Navigation

Buradasınız

Türk Metal Sözleşmeyi İmzaladı

Yaklaşık 130 bin işçiyi ilgilendiren metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, patron örgütü MESS ile Türk Metal ve Özçelik-İş sendikaları anlaşmaya vardı. Grevin eşiğine gelinmişken MESS ile apar topar sözleşme masasına oturan Türk Metal ve Özçelik-İş, üyelerine herhangi bir açıklama yapmadan yüzde 17’lik ücret zammı teklifini kabul etti. Türk Metal yönetimi, imzalanan sözleşmeyi “tarihi zafer” olarak servis ederken, alınan ücret zammı oranı gerçek enflasyonun çok gerisinde kaldı.

Yaklaşık 130 bin işçiyi ilgilendiren metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, patron örgütü MESS ile Türk Metal ve Özçelik-İş sendikaları anlaşmaya vardı. Grevin eşiğine gelinmişken MESS ile apar topar sözleşme masasına oturan Türk Metal ve Özçelik-İş, üyelerine herhangi bir açıklama yapmadan yüzde 17’lik ücret zammı teklifini kabul etti. Türk Metal yönetimi, imzalanan sözleşmeyi “tarihi zafer” olarak servis ederken, alınan ücret zammı oranı gerçek enflasyonun çok gerisinde kaldı. Böylece yaklaşık 120 bin metal işçisinin reel ücretlerindeki erime telafi edilmemiş oldu. Sözleşmenin ardından işyerlerinde yapılan açıklamalardan yansıyan görüntüler, işçilerin çoğunluğunun sözleşmeden memnun olmadığını ortaya koyuyor. İşçiler bir kez daha sefalete mahkûm edildiklerini belirtiyorlar.

Sözleşme sürecinin başında DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş ilk altı ay için yüzde 34 oranında ücret artışı talep ettiğini, Türk-İş’e bağlı Türk Metal ile Hak-İş’e bağlı Özçelik-İş ise aynı dönem için yüzde 26 istediğini açıklamıştı. MESS’in dayatmaları nedeniyle süreç adım adım grev aşamasına gelmiş ve Türk Metal ile Birleşik Metal-İş grev kararı aldığını açıklamıştı. MESS ise metal işçilerine gözdağı vermek amacıyla lokavt ilan etmişti. Bu gelişmelerin ardından Türk Metal yönetimi 27-28 Ocakta MESS ile yeniden masaya oturdu. İki gün boyunca işçilere masadaki gelişmelere dair herhangi bir açıklama dahi yapılmadı. 29 Ocak sabahı ise imzalanan sözleşmenin ayrıntıları süslü ifadeler eşliğinde açıklandı:

  • Sözleşme 1 Eylül 2019 ile 31 Ağustos 2021 arasında geçerli olacak.
  • 1 Eylül 2019 tarihi itibariyle, 12 TL’nin altında olan saatlik ücretlere, 12 TL’yi geçmeyecek şekilde 30 kuruş iyileştirme yapılacak.
  • Bunun üzerine tüm saatlik ücretlere, sözleşmenin birinci altı ayında yüzde 17 oranında zam yapılacak.
  • İkinci, üçüncü ve dördüncü 6 aylık dönemlerde enflasyon oranında zam yapılacak.
  • Tüm sosyal haklara birinci yıl yüzde 20 oranında, ikinci yıl enflasyon oranında artış yapılacak.
  • Tamamlayıcı sağlık sigortası uygulamasına devam edilecek.

Sözleşme ayrıntılarını açıklayan Türk Metal Genel Başkanı Pevrul Kavlak ilk altı ay için yüzde 18.49 zam aldıklarını öne sürdü. Sonra da ikinci altı ay için beklenen resmi enflasyon rakamı olan yüzde 6’yı da hesaba katarak yüzde 25,50 oranında zam aldıklarını iddia etti. Oysa bu bir yanıltmadır!

  1. Öncelikle 2020 Ocak ayı itibariyle asgari ücretli bir işçinin brüt saatlik ücreti 11,37 liradan 13,08 liraya çıktı. Dolayısıyla imzalanan sözleşmede 12 liranın (brüt) altındaki saat ücretlerine yapıldığı söylenen 30 kuruşluk zam, aslında asgari ücrete gelen zammın sadece bir bölümüdür. Asgari ücret zammının, üstelik sadece bir bölümünün sözleşme zammıymış gibi pazarlanması söz konusudur. Sözleşmenin Şubat ayı gelmeden, yani asgari ücret zammı maaşlara yansımadan, apar topar imzalanması da bu aldatmacanın bir parçasıdır.
  2. Sendika bürokratları açıklamalarında sosyal haklara yapılan zammı da ücret zammına giydirerek rakamları şişiriyorlar. Esasında önemli olan saat ücretlerine yapılan zamdır ki o da ilk altı ay için sadece yüzde 17, sözleşmenin geri kalan altı aylık dönemleri için ise açıklanacak resmi enflasyon oranlarıdır.
  3. Eylül 2019’da geçerli olan ve işe yeni giren işçilerin aldığı ücreti temsil eden taban ücrete, önce 30 kuruşluk iyileştirme sonra da yüzde 17’lik zam eklendiğinde, işçinin ücretinin yeni belirlenen asgari ücretin ancak yüzde 7 üzerine çıktığı görülmektedir. Bu oran bir saat için 96 kuruşa denk gelmektedir. Özellikle yeni işçiler için sözleşmenin aslında sadece yüzde 7’ye veya biraz fazlasına bağıtlandığı söylenebilir.
  4. Türk Metal yüzde 24’le bağıtladığı bir önceki toplu sözleşmeyi “yüzyılın sözleşmesi” olarak pazarlamıştı. Sözleşmenin kapsadığı Eylül 2017-Eylül 2019 arası dönemde ekonomik kriz nedeniyle işçilerin alım gücünde ciddi erimeler yaşandı. Böylece alınan zam oranı da çok kısa süre içinde pula döndü, işçilerin reel ücretleri geriye gitti. Yani hayat pahalılığı karşısında işçilerin alım gücü ve dolayısıyla reel ücretleri düştü. Yüzde 17’lik zam bu gerilemeyi telafi etmekten çok uzaktır. Ücretler baskılanarak bir kez daha reel ücretler geri çekilmiştir.
  5. MESS sürecin başında; sözleşme süresinin iki yıldan üç yıla uzatılması, esnek çalışma uygulamalarının arttırılması, ikramiyelerin performansa dayalı olarak verilmesi gibi hak gasplarının yanı sıra, yüzde 6 gibi oldukça düşük bir zam oranını masaya sürmüştü. Teklifini, işçilerden yükselen tepki üzerine, peyderpey önce 8’e, sonra da yüzde 10’a yükseltti. Süreç boyunca Türk Metal temsilcileri de fabrikalarda ücret zammının yüzde 14-15 olacağı yönünde algı oluşturdu. 28 Ocak akşamı ise sözleşmenin yüzde 15’e imzalandığı yönünde söylenti çıkarıldı. Metal işçilerinin mücadele arzusu karşısında MESS, üç yıllık sözleşme başta olmak üzere kimi dayatmalarından vazgeçti ve yüzde 17’lik zammı kabul etmesi, beklenenin üzerinde bir teklif olarak pazarlandı.

Tüm bunlar imzalanan sözleşmeyle işçilerin sefalete mahkûm edildiğini ortaya koyuyor. Türk Metal bürokratları “işçinin bir kör kuruşunu bile masada bırakmadık”, “MESS’e karşı zafer kazandık” diyerek bu sözleşmeyi zafer olarak sunmaktadır. Fakat gerek fabrikalardan gelen bilgiler gerekse de bizzat Türk Metal tarafından paylaşılan videolar işçilerin büyük kısmında “zafer” havasının yaratılamadığını ortaya koyuyor.

30 Ocak 2020

Son Eklenenler

  • Kendisini sermayeyi büyütmeye adamış kapitalist egemenler, bu uğurda sürekli politika geliştirmişlerdir. Örneğin yıllarca evin dört duvarı arasına sıkıştırılmış kadın emeği, patronların ihtiyacı olduğunda derhal fabrikalara yönlendirilmiştir. 1....
  • Onların isimlerini okul kitaplarından öğrendik. “Yeni Dünya”nın kurucuları olarak bahsediliyordu onlardan. “İlkellere”, “vahşilere” medeniyet götürmüşlerdi çünkü. Yıllarca Batı uygarlığının kahramanları, medeniyetin sembolleri olarak anılıp...
  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda ardı ardına patlamalar meydana geldi. Fabrikada 200 civarı işçinin çalıştığı belirtilirken, şu ana kadar 4 işçinin hayatını kaybettiği, içinde durumu ağır olanların...
  • Yaşadığı çağı anlamlandırmaya çalışan insan, tarih boyunca geleceğe yönelik çeşitli tasavvurlarda bulundu. Mesela edebiyat tarihinin ilk bilimkurgu yazarı olarak bilinen Samsatlı Lukianos, bir eserinde dönemin en hızlı teknolojik aracı olan...
  • Merhaba arkadaşlar. Ben özel sektörde çalışan bir eğitim emekçisiyim. Her yıl 10 aylık sözleşmelere imza atıp 3 kuruşa yaşamaya çalışan binlerce öğretmenden biriyim. Haftanın altı günü sabah 9’dan akşam 7’ye en az 10 saat, posamız çıkana kadar...
  • Selam olsun 15-16 Haziran büyük işçi direnişini miras bırakan işçi sınıfına, selam olsun sınıfımızın tarihini bizlere taşıyan derneğimiz UİD-DER’e! Derneğin sitesinde yayınlanan akışı okurken ve izlerken kendimi son derece mutlu ve gururlu hissettim...
  • 8 yaşında bir kız çocuğu hayata dair ne kadar şey bilebilir? Hayatın yükünü ne kadar sırtlayabilir? Adı üstünde çocuk… Çocuk oyun oynamak ister, gülmek ister. Gelecek henüz çok uzaktır onun için. Büyümek için, hayatın yükünü taşımak için önünde daha...
  • ABD’de ırkçı bir polis, gözaltına aldığı siyah Amerikalı George Floyd’un boynuna dizini dakikalarca bastırarak öldürdü. Ölmeden önce defalarca “nefes alamıyorum” diye haykıran Floyd’un katledilişi, ABD’de büyük yankı uyandırdı. Ülke çapında başlayan...
  • Koronavirüs, tek derdi kâr etmek olan patronlar için büyük bir fırsata dönüştürüldü. Zaten sinekten yağ çıkartırcasına bizleri çalıştıran patronlara, muazzam bir vurgun kapısı daha açılmış oldu. Ekranlarda işçilerin sağlığını düşünüyoruz diyenler,...
  • İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), Emeklilik Çağında Çalışan İşçiler İş Cinayeti Raporu hazırladı. Rapora göre, 2013-2019 yılları arasında “emeklilik çağında çalışan” en az 1925 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda...
  • İş kazalarının en sık yaşandığı sektörlerin başında inşaat sektörü geliyor. İnşaat sektörü işçilerin sendikasız ve güvencesiz çalıştırıldığı sektörlerin başında geliyor. Yevmiye usulü ve çoğunlukla sigortasız çalıştırılan işçiler taşeron firmaların...
  • ABD’de siyah bir emekçinin polis tarafından sokak ortasında vahşice katledilmesinin ardından başlayan protesto gösterileri dünyanın çeşitli ülkelerine de yayıldı. Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı dillerde, siyah beyaz, kadın erkek, genç yaşlı yüz...

UİD-DER Aylık Bülteni