Buradasınız
İşçi Kadınların Pierburg Grevi
İstanbul/Esenyurt’tan bir kadın işçi

Tarihte işçi sınıfının mücadele deneyimlerine baktığımızda örnek alınacak çok şey görürüz. Hele bunlar kadın işçilerin grevleri olursa. İşçi sınıfının kadınlarının kapitalizmin yarattığı eşitsizliğe, adaletsizliğe, yok sayılmaya karşı mücadelesi bizlere daima yol göstermiştir.
Bu mücadelelerden biri de 1974’te Almanya’da Pierburg fabrikasında yaşanan grevdir. Fabrikada 3 bin 500 işçi çalışmaktadır. Bunların 2 bine yakını kadındır. Aralarında İtalyan, Yugoslav, Yunan ve Türk göçmen işçiler de vardır. IG Metall Sendikasına üye kadın işçiler 13 Ağustosta greve çıkarlar. Çünkü yaptıkları işlerin hafif işler olduğu ileri sürülerek toplu sözleşmede düşük ücret zammı dayatılmıştır. Otomotiv sektöründe üretim yapan fabrikada işler hiç de hafif değildir. Kadın işçiler erkeklerle aynı koşullarda çalışmaktadır ama ücretleri daha düşüktür. Yunan bir kadın işçi, tepkisini şu sözlerle dile getirmektedir: “Bantta erkek işçilerle aynı işi yapıyorum ama onlar benden yüksek ücret alıyorlar. Benim ücretim onlardan yüksek olsun demiyorum, eşit ücret alalım istiyoruz, bunun için mücadele ediyoruz.” Daha sonra erkek işçilerin de kadın işçilere destek vermesi ve greve katılmasıyla mücadele büyür. Eşit işe eşit ücret mücadelesi, yedi günün sonunda 20 Ağustosta zafere ulaşır. Kadın işçilerin talepleri kabul edilir.
Bu zafer emekçi kadınların aralarındaki yapay ayrımları bir kenara koyması, dayanışmayı hayata geçirmesi ve erkek işçilere örnek olmasıyla zafere ulaştı. İşçilerin arasındaki dil, din, kültür, cinsiyet gibi farklılıklar öne çıktığı, dayanışma solduğu zaman işçiler haklarını kaybederler, yaşam koşulları kötüleşir. Ama birlik olduklarında tablo tersine döner. İşte bu nedenle sömürü düzeninin efendileri işçileri yapay ayrımlarla bölerler, parçalarlar, güçsüz düşürürler. İşçi sınıfının bu oyunu bozup birlik olduğunda ne kadar güçlü olabileceğini gösteren en muazzam örnek Rusya’da gerçekleşen 1917 Ekim Devrimidir. Aralarındaki yapay ayrımları bir kenara koyan, Birinci Dünya Savaşının alevleri ortasında diğer ülkelerin üniforma giydirilmiş işçi ve emekçilerine barış çağrıları yapan Rus işçiler çarlığı da kapitalistlerin iktidarını da devirip işçi iktidarını kurdular. Rusya’da emekçi kadınlar fabrikalarında grevler örgütlemiş, açlığa, savaşa, sömürüye karşı eylemler yapmış, o güne kadar hayatlarını zindana çeviren Çar zulmüne karşı seslerini yükseltmiş ve devrimin fitilini ateşlemişlerdi. “Eşit işe eşit ücret” sloganı etrafında birleşen kadın işçiler erkek işçilere de cesaret vermiş devrimin ateşleyicisi olmuşlardı.
Emekçi kadınlar olarak tarihimizle ne kadar gurur duysak azdır. Tarihimizden güç alarak birleşmeli, cesaretimizi kuşanmalı, sınıfımızın mücadelesini güçlendirmek ve zafere taşımak için harekete geçmeliyiz.
- Emekten Yana Bir Bilim İnsanı: Alice Hamilton
- Yıkanan Eller, Hayatları Kurtulan Anneler ve Geleceğimiz
- Anna’nın Annesi ve Anneler Günü
- Nefes Almak İçin…
- UİD-DER’de 8 Mart Etkinlikleri: 8 Mart Yol Gösteriyor, Engeller Mücadeleyle Aşılır!
- Emekçi Kadın, Yaşam, Mücadele, Dönüşüm
- “Hey Kızlar Siz de Katılın Bize!”
- UİD-DER Kadın Komitesi: Sorunlar, Engeller Mücadeleyle Aşılır!
- Güvencesiz ve Esnek Çalışma Modellerine Bir Yenisi Eklendi: “Komşu Annelik”
- Bu Televizyonlar Neleri Gösterir, Neleri Göstermez?
- Ekranlar ve Çocuklarımız
- Gelişen Ufkumuz, Değişen Dünyamız
- İşçilerin Canının Hiçe Sayılmasına Birlikte Karşı Duralım!
- Kadına Yönelik Şiddete Karşı Dünyadan Eylemler
- Anastasya, Dilan ve Hafızamız
- Gerçek Adalet Mücadelemizle Gelir
- Geleceğe Dönüşmek, Geleceği Büyütmek
- UİD-DER Kadın Komitesi’nden Polonez Direnişine Dayanışma Ziyareti
- Ağıt Yakmasın Analar, Umut Türküleri Söylesin
- Nurten Abladan Bugünün Emekçi Kadınlarına
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...