Navigation

Buradasınız

Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!

İşçiler, kardeşler!

Gece gündüz demeden çalışan, alın teri akıtan ve tüm zenginliği üreten biz işçileriz. Her şey bizim ellerimizin üzerinde yükseliyor.

Gökdelenleri biz yükseltiyoruz, tünelleri biz açıyor, kömürün bağrına biz kazma vuruyoruz. Bir düşünün! İşçiler bir gün çalışmazsa ne olur?

Onca emek harcıyor ve ömrümüzü tüketiyoruz, ama yoksulluk koşullarında yine biz yaşıyoruz. Neden?

Türkiye’de 7 milyon işçi asgari ücretle çalışıyor. Milyonlarcası ise asgari ücretin biraz üzerinde ücret alıyor.

Neden tüm yaşamı üreten işçiler bu sefalet ücretine veya 50 ilâ 100 lira fazlasına çalıştırılıyor?

10 milyondan fazla işçinin sigortası yok. Neden?

Tamamını okumak için tıklayın
(22.12.2014)

Kıraç temsilciliğimizde 21 Aralıkta “Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaşmaya Hayır” adıyla başlatmış olduğumuz kampanyamızı tanıtan, biz işçiler açısından bu kampanyanın önemini anlatan bir etkinlik düzenledik. Sanayinin yoğun olduğu bu bölgede, çalışma saatleri günden güne artıyor;...

(21.12.2014)

Sabah işe yetişme telaşıyla koşuşturan işçi arkadaşlarımıza kampanyamızı anlattık. Çoğu zaten taşeron ve hatta taşeronun taşeronu olan şirketlerde çalışıyorlardı. İşe yetişme telaşındaki işçilerin bir bölümü bildirimizi alıp, kolay gelsin diyerek hızla yoluna devam ederken, bir bölümü de çalıştığı...

(20.12.2014)

Geçtiğimiz Pazar günü UİD-DER’in düzenlemiş olduğu “Düşük ücretlere, Uzayan İş Saatlerine ve Taşeronlaştırmaya Hayır!” etkinliğine katıldık. Bu aynı zamanda UİD-DER’in başlatmış olduğu kampanyanın duyurusunun yapıldığı bir etkinlikti. Bu etkinlikte biz işçilerin, düşük ücretlere, uzun çalışma...

(20.12.2014)

Hayat zor! Bu cümleyi hep duyarız değil mi? Bazen biz söyleriz, bazen en yakınımızdakilerden duyarız. Hesaplar tutmadığında ya da bir aksilik olduğunda ağzımızdan çıkıverir: Hayat zor! Çok dertlidir bu cümle kendi içinde. Tümden bakar halimize, tümden yorumlar bizi. Peki, hayat zor mu? Bize zor...

(20.12.2014)

İşçi Dayanışması bülteninin Kasım sayısında “Genç İşçi” köşesini gördüğümde çok ilgimi çekti. İçindeki yazıları okuduğumda geçtiğimiz yaz işyerinde başımdan geçen bir olay aklıma geldi. Bunu sizlerle paylaşmayı bir borç bildim. Bizim işyerinde özellikle teknik bölümlerde düşük ücretler nedeniyle...

(19.12.2014)

Birlik olmak meselesi ortaya atılınca hep şöyle sözler duyarız: “Bu işyerinden bir şey olmaz”, “biz denedik olmadı, olmaz, boşuna uğraşma!”, “on beş kişi toplanıp patronun odasına dayandık, arkama bir baktım kimse yok”, “bu işyerinde kimseye güven olmaz”... Oysa bizlerin öncelikli olarak birbirine...

(19.12.2014)

Sabah 6:30’da yola çıktım. Malûm iş saati otobüsler, minibüsler tıklım tıklım. Zor belâ bir minibüse bindim. Şoföre ücreti uzattım ve tutunabilecek bir yer aradım. Binmek ayrı bir dert, yer bulmak ayrı. Yolcularla akraba olacağız neredeyse. Neyse bir yolcu daha bindi minibüse. Bana verdiği parayı...

(19.12.2014)

İki vardiya şeklinde çalışıyoruz: Sabah 8-akşam 8 ve akşam 8-sabah 8. Asgari ücretliyiz. Yaptığımız fazla mesailerle zar zor 1100 lira para alabiliyoruz. Fabrikada yasal olan haklarımızı bile kullanmamıza izin vermiyorlar. Normalde yarım saat olan yemek molamızın yarısını ancak kullanabiliyoruz.

(19.12.2014)

UİD-DER’in başlattığı “Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır” kampanyasını çok haklı buluyoruz. Çünkü biz de ücretlerimiz düşük olduğu için uzun saatler boyunca fazla mesai yapmak mecburiyetinde kalıyoruz. Bizler metal sektöründe çalışan, Gebze’de yaşayan kadın işçileriz....

(18.12.2014)

İş saatleri uzadıkça, ücretler düştükçe, taşeronlaştırma yaygınlaştıkça sermaye büyüyor. Artan iş yükü madenlerde, inşaatlarda, yollarda, fabrikalarda iş cinayetlerinin artmasına neden oluyor. Sermaye büyüdükçe işçiler ölüyor. Sermayenin doymak bilmez kâr iştahına karşı, kölece çalışma koşullarına...

(18.12.2014)

Ben de bir işçiyim ve kampanyanızın konusu olan bütün sorunları yaşıyorum. 10 yıldan fazla bir süredir aynı işyerinde çalışıyor olmama rağmen aldığım ücret 1400 TL. Çalışma saatlerimiz olması gerekenden uzun. Oğlumla beraber iki kişi çalışıyor olmamıza rağmen geçinemiyoruz. Benim maaşımın çok büyük...

(18.12.2014)

Yıllar önce, ilk gençlik dönemlerimde bir komşum sohbet sırasında “eskiden kölelik vardı şimdi köleliğin adı işçilik olmuş” demişti. O zaman bu söz beni çok etkilemişti. İlerleyen yıllarda çalışmaya başladığımda uzun saatler ve düşük ücretlerle köle gibi çalıştıkça hep bu söz aklıma geliyordu. UİD-...

(18.12.2014)

Bir gün Cumartesi mesaisindeyken ustabaşı elinde kâğıtlar ve dosyalarla çıkıp geldi. Ne söyleyeceğini kafasında tasarlamış bir şekilde bantta çalışan bizlere heyecanla “kolay gelsin” diyerek söze başladı: “Arkadaşlar şöyle bir toplanın, sizlere söyleyeceklerim var. Şimdi bu yaptığımız malın...

(18.12.2014)

Ben uzun yıllardır hastanede çalışıyorum. Bu yılların büyük kısmı da gece vardiyalarında geçti. Bu vardiyalarda, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızın yaşadığı çok acı şeylere tanıklık ettik. Bazen elimizi uzattık, yardım ettik. Bazı durumlarda omuz omuza verdik, birlikte sorunlarımızı çözdük....

(18.12.2014)

Ben Gebze’de metal fabrikasında çalışan bir kadın işçiyim. Sizlere hiç dinlenmeden, sürekli mesaiye kalan bir işçi olarak güvencesiz ve uzun iş saatlerinde neler yaşadığımdan bahsetmek istiyorum. Bir gün usta makineleri dolaşarak “kimse evde plan yapmasın, kaç ay mesai yapacağımız belli değil, ona...

(17.12.2014)

Yaşadığımız düzende tüm ürünleri biz işçiler üretirken, sermaye sınıfı, bir ay boyunca geçinebileceğimiz bir ücreti bile büyük çoğumuza çok görüyor. Bir ay boyunca patronu için ter akıtan işçiye, ailesini geçindirmesi için 891 TL’yi uygun görüyorlar. En az 600 TL kiranın verildiği bir ailede...

(17.12.2014)

Biz tekstilde çalışan bir grup işçiyiz. Her gün doğmadan işe gidiyoruz akşamın karanlığında eve geri dönüyoruz. Derneğimizde bir araya gelerek derdimizi İşçi Dayanışması’na yazmaya karar verdik. İşçi arkadaşlarımızla sohbet ederken bir işçi arkadaşımız dertli bir şekil de “ulan böyle yaşamak olur...

(17.12.2014)

Fabrikalarda her geçen gün daha da ağırlaşan koşullarda çalışmak zorunda kalıyoruz. Artık hangi işyerinin kapısından içeri girersek girelim bize hemen hemen aynı koşulları dayatıyorlar. Asgari ücret ya da asgari ücrete yakın bir maaş, hafta içi, Cumartesi, Pazar demeksizin her gün mesaili çalışma.

Sayfalar

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Sakarya Hendek’te bir havai fişek fabrikasında meydana gelen patlamada 7 işçi yaşamını yitirmiş, 126 işçi de yaralanmıştı. Olayın ardından gerçek sorumlular yerine fabrikada çalışan mühendis, ustabaşı ve iş güvenliği uzmanı tutuklandı. Tepkilerden...
  • Tüm dünyada egemenler koro halinde aynı nakaratı tekrarlıyorlar: “Artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.” Koronavirüs tedbirlerinin “gevşetilmesiyle” “yeni normale” geçiş sürecinin başladığı söyleniyor. Koronavirüs bahanesiyle işçilerin çalışma ve...
  • Türkiye İstatistik Kurumu Nisan ayına ait işgücü istatistiklerini açıkladı. Rakamların bolluğuna rağmen dikkatle okunması gereken TÜİK raporu şöyle diyor: “Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, Nisanda geçen yılın aynı ayına...
  • Lübnanlı işçi ve emekçiler 2019’un son günlerinde sokaklara dökülmüş, zamlara, hayat pahalılığına, yolsuzluklara, aşırı vergilere duydukları öfkeyi ortaya koymuşlardı. Hükümet eylemleri polis ve asker baskısıyla bastırmayı denemiş ama başarılı...
  • İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, önlem almayan patronlara ciddi bir yaptırım uygulanmaması nedeniyle gerçekleşen iş cinayetleri her ay yüzün üzerinde işçinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Haziran...
  • Yeni bir şehirde yaşamayı öğrenebiliriz. Yeni komşularımızla yaşamayı öğrenebiliriz. Dünyanın hiçbir yerinde din, dil, ırk ayrımı yapmadan tüm emekçi kardeşlerimizle bir araya gelip birlikte mücadele etmeyi öğrenebiliriz. Bunlar hayatımızın yeni...
  • Sabah 07.40. Servis geldi, arkadaşımla beraber bindik gidiyoruz SASA fabrikasına. Arkadaşım kendi servislerine binebileceğimi söylemişti. “Yol parası verme oraya gelmek için” demişti. SASA fabrikasını önceden duymuştum ama hiç görmemiştim. Arkadaşım...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda meydana gelen patlama sonucunda 7 işçi yaşamını yitirmiş 126 işçi ise yaralanmıştı. Ayrıntılar belirginleştikçe işçilerin bir kez daha sermayenin kâr hırsının kurbanı...
  • Kıdem tazminatına devlet güvencesi geliyor! Bir gün çalışan işçi dahi kıdem tazminatı alacak! Kıdem tazminatında devrim! Gündemdeki yerini işte bu “müjdelerle” aldı kıdem tazminatıyla ilgili yeni tasarı. Biz işçiler de epey zamandır bu müjdeli...
  • Nejat Elibol Direnen Haliç romanında 1970’li yılları anlatır. Üç fabrikada işçilerin mücadelesinin ve yürüttükleri direnişin öyküsünü aktarır. Olaylar geliştikçe işçilerin değişimini görürüz. Hakları için mücadele ettikçe, birlik olmanın önemini...
  • İktidara geldiğinden beri işçi düşmanı yasaları yapmakta pek mahir olan AKP iktidarı, uzun zamandır peşinde olduğu kıdem tazminatını fon aracılığıyla ortadan kaldırmak için yeniden harekete geçti. Burjuvazi her fırsatta işçi sınıfının mücadelelerle...
  • Bir bilginin veya haberin ya da bir olayın değiştirilip, bozulup, çarpıtılıp çıkar sağlamak amacıyla yeniden dolaşıma sokulmasına dezenformasyon deniliyor. Burjuvalar yüzlerce televizyon kanalını, sayısız gazete ve dergiyi, koca bir troller ordusunu...
  • Kapitalist sömürü düzeninde egemenlerin tek bir gayesi vardır; kârlarını arttırmak ve böylece sermayelerini büyütmek. Bu uğurda yapamayacakları şey yoktur. Onların ne vicdanları, ne ahlakları, ne de insanlıkları vardır, tek kutsalları sermayeleridir...