Navigation

Buradasınız

35 Katrilyon Nasıl Yazılır?

Belçikalı Godiva ve İngiliz United Biscuits’i alarak dünyanın en büyük üçüncü bisküvi üreticisi olan Ülker’in 2015 cirosunun yüzde 25’ini United Biscuits oluşturdu. United Biscuits’in 2015 cirosu 2 milyar sterlin! 1 sterlin 4 lira 35 kuruş. Yani UB’in 2015 cirosu 8,7 milyar lira. Daha iyi anlayabilmek için paradan atılan sıfırları yanına koyup söyleyecek olursak 8,7 katrilyon. Bu ciro Yıldız Holding’in cirosunun %25’i olduğuna göre holdingin 2015 cirosu 34,8 katrilyon ediyor. Bu rakamın yanına sıfırları da koyacak olursak ortaya çıkan görüntü şu: 34,800.000.000.000.

Ortalama ücreti 1500 lira olan bir işçi için okunması ve hayal edilmesi pek kolay olmayan bir rakam bu. Eğer Ülker bu cironun %20’sini kâr olarak sermayesine akıtmışsa bu da 8,7 katrilyon ediyor. Asgari ücretle çalışan bir işçinin yeni artışla 1300 lira ücret aldığını düşünürsek ve bunu 12 ile çarparsak 15,600 lira ediyor. Bunu da Yıldız Holding’in bir yıllık kârı ile kıyaslarsak Yıldız Holding’in 557,600 işçinin yıllık kazancına eşit bir kazanç elde ettiğini görüyoruz.

Hem Ülker’in hem de diğer patronların kasalarına katrilyonlarca lira akıtan biz işçiler bunun karşılığında daha uzun çalışma saatlerine, taşeron çalışmaya, sendikasızlaştırmaya, iş cinayetlerinde ölmeye ve çocuklarımıza yoksulluk ve geleceksizlik bırakmaya mahkûm ediliyoruz.

Şöyle bir genelleme yapabiliriz: Bizlerin beyinlerini milliyetçilik zehriyle uyuşturup sınıfsal çıkarlarımıza kör bakmamızı sağlayanlar kendilerine gelince dünyanın dört bir yanında fabrika kurup oradaki sınıf kardeşlerimizi de bizler gibi iliklerine kadar sömürüyorlar. “Türk’ün Türk’ten başka dost yoktur” diyen patronların dünyanın yedi kıtasındaki iş ortaklıkları aslında kimin dost kimin düşman olduğunu anlamamıza yeter de artar bile. Aşağıdaki haber biz işçilere bir fikir verir herhalde!

Dünyanın üçüncü büyük bisküvi üreticisi haline gelen, 73 ülkede 73 etnik kökenden işçiyi çalıştıran, farklı farklı ülkelerin patronlarıyla işbirlikleri, ortaklıklar oluşturan dünya devi Ülker’de işçilerin gelirleri, sosyal hakları ne durumda peki? Ülker’in fabrikalarında çalışan işçilerin çok büyük bir çoğunluğu ya asgari ücrete ya da çok az üzerinde bir ücrete ve taşeron sisteminde çalışıyorlar. Sendikalaşmak isteyen işçiler işten atılıyor.

Kıssadan hisse: Dünyanın neresinde olursa olsun işçiler bir sınıftır ve çıkarları ortaktır. Hangi milliyetten olursa olsun patronlar da karşımızdaki sınıftır ve işçilerin karşısında onların çıkarları da ortaktır. Patronların uluslararası birliğine karşı işçilerin uluslararası birliği!

29 Ocak 2016

Son Eklenenler

  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Çanakkale’de bulunan Dardanel Önentaş fabrikasında bazı işçilerde koronavirüs tespit edilmesinden sonra hayata geçirilen “kapalı devre çalışma sistemini” protesto etti. Adeta bir toplama kampı gibi...
  • Koronavirüs’ün zengin yoksul ayırımı yapmadığı, “pandemi” sürecinde ekonominin tüm kesimleri olumsuz etkilediği, hepimizin “aynı gemide olduğu” masalları anlatıladursun gerçeğin hiç de böyle olmadığını veriler ortaya koyuyor. İlk koronavirüs...
  • Hangi yana baksak aslında çok büyük sorunlara işaret eden ayrıntılarla karşılaşıyoruz. Çünkü paranın insanın mutluluğundan, yaşamından daha değerli görüldüğü bir düzende yaşıyoruz. Hepimiz daha iyi bir yaşamın hayalini kuruyoruz.
  • Merhaba dostlar. Bizim için yürüdüğümüz yolu aydınlatan araçlardan biri oluyor İşçi Dayanışması... Her ay okur mektuplarıyla, yazılarla gündemdeki işçi sınıfını ilgilendiren gelişmeler ve karşılaştığımız, karşılaşacağımız birçok sorunla ilgili...
  • İnsanlık uzun çağlar boyunca yaşadığı deneyimlerden çıkarttığı dersleri, gelecek kuşaklara bazı deyimler veya atasözleri ile aktarır. “Denize düşen yılana sarılır” deyimi de çaresizliğin insana her şeyi yaptırabileceğini anlatmaktadır. Bunu içinden...
  • ABD’li aktör Robert De Niro’nun, Twitter üzerinden “İşte Amerika” notuyla yaptığı paylaşım, köhneyen kapitalist düzenin pis kokularını, çürümüşlüğünü bir kez daha gözler önüne serdi. Görüntüler uzunca bir caddede yatıp kalkmak, çöplerin içinde...
  • İnsanların psikolojik olarak yıprandığı, yalnızlaştığı ve çaresizliğe kapıldığı bir dönemden geçiyoruz. Fakat kendi adıma şunu çok rahat söyleyebilirim ki bu duyguların hiç birini yaşamamamın tek sebebi UİD-DER’de verdiğim örgütlü mücadeledir....
  • Koronavirüs gerekçesiyle okulların tatil edilmesinin üzerinden dört beş ay geçti. Bu sürede milyonlarca öğrenci okula gidemedi. Çocuklar arkadaşlarını göremiyor, sokakta gönlünce oyun oynayamıyor. Evin içine hapsoldukça, cep telefonlarına ve...
  • Covid-19 salgını bahanesiyle patronlara ballı teşvikler açıklayan siyasi iktidar sözde “işten atma yasağı” getirmiş, geçtiğimiz günlerde de yasağın süresini uzattığını açıklamıştı. Ancak iktidarın sözde işten atma yasağı patronlar için bir engel...
  • Koronavirüs salgınıyla örtmeye çalıştıkları krizi fırsata dönüştürme hayalleri kuran patronlar ve hükümet el ele verip kıdem tazminatımızı elimizden almak için yeni hamleler yapıyorlar. Bir yandan “dünyayı ve insanlığı tehdit eden bir virüsle karşı...
  • Merhaba arkadaşlar. Bültenimizin son sayısındaki “Bir Devir ve Bir İşçi Lideri: Kemal Türkler” başlıklı yazının altındaki bir resim beni çok etkiledi. Resimde DİSK’in kurucusu Kemal Türkler’in eşi Sebahat abla, işçi sınıfına grev hakkını armağan...
  • Merhaba arkadaşlar. 22 Temmuz günü mücadeleci sınıf sendikacılığının sembol ismi Kemal Türkler’i anmak için UİD-DER’li işçi kardeşlerimle birlikte anmaya katıldım. Mezarlığa gittiğimizde arkadaşlarımın her birinin yüzünde işçi sınıfının...
  • 2012 yılında İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkartıldı. Bu kanun ile birlikte işyerlerinin birçoğunda iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurma zorunluluğu getirildi. Kamu kurumları ve 50’den az işçi çalıştıran işyerleri için uzman ve hekim...

UİD-DER Aylık Bülteni