Navigation

Buradasınız

“Allah Bankalardan Razı Olsun!”

Merhaba kardeşler,

Hepimiz işyerlerimizde krizin etkilerini iliklerimize kadar hissediyoruz. İşten çıkarmaların artması, maaşların geç yatması, zorla mesai dayatmaları, iş güvenliği ihmalleri gibi bir sürü sıkıntıyla boğuşmak zorunda kalıyoruz. Ben de çalıştığım yerde daha önce yaşadığımız sıkıntıları dilim döndüğünce sitemiz aracılığıyla sizlere anlatmıştım. Şimdi de bir arkadaşımla aramızda geçen bir sohbeti sizlerle paylaşmak istedim.

Arkadaşımla maaşların geç yatması üzerine sohbet ediyorduk, daha doğrusu dertleşiyorduk. Bu arkadaş işe başlayalı birkaç gün olmuştu. Son çalıştığı yerde altı ay boyunca maaşlarının yatmadığını söyledi. Üstelik altı ay boyunca sürekli çalışmışlar ve buna karşı kimse ses çıkaramamış. Böyle anlatmaya devam ederken kendisinin bu sıkıntıya bir çözüm ürettiğini söyledi. Böyle bir çözüm bularak ne kadar uyanık ve akıllı davrandığını da belirtti. Çözüm olarak bulduğu şey bankadan esnek hesap açtırıp o parayla idare etmekmiş. Ayrıca böyle bir fikrin diğer arkadaşlarının aklına gelmediğini söyleyerek alttan alta kendisinin diğerlerinden daha akıllı olduğunu ima etti. Tabi kendisi de gidip diğer arkadaşlarına söylememiş. Bankanın onun imdadına “Hızır” gibi yetiştiğini anlatırken “Allah bankalardan razı olsun” demeyi de es geçmedi.

İşçi arkadaşımızın anlattığı gibi gerçekten de banka kredisi bizim derdimize çare midir? Maaşlarımız ödenmediğinde ya da düşük ücrete çalıştığımız için geçimimizi sağlayamadığımızda tam da tefeciler gibi zor durumumuzdan faydalanarak bize faizle para satanlardan neden Allah razı olsun?

Bu kriz döneminde maaşlarımızı zamanında alamıyoruz. Haliyle kredi taksitleri de zamanında ödenmemiş oluyor. Üstelik bu durum öyle bir hal almış ki bazı sınıf kardeşlerimiz kredi kart borcunu diğer bir kredi kartıyla ödüyor. Zamanında yatırılmadığında akla zarar fahiş faizler ödeniyor. Dert binken beş bin oluyor. Yani kısacası kredi sistemi hayatımızı ipotek altına alıyor. Kredi kartı borçları yüzünden depresyona giren hatta intihar eden birçok işçi var. Çünkü kredi mekanizması borçlara çözüm olmak yerine tam tersine sorunları daha çok katmerleştiriyor.

Yine başka bir gün yemekhanede kredi kartı satıcılarına denk geldik. Diğer arkadaşlar da bankaların fırsatçılığına tepkiliydiler. Özü “zaten maaş alamıyoruz, bunu fırsat bilip çaresizliğimizden faydalanmaya çalışıyorlar” olan bir sohbet geçti yemek sırasında.

Sermaye sınıfının ümüğümüzü sıktığı yetmezmiş gibi, çözüm diye sunduğu mekanizmalar da aslında bizi daha çok bataklığa saplıyor. Tüm sorunlarımızda olduğu gibi düşük ücret, ödenmeyen maaşlar, bütün bunlardan kaynaklı yaşanan geçim sıkıntısının çözümü de bir araya gelmek ve hakkımızı almak için örgütlenmektir. Hayatımızı ipotek altına alan bu sistemi ancak bir araya gelip örgütlenerek alaşağı edebiliriz.

19 Temmuz 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!” Hemen hemen herkesin bildiği bu sözleri, Fransa kraliçesi Marie Antoinette söylemiştir. Halk ekmek bulamayıp açlık ve yoksulluktan kırılırken, kral ve soylular saraylarda vur patlasın, çal oynasın bir yaşam...
  • İngiltere merkezli uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, servet ile sefalet arasındaki derin uçurumu gözler önüne seren bir rapor açıkladı. Oxfam raporunda ironik bir dille şu çarpıcı ifadeler yer alıyor: “Eğer herkes 100 dolarlık banknotlardan oluşan...
  • Merhaba dostlar! Metal işçisi kadınlar ve işçi eşleri olarak yazıyoruz bu satırları sizlere. Farklı şehirlerde, metale, demire şekil veren 130 binden fazla işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesini bizler de yakından takip ediyoruz. Kimimiz...
  • Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocakta Gebze’de MESS dayatmalarına karşı coşkulu bir miting gerçekleştirdi. Saat 11.00’de Gebze Trafo Meydanı’nda toplanan metal işçileri, “Metal işçisinin sabrı taştı! Çocuklarımız için grev! Haklarımız...
  • 86 fabrikada 130 bin işçiyi kapsayan metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi, MESS’in dayatmaları nedeniyle anlaşmazlıkla sonuçlanmıştı. Haftalardır kitlesel basın açıklamaları, iş bırakma eylemleri ve yürüyüşler gerçekleştiren on binlerce metal...
  • “MESS dayatmalarına sabrımız taştı” diyen, yaptıkları eylemlerde “grev” diye haykıran metal işçileri Gebze’de buluşuyor. Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocak Pazar günü Gebze’de bir araya gelerek MESS dayatmalarına karşı seslerini...
  • Öyle zamanlardan geçiyoruz ki doğru bildiklerimiz yanlış, yanlış bildiklerimiz doğru addedilir oldu. Namuslu, dürüst olmak enayilik, saflıkmış gibi yansıtılıyor. Gerçekler bilinçli bir şekilde ters yüz ediliyor. İnsanı insan yapan kıymetli...
  • İstanbul/Bakırköy Belediyesi’nde çalışan işçiler ve kamu emekçileri toplu sözleşmenin uygulanmaması, sosyal haklarının verilmemesi ve ücretlerin geciktirilerek ödenmesine karşı eylem yaptı. Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şubenin çağrısıyla...
  • Hesabını bilmek, her işçi için önemlidir. Tabi bunun için az da olsa matematikten, dört işlemden anlamak gerekir. İlkokul yıllarımda ve daha sonrasındaki okul hayatımda, tıpkı benim gibi matematikten pek de haz etmeyen arkadaşlarımın yaptığı gibi,...
  • Çocuk denildiğinde muhtemelen hemen herkesin aklına masumiyet ve saflık gelir. Çocukluk leke tutmaz bir dönemidir insanın. Çirkinlikler, kötülükler çocuklara yakıştırılmaz, çocuk hep hoş görülür. Oynanan oyunların etkisiyle yıpranmış, kirlenmiş...
  • Petrol-İş Sendikası İzmir Şubesinin örgütlü olduğu rüzgâr türbini kanadı üreten TPI Kompozit’in T1 ve T2 işletmelerinden 3’er işçi işten atıldı. Atılan işçilerden birisinin sendika temsilcisi, bir kısmının ise delege olduğu öğrenildi. ABD menşeli...
  • Nâzım Usta’nın dediği gibi “Bir yara açıldığında hücreler onu kapatmak için bir araya gelir. Bunu yapmasalar vücut ölür. Bir yara var ve bizim bir araya gelmemiz gerekiyor…”
  • Metal işkolundaki grup toplu sözleşme sürecinde işveren sendikası MESS’in dayatmaları karşısında işçiler boyun eğmiyor, mücadele ediyor. Üç yıllık sözleşme süresi, esnek çalışma ve sefalet zammı dayatan MESS’in, ücret zammı teklifini ilk altı ay...