Navigation

Buradasınız

İşçiler Ekonomik Darboğazı Değerlendiriyor:

Sorunları İşçilerle Paraları Patronlarla Paylaşıyorlar

Kocaeli’nden bir kadın metal işçisi

TL’nin dolar karşısında çok hızlı bir şekilde değer kaybetmesi, ekonomideki darboğaz, uluslararası ilişkilerdeki sert gerilimler birden bire olmadı. İyi gitmeyen bir şeylerin olduğu da mevcut sorunların acı faturasının biz işçilerin üzerine yıkılmak istendiği de apaçık ortadadır. Fakat gerçek olan şu ki, yaşanan krizin sorumluları bizzat sermaye sınıfı ve siyasi temsilcileridir. Hal böyle olunca da biz işçiler, emekçiler sorunların ortasına itiliyoruz. Patronlar ve iktidar partisi, kurtarma planlarını yalnızca kendileri için hayata geçirirken hazırladıkları o ekonomi programlarında biz işçileri hesaba bile katmıyorlar.

Yükselen doların karşısında TL değer kaybederken, “aynı gemideyiz” yalanını savuran hükümet yetkilileri, “batarsak da beraber, çıkarsak da beraber” algısını yaratmaya çalışıyorlar. İşçi ve emekçilere yüklenerek krizi atlatmanın yoluna bakıyorlar. Soralım o halde bunu söyleyenlere: Kriz, biz işçiler yüzünden mi çıktı ki, yükü biz sırtlanalım, biz batalım? Bizlere ekonominin nasıl bu hale geldiğine dair en ufak bir hesap dahi vermeyen sorumlular, sanki yeterince sömürülmüyormuşuz gibi bizden “fedakârlık” bekliyorlar. Kriz nedeniyle yaşadıkları kayıpları daha çok çalışarak, kursağımızdan kısarak telafi etmemizi istiyorlar.

Patronlara teşvik üstüne teşvik verilip her türlü kaynak sınırsızca kullandırılırken, biz işçilere ancak borç ve iş yükü pay ediliyor. Şimdi yaptıkları şey yine aynıdır. Ekonomik kriz bağıra bağıra gelirken hükümet sadece sermaye sınıfı için önlem paketleri hazırladı. 2019’un Kasım ayında yapılması planlanan seçim, ekonomideki kötü gidişattan dolayı erkene alındı. Krizin faturasını ödemekten sıyrılmak için türlü türlü planlar yapıldı. Patronlar sınıfı için hazırlanan kurtarma planlarından bazılarına kısaca göz atacak olursak; vergi affı, ücretsiz işletme mülkü temin etme, yatırım fonu, karşılıksız teşvik paketleri gibi pek çok “önlem” görürüz. Bu teşvik paketlerinin hangi kaynaktan sağlanması düşünülüyor peki? Başımıza gelecekleri, işsizlik fonunun daha da yağmalanacağını, vergilerin artacağını, zamların yağacağını, kemerlerin sıkılacağını, SGK’nın daha az ilacı karşılayacağını, sağlık hizmetlerinin kötüleşeceğini, çocuklarımızın gittikleri okulların bütçesinin kısılacağını ve daha pek çok saldırıyı tahmin etmek hiç de zor değil!

Devlet, bütün imkânlarını yalnız ve yalnız patronlar için seferber ediyor. Ekonomik krizin sorunlarını ise biz işçilerle “paylaşıyorlar”. Tepeden tırnağa örgütsüz olduğumuza güvenerek, “aynı gemideyiz, biz bir aileyiz” yalanını yutturmaya çalışıyorlar. “Kıyıda köşede dolarlarınız varsa bozdurun” diyerek aklımızla alay ediyorlar. Aynı gemide falan değiliz! Farklı partilere oy vermiş olsak da işçiler olarak aynı sorunları yaşadığımız kesindir. Bu yüzden biz işçiler, ayrı gayrılığı bir kenara koymalı, haksızlıklara karşı örgütlü ve güçlü bir mücadele vermeliyiz.

2 Eylül 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocakta Gebze’de MESS dayatmalarına karşı coşkulu bir miting gerçekleştirdi. Saat 11.00’de Gebze Trafo Meydanı’nda toplanan metal işçileri, “Metal işçisinin sabrı taştı! Çocuklarımız için grev! Haklarımız...
  • 86 fabrikada 130 bin işçiyi kapsayan metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi, MESS’in dayatmaları nedeniyle anlaşmazlıkla sonuçlanmıştı. Haftalardır kitlesel basın açıklamaları, iş bırakma eylemleri ve yürüyüşler gerçekleştiren on binlerce metal...
  • “MESS dayatmalarına sabrımız taştı” diyen, yaptıkları eylemlerde “grev” diye haykıran metal işçileri Gebze’de buluşuyor. Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocak Pazar günü Gebze’de bir araya gelerek MESS dayatmalarına karşı seslerini...
  • Öyle zamanlardan geçiyoruz ki doğru bildiklerimiz yanlış, yanlış bildiklerimiz doğru addedilir oldu. Namuslu, dürüst olmak enayilik, saflıkmış gibi yansıtılıyor. Gerçekler bilinçli bir şekilde ters yüz ediliyor. İnsanı insan yapan kıymetli...
  • İstanbul/Bakırköy Belediyesi’nde çalışan işçiler ve kamu emekçileri toplu sözleşmenin uygulanmaması, sosyal haklarının verilmemesi ve ücretlerin geciktirilerek ödenmesine karşı eylem yaptı. Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şubenin çağrısıyla...
  • Hesabını bilmek, her işçi için önemlidir. Tabi bunun için az da olsa matematikten, dört işlemden anlamak gerekir. İlkokul yıllarımda ve daha sonrasındaki okul hayatımda, tıpkı benim gibi matematikten pek de haz etmeyen arkadaşlarımın yaptığı gibi,...
  • Çocuk denildiğinde muhtemelen hemen herkesin aklına masumiyet ve saflık gelir. Çocukluk leke tutmaz bir dönemidir insanın. Çirkinlikler, kötülükler çocuklara yakıştırılmaz, çocuk hep hoş görülür. Oynanan oyunların etkisiyle yıpranmış, kirlenmiş...
  • Petrol-İş Sendikası İzmir Şubesinin örgütlü olduğu rüzgâr türbini kanadı üreten TPI Kompozit’in T1 ve T2 işletmelerinden 3’er işçi işten atıldı. Atılan işçilerden birisinin sendika temsilcisi, bir kısmının ise delege olduğu öğrenildi. ABD menşeli...
  • Nâzım Usta’nın dediği gibi “Bir yara açıldığında hücreler onu kapatmak için bir araya gelir. Bunu yapmasalar vücut ölür. Bir yara var ve bizim bir araya gelmemiz gerekiyor…”
  • Metal işkolundaki grup toplu sözleşme sürecinde işveren sendikası MESS’in dayatmaları karşısında işçiler boyun eğmiyor, mücadele ediyor. Üç yıllık sözleşme süresi, esnek çalışma ve sefalet zammı dayatan MESS’in, ücret zammı teklifini ilk altı ay...
  • Geçtiğimiz yılın son günlerinde 2020 yılının bütçesi Mecliste görüşüldü. MHP ve AKP milletvekilleri Mecliste çoğunluk olduğu için, muhalefetin tüm itirazlarına rağmen bütçe kabul edildi. Aslında bu tartışmalar Saray’ın harcamalarının açık seçik bir...
  • Ben işçiyim, kadınım, insanım./ Her canlı gibi ben de uyurum, uyanırım/ Her sabah erken kalkarım./ İşe geç kalmamak için/ Hızlı adımlarla koşarım, sizin gibi/ Evet, dedim ya ben de sizin gibi insanım.
  • Fransalı işçi ve emekçiler, hükümetin emeklilik yaşının yükseltilmesini ve maaşların düşürülmesini hedefleyen saldırısına karşı 5 Aralıktan bu yana mücadele ediyorlar. Eğitim, sağlık, ulaşım, hizmet ve daha birçok sektörden genç, yaşlı yüz binlerce...