Navigation

Buradasınız

Metal İşçileri İş Durdurarak Grev Kararını Astı

Metal işçileri MESS patronlarının düşük zam dayatmalarına karşı greve çıkmaya hazırlanıyor. MESS grup toplu sözleşme görüşmeleri 180 işyerinde 130 bin metal işçisini kapsıyor ve 1 Eylülden bu yana devam ediyordu. MESS, işçi sendikalarının 2 yıllık sözleşme ve ücretlerde yüzde 30’un üzerindeki zam taleplerine karşılık önce yüzde 3,2 sonra yüzde 6,4 zam ve 3 yıllık sözleşme teklif etmişti. Arabuluculuk görüşmelerinde işçiler, MESS’in enflasyon oranının bile altında kalan zam teklifini kabul etmeyeceklerini duyurmuşlardı. Birleşik Metal-İş, işyerlerinde fazla mesaiye kalmama, iş durdurma, işyeri önünde basın açıklamaları, toplu yürüyüşler; Türk Metal ise 5 dakikalık durma eylemleriyle MESS’i uyarı eylemleri gerçekleştirdiler.

MESS’in düşük zam ve 3 yıllık sözleşme dayatmasını sürdürmesi üzerine MESS fabrikalarında örgütlü bütün sendikalar, Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş, 2 Şubatta aynı anda greve çıkma kararı aldılar.

Birleşik Metal-İş Sendikası, 22 Ocakta yaptığı basın toplantısıyla grev kararını duyurdu. Toplantıda grev kararını açıklayan Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, ücretlerde yüzde 30,47’lik artışla net 695 lira, sosyal ödemelerde ise yüzde 50 civarında zam taleplerine karşılık MESS’in OHAL’e ve hükümete sırtını dayayarak ücretlerde yüzde 6,4’lük artışla 140 lira, sosyal ödemelerde ise yüzde 12,80 oranında ve 3 yıllık sözleşme dayattığını hatırlattı. Serdaroğlu, 2017’de metal sektöründeki rekor büyüme ve yüksek ihracat rakamlarını hatırlatarak metal işçilerinin bu büyümeden ve kazançtan paylarını istediklerine dikkat çekti. EMİS işyerlerinde Ocak 2017’de çıkılan grevin Bakanlar Kurulu tarafından yasaklanma kararını tanımayarak grevi sürdürdüklerini ve kazanım elde ettiklerini hatırlatan Serdaroğlu, OHAL’e güvenerek grevin yasaklanacağı beklentisinde olan MESS patronlarını uyardı.

23 Ocakta Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu MESS’e bağlı 30 fabrikada metal işçileri üretimi 1 saat durdurarak grev ilanını astı. Gebze’deki Kroman Çelik fabrikasında grev kararı asılırken konuşan Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Özkan Atar, “Bu dönem hiçbir engel tanımadan işçilerin birliğine güvenerek taleplerimiz doğrultusunda hareket edeceğiz. Savaş durumu ayrı, ekmek mücadelesinin yeri ayrıdır. Bu koşulları bizlere dayatmasınlar” dedi.

Metal işçilerinin grev kararı karşısında MESS, Aygaz, Türk Traktör, Tofaş, Ford Otosan, Karsan, Otokar ve Arçelik fabrikalarında lokavt kararı aldı. Diğer şirketler henüz lokavt kararına katılmadı. MESS patronları, grev uygulamalarına göre lokavt tarihini belirleyeceklerini duyurdular.

MESS’in sözleşme teklifi metal işçilerine sefaleti ve kölece çalışmayı dayatmak anlamına geliyor. İş kanununu değiştirdiğinde patronlara tanınan lokavt hakkına dokunmayan, OHAL gerekçesiyle grevleri yasaklayan hükümetin MESS’in tarafında durduğu açıktır. Bu durumda metal işçilerinin birliği ve kararlılığı, grev hakkına sahip çıkması, farklı sektörlerden işçilerin göstereceği dayanışma büyük önem taşıyor.

24 Ocak 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kapitalist sömürü düzeni tarihinde eşi görülmemiş bir ekonomik krizle boğuşuyor. Sistemin efendileri ise bu krizin sosyal sonuçlarından bir süreliğine de olsa kurtulmanın, zaman kazanmanın şimdilik iyi bir formülünü bulmuş görünüyor: Koronavirüs!...
  • Neredeyse günün her saati konuşulan konu Covid-19! Salgından etkilenen ve ölen insanların sayıları adeta skorlar halinde gündemimize taşınıyor. İş öyle bir hal aldı ki hangi ülkeden kaç kişinin öldüğünü ve ülkemizdeki ölüm oranlarını konuşup sürekli...
  • Neredeyse tüm ülkelerde sağlık sistemi çökmüş durumda. Kapitalizm altında her şeyi paralı hale getiren patronlar sınıfı, sağlığa da aynı mantıkla yaklaşıyor. Hastanelere ticarethane, hastalara ise müşteri gözüyle bakıyorlar. Sağlık sistemlerinin...
  • Her yerde olduğu gibi bizim fabrikada da gündem koronavirüs. İlk haftalarda göstermelik bazı tedbirler alındı. Bir A4 kâğıdına yapılması ve yapılmaması gerekenler yazıldı. Tabi tek düşünceleri “işçinin sağlığı” olan patronlarımız bunlarla yetinmedi...
  • Patronların koronavirüs salgınını bahane etmelerine, fırsatçılığına şahit oluyoruz. Kapitalist sistemin debelendiği kriz çağındayız. Ekonomik kriz nedeniyle biz işçilerin, emekçilerin payına düşen hayat şartları daha da kötüye gidiyor. Bu da...
  • Kamu hastanesinde sağlık emekçisi olarak çalışıyorum. Tüm dünyanın ve özellikle sağlık emekçilerinin gündeminde olan Covid-19 salgınıyla ilgili işyerinde başka bir arkadaşımla yaptığım sohbeti aktarmak istedim. Bizler genelde nöbet çıkışlarında...
  • Kardeşler, bizler çeşitli sektörlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...