Navigation

Buradasınız

15-16 Haziran’dan “Metal Fırtına”ya

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 98

On binlerce metal işçisinin Türk Metal çetesine ve MESS’e karşı başlattığı mücadele birinci yılını doldurdu. Bu mücadele, “metal fırtına” olarak işçi sınıfının mücadele tarihine kazındı. Renault’da başlayan “metal fırtına”, Tofaş dâhil hızla Bursa’daki diğer fabrikalara, oradan da Kocaeli, Gebze, Ankara, Eskişehir, İstanbul gibi sanayi kentlerine sıçradı. Eylemler dalga dalga yayıldı. On binlerce metal işçisi Türk Metal’den istifa etti.

On yıllar boyunca ağır çalışma koşullarına, düşük ücretlere ve haksızlıklara katlanan metal işçileri “artık yeter” diyerek ayağa kalkmışlardı. 2014’ün sonbaharında metal patronlarının sendikası MESS ile işçileri temsil eden Türk-Metal, Birleşik Metal-İş ve Çelik-İş arasında toplu iş sözleşmesi görüşmeleri vardı. Metal işçileri, çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesini bekliyorlardı. Ancak Türk Metal çetesi, işçilerin taleplerine kulak asmadı. Bu sarı sendika, MESS’in dayatmalarına boyun eğerek sözleşmeyi 3 yıllığına imzaladı ve işçileri sefalet koşullarına mahkûm etti. İşçiler bir kez daha hayal kırıklığına uğramışlardı ve öfkeliydiler.

Tam bu günlerde Türk Metal, işçilerin basıncı altında kalarak Bursa’daki Bosch fabrikasında, MESS sözleşmesinden daha iyi bir sözleşme imzalamak zorunda kaldı. “Demek ki daha iyisi olabiliyormuş” diyen metal işçileri harekete geçtiler. İşçilerin 3 temel talebi vardı: Üç yıllık sözleşmeden vazgeçilmesini ve Bosch sözleşmesinin kendilerine de uygulanmasını, atama usulüne son verilerek işyeri temsilcilerinin kendileri tarafından seçilmesini, eylemlerden dolayı hiçbir işçinin işten atılmamasını istiyorlardı.

Çok geçmeden Bursa’da metal fabrikalarında başlayan eylemler hızla diğer kentlere yayıldı. Metal işçilerinin öfkesi tam anlamıyla patladı; fiili grev ve işyeri işgalleri günlerce devam etti. Ancak metal işçileri patronlar, medya, hükümet karşısında yeterince birlik ve uyanık değillerdi. Geçmişin mücadele deneyimlerini bilmiyorlardı. İşte bu yüzden, yüz binlerce işçide umut yaratan bu mücadele geri çekildi.

15-16 Haziran: Yüz Bin İşçi Yürüdü!

Metal işçileri, her dönem işçi mücadelesinin öncüsü olmuşlardır. 15-16 Haziran 1970’teki Büyük İşçi Direnişinin başını çeken de metal işçileriydi. Bu dönemde metal işçilerine Maden-İş ve onun başkanı Kemal Türkler yol gösteriyordu. Eğer bugünün metal işçileri, geçmişteki mücadele deneyimlerini bilselerdi, kuşkusuz her şey farklı olurdu.

15-16 Haziran direnişi, aradan geçen 46 yıla rağmen, işçilerin mücadelesine ışık tutmaya devam ediyor. İstanbul’dan Kocaeli’ne kadar uzanan ve 150 bin işçiyi kapsayan 15-16 Haziran eylemleri, işçilerin ne denli güçlü olduğunu ortaya koymuştu.

O dönem iktidarda olan Adalet Partisi, patronların isteği üzerine, bir yasa değişikliğiyle mücadeleci bir sendika olan DİSK’in önünü kesmek ve işçi sınıfının birliğine darbe vurmak istiyordu. Bu saldırıya karşı işçiler ayağa kalktılar; fabrikalarda üretimi durdurup meydanlara döküldüler. İşçinin gücünü gören patronlar, korkularından İstanbul’u terk ettiler. Daha sonra yasayı iptal edilmek zorunda kaldılar. Kazanan işçiler olmuştu.

İşçiler, sendikalarını, örgütlerini savunuyorlardı ve bu yüzden sonuna kadar kendilerini haklı hissediyorlardı. İşçiler bir sınıf olduklarının bilinciyle hareket ediyorlardı. O zaman da polis ve asker işçilerin karşısına çıkarılmıştı, ancak işçiler korkusuzca sonuna kadar mücadeleye devam etmişlerdi.

İşte patronlar, bu mücadele tarihinin bugünkü işçi kuşaklarına aktarılmaması için 1980 askeri faşist darbesini tezgâhladılar. Ancak her şeye rağmen işçiler mücadele etmeye ve öğrenmeye devam ediyorlar. “Metal fırtına” bir kez daha gösterdi ki, patronlar sınıfı ve düzen sahipleri ne yaparlarsa yapsınlar işçilerin mücadelesini önleyemezler. Lakin yenilmemek için geçmişin mücadele deneyimlerini öğrenmeli, bilinçlenmeli ve daha fazla birlik olmalıyız!

26 Mayıs 2016
...önceki
ATEŞ

Son Eklenenler

  • İşçilerin sağlığı ve güvenliği yerine patronların kârına öncelik veren sermaye düzeni, işçilerin canını almaya devam ediyor. Siyasi iktidar ise işçilerin canını zerrece umursamıyor, gerekli iş güvenliği önlemlerini almıyor ve sermaye sınıfını...
  • George Orwell “1984” kitabında, bizleri distopik bir dünyayla tanıştırıyor. Yıllardan 1984’tür. Romanın konu edildiği ülke baskıcı bir yönetimin elindedir. “BÜYÜK BİRADER” herkesi izler. Onun dünyasında özgürlük kavramı tam tersini ifade eder,...
  • Ben işimden dolayı gün içerisinde birden çok patron veya işveren temsilcisiyle konuşmak zorunda kalıyorum. Geçenlerde işlemlerini yaptığım bir patron ile aramızda geçen diyalogu sizlere anlatmak istedim. Yüzü beş karış adam, “nasılsınız” dememle...
  • “Kızımın hayalleri vardı, daha yapmak istedikler vardı, onu hayattan kopardılar.” Bu feryat, Pınar’ın bir cani tarafından katledilmesinin ardından acılı babanın haykırışı... Zekiye, Zeynep, Gül, Nurcan, Özgecan, Pınar ve daha ismini saymadığımız...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsizlik verilerini çarpıtmaya ve gerçekleri tepetaklak etmeye devam ediyor. 10 Ağustosta da aynı yöntemi kullanarak işsizlik verilerini açıkladı. TÜİK, kendisinin icat ettiği sınıflandırmalarla işsizliği olduğundan...
  • 4 Ağustosta Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta büyük bir patlama gerçekleşti. Resmi rakamlara göre en az 158 kişi öldü, binlerce insan yaralandı, on binlercesi ise evsiz kaldı. Limandaki bir depoda, hiçbir güvenlik önlemi olmaksızın yıllardır tutulan...
  • 2008 krizini takip eden aylarda toplu işten çıkarmaların yaşandığı pek çok şirkette işçilerin işten çıkarılmayı kabul etmeyerek direnişe geçtikleri elbette unutulmadı. Bugün yaşanmakta olan ağır ekonomik kriz döneminde, milyonlarca işçinin toplu...
  • Egemenlerin dünyayı yıkıma sürükleyen paylaşım ve rekabet savaşları devam ediyor. Güzelim dünyamız milyonlarca insan için adeta bir cehenneme dönmüş durumda. Bu yıl, Nagazaki ve Hiroşima’da atom bombası kullanılmasının 75. yıldönümü. Geride...
  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Çanakkale’de bulunan Dardanel Önentaş fabrikasında bazı işçilerde koronavirüs tespit edilmesinden sonra hayata geçirilen “kapalı devre çalışma sistemini” protesto etti. Adeta bir toplama kampı gibi...
  • Koronavirüs’ün zengin yoksul ayırımı yapmadığı, “pandemi” sürecinde ekonominin tüm kesimleri olumsuz etkilediği, hepimizin “aynı gemide olduğu” masalları anlatıladursun gerçeğin hiç de böyle olmadığını veriler ortaya koyuyor. İlk koronavirüs...
  • Hangi yana baksak aslında çok büyük sorunlara işaret eden ayrıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü paranın insanın mutluluğundan, yaşamından daha değerli görüldüğü bir düzende yaşıyoruz. Hepimiz daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyoruz.
  • Merhaba dostlar. Bizim için yürüdüğümüz yolu aydınlatan araçlardan biri oluyor İşçi Dayanışması... Her ay okur mektuplarıyla, yazılarla gündemdeki işçi sınıfını ilgilendiren gelişmeler ve karşılaştığımız, karşılaşacağımız birçok sorunla ilgili...
  • İnsanlık uzun çağlar boyunca yaşadığı deneyimlerden çıkarttığı dersleri, gelecek kuşaklara bazı deyimler veya atasözleri ile aktarır. “Denize düşen yılana sarılır” deyimi de çaresizliğin insana her şeyi yaptırabileceğini anlatmaktadır. Bunu içinden...

UİD-DER Aylık Bülteni