Navigation

Buradasınız

Geçmişi Bugüne, Bugünü Yarına Bağlayanlara Selam Olsun!

Dünya işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı geride bıraktık. Egemenler koronavirüs bahanesiyle pek çok ülkede olağanüstü uygulamaları hayata geçiriyor. Yasaklar ve baskılarla işçilerin hak aramasının, bir araya gelmesinin önüne geçilmeye çalışılıyor. 2020 1 Mayıs’ını dünya işçi sınıfı böyle bir ortamda karşıladı. Evlerine hapsedilen milyonlarca işçi, tüm yasak ve baskılara rağmen 1 Mayıs geleneğine sahip çıktı. Kitlesel bir 1 Mayıs kutlanamasa da dünyanın dört bir yanında işçi sınıfının kalbi aynı heyecan ve coşkuyla attı.

Dünya işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı geride bıraktık. Egemenler koronavirüs bahanesiyle pek çok ülkede olağanüstü uygulamaları hayata geçiriyor. Yasaklar ve baskılarla işçilerin hak aramasının, bir araya gelmesinin önüne geçilmeye çalışılıyor. 2020 1 Mayıs’ını dünya işçi sınıfı böyle bir ortamda karşıladı. Evlerine hapsedilen milyonlarca işçi, tüm yasak ve baskılara rağmen 1 Mayıs geleneğine sahip çıktı. Kitlesel bir 1 Mayıs kutlanamasa da dünyanın dört bir yanında işçi sınıfının kalbi aynı heyecan ve coşkuyla attı. Amerika’dan Avustralya’ya, Almanya’dan Fransa’ya, Güney Kore’den Yunanistan’a kadar işçiler grevlerle, çeşitli eylemlerle alanlardaydı.

Türkiye’de uygulanan sokağa çıkma yasaklarıyla, kitlesel bir şekilde 1 Mayıs kutlanmasının önüne geçilse de bizler UİD-DER’li işçiler olarak korkutmalara, baskı ve yasaklara inat umudumuzu ve inancımızı kaybetmedik 1 Mayıs günü gönülden gönüle köprü kurduk. Nasıl mı? UİD-DER’in internet sitesinde yayınlanan genciyle, kadınıyla, emeklisiyle, öğrencisiyle işçilerden gelen mesajlarla içimiz ısındı. Aynı duygularla çarptı yüreklerimiz.

1 Mayıs günü alanlarda olamasak da UİD-DER’in internet sitesinde yayınlanan mesajlar, 1 Mayıs’ın tarihçesi, işçi sınıfının mücadele deneyimleri, 1 Mayıs mitinglerinden karelerin, videoların, UİD-DER müzik topluluğunun bestelediği birbirinden güzel ezgilerin yer aldığı internet sitesi sanki 1 Mayıs alanı gibiydi. Metal işçileri, petrokimya işçileri, taşıma işçileri, eğitim işçileri, sağlık işçileri UİD-DER’in gelincik tarlasını andıran kızıl kortejine sel olup aktılar adeta. 1 Mayıs günü binlerce işçi UİD-DER’in internet sitesi vesilesiyle 1 Mayıs coşkusunu yaşayıp ortak duygularda birleşti.

Egemenler koronavirüs bahanesiyle kapitalizmin krizinin faturasını işçi sınıfına kesmek için her yolu deniyorlar. UİD-DER’in internet sitesi, 1 Mayıs alanı gibi, işten atmalara, ücretsiz izinlere, yıllık izinlerin gasp edilmesine karşı işçilerin patronlar sınıfına karşı biriken öfkesinin dile getirildiği, işçilerin taleplerinin yankılandığı bir kürsü haline geldi. Patronlar sınıfı ve onların hizmetindeki iktidar partisinin 1 Mayıs’ı engelleme ve unutturma çabasına inat bizler 1 Mayıs geleneğine sahip çıkıyor ve 1 Mayıs ruhunu yaşatıyoruz. Hem 1 Mayıs hem de işçi sınıfının talepleri o kadar gerçek ki ne yaparlarsa yapsınlar bu gerçekliğin üzerini örtemezler. Bizler de bu vesile ile içinde bulunduğumuz bu baskı ve yasak koşullarında yüreklerimizi ısıtan ve 1 Mayıs coşkusunu yaşatan UİD-DER’e Gebze’den bir grup işçi kadın olarak yürekten teşekkür ediyoruz. Geçmişi bugüne, bugünü yarınlara bağlayanlara selam olsun!

8 Mayıs 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • İktidar ve avenesi yediklerini, içtiklerini canlı yayınlarda gözümüze sokuyorlar. Ahali, gördüğü yemekler karşısında yutkunadursun kendi saraylarına, malikânelerine, villalarına krizin gölgesi bile uğramaz. Kendileri tok olduğundan “uçuyoruz,...
  • Asgari ücretin belirlenmesini hepimiz dört gözle bekliyorduk. Bunlardan çok bir umudumuz yoktu zaten, bizi yanıltmadılar. “Ekmek yiyorlarsa o zaman aç değiller” diyen zihniyetin bizlere bunları layık göreceği belliydi. 2021’de asgari ücret 2825 lira...
  • 2020, patronlar ve yönetenler için zenginliklerine zenginlik kattıkları, işçilerin alın terini, emeğini arsızca, hoyratça sömürdükleri bir yıl oldu. İşsizlik, ekonomik kriz, hayat pahalılığı, iş kazaları, hak gaspları, yasaklar, intiharlar....
  • Yoksul bir inşaat işçisinin çocuğu olarak büyüdüm. Az çok idare ederdik işte... Tüm yoksulluğumuza rağmen annemin eldeki parayı mümkün olduğunca beslenmemize ayırması bizi hayatta tuttu. Ama bazen işler çığırından çıkardı. Borçlar birikir, bakkal...
  • Maltepe Belediyesi işçilerinin grevi devam ediyor. Grevin üçüncü gününde Tugay Yolu’ndaki Park ve Bahçeler Müdürlüğü önünde bekleyen grevci işçileri ziyaret eden UİD-DER’li işçiler, dördünce gününde ise Gülsuyu’nda bulunan Maltepe Belediyesi...
  • CHP’li belediye yönetimleri işçilerin taleplerini karşılamak yerine, grevi karalayarak gözden düşürmeye çalışıyor. Belli ki tek merkezden harekete geçirilen trol ordusu, belediye işçilerini aşağılıyor. Demokrasi konusunda mangalda kül bırakmayanlar...
  • Çorum’da üretim yapan Ekmekçioğulları Metal fabrikasının işçileri DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenmiş ve bu nedenle işten atılmışlardı. Ekmekçioğulları patronu, işyerinde çoğunluğu sağlayıp Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler...
  • 26 Şubat 1984’te kaybettiğimiz işçi sınıfının şairi Hasan Hüseyin Korkmazgil, acıyı da, umudu da, hasreti de, kavgayı da yazdı. Yaralara merhem olsun, karanlıkta ışık olsun, yüreklerde sevinç olsun, kavgaya çağıran ses olsun diye şiirleri, yüreğini...
  • Maltepe Belediyesinde toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine başlayan grev, üçüncü gününde devam ediyor. Grevci işçiler Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın ikramiyeler hariç yüzde 47 zam yaptığı iddiasına ve grev kırıcıları...
  • Çözülemeyen sorunlar, kibir ve büyüklenme içindeki iktidar sözcülerinin sorunların çözümüne odaklanmak yerine akşam sabah tehditler savurmaları, topluma korku salmaya çalışmaları her geçen gün daha fazla insanda bıkkınlık yaratıyor. İşçiler,...
  • Hükümetin yönlendirmeleri ve sağladığı kolaylıklar sayesinde patronlar, pandemiyi fırsata çevirdiler. Haksızlık karşısında susup boyun eğmeyen ve sendikalaşan işçiler, Kod 29 bildirimiyle, yani ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandıkları...
  • 50 gündür direnen Migros Depo işçileri, 23 Şubat Salı günü Anadolu Grup Genel Müdürlüğü önünde bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştirdiler.
  • İstanbul Tabip Odası, asistan hekimlerin zorlu çalışma koşulları ve karşılaştıkları sorunlara ilişkin Cağaloğlu’nda 24 Şubatta bir basın açıklaması düzenledi. Asistan hekimlerin tükendiğine dikkat çekilen açıklamada çalışma ve eğitim koşullarının...

UİD-DER Aylık Bülteni