Navigation

Buradasınız

2018’de En Az 1923 İşçi Hayatını Kaybetti

2018 yılı da işçi sınıfının ağır bedeller ödediği bir yıl oldu. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) 2018 yılına ait iş cinayetleri raporu, bu yıl boyunca iş cinayetlerinde en az 1923 işçinin hayatını kaybettiğini gözler önüne seriyor. Meslek hastalıkları nedeniyle en az 10 işçinin hayatını kaybettiği tespit edilebildi. 6 çiftçi Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, 1 kot kumlama işçisi silikozis, 1 inşaat işçisi sıtma, 1 tarım işçisi ise kuduz nedeniyle hayatını kaybetti.

2018 yılı da işçi sınıfının ağır bedeller ödediği bir yıl oldu. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) 2018 yılına ait iş cinayetleri raporu, bu yıl boyunca iş cinayetlerinde en az 1923 işçinin hayatını kaybettiğini gözler önüne seriyor. Meslek hastalıkları nedeniyle en az 10 işçinin hayatını kaybettiği tespit edilebildi. 6 çiftçi Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, 1 kot kumlama işçisi silikozis, 1 inşaat işçisi sıtma, 1 tarım işçisi ise kuduz nedeniyle hayatını kaybetti.

Hayatını kaybedenlerin 77’si çocuk işçi… Bu çocukların 23’ü 14 ve altındaki yaşlarda, 44’ü 15-17 yaşlarındaydı. 119 kadın işçi, 110 mülteci hayatını kaybetti. Mülteci işçilerin 48’i Suriyeliydi.

İş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin sadece yüzde 2,49’u (48 işçi) sendikalıydı.

İş cinayetlerinin aylara, işkollarına, nedenlerine ve kentlere göre dağılımı şöyle:

Ocak ayında en az 144, Şubat ayında en az 128, Mart ayında en az 130, Nisan ayında en az 189, Mayıs ayında en az 169, Haziran ayında en az 151, Temmuz ayında en az 201, Ağustos ayında en az 185, Eylül ayında en az 167, Ekim ayında en az 179, Kasım ayında en az 155, Aralık ayında en az 126 işçi yaşamını yitirdi.

İşkollarına göre dağılımda tarım-orman işkolu 457 emekçiyle en fazla iş cinayetinin gerçekleştiği iş kolu oldu.

  • İnşaat, yol işkolunda en az 438 işçi;
  • Taşımacılık işkolunda 233 işçi;
  • Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 118 emekçi;
  • Metal işkolunda 114 işçi;
  • Belediye, Genel İşler işkolunda 88 işçi;
  • Madencilik işkolunda 66 işçi;
  • Enerji işkolunda 63 işçi;
  • Konaklama, Eğlence işkolunda 47 işçi;
  • Gıda, Şeker işkolunda 44 işçi;
  • Savunma, Güvenlik işkolunda 42 işçi;
  • Petro-Kimya, Lastik işkolunda 36 işçi;
  • Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 29 işçi;
  • Tekstil, Deri işkolunda 28 işçi;
  • Çimento, Toprak, Cam işkolunda 21 işçi;
  • Ağaç, Kâğıt işkolunda 17 işçi;
  • Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 16 işçi;
  • İletişim işkolunda 6 işçi;
  • Banka, Finans, Sigorta işkolunda 3 işçi;
  • Basın, Gazetecilik işkolunda 4 işçi yaşamını yitirdi. 50 işçinin işkolu belirlenemedi.

İstanbul en fazla iş cinayetinin gerçekleştiği şehir oldu. En az 226 işçi İstanbul’daki iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

Acı ve kahredici tablo, işçilerin canının zerrece umursanmadığını ortaya koyuyor. İşçi sınıfı örgütlenmedikçe, iş güvenliği önlemlerinin alınması için mücadele vermedikçe iş kazaları ve iş cinayetleri durmayacaktır! İş cinayetlerinin önüne geçmek için işçilerin birlik olmak ve mücadeleyi yükseltmekten başka yolu yoktur.

6 Ocak 2019

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • 1974’te Çinli bir çiftçi kuyu açmak için kazmasını toprağa vurduğunda, neredeyse 2200 senelik bir sır açığa çıktı. Toprak kazıldı ve binlerce kil heykel gün yüzüne çıktı. Bunlar gerçek insan boyutlarında, zırhlarını, silahlarını kuşanmış asker...
  • Aylardır tüm dünyada gündemi koronavirüs belirliyor. Bu virüsün insanlığın başına gelmiş en büyük felaket olduğu söyleniyor. Devletler, hükümetler, ulusal ve uluslararası sağlık kurumları önlem olarak maske, “sosyal mesafe” ve dezenfektan...
  • Patronlara teşvik ve vergi indirimleri getirirken, işçilerin kıdem tazminatının fiilen gasp edilmesini, esnek ve güvencesiz çalışmanın dayatılmasını içeren torba yasa sendikalar tarafından protesto edilmeye devam ediliyor. DİSK, işçiler için kabul...
  • İşçi Dayanışması gazetemizin 151. sayısının başyazısında biz okurlara bir davet var. Başyazı şiirle başlıyor: Sararmış kitaplarda kaldı yoksulluk/Geçim sıkıntısını yazmıyor şair/Yaşam bir sevinçtir şimdi/Umut doğuran sabahlara uyanıyor çocuklar/Neşe...
  • Kardeşlerim. Ben yıllardır organize sanayiye işçi taşıyan bir servis şoförüyüm. Organize Sanayi Bölgesi şehirden yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, işte bu yüzden sabahın erken saatlerinde yollara düşerim. Uykulu gözleri duraklarından bir bir toplar...
  • Türk-İş, kıdem tazminatının fiilen gaspını da içeren torba yasa teklifine karşı 27 Ekimde Türkiye genelinde eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. Ankara, Kocaeli, İzmir, Adana ve Diyarbakır gibi pek çok kentte yapılan eylemlere Türk-İş’e bağlı...
  • Ekonomi Bakanı, bir kez daha “Yeni Ekonomi Paketi” açıkladı. İşsizlik, ekonomik kriz, hayat pahalılığı, pandemiyi fırsata çeviren patronlar ve bunların emekçiler üzerinde yarattığı baskıyla ilgili tek olumlu madde çıkmadı paketten! İşçileri...
  • Patron biz işçileri adına kısa çalışma ödeneğine başvurdu. Kısa çalışma ödeneği çıkmadı. Patron ücretsiz izin ödeneğine başvurdu. Ücretsiz izin çıktı. 7 aydır ücretsiz izinde görünüyorum. Ama aslında çalışıyoruz.
  • Hak gasplarında sınır tanımayan patronlara, pandemi süreciyle beraber adeta gün doğdu. Ekonomik kriz kör bir kuyu gibi derinleştikçe işçi haklarına karşı saldırılar da o denli arttırılıyor. Ücretsiz izinler mi dersiniz, sigortasız çalıştırma mı...
  • Son yıllarda televizyonlarda yemekle ilgili programlar, yarışma programları artmış durumdadır. Kimisi her gün yayınlanan kimisi de belli günlerde yayınlanıp reyting rekorları kıran programlar haline gelmiş. Kimi büyük kanallarda yayınlanıyor kimi de...
  • Sendikalaşma haklarına ve iradelerine karşı yapılan saldırıya boyun eğmeyen HSK işçileri, fabrika önünde başlattıkları direnişi sürdürüyor. Direnişçi işçiler, 27 Ekimde şirketin Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdiler, kararlı...
  • İzmir Torbalı’da bulunan Oral Etiket Baskı Ambalaj fabrikasında Selüloz-İş Sendikasına üye olduğu için işten atılan 5 işçi direnişe başladı. Selüloz-İş Örgütlenme Uzmanı Aykut Günel, fabrikada sendikanın örgütlenme çalışması devam ederken işverenin...
  • Pazara gittim, çantam dolmadı, her şey ateş pahası deme… İç bir keyif çayı rahatla! Aylardır ücretsiz izindeyim, 39 lira yetmiyor, sakın ha deme... İç bir keyif çayı rahatla! Çocuk EBA’ya girememiş, Zoom’a mooma bağlanamamış… Öfkelenme, nasıl olsa...

UİD-DER Aylık Bülteni