Navigation

Buradasınız

İşe İade Davaları

Ağustos 2009, no:17

Patronlar, kriz bahanesiyle ya da sudan sebeplerle işçileri işten atıyorlar. Sabah işe gittiğimizde ya turnikelerde kartımız okunmuyor ya da personel müdürleriyle, ustabaşlarıyla, işten atıldığımızı öğrendiğimiz kısa bir konuşma yapıyoruz. Ama daha dün, bizler o işyerinde çalışan işçiler değil miydik? Hem de patronun öz be öz “evlatları” değil miydik? Ailenin bir parçasıydık sözde. Ne oldu da şimdi bizi işten atıyorlar diye şaşırıyoruz. Böyle bir durumda şaşırmayalım, harekete geçelim.

Bizler bu haksızlığı kabul etmemeliyiz. Patronun yazılı bildirimde bulunmasından sonra, en geç bir ay içerisinde “işe iade davası” açmalıyız. İşe iade davası açabilmemiz için, çalıştığımız işyerinde veya aynı işverene bağlı, aynı işkolundaki işçi sayısının 30’dan az olmaması gerekiyor. Ve en az 6 aydır o işyerinde çalışıyor olmalıyız. Bugün patronlar 10, 15 ya da daha fazla şirket kurarak 500 kişinin çalıştığı fabrikaları küçük küçük atölyelere dönüştürüyor. Fakat açılan davaların ardından gerçekler su yüzüne çıkıyor ve bilirkişi raporlarıyla bu durum tespit ediliyor. Eğer 30 kişiden az bir işyerinde çalışıyorsak “işe iade” değil ama “kötü niyet davası” açabilir ve “kötü niyet tazminatı alma hakkını kazanırız.

Patron, işten çıkartmayı haklı bir nedene dayandırmalıdır ve bunu ispat etmekle yükümlüdür. İş yasasında, işverenin sebep göstermediği veya gösterdiği sebep geçerli görülmediği takdirde işçiyi bir ay içinde yeniden işe alması gerektiği yazıyor. Yeniden işe başlatmama durumundaysa, en az 4 en çok 8 aylık ücret tutarında tazminat ödemek zorunda patron. Bunun yanında bütün bu süre boyunca işçinin yoksun kaldığı ücret ve diğer haklar da 4 aylık tutarlarını geçmemek üzere kendisine ödenir. Örneğin bir davada, patronun işçiyi işten atma gerekçesi satışların azalması olarak gösterilmiş fakat hâkim, şirketin satışlarının azalmasına karşılık kârının arttığını tespit ederek işçiden yana karar vermiştir. “Feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı” tespitinde bulunarak, iş akdinin feshinin geçersizliğini ve işçinin işe iadesini kararlaştırmıştır. Bu dava ve benzeri davalar aynı kaderi paylaşan diğer işçi arkadaşlarımız için emsal teşkil ediyor. Yasal olarak bu davaların en geç 2 ay içinde sonuçlanması, temyize gidilirse de 1 ay daha sürmesi gerekir. Fakat dava süreçleri uzun süreçlerdir. Sabrımızı elden bırakmamalı, hakkımızdan vazgeçmemeliyiz. Hem yasal haklarımıza hem de birlikte mücadelemizle kazandığımız haklarımıza sahip çıkmalıyız.

16 Haziran 2009

Son Eklenenler

  • Sakarya Hendek’te bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaşamını yitirmiş, 126 işçi de yaralanmıştı. Olayın ardından gerçek sorumlular yerine fabrikada çalışan mühendis, ustabaşı ve iş güvenliği uzmanı tutuklandı. Tepkilerden...
  • Tüm dünyada egemenler koro halinde aynı nakaratı tekrarlıyorlar: “Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.” Koronavirüs tedbirlerinin “gevşetilmesiyle” “yeni normale” geçiş sürecinin başladığı söyleniyor. Koronavirüs bahanesiyle işçilerin çalışma ve...
  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...

UİD-DER Aylık Bülteni