Navigation

Buradasınız

Maden-İş İşçilerle Bağını Nasıl Geliştirip Güçlendirdi?

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 140
MESS ile toplu sözleşme görüşmeleri devam ediyor. Peki, geçmişte toplu sözleşme talepleri nasıl oluşturuluyordu? Hangi yol ve yöntemler izleniyordu? İşçi ile sendika arasında nasıl bir iletişim vardı? İşyeri temsilcileri bu süreçte nasıl bir katkı sağlıyorlardı? İşveren sendikasıyla kimi hususlarda uzlaşılamadığında sendika nasıl bir yol izliyordu? Bu ve buna benzer sorular kuşkusuz daha da arttırılabilir. Bu soruların cevabını bulmak için dönüp Maden-İş Sendikasının bize bıraktığı tarihsel derslere bakalım. Maden-İş Sendikasının mücadele tarihini anlatan “Derinden Gelen Kökler” adlı kitapta tüm bu soruların cevaplarına dair bilgiler, yaşanmış örneklerle bizlere aktarılıyor.

MESS ile toplu sözleşme görüşmeleri devam ediyor. Peki, geçmişte toplu sözleşme talepleri nasıl oluşturuluyordu? Hangi yol ve yöntemler izleniyordu? İşçi ile sendika arasında nasıl bir iletişim vardı? İşyeri temsilcileri bu süreçte nasıl bir katkı sağlıyorlardı? İşveren sendikasıyla kimi hususlarda uzlaşılamadığında sendika nasıl bir yol izliyordu? Bu ve buna benzer sorular kuşkusuz daha da arttırılabilir. Bu soruların cevabını bulmak için dönüp Maden-İş Sendikasının bize bıraktığı tarihsel derslere bakalım. Maden-İş Sendikasının mücadele tarihini anlatan “Derinden Gelen Kökler” adlı kitapta tüm bu soruların cevaplarına dair bilgiler, yaşanmış örneklerle bizlere aktarılıyor.

Toplu sözleşme komitelerinin oluşturulmasının hayati derecede önemli olduğu biliniyor. Üyelerin aktif olarak çalışmasıyla bunun sağlanabileceğine inanılıyordu. Böylece patron sendikaları karşısında daha diri bir güç oluşuyordu. Derinden Gelen Kökler’de bu konu ele alınırken şöyle deniliyor: “Bu iki husus bir bütündür ve bütünün parçaları olarak birbirlerini etkiler. Sendika içi demokrasinin genişlemesi işçileri toplu sözleşme savaşımına daha aktif olarak katar. Toplu sözleşme savaşımına daha yığınsal katılım, sendika içi demokrasinin sınırlarını daha da geliştirir.” Daha yığınsal katılımın oluşabilmesi için toplu sözleşme müzakere masası kuruluyordu. Çeşitli komite ve kurullar oluşturularak tezgâh başındaki işçiyle daha güçlü bir iletişim ağı yaratılıyordu. Baş temsilciler, temsilciler ve ünite temsilcilerinden oluşan yapıya “İşyeri Birim Komiteleri” ve “İşyeri Toplu Komiteleri” de ekleniyor böylece bağlar daha da kuvvetleniyordu.

“İşyeri Birim Komiteleri” mümkün olduğunca çok üyeyi kapsayacak şekilde oluşturuluyordu. Bin ve üzerinde işçinin çalıştığı işyerlerinde birden fazla “birim komitesi” oluşturuluyordu. Örneğin bir fabrikanın hemen hemen her bölümünde (montaj, presler, hazırlık bantları gibi…) bir komite olurdu. Seçim mekanizması çalıştırılarak bu komitelere yeni işçilerin girişi sağlanıyor, canlı bir yapıya dönüştürülüyordu. Bu birim komiteleri; toplu sözleşme talepleri oluşturulurken gerek grev öncesi hazırlıklar yapılması gerekse de grevlerin yürütülmesinde kılcal damar işlevi görüyordu.

“Bölge Toplu Sözleşme Kurulu”, “Bölge Toplu Sözleşme Komiteleri” ve “müzakere komisyonu” için üyeler seçimle belirlenirdi. Rutin olarak özellikle de grev, direniş gibi kararlardan önce her 20 işçi için seçilmiş olan ünite temsilcileri ve üyelerin katılımıyla “Genişletilmiş Temsilciler Meclisi” toplantıları düzenlenirdi. Ünite temsilcileri sıklıkla temsil ettikleri işçilerle görüşüyor ve bu görüşmeler sonucunda uzlaşılan genel çerçeve bir üst birimde ele alınıyordu. Örneğin işçilerin ne kadar kararlı olduğu, tam olarak ne bekledikleri bu toplantılarda kendini gösteriyordu. Ayrıca müzakerelerin seyrine dair işçiler temsilciler aracılığıyla tüm açıklığıyla bilgilendiriliyordu. Böylece işçiler işverenin nasıl bir yol izlediğini de görmüş oluyordu. Mesela, 1977 yılı başlarından itibaren MESS ile devam eden toplu sözleşme görüşmelerinde uyuşmazlıklar ortaya çıkıyor, MESS sudan sebeplerle sözleşme imzalanmasını engellemeye çalışıyordu. Sendikanın tekliflerine cevap dahi verilmiyordu. Görüşmelere katılan Maden-İş temsilcileri bu durumu işyerlerindeki sendika ve ünite temsilcilerine anlatıyor, MESS’in sabotajı teşhir ediliyordu.

Genel Merkez, tabandan gelen önerileri dikkate alarak hazırlanan taslakları ortak bir hedefe çeviriyordu. Bu taslaklar bütün kademelerde, örgütsel yapılarda gözden geçirilerek tartışılıyordu. Tabanın söz ve karar sahibi olması bu yolla sağlanıyordu. Tek yönlü bir ilişki değildi bu. Maden-İş Sendikası, dünya işçi sınıfının mücadele tarihinden çıkardığı dersleri aktararak, işçileri bu temelde örgütlemeye çalışıyordu. İşçilerin birliğini güçlendirmek ve mücadelenin başarıya ulaşmasını sağlamak için her türlü yapay ayrım bir kenara itiliyordu. Önemli olan dil, din ve ırk değil sınıf kimliğiydi! Böylece sınıf bilinci güçlenmiş oluyordu, işçilerin birliği de pekişiyordu. Geçmişteki deneyimler yol göstermeye devam ediyor. Dün nasıl tüm yapay ayrımlar aşılarak, başarı elde edilmişse bugün de bu başarının elde edilmesi gayet mümkündür.

2 Kasım 2019

Son Eklenenler

  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar Havai Fişek Fabrikasında 6 işçinin hayatını kaybettiği, 118 işçinin ise yaralandığı patlama sonrası patron örgütü MÜSİAD, fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun’a kol kanat germekte gecikmedi. MÜSİAD Genel...
  • Bir tüccar tüm eşyalarını eşeğinin sırtına yüklemiş atının sırtına binmiş ve yeni pazarlar bulmak için şehre doğru yola koyulmuş. Ne at ne de eşek bir ay sürecek zorlu bir yolculuğa çıktıklarının farkındaymış. Başlangıçta bir zorluk görünmüyor, yol...
  • Kendisini sermayeyi büyütmeye adamış kapitalist egemenler, bu uğurda sürekli politika geliştirmişlerdir. Örneğin yıllarca evin dört duvarı arasına sıkıştırılmış kadın emeği, patronların ihtiyacı olduğunda derhal fabrikalara yönlendirilmiştir. 1....
  • Onların isimlerini okul kitaplarından öğrendik. “Yeni Dünya”nın kurucuları olarak bahsediliyordu onlardan. “İlkellere”, “vahşilere” medeniyet götürmüşlerdi çünkü. Yıllarca Batı uygarlığının kahramanları, medeniyetin sembolleri olarak anılıp...
  • “Gereksiz yere yanan ışıkları kapatın”, “duş süresini kısaltın”, “pencerelerinizi kontrol edin”, “diş fırçalarken suyu kapatın”, “peteklerinizin arkasındaki duvarı kaplayın”… Biz işçi ve emekçiler böyle tavsiyeleri çok sık duyarız. Ama koronavirüs...
  • Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Büyük Coşkunlar havai fişek fabrikasında 3 Temmuzda ardı ardına patlamalar meydana geldi. Fabrikada 200 civarı işçinin çalıştığı belirtilirken, şu ana kadar 4 işçinin hayatını kaybettiği, içinde durumu ağır olanların...
  • Yaşadığı çağı anlamlandırmaya çalışan insan, tarih boyunca geleceğe yönelik çeşitli tasavvurlarda bulundu. Mesela edebiyat tarihinin ilk bilimkurgu yazarı olarak bilinen Samsatlı Lukianos, bir eserinde dönemin en hızlı teknolojik aracı olan...
  • Merhaba arkadaşlar. Ben özel sektörde çalışan bir eğitim emekçisiyim. Her yıl 10 aylık sözleşmelere imza atıp 3 kuruşa yaşamaya çalışan binlerce öğretmenden biriyim. Haftanın altı günü sabah 9’dan akşam 7’ye en az 10 saat, posamız çıkana kadar...
  • Selam olsun 15-16 Haziran büyük işçi direnişini miras bırakan işçi sınıfına, selam olsun sınıfımızın tarihini bizlere taşıyan derneğimiz UİD-DER’e! Derneğin sitesinde yayınlanan akışı okurken ve izlerken kendimi son derece mutlu ve gururlu hissettim...
  • 8 yaşında bir kız çocuğu hayata dair ne kadar şey bilebilir? Hayatın yükünü ne kadar sırtlayabilir? Adı üstünde çocuk… Çocuk oyun oynamak ister, gülmek ister. Gelecek henüz çok uzaktır onun için. Büyümek için, hayatın yükünü taşımak için önünde daha...
  • ABD’de ırkçı bir polis, gözaltına aldığı siyah Amerikalı George Floyd’un boynuna dizini dakikalarca bastırarak öldürdü. Ölmeden önce defalarca “nefes alamıyorum” diye haykıran Floyd’un katledilişi, ABD’de büyük yankı uyandırdı. Ülke çapında başlayan...
  • Koronavirüs, tek derdi kâr etmek olan patronlar için büyük bir fırsata dönüştürüldü. Zaten sinekten yağ çıkartırcasına bizleri çalıştıran patronlara, muazzam bir vurgun kapısı daha açılmış oldu. Ekranlarda işçilerin sağlığını düşünüyoruz diyenler,...
  • İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), Emeklilik Çağında Çalışan İşçiler İş Cinayeti Raporu hazırladı. Rapora göre, 2013-2019 yılları arasında “emeklilik çağında çalışan” en az 1925 işçi, iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda...

UİD-DER Aylık Bülteni