Navigation

Buradasınız

Çalışan Temsilciliği Nedir, Nasıl Uygulanır?

2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre kamu ve özel sektör ayrımı yapılmaksızın iki ve ikiden fazla çalışanı bulunan tüm işyerleri “Çalışan Temsilcisi” bulundurmak zorundadır. Kanunun 20. maddesine göre çalışan temsilcisinin nitelikleri, seçimi veya atanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir.

Çalışan temsilcisi; iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, tehlikenin yok edilmesi ya da riskin azaltılması için tedbir alınmasını isteme, tekliflerde bulunma ve benzeri konularda çalışanları temsil etmeye yetkilidir. Görevini yapması nedeniyle, çalışan temsilcisinin hakları kısıtlanamaz. Aynı zamanda görevi gereği işverenin veya işyerinin mesleki sırları ile ilgili gördüğü, öğrendiği hususları ve çalışanlara ait özel bilgileri gizli tutmakla yükümlüdür. Çalışan temsilcisi, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esasları hakkında yönetmeliğe göre iş sağlığı ve güvenliği konularında özel olarak eğitilir.

Çalışan temsilcisinin; işyerinin tam zamanlı çalışanı olması, en az üç yıllık iş deneyimi bulunması ve en az ortaokul düzeyinde öğrenim görmüş olması gerekmektedir. Fakat sendikalı işyerlerinde sendika temsilcisinin aynı zamanda çalışan temsilcisi olarak görev yapması halinde bu nitelikler aranmaz.

Çalışan temsilcisi sayısı çalışan sayısına göre belirlenir.

  • 2-50 arası çalışanı bulunan işyerlerinde bir,
  • 50-100 arası çalışanı bulunan işyerlerinde iki,
  • 100-500 arası çalışanı bulunan işyerlerinde üç,
  • 500-1000 arası çalışanı bulunan işyerlerinde dört,
  • 1000-2000 arası çalışanı bulunan işyerlerinde beş,
  • 2000 ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde altı çalışan temsilcisi seçilmelidir.

İşveren tarafından, çalışan temsilcisi seçimleri yapılacağı ilan edildikten en az 7 gün sonra seçim yapılır. Aday sayısı olması gereken temsilci sayısının üç katını geçmemelidir. Geçtiği takdirde adayın çalışma süresi, öğrenim durumu ya da yaş kriterlerine göre eleme yapılabilir. İşveren tarafından seçimin yapılabilmesi için gerekli şartlar sağlanır ve yeterli sayıda personel görevlendirilir. İşverenin bu konudaki yükümlülüğü, çalışan temsilcisinin seçilmesi ve atanması için gerekli tüm iş ve işlemlerin yerine getirilmesini ve çalışan temsilcisinin işyerinde ilan edilmesini kapsar.

Seçim, çalışanların en az yarısından bir fazlasının katılımıyla yapılmalıdır. Vardiyalı işyerlerinde tüm vardiyaların katılımı sağlanacak şekilde düzenleme yapılır. Seçim sonucuna göre çalışan temsilcisi ilan edilir. Adayların eşit oy alması durumunda öğrenim durumu, işyerindeki deneyi ve benzer kriterler baz alınarak temsilci işverence belirlenir. Seçim sonuçları beş yıl geçerlidir. Bu süre zarfında çalışan temsilcisi işten ayrılırsa seçimde en fazla oy alan ikinci aday atanır. İşyerinde sendika olması durumunda sendika temsilcisi aynı zamanda çalışan temsilcisi olarak belirlenir. Fakat sendika temsilcisinin olmadığı ve aynı zamanda çalışanlar arasından adayın da bulunmadığı durumda işveren tarafından atanır.

Çalışan temsilcisi seçimi yapıldıktan sonra hangi adayın ne kadar oy aldığına dair tutanak düzenlenir. Tutanağın işveren veya görevlendirilen temsilcisi tarafından imzalanması gereklidir. Tutulan tutanak bir sonraki seçime kadar işyerinde saklanır.

9 Şubat 2018

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Genç işsizliğin yüzde 30’lara çıktığı, yoksulluğun her geçen gün arttığı Tunus’ta emekçilerin haklı öfkesi sokaklarda yankılanmaya devam ediyor. Hükümetin, emekçilere hiçbir güvence vermeden salgına karşı önlem adı altında sadece sokağa çıkma...
  • Geçtiğimiz haftalarda, çok bilindik bir program olan “Güldür Güldür”de işçi sınıfının örgütlülüğünün dağıtılarak yıllar içinde nasıl sorgulamayan işçiler yaratıldığı anlatıldı bir skeçle. İzlediklerimiz komik bir şekilde ele alınmıştı ancak bir kez...
  • DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atılan ve 43 gündür fabrika önünde direnişte olan Ekmekçioğulları Metal işçileri 19 Ocak günü Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla görüşmek için Ankara’ya gittiler....
  • Dünya işçi sınıfı 2021’i sermaye sınıfının yoğunlaşan sömürüsü, baskısı ve yasaklarıyla karşıladı. İşten atma saldırıları, ücret kesintileri, hak gaspları artarak devam ediyor. Ancak işçiler de bu saldırılara karşı birleşmekten, direnmekten,...
  • Arkadaşlarla bir hafta sonu bizim evde buluşma ayarladık. Sokağa çıkamadığımızdan dolayı evde zaman geçirmek istedik. Herkes bir fikirle gelmişti. Bir arkadaşım kutu oyunu getirmişti. Oyunun adı “Monopoly.” Oyunun amacı şu; banka sana hayatta...
  • Geçtiğimiz günlerde koronavirüs önlemlerinin alınıp alınmadığını denetlemek için işyerimize kamu görevlileri geldi. Tabi bu denetimin nedeni bir arkadaşımızın işyerinde koronavirüse karşı yeterli önlemlerin alınmadığına dair yaptığı şikâyetmiş. Bir...
  • Kapitalist sistemin yarattığı büyük çelişkiler, eşitsizlikler, adaletsizlikler, derinleştirdiği toplumsal sorunlar her geçen gün daha fazla can yakıyor. 21’inci yüzyılın teknolojik gelişmişlik ve üretim düzeyine rağmen yüz milyonlarca insan açlık...
  • “Biz ekmeğimizin peşindeyiz.” Ne çok duyarız bu sözleri çalıştığımız fabrikalarda, işyerlerinde, grev ve direnişlerde. Kimi zaman yapılan bir yanlışın üzerini örtmek, bahane bulmak için kullanılır. “Bakma yapmak istemezdim ama işte ekmeğimizin...
  • Krizin ve Covid-19 salgınının yükü işçi ve emekçilerin üzerine yıkılmaya devam ediyor, yoksullaşma derinleşiyor. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK’in Covid-19 Döneminde İşsizlik Sigortası Fonu Raporu, İşsizlik Sigortası Fonunun...
  • Tüm dünya yeni bir yıla “merhaba” dedi. Çeşitli dillerde, farklı tonlarda çıktı bu merhabalar. İnsanlar yeni yılda yeni dilekler dilediler. Kimisi milyarlarına milyar istedi yüzü kızarmadan, mücevher takımına yeni yeni mücevherler istedi. Kimisi iş...
  • Otomotiv sektörüne plastik araba parçaları üreten bir fabrikada çalışıyorum. Covid-19 salgınıyla birlikte çalıştığımız fabrikada bir panik havası vardı. Televizyonlardan, internetten yayılan korku ve panik havası hemen herkesi çok etkiledi. Toplum...
  • Bir yılı daha geride bıraktık. 2020’nin ilk aylarında hayatımıza giren pandemiyle birlikte yaşamımız içinden çıkılmaz hale geldi. İşsizlik, yoksulluk derken bir de üstüne gelen yasaklarla beraber nefes alamaz olduk. Biz işçiler için zor bir yıldı....
  • Siyah emekçilere yönelik ırkçı saldırılar devam ediyor. ABD’de geçtiğimiz Mayıs ayında George Floyd’un katledilmesi üzerine tüm dünyada emekçilerin adalet talebi yükselmiş, meydanlar ırkçı nefrete karşı dolup taşmıştı. Kıtadan kıtaya sıçrayan...

UİD-DER Aylık Bülteni