Navigation

Buradasınız

Bu Topraklardan Bir Kozlu Direnişi Geçti

Biz hep bugünü düşünür olduk. Geleceğe bakmaya korkar olduk, hayallerimizin içini kaygılarla doldurduk. Sabahın ilk ışıklarıyla yollara döküldük, mesai bitiminde mesaiyle birlikte biten bedenlerimizi eve zar zor götürdük. Bir tas çorba içtik içmedik, çocuklarımızın gözlerine baktık bakmadık, yorgunluktan uyuya kaldık. Günler birbirini kovaladı, her gelen gün öncekini arattı. Çalıştık, didindik ama ne fayda! Sanki cebimiz delik, üç kuruştan gayrisini göremez olduk. Çalışma azalmadı, yorgunluk azalmadı ama mutfağımızda, dolabımızda ne varsa azaldı. Saçlarımızın beyazı arttı, alnımızın çizgileri arttı, işçi kardeşlerimizin ölümü arttı, patronumuzun kasasındaki paralar arttı ama bizim kesemizin bereketi artmadı. Eyy işçi kardeşlerimiz bu işte bir terslik yok mu? Onca emeğimizin karşılığı yokluk mu, yoksulluk mu?

Biz hep bugünü düşünür olduk. Hadi yarından korkar olduk da geçmişi ne tez unuttuk. Bu devran hep mi böyleydi? İşçiler hep mi sus pus olur, yaşamını bir parça olsun değiştirmek istemezdi?

Öyle değil elbet. İşçiler zamanında neler yapmışlar neler... Türkiye’de 12 Eylül gelip de her yeri viran etmeden öncesiymiş. O zamanlar sınıf hareketi varmış. Yani işçi sınıfı hoşnutsuz oldukları iş koşullarını değiştirmek için iş bırakma eylemleri, grevler, direnişler yaparmış. Mesela kara elmas diyarı Zonguldak. Zonguldak’ta binlerce maden işçisi varmış. Bugün olduğu gibi o gün de maden işçileri zor şartlarda çalışırlarmış. Yerin altında çalışan işçiler canını dişine takar, ölesiye çalışırlarmış. Ama işçiler kendi hakları olan yevmiye zamlarının kendilerine adil bir şekilde verilmediğini görmüşler ve küfür yiyerek baskı koşullarında çalışmak canlarına tak etmiş. Bunun üzerine Karadon İşletmesine bağlı Gelik bölümünde çalışan binlerce işçi ocaklara inmemeye karar vermişler. Bu durum dilden dile yayılmış ve diğer (Kilimli, Karadon, Çaydamar) ocaklarında çalışan işçiler de madene inmeme kararı almışlar. Sonra bu eylemlere Kozlu’daki madenciler de katılmış. Binlerce madenci ocağa inmedikleri gibi içeriye kimsenin girmesine de müsaade etmemişler. İşçilerin birlik olmasından rahatsız olan hükümet işçilerin üzerine askerler göndermiş. Açılan ateş sonucu 2 işçi hayatını kaybetmiş. Hükümet bununla da kalmamış diğer işçiler direnişi kötü bilsinler diye jet uçaklarıyla havadan bildiriler attırmış. Ama hükümet Kozlu Direnişi’nin tarihe yazılmasına engel olamamış. Çünkü 1965 yılında gerçekleşen Kozlu direnişi Türkiye'de daha sonra yaşanacak olan grev ve direnişlere de örnek olmuş. İşçiler arasında kulaktan kulağa, dilden dile duyulmuş. Ve bugünlere kadar ulaşmış.

Bugün de işçiler çalışma koşullarına, karşı çıkmak isteseler karşılarına önce patron sonra kolluk kuvvetleri dikilmiyor mu? “OHAL” dediler, “halka yönelik değil” dediler ama yine işçiyi, emekçiyi yani bizi etkilemiyor mu? Zaten sesimiz kısık çıkar olmuştu, şimdi hiç çıkmasın istiyorlar. Ne bir grev, ne bir direniş, ne de birlik olmuş işçi görmek istiyorlar. Patronlar, biz yalnızca çalışalım, dumanlı gözlerle onların istedikleri kanalları izleyip, onların sözlerini tekrar edelim istiyorlar. Geleceğimizi elimizden alıp kendi geleceklerini garanti altına almak istiyorlar. Biz de şimdilik bugünü düşünür olduk. Şimdi dünümüzü, bugünümüzü ve yarınlarımızı düşünmenin vaktidir. Geçmiş bize diyor ki: Gücümüz Birliğimizden Gelir!

22 Ekim 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Asıl müjdeyi toplantının sonlarına doğru veren bakanın müjdesini dinleyemeyenler için veriyorum: “Yılda 60-100 milyar lira büyüklük sağlayacak tamamlayıcı emeklilik sistemi sosyal tarafların mutabakatıyla kurularak, özellikle sermaye piyasalarını...
  • Merhaba kardeşler. Bundan üç ay kadar önce çalıştığım yerden, haksız bir şekilde işten atıldım. İşsiz kaldığım süre boyunca, iş bulmak için birçok yere başvurdum. Farklı sektörlerden iş görüşmelerine gittim. Hiçbirinden olumlu bir cevap alamadım....
  • Krizin bedeli işçi sınıfına ödetilmek istenirken dünyanın pek çok ülkesinde işçiler bu saldırılara direniş ve grevlerle karşı duruyorlar. ABD de grev ve direnişlerin yaygınlaştığı ülkelerden biri... Otel, hastane, market işçileri, eylemleri dünyanın...
  • İşsizlik rakamları her ne kadar devletin resmi kurumlarınca düşük gösterilmeye çalışılsa da gerçekler ayan beyan ortada. Bugün 7 milyon insan işsizlikle boğuşuyor. İşsiz sayısı artarken işsiz kalan işçiler de İşsizlik Sigortası Fonundan yararlanmak...
  • Kanada’nın Saskatchewan eyaletinde kamuya bağlı Crown şirketlerinde su ve kanalizasyon, enerji dağıtımı, iletişim hizmetlerinde çalışan ve Unifor Sendikası üyesi yaklaşık 5 bin işçi greve çıktı. Eyalet hükümeti şirket çalışanları için beş yıllık bir...
  • Pakistan’ın Hayber-Pahtunhva eyaletinde doktorlar başta olmak üzere hemşirelerin ve diğer sağlık çalışanlarının da dâhil olduğu yaklaşık 45 bin sağlık işçisi greve çıktı. Eyalet hükümetinin sağlık sektörünü özelleştirme çalışmaları kapsamında...
  • Kapitalist sistemde bir işçinin kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürmesi mümkün değil. UİD-DER Kadın Komitesi olarak emekçi kadınlarla bir araya geldik. Yaşamlarındaki zorlukları, bir sosyal yaşamlarının olup olmadığını sorduk. Bir dokunduk, bin ah...
  • Toplumsal anlamda yaşadığımız sorunlar kat be kat artıyor. Kapitalist sistem, tüm dünyada küresel bir kriz yaratmış durumda. Bu krizi yaratan patronlar ve onların temsilcisi yönetenler, krizin faturasını işçilere, emekçilere ve onların çocuklarına...
  • 26 Eylülde İstanbul’da yaşanan 5,7 büyüklüğündeki deprem sonrasında burjuva medya tarafından hiç vakit kaybetmeden korku senaryoları üretilmeye başlandı. Depreme karşı önlem almak için büyük miktarda vergi toplayan devletin ve yerel yönetimlerin...
  • 10 Ekim 2015 tarihinde sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik kitle örgütleri tarafından Ankara’da düzenlenen barış mitinginin IŞİD tarafından kana bulanmasının üzerinden tam 4 yıl geçti. “Emek, Barış ve Demokrasi” talepleriyle düzenlenen...
  • Ben üniversite öğrencisi bir işçi çocuğuyum. Geçtiğimiz günlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok” açıklamasına internette denk geldim. Haberi gördükten sonra arkadaşlarımla paylaştım. Bu duruma hem...
  • Güney Amerika ülkesi Ekvador’da işçi sınıfı ve emekçiler Şubat ayından bu yana ayakta. Ülkenin dört bir yanında eylemlerle hükümeti protesto eden işçi ve emekçiler, seslerini daha güçlü çıkarmak ve egemenlere duyurmak için başkent Quito’ya akıyor....
  • Irak’ta 1 Ekimde yolsuzluğa, işsizliğe ve kamu hizmetlerinin yetersizliğine karşı emekçiler sokaklara döküldü. Başkent Bağdat’ta başlayan kitlesel protestolar kısa sürede Basra, Nasıriye, Amara ve diğer şehirlere sıçradı. Protesto gösterilerine...