Navigation

Buradasınız

Açgözlülerden İşçiye Nasihat: Şükret!

Ocak 2016, İşçi Dayanışması Bülteni No:94

Tüm fabrika ve sektörlerde işçiler patronlar tarafından iliklerine kadar sömürülüyorlar. Meydana gelen iş kazaları, meslek hastalıkları da cabası. Uzun iş saatleri sonucunda adeta birbirine yabancılaşan ve sosyal yaşamdan kopan aileler, çocuklar, anne babalar ve her geçen gün artan boşanma oranları da cilası. İşte patronların işçilere reva gördükleri hayat bundan ibaret!

Patronlar kendileri ellerindekiyle yetinmezken, şükretmek nedir bilmezken, neden biz işçilerden sürekli şükretmemizi istiyorlar?

Gerçekler böyle olsa da patronlar işçilere hep içinde bulundukları duruma şükretmelerini öğütleyip dururlar. Mesela; çalışma koşulları ne kadar kötü olursa olsun bir işi olduğu için işçi şükretmeli. Aldığı maaş ne kadar düşük olursa olsun işçi “en azından maaş zamanında yatıyor” deyip şükretmeli. Ne de olsa kapıda bekleyen işsiz çok. Ya işten atarsa patronu? O yüzden işçi susup işine bakmalı, günde en az 12 saat çalışmalı, aldığı üç kuruş paraya itiraz etmemeli. Hatta fırsat buldukça “Allah razı olsun bizim patrondan, sayesinde karnımız doyuyor” demeli. Sigortası her ay tastamam ödeniyor mu, maaşını gününde alıyor mu? Ha bir de işyeri yemek veriyor mu? E, bunları bulmuş bir işçi daha ne ister, Allah’tan belasını mı?

Evet, patronlar biz işçilerin tam da böyle düşünmemizi istiyorlar. Biz işçilere yoksulluğu, açlığı, sefaleti reva görenler, gerçekten bizim alın terimizin karşılığını bize veriyor olabilir mi? Açlık sınırı 1400 lirayken, asgari geçim indirimini ekleyip alın size 1300 lira diyenler ve bizi açlığa mahkûm edenler, bize şükretmemizi öğütleyen patronlar değil midir? Bu işte bir tuhaflık yok mu sizce de? Bize sürekli halimize şükretmemizi öğütleyen patronlar kendileri hallerine şükrediyorlar mı acaba? Ellerindekiyle yetiniyorlar mı? Her yıl gözümüze sokarcasına yıllık cirolarını açıklıyorlar ve bir sonraki yıl için planladıkları kâr oranını ortaya koyuyorlar. “Kazandığım para yedi ceddime yeter, bu kadarı yeterli, bugün de işçilere baskı yapmayayım, mesaiye bırakmayayım, üç kuruş fazla maaş vereyim, gece vardiyasına getirtmeyeyim” diyor mu patronlar? Asla! Tek dertleri daha çok kâr etmek. Yani gözleri doymak bilmiyor. Hep daha fazlasını istiyorlar. Üzerimizde hep daha fazla daha fazla baskı kurup “üretin” diyorlar. Mesela biz bir günde 1000 adetlik üretim yapıyorken patronumuz haline şükretmiyor. “Bu kadarı yeterli” demiyor. Baskıyla, tehditle 1000 adet ürettiğimiz ürünü 1500’e çıkarmamızı istiyor. Çalışma tempomuzu arttırarak adeta robot gibi çalışmamızı bekliyorlar bizlerden. Sonra gelsin yorgunluk, tükenmişlik, dinmek bilmeyen ağrılar, iş kazaları…

Peki, patronlar kendileri ellerindekiyle yetinmezken, şükretmek nedir bilmezken, neden biz işçilerden sürekli şükretmemizi istiyorlar? “Bir işim var buna da şükür, çalışma koşulları ağır ama buna da şükür, maaşım düşük ama buna da şükür, sigortam asgari ücretten, mesailerim elden ödeniyor ama buna da şükür.” Bu liste uzayıp gider ama tüm bunlar oluverirken bu işten patronlar dışında kimin kârı var? İşte tam da bu yüzden her şeye şükretmemizi istiyorlar. Elbette açgözlü olmamak kötü değildir. Elbette elindekiyle mutlu olabilmek bir erdemdir. Ama bu erdeme neden sadece ellerine üç kuruş para geçen işçiler sahip olacakmış? Neden patronlar açgözlü olmaktan vazgeçmezler ve utanmazlar? Bize hem “hakkınızı bize yedirin” hem de “bu durumdan memnun olun” demiş olmuyorlar mı?

Rızkımızı çalan, geçim derdi belasını başımıza çorap gibi ören patronlar hem açgözlü davranıyor hem de bizi açgözlü olmakla, çok ücret istemekle suçluyorlar. Bizim itirazımız bunadır. Çünkü tüm bunları sorgulamaya başladığımız anda devamı gelecek ve patronların kurduğu bu sahtekârlık düzeni bozulacak. Tüm korkuları bundandır. Bizler sorgulamayalım, ses çıkarmayalım, hakkımızı aramayalım diyedir. Oysa biz işçiler gücümüzü birliğimizden alırız. Bir araya gelip birlikte hareket edersek eğer, bu gidişatı tersine çevirir ve patronların bu kirli oyunlarını bozabiliriz. Şükredeceksek bu açgözlü patronlara şükretmeyeceğiz. Şükredeceksek eğer, işçiler olarak bir araya geldiğimizde ne kadar güçlü olduğumuza ve hakkımız olanı çaldırmadığımıza şükredelim. Milyonlarca işçiyi açlığa, yoksulluğa ve ölüme itenlerden hesap sorabildiğimize şükredelim.

18 Ocak 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...
  • Merhaba dostlar, işçi ve emekçiler olarak hayatımızın her alanında kapitalist sistemin bize dayattığı ağır şartları yaşıyoruz. Bu sistem bizi hayatın her alanında eziyor. Yıllarca okuyup aylarca işsiz kalan ve henüz yeni iş bulabilmiş genç bir...
  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...