Navigation

Buradasınız

Patronlar Kendilerine Günah Keçisi Arıyor

Her gün işyerlerinde işçiler iş cinayetlerinde ölürken bunların asıl sorumlusu olan patronlar hep sıyrılıyorlar. Son dönemde suçu üstüne atmak için kullandıkları kurbanları iş güvenliği uzmanları oluyor. İşyerlerinde hiçbir önlem almayan patronlar tüm sorumluluğu iş güvenliği uzmanlarına veya çalıştırdıkları mühendislere yüklüyorlar.

Ben iş güvenliği uzmanlığı yapan bir işçiyim. Patronların kâr hırsı biz işçileri her gün topluca ölüme sürüklüyor. Arsız patronlar suçu biz işçilerin üzerine yıkmaya devam ediyorlar. Geçtiğimiz hafta kendisi de bir iş güvenliği uzmanı olan OSGB (Ortak Sağlık Güvenlik Birimi) sahibini bir patrona akıl verirken gördüm. Akıl verdiği patronun işyerinde hiçbir güvenlik önlemi alınmıyor. İş kazası geçiren işçiler özel hastaneye gönderiliyor, kimseye iş kazası tutanağı tutturulmuyor. Çalışma saatleri uzun. İş güvenliği uzmanı bu patrona, kendisine bir günah keçisi bulmasını öğütlüyor: “Sizin fabrikanız çok tehlikeli bir yer, her an burada iş kazası olabilir. Bu durumda başınız ağrıyabilir. Başınızın ağrımaması ve herhangi bir zarar görmemeniz için kendinize bir vekil seçmeniz gerekiyor. İş güvenliği ile ilgili her türlü imza yetkisini o vekile verin, para işine karışmasın ama tüm sorumluluğu onun üzerine yıkın” diyor. “İşyerinde bir şey yaşanırsa size zarar gelmesin, siz de o vekili suçlarsınız” diyor. Ardından da örnekle bu durumu açıklıyor: “Ali Ağaoğlu’nun birçok inşaatı var, inşaatlarında ölümlü iş kazası da yaşanıyor. Siz hiç Ali Ağaoğlu’na bir şey olduğunu duydunuz mu? İş kazası oluyor, işçiler ölüyor ama Ağaoğlu’nu suçlayan yok. Arada tampon görevi yapan işveren vekilleri var, onlar içeri alınıyor, uzmanlar içeri alınıyor ama Ağaoğlu’na bir şey olmuyor.”

Patronlar gerçekten de kendilerine günah keçisi arıyorlar. Her gün işyerlerinde işçiler iş cinayetlerinde ölürken bunların asıl sorumlusu olan patronlar hep kolayca sıyrılıyorlar. Son dönemde suçu üstüne atmak için kullandıkları kurbanları iş güvenliği uzmanları oluyor. İşyerlerinde hiçbir önlem almayan patronlar tüm sorumluluğu iş güvenliği uzmanlarına veya çalıştırdıkları mühendislere yüklüyorlar. İş güvenliği adına tüm harcamalardan kaçan, hiçbir önlem almayan patronlar bu sayede her şeyden yırtmış görünüyorlar.

Biz işçiler örgütlenip bir araya gelemezsek, iş kazalarında ölmeye devam edeceğiz. Zaten tek tek değil topluca ölmeye devam ediyoruz. Her ay yüzlerce işçi iş güvenliği önlemlerinin alınmaması yüzünden hayatlarını kaybediyor. Bütün bunları engellemenin yolu, asıl sorumluların hesap vermesini sağlayacak bir mücadele örgütlemekten geçiyor.

21 Eylül 2014

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • 25 Mayısta ABD’de siyah derli bir emekçi olan George Floyd’un ırkçı nefretle katledilmesi, ülkenin dört bir yanında gerçekleştirilen eylemlerle protesto edilmeye devam ediyor. ABD’li emekçilerin adalet haykırışları çok sayıda ülkeye yayılmış durumda...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 17 Ekim 2019’da bir isyan başlatmış, yoksulluğa, yolsuzluklara ve işsizliğe karşı aylarca mücadele etmişlerdi. Başbakan Saad el-Hariri’nin istifa etmesini sağlayan işçiler, yeni başbakan için de “eski düzenin yeni...
  • İşçi sınıfının ozanı Nâzım Hikmet 3 Haziran 1963’te sonsuzluğa uğurlandı. O, 61 yıllık ömründe hangi renkten, hangi dilden, hangi ırktan olursa olsun büyük işçi sınıfı ailesinin yaşamını ve mücadelelerini anlatan şiirler, oyunlar ve romanlar yazdı....
  • Koronavirüs nedeniyle Nisan ayı başlarında 20 yaş altındaki gençlere sokağa çıkma yasağı getirildi. Kayıtlara göre Türkiye’de 20 yaş altı 26,9 milyon genç var. Bu gençlerin 1 milyon 385 bini genç ve çocuk işçilerdir. Bu genç ve çocuk işçilerin 470...
  • Korona günlerinin vazgeçilmezi, alışveriş listelerimizin gözdesi, bu zor günlerimizde soframızdan eksik etmediğimiz makarna... İhtişamlı zengin sofralarının yalnızca süsü, yoksul sofralarımızın ise ana yemeği makarna… Faydalarını sayarak...
  • ABD’de Minneapolis’te bir polisin George Floyd’u katletmesinin ardından protestoların ve gösterilerin devam ettiği günlerde, benzer bir cinayet de Toronto’da yaşandı. Regis Korchinski-Paquet adında 29 yaşında bir siyah kadın evinin balkonundan aşağı...
  • Örgütlü ve sınıf bilinçli mücadeleci işçiler, insanlığın özgürlük dolu bir dünya kurması için çalışıp didiniyor. Bizler, yürüdüğümüz bu yolda tarihin dehlizlerinde saklı dersleri bulup gün yüzüne çıkartmanın, bugünün genç işçi kuşaklarını geçmişiyle...
  • Bugün 2 Haziran… İşçi sınıfının sömürüsüz, sınıfsız, savaşsız bir dünya kurma kavgasının namuslu kalemlerinden Orhan Kemal’in 50. ölüm yıldönümü. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te hayata gözlerini yumduğunda, geriye tepeden tırnağa onurlu bir hayat...
  • Bir Kızılderili atasözü der ki;/ “Son ırmak kuruduğunda/ Son ağaç yok olduğunda/ Son balık öldüğünde/ Beyaz adam / Paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.”/
  • Her işin başı sağlıktır. “Sağlık olsun da gerisi hallolur” deriz hani. Peki, nedir sağlık? Sağlık, “sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam bir iyilik halinde olmak” şeklinde tanımlanıyor. O halde sağlık...
  • Zaman ilerliyor, bilim ve teknoloji gelişiyor. İnsanlık uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Bir tuşla dünyanın başka ucuna kitaplar dolusu bilgi gönderiyor, kilometrelerce ötedeki biriyle görüntülü konuşulabiliyor. Makineleşmenin...
  • Bağışıklık sistemi, bir canlıyı hastalıklara karşı koruyan mekanizmadır. Sistem, canlı vücudunda virüslerden parazitlere vücuda giren veya vücutla temasta bulunan her yabancı maddeyi taramadan geçirir ve onları, canlının sağlıklı vücut hücrelerinden...
  • Merhaba dostlar, bu özlem dolu günlerimizde UİD-DER birliğimizden, ailemizden bahsetmek istiyorum. Özellikle de bugünlerde çoğumuz UİD-DER’in kıymetini ve içinde bulunduğumuz sürecin ilerleyişini çokça düşünmüştür. Uzak gibi görünsek de buluşmaya,...