Navigation

Buradasınız

Ziyarete 2 Kilo Soğan, Bebek Görmeye 2 Paket Bebek Bezi

Merhaba dostlar. Yeni bebekleri olmuş bir arkadaşımızın evini ziyarete gittik bugün. Dünyaya gelen bebeği bir görelim, sevelim, arkadaşlarımıza da hayırlı olsun diyelim istedik. Bebeği gördük, minicik, sevimli mi sevimli. Çaylarımızı içtik, sohbetler ettik. Krizden konuştuk bol bol. Yaşamın biz işçiler, emekçiler için çok zorlaştığından bahsettik. Sohbetimizi, “şikâyet etmek çözüm değil; biz işçiler aramıza konan tüm suni ayrımları aşıp haklarımız için bir arada mücadele etmeliyiz” diyerek ilerlettik. Konu konuyu açtı. Saat de ilerledi. Sohbete doyamadık ama en kısa zamanda tekrar görüşmek dileğiyle izin isteyip kalktık.

Eve geldiğimde yatmadan uidder.org’da yeni haberler, mektuplar var mı diye bir bakayım dedim. Bir mektup gördüm. Başlığı “İki Kilo Soğanla Ziyarete Gitmek”ti. Merak ettim hemen okudum. Ve okudukça da o gün ve daha önceki günlerde yaptığımız iki bebek ziyareti geldi aklıma.

Biri evlendiğinde, ev aldığında, yeni bir eve taşındığında ya da bebeği olduğunda destek olmak için o arkadaşlarımıza çam sakızı çoban armağanı bir hediye alırız. Hem destek olmak hem de sevincini paylaşmak için. Bunun için de arkadaşlar olarak aramızda para toplarız. Bu apartman komşumuz, iş arkadaşımız, dernek de ya da sendikada mücadele arkadaşımız olabilir. Ya da bir akrabamız. Herhalde dünyanın her yanında bu dayanışma vardır.

Eskiden bu dayanışma için para toplanırdı. Ya bu para verilirdi, ya paranın yettiğince altın alınırdı ya da bir hediye. Ama biz son 2 bebek ziyaretimizde bebek bezi aldık arkadaşlarımıza. Almadan önce de aradık sorduk hangi markayı ve kaç numara bez kullandıklarını ve ikisi de ne şaşırdı ne de itiraz etti. Çünkü temel bir ihtiyaç olan bebek bezi o kadar pahalı ki arkadaşlarımız bir nebze olsun bu yüklerinin hafiflemesinden çok memnun oldular.

Esenyurt’tan arkadaşlarımızın soğan götürmesine şaşırmadım bu yüzden. Çok da iyi anladım onları. Ama alışmayacağız bunlara. Alışmamalıyız, alışamayız. En temel ihtiyaçlarımızı karşılayamayacak duruma gelmemiz ürettiğimiz bunca zenginlik karşısında kabul edilebilir bir şey olmamalı.

Bunca çalışıp ürettikten, yaşamımızı tükettikten sonra bir de kapitalistlerin sebep olduğu krizlerin bedelini işsiz kalarak, düşük ücrete çalışarak, en temel ihtiyaçlarımızdan mahrum olarak ödemek zorunda değiliz. Bu çekilmez yaşama razı olmamak için bir araya gelmeli, “YETER”, “krizin bedelini ödemeye HAYIR” demeliyiz.

10 Aralık 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kanada’nın Saskatchewan eyaletinde kamuya bağlı Crown şirketlerinde su ve kanalizasyon, enerji dağıtımı, iletişim hizmetlerinde çalışan ve Unifor Sendikası üyesi yaklaşık 5 bin işçi greve çıktı. Eyalet hükümeti şirket çalışanları için beş yıllık bir...
  • Pakistan’ın Hayber-Pahtunhva eyaletinde doktorlar başta olmak üzere hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının da dâhil olduğu yaklaşık 45 bin sağlık işçisi greve çıktı. Eyalet hükümetinin sağlık sektörünü özelleştirme çalışmaları kapsamında...
  • Kapitalist sistemde bir işçinin kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmesi mümkün değil. UİD-DER Kadın Komitesi olarak emekçi kadınlarla bir araya geldik. Yaşamlarındaki zorlukları, bir sosyal yaşamlarının olup olmadığını sorduk. Bir dokunduk, bin ah...
  • Toplumsal anlamda yaşadığımız sorunlar kat be kat artıyor. Kapitalist sistem, tüm dünyada küresel bir kriz yaratmış durumda. Bu krizi yaratan patronlar ve onların temsilcisi yönetenler, krizin faturasını işçilere, emekçilere ve onların çocuklarına...
  • 26 Eylülde İstanbul’da yaşanan 5,7 büyüklüğündeki deprem sonrasında burjuva medya tarafından hiç vakit kaybetmeden korku senaryoları üretilmeye başlandı. Depreme karşı önlem almak için büyük miktarda vergi toplayan devletin ve yerel yönetimlerin...
  • 10 Ekim 2015 tarihinde sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri tarafından Ankara’da düzenlenen barış mitinginin IŞİD tarafından kana bulanmasının üzerinden tam 4 yıl geçti. “Emek, Barış ve Demokrasi” talepleriyle düzenlenen...
  • Ben üniversite öğrencisi bir işçi çocuğuyum. Geçtiğimiz günlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” açıklamasına internette denk geldim. Haberi gördükten sonra arkadaşlarımla paylaştım. Bu duruma hem...
  • Güney Amerika ülkesi Ekvador’da işçi sınıfı ve emekçiler Şubat ayından bu yana ayakta. Ülkenin dört bir yanında eylemlerle hükümeti protesto eden işçi ve emekçiler, seslerini daha güçlü çıkarmak ve egemenlere duyurmak için başkent Quito’ya akıyor....
  • Irak’ta 1 Ekimde yolsuzluğa, işsizliğe ve kamu hizmetlerinin yetersizliğine karşı emekçiler sokaklara döküldü. Başkent Bağdat’ta başlayan kitlesel protestolar kısa sürede Basra, Nasıriye, Amara ve diğer şehirlere sıçradı. Protesto gösterilerine...
  • Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Gebze Şubesi, 1. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirmiş, yeni yönetime Nuh Erdoğan, Gürcan Yücak, Selçuk Süzen ve Özgür Kotan seçilmişti. Uluslararası İşçi Dayanışması Derneğini...
  • Merhaba dostlar. Biz UİD-DER’li bir grup sağlık işçisiyiz. Yaşadığımız bir olayı daha sizlerle paylaşmak istedik. Bir süredir merkezi Marmara olmak üzere depremlerle sarsılıyoruz. İstanbul ve çevresinde bu artçı depremler 24 Eylül itibariyle artış...
  • Market durağında yavaşlayıp baktım. Tanıdık bir yüz göremeyince, arabaya tekrardan gaz verip gideceğim sırada, kısa boylu, göbekli, kalın dudaklı esmer biri arabaya doğru hareketlendi. El kol hareketi yapıp arabayı durdurmaya çalıştı. Yavaşladım....
  • Karayipler’in en yoksul ülkelerinden biri olan Haiti’de yoksul işçi ve emekçilerin protesto gösterileri devam ediyor. Haiti halkı, Şubat ve Haziran aylarında yüksek enflasyona, yoksulluğa ve hükümetin yolsuzluklarına karşı ayağa kalkmıştı. Haitili...