Navigation

Buradasınız

Kapitalizm Açlık, İşsizlik, Yoksulluk, Savaş, Toplumsal Çürüme Demektir!

Çürümeye Boyun Eğmeyelim!

Eylül 2011, No: 42

Dünyamızın hal ve gidişatı hiç de iyi değil. Adeta ağır bir hastalığın pençesinde, ateşler içinde yatağa düşmüş durumda. Bilim ve teknoloji bir hayli gelişmiş: Bu sayede envai çeşit yiyecek, içecek, giyecek var, insanoğlu uzaya çıkıyor, uzayın derinliklerinde yeni gezegenler keşfediyor. Ama tüm bunlara rağmen insanlığın büyük bir bölümü zenginlik ortasında yoksulluğu yaşıyor. Bolluk bir tarafta, ama açlık öte tarafta! Somali dâhil Afrika’nın birçok ülkesinde milyonlarca insan açlığın pençesinde kıvranıyor, her gün onlarca insan ölüyor. Dünya genelinde bir milyardan fazla insan aç yaşıyor. Üç milyara yakın insan ise yoksul durumda. Tüm bu çelişkilerin nedeni kapitalist sömürü sisteminden başkası değildir. Krize giren kapitalizm işsizliği, açlığı ve yoksulluğu daha da katlıyor. Krizin faturası işçi sınıfına kesiliyor.

Beri taraftan tıkanan pazar alanlarını genişletmek ve enerji yataklarına el koymak amacıyla başlatılan emperyalist kapışma devam ediyor. Ortadoğu’da, Güney Asya’da, Kuzey Afrika’da siyasi çalkantılar durulmuyor. Japonya’da patlayan nükleer santraller ölüm kusuyor. Ama kapitalistler nükleer santral kurma sevdasından vazgeçmiyorlar. Dünya genelinde insanlar geleceğinden endişeli ve karamsar! Bilmeliyiz ki, bu sömürü sisteminin sahipleri Amerikalısıyla, Almanıyla, Fransızıyla, Japonuyla, Türküyle, Arabıyla bir bütün halinde patronlar sınıfından başkası değildir. Ama işsizlik, açlık, yoksulluk, toplumsal çürüme, doğanın tahrip edilmesi dünya sermayesinin umurunda değil.

Patronların kâr düzeni kapitalizm, geride bıraktığımız yüzyılda insanlığın ve doğanın canına okudu! Yaşanan birinci ve ikinci dünya savaşlarında her ulustan milyonlarca insan katledildi. Emperyalist güçler pazarları ve enerji kaynaklarını savaşarak yeniden paylaştılar. Patlayan krizlerde milyonlar aç ve sefil bir hayat sürdü. Doğa kâr uğruna acımasızca talan edildi.

Türkiye’de ise işçi sınıfının örgütlü gücünü kırmak amacıyla TÜSİAD önderliğinde patronlar sınıfı generalleri iş başına çağırdı. 12 Eylül 1980 faşist darbesiyle işçi sınıfının ekonomik ve demokratik hakları elinden alındı.

İçinde bulunduğumuz 2011 yılında da insanlığın büyük çoğunluğunu oluşturan işçi ve emekçiler haksız savaşlar, kapitalist krizler ve işsizlikle boğuşup duruyor. Afganistan, Irak, Pakistan, Lübnan, Gürcistan ve Afrika’nın birçok ülkesinde milyonlarca insan katledildi, katledilmeye devam ediyor.

Patronların emrindeki hükümetler “kemer sıkma önlemleri”, “acil kurtarma paketleri”, “ulusal istihdam stratejileri” adı altında saldırılarını sürdürüyorlar. Dünyanın her köşesinde emeklilik yaşı yükseldi, maaşlar düşürüldü, sağlık ve eğitim paralı hale getirildi, iş saatleri uzatıldı, esnek çalışma yaygınlaştırıldı, vergiler arttırıldı, sosyal haklar birçok ülkede kuşa çevrildi. Türkiye’de ise bu saldırılar çok daha ileri boyutlarda yaşandı.

Türkiye’de işçi sınıfına dönük saldırılar son on yıldır AKP hükümeti eliyle yürütülüyor. Bugüne kadar işçi sınıfının kazanılmış birçok hakkına saldıran ve emeklilik yaşını uzatan AKP hükümeti, yeni bir saldırı dalgası başlatmış durumda: AKP’nin hazırladığı hükümet programına göre, kıdem tazminatı fiilen yok edilecek, bölgesel asgari ücrete geçilecek, işçilerin kiralanabileceği “özel istihdam büroları” (kölelik büroları) kurulacak, deneme süresi 25 yaşın altındaki işçiler için 4 aya çıkartılacak, esnek çalışma alabildiğine yaygınlaştırılacak ve kadrolu işçilik tarihe karışacak.

Bir taraftan işçi sınıfının haklarına el koyan AKP hükümeti, öte taraftan da Ortadoğu’da sermayeye yeni pazarlar bulmak için savaş tamtamları çalıyor. İşçi emekçi kitleler ise, “bölgesel güç” ve “büyük Türkiye” böbürlenmesiyle, milliyetçi duygular okşanarak sermaye politikalarının arkasına takılmaya çalışılıyor. Dün Suriye’de diktatör Beşar Esad ile can ciğer kuzu sarması olan Erdoğan, sermayenin çıkarları tehlikeye girince Suriye’ye tehditler savurmaya başladı. ABD ya da diğer emperyalist güçler gibi Türkiye sermayesi de çıkarlarını “özgürlük”, “demokrasi” ve “mazlumların korunması” yalanı arkasına saklamaya çalışıyor. Mazlumlardan söz eden, Filistin halkına sahip çıkar görünen AKP ve Erdoğan, sıra ezilen Kürt halkına gelince silahlara başvurmaktan çekinmiyor. Kürt sorunu çözülmediği için yoksul halk çocukları ölmeye devam ediyor.  

Bütün dünyada işçi ve emekçilerin karşı karşıya kaldığı tablo aynıdır. İşsizliğin, açlığın, yoksulluğun, emperyalist savaşların, ekonomik krizlerin, anti-demokratik polis devleti uygulamalarının nedeni kapitalist sistemdir. Bu köhne sistemi kökten değiştirecek olan ise işçi sınıfıdır. Bütün dünyada işçilerin kaderi birdir. Örgütlenmek ve mücadele etmekten başka bir çıkış yolu yoktur. Bugün dünyanın her yerinde işçiler patronların saldırılarına karşı mücadele ediyorlar. Çin’de, ABD’de, Yunanistan’da, Şili’de, İsrail’de İtalya’da ve Ortadoğu’da işçi-emekçi kitleler işsizliğe, yoksulluğa, kemer sıkma programlarına, eğitimin ve sağlığın paralı hale getirilmesine, iş saatlerinin uzatılmasına ve ücretlerin düşürülmesine karşı mücadele ediyorlar. Bizler de mücadele saflarında yerimizi alarak bu mücadeleyi büyütmeliyiz.

15 Eylül 2011

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...
  • Merhaba dostlar, işçi ve emekçiler olarak hayatımızın her alanında kapitalist sistemin bize dayattığı ağır şartları yaşıyoruz. Bu sistem bizi hayatın her alanında eziyor. Yıllarca okuyup aylarca işsiz kalan ve henüz yeni iş bulabilmiş genç bir...
  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...
  • 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. Ama darbecilerle ve onları işbaşına çağıran sermaye sınıfıyla davamız kapanmadı. İşçi sınıfının mücadele örgütleri 12 Eylül’ü asla unutmamalı ve unutturmamalı. Çünkü Türkiye işçi...
  • Geçtiğimiz günlerde UİD-DER olarak Cargill direnişçilerini ziyarete gittik. Cargill işçileri Tek Gıda-İş sendikasına üye oldukları için haksız yere işten çıkarılmışlardı. O günden sonra mücadeleye başladılar. Şu an ise 500 günü aşkın bir süredir...
  • Güney Afrikalı binlerce kadın giderek artan kadına yönelik şiddeti protesto etmek için 4 Eylülde sokaklara döküldü. Emekçi kadının ezilmişliğini besleyerek büyüten kapitalist sisteme ve temsilcilerine tepki gösteren kadınlar, eylemlerini Dünya...
  • İngiltere’de South Western Demiryolu Şirketine bağlı çalışan işçiler 30 Ağustosta greve çıktı. İşçiler şirketin istasyonlarda ve trenlerde güvenlik işçilerini işten çıkarma planını engellemek için uzun süredir mücadele yürütüyor. Haziran ayında 5...