Navigation

Buradasınız

Kapitalizmde İşçiye Su Bile Çok

Dünyadaki tüm zenginliği biz işçiler üretiriz, ama bu zenginliklerden faydalanmaya gelince payımıza pek az şey düşer. İnşaat işçileri yaptıkları binalarda oturamaz, otomotiv işçileri ürettikleri otomobili kullanamaz, tekstil işçileri diktikleri giysileri giyemez, yemek şirketlerinde, restaurantlarda yemek yapanlar pişirdiklerini yiyemez ve daha bunun gibi birçok örnek… Geçenlerde bir arkadaşımın anlattıkları yine böyle bir örnekti ama bu sefer işin içine en temel insani ihtiyaç olan “üç kuruşluk” su girince bir kez daha öfkelendim ve sizlerle de paylaşmak istedim.

Arkadaşım bir kantinde çalışıyor. Belirli aralıklarla yüklü miktarda şişe su siparişi veriyorlar. Yine böyle bir gün siparişi getiren işçiler taşıma işi bittikten sonra ter içinde kalmışlar ve arkadaşımdan içmek için su istemişler. O da şaşkınlıkla: “Niye bizden istiyorsunuz? Bu kadar suyu siz getirdiniz bize zaten. İçebileceğiniz su yok mu?” diye sormuş. Onlar da çalışanların sulardan içmesinin yasak olduğunu, kendilerine ayrıca içme suyu verilmediğini söylemişler. Bu durum karşısında öfkelenen arkadaşım kendilerine gelen sulardan ne zaman isterlerse istedikleri kadar alabileceklerini söylemiş.

Arkadaşım bunu hayretle anlattı. Doğrusunu isterseniz ben hiç şaşırmadım ama bir kez daha kapitalist sisteme ve açgözlü patronlar sınıfına büyük bir öfke duydum. Kapitalizm böyle bir sistem işte! En temel ihtiyaçlarımızı bile patronlar bize çok görüyor. Bazen küçük gibi görünen şeyler insanın büyük resmi görmesini sağlar. Bir kez daha anladım ki kapitalist sistem yıkılmadığı sürece alın teri döken, tüm zenginlikleri var eden işçiler için insanca yaşanacak bir dünya olmayacak.

18 Nisan 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Bazen bir film bize yaşadığımız hayatı sorgulatabilir, gerçekleri gösterebilir. İşte Truman Show böyle filmlerden biridir. Filme göre “Truman Show” tüm dünyada canlı olarak yayınlanan bir şov programıdır. Truman adlı genç adamın yaşadığı kasaba...
  • Roma, kudretli “sınırsız” imparatorluk! Kuzey Bri­tanya’dan Cezayir’e, Galya’dan Kudüs’e, Ren’den Nil’e uçsuz bucaksız topraklarda yükselen güç! Fetihten fethe koşan lejyoner ve imparatorların Roma’ya taşıdığı ganimetler: Köleler, hayvanlar,...
  • 25 Mayısta ABD’de siyah derli bir emekçi olan George Floyd’un ırkçı nefretle katledilmesi, ülkenin dört bir yanında gerçekleştirilen eylemlerle protesto edilmeye devam ediyor. ABD’li emekçilerin adalet haykırışları çok sayıda ülkeye yayılmış durumda...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 17 Ekim 2019’da bir isyan başlatmış, yoksulluğa, yolsuzluklara ve işsizliğe karşı aylarca mücadele etmişlerdi. Başbakan Saad el-Hariri’nin istifa etmesini sağlayan işçiler, yeni başbakan için de “eski düzenin yeni...
  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...