul bittikten sonra karşı karşıya kaldığımız gerçekler bize üniversite boyunca anlatılan pembe dünyadan çok farklı. Yaşadığımız tüm sıkıntılarda olduğu gibi asıl sorun, patronların doymak bilmeyen kâr hırsı. Suçu çok az işçiyle, çok az işçilik maliyetiyle çok fazla üretim yaptıran, işsizliği işçilerin ücretlerini düşürüp çalışma saatlerini yükseltmek için kullanan kapitalist kâr düzeni ve onun egemenlerinde aramak gerekiyor. İşsizliği yaratan şey kapitalizmin ta kendisidir. Kapitalizmde biz gençlere bir gelecek yok. Gelecek işçi sınıfının örgütlü mücadelesinde!

13 Ekim 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bugünün egemenleri de tarihi kendi bakış açılarından yazıyorlar. Üstelik ellerinde çok daha gelişmiş ideolojik araçlar var. Filmler, diziler, belgeseller, reklamlar… Hepimizin hayatında tüm bunların büyük bir yeri yok mu? Gelişen teknoloji ve...
  • Uzun yıllardır UİD-DER’in bir parçası olmaktan mutluluk duyan bir tekstil işçisiyim. İşçi sınıfının uzun mücadelelerle elde ettiği haklarına yoğun saldırıların olduğu bir dönemden geçmekteyiz. Demokratik hakların askıya alındığı tek adam baskıcı...
  • Merhaba İzmir Aliağa Belediyesi’nde direnen emekçiler! Ben İstanbul Avcılar Belediyesi’nde sizlerle aynı sorunları yaşamış olan ve sizin gibi haksızlığa boyun eğmeyip direnen bir işçinin kızıyım. Bu mektubu sizlere, Dayanışma TV’de yayınlanan...
  • Resmi verilere göre enflasyon oranı yüzde 15, işsizlik oranı ise yüzde 13… Bu iki rakamı kolayca telaffuz edebiliyoruz. 15 ve 13… Rakamlar basittir ve rakamların dili soğuktur. Ama bir de o rakamların gerçek hayatta karşılıkları vardır. Meselâ...
  • Tarih 11 Eylül 1980… Türkiye işçi sınıfı yıllardır ayakta. Ülkede adeta örgütlenme ve hak alma seferberliği var, işçiler, gençler, kadınlar mücadelenin en önünde. O gün 74 işyerinde grev var. 30 bin işçi grevde. İşçiler ücretlerinin yükseltilmesini...
  • 20 Eylülde 139 ülkeden milyonlarca insan hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için “Küresel İklim Grevi” eylemleri düzenlendi. Dünya çapında yapılan eylem çağrısına birçok ülkede yüz binler karşılık verdi. Türkiye’de de...
  • Daha önceki toplumlardan farklı olarak, kapitalist toplumda ürün çeşitliliğinde ve üretim kapasitesinde sıçramalı bir gelişme görülmüştür. Bugünkü teknoloji ile 10 milyar insanı doyurmak mümkündür. Diyeceksiniz ki, “peki, neden her gün bir milyara...
  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...