Navigation

Buradasınız

Derbi Devam Ediyor!

Pek çoğunuzun bildiği gibi geçtiğimiz günlerde binlerce metal işçisini yakından ilgilendiren toplu iş sözleşmesi süreci sona erdi. Ben de bir metal işçisi olarak bu yaşananları metal işçilerinin gözünden futbol maçından esinlenerek sizlere aktarmaya çalışacağım.

Evet, sayın seyirciler derbi devam ediyor. Yılların ezeli iki rakibi, İşçi Spor ve Fabrikatör Spor arasındaki rekabet kıyasıya devam ediyor. Son zamanlarda iki takım arasındaki rekabette bazı gelişmeler var. Ancak bu gelişmelere geçmeden kısaca takımların geçmişine bir göz atalım.

İki büyüklerden İşçi Spor, 1960’lı ve 70’li yıllarda tozu dumana katmış ve şampiyonluğu kimseye kaptırmamıştı. Rakibi Fabrikatör Spora karşı çok çetin mücadelelere girişmiş, girdiği maçlardan (grevlerden) eli hiç boş dönmemişti. Fabrikatör Sporun tüm ataklarını boşa çıkarmış ve adını Süper Lige altın harflerle yazdırmıştı. İşçi Spor tarafından tüm hamleleri boşa çıkarılan Fabrikatör Spor, İşçi Sporu normal yollarla yenemeyince 1980 yılında şike yapmıştı. Böylece İşçi Spor için uzun yıllar sürecek olan bir sessizlik başlamış oldu. Şampiyonlar Liginde olan İşçi Spor şike ve türlü hilelerle küme düştü. Yıllarca üst tura çıkamadı. Ta ki çok yakın bir zamana dek. 2015 sezonunda topladığı puanlarla İşçi Spor tekrardan Süper Lige adını yazdırıyor sayın seyirciler. Ve 2 yıl aradan sonra iki rakip yeniden sahada karşı karşıya.

2017’nin (TİS süreci) sonlarında oynanması planlanan maça Fabrikatör Sporun isteğiyle 2018’in başlarında başlanıyor. İşçi Sporlu oyuncular şuan orta sahada galibiyet yemini ediyorlar. Tribünlerde çok yoğun bir ilgi var bu maça karşı. İşçi Spor taraftarları tribünleri doldurmuş durumda ve takımlarına çok büyük destek veriyorlar. Ve derbi başlıyor sayın seyirciler. İşçi Spor oyuna başlıyor. İşçi Spor ilk dakikalarda yoğun bir baskı kuruyor. Fabrikatör Spor zorlanıyor. Gelişi güzel topu geçiştirmekle yetiniyor. Şimdi topu alan Halim atağın yönünü sol kanata çeviriyor. Orada topla buluşan Akın topu kontrol ettikten sonra rakibinden bir bilek hareketiyle sıyrılıyor. Önünde boş bir alan, ceza sahasına doğru bu boşluğu iyi değerlendiriyor. İçeri baktı, ortayı kesiyor. Hakkı kafayı vuracakken orada bir müdahale var. İşçi Spor penaltı (grev) bekliyor. O da ne? Hakem (hükümet) devam diyor. Hakkı itiraz ediyor. Evet, hakemin eli cebine gidiyor ve sarı kart geliyor Hakkı’ya. Sayın seyirciler pozisyon çok net penaltı ama hakem hayır diyor. İnanılmaz bir şey ve faule maruz kalan Hakkı sarı kart yedi, çok ilginç… Tribünlerde İşçi Sporun taraftarlarından yoğun tepki var, hakem ıslıklanıyor.

İlk yarının sonlarına yaklaşıyoruz. İşçi Spor çok yoğun bir şekilde pres yapıyor, kelimenin tam anlamıyla Fabrikatör Sporu boğuyor ve kendi yarı sahasına hapsediyor. Hakemin düdüğüyle ilk yarı sona eriyor. İkinci yarıya Fabrikatör Spor başlıyor. İşçi Spor yoğun bir presle topu kapıyor, tekrar sağlı sollu ataklarla Fabrikatör Spor kalesini ablukaya almış durumda. Şimdi Akın mükemmel bir çalım atıyor. Halim defansın arkasına sarkıyor. Akın arkadaşını iyi gördü, şimdi pası aktarıyor. Halim kaleciyle karşı karşıya, Halim vuruyor, kaleci MESS uzanıyor topu kornere çeviriyor. Bu arada maçın üçte ikilik bölümünü geride bırakıyoruz. Bu kornerden de sonuç gelmiyor. Top Halim’de, Halim boştaki arkadaşı Akın’ı görüyor. Akın kaleye yaklaşık 25 metre mesafeden topa çok sert vuruyor. Evet, sayın seyirciler top ağlara gidiyor, 88. dakikada İşçi Spor 1-0 öne geçiyor. Tribünlerde büyük coşku var ve oyun Fabrikatör Sporun santra atışıyla tekrar başlıyor. Maçın bitimine çok az bir süre kaldı ama İşçi Spor hâlâ bastırıyor. Kalan dakikalarda başka gol gelmiyor. İşçi Spor süper lige galibiyetle başlıyor.

Maçın bitiminde milyonlarca İşçi Spor taraftarına galibiyeti tattıran teknik direktör Tuncay’dan açıklama geliyor. “Taraftarımızın bize bu maçla ilgili baskısı çok yoğundu. Bu maçı almaktan başka çaremiz yoktu (2015 Metal Fırtına ve Türk Metal’den hoşnutsuzluk, binlerce işçinin istifası) zaten. En azından taraftarımızı mutlu edebildiysek ne mutlu bize diyebiliyorum. İşçi Spor kaptanı (temsilci); taraftarımız istedikten sonra biz her şeyi yapabiliriz. Önümüzdeki maçlar çok önemli. Şimdilik düşüncelerim bunlar.”

28 Şubat 2018

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Sermaye sınıfı, pandemiyle birlikte işçilere dönük saldırılarını örtebildiği kullanışlı bir şal buluverdi. “Açlık mı, ölüm mü” ikilemini dayattığı işçi sınıfının ayağındaki prangaları gün geçtikçe ağırlaştırıyor. İşçilerin çalışma ve yaşam koşulları...
  • Bizler de kargo işçileri olarak yıllardır sınıfın sesi ve kürsüsü olan İşçi Dayanışması bülteninin 150. sayısını kutluyoruz. Kardeşler İşçi Dayanışması biz işçilere yol gösteriyor ve mücadelede umut veriyor. Bunu işyerlerinde yaptığımız...
  • UİD-DER’in mücadele araçlarından biri olan İşçi Dayanışması gazetesinin 150. sayısı çıktı. Sınıf bilincine sahip işçilerin yayınladığı bu gazete, bize ve çevremizdeki tüm işçilere her ay bilgi kaynağı oluyor. Bu sistemde sermaye sınıfı ve siyasi...
  • Merhaba arkadaşlar, sizlere UİD-DER ve İşçi Dayanışması’yla tanışmamdan bahsetmek istiyorum. Benim UİD-DER ile tanışmama ağabeyim vesile oldu. İlk olarak 2011 yılında, iş kazalarıyla ilgili bir etkinlik vardı, oraya katılmıştım. O günü hiç...
  • Ukrayna’nın en büyük demir madenciliği işletmesi olan Kryvyi Rih Demir İşletmesinin 4 madeninde işçiler grevde. Güneşten, gökyüzünden mahrum, yerin yüz metrelerce altında çalışan maden işçileri 3 Eylülden itibaren kendilerini madene kapatarak bir...
  • Bizler petrokimya sektöründe çalışan kadınlarız. Birçok işyerinde yaşanan sıkıntılar elbette bizim de fabrikamızda yaşanıyor. İlk başlarda bizi Covid-19 virüsüyle öyle korkuttular ki kimseyle temas etmemek için elimizden geleni yapıyorduk. Ama bunun...
  • İşçi Dayanışması gazetesi tam 150 sayıdır sınıfına yol gösteriyor! Değişen, dönüşen, kendi birliğine, gücüne ve örgütlülüğüne güvenen işçilerin sesi olarak çıktığı bu yolda büyümeye ve serpilmeye devam ediyor. İşçi sınıfının tarihsel mücadele...
  • İşçiler olarak içinde bulunduğumuz yoksulluk, ağır çalışma koşulları giderek belimizi büküyor. Bunlara bir de artan işsizlik, işten atılma endişesi ekleniyor. Oysa tüm bu sorunlar tek tek işçilerin değil tüm işçi sınıfının sorunları olarak...
  • Tüm dünya ağır bir ekonomik krizin ve koronavirüs salgınının etkisi altında bulunuyor. İşsizlerin ve yoksulların sayısı çığ gibi büyüyor. Emekçilerin yaşam koşulları her geçen gün daha fazla kötüye gidiyor. Hemen her ülkede eğitim ve sağlık...
  • İşçi Dayanışması 150 sayıdır mücadelemizin, öfkemizin, sevinçlerimizin, işyerlerinde yaşadığımız sorunların kürsüsü oldu. İlk sayısından itibaren, her sektörden, fabrikadan, şehirden ve hatta okyanuslar ötesinden işçi arkadaşlarımızla buluştuğumuz...
  • Bundan yıllar önce UİD-DER’e yeni geldiğim sıralarda, bana bir işçi arkadaş gazete vermeye başladı, İşçi Dayanışması gazetesi. Ben de o sıralarda şöyle bir göz gezdirip okumadan sayfalardaki resimlere bakıyordum. Aldığım gazeteleri eve gittiğimde...
  • İşçi Dayanışmasının ilk sayısına hepimiz yetişemesek de UİD-DER internet sitesindeki arşivinden bulup sayfalarını karıştıranımız çok olmuştur. O günlere şahit olanlarımız geçmişteki mücadele günlerini yâd etmiş, yola sonradan düşenlerimiz ise...
  • Ali Abi döküm işinde çalışıyor. Daha küçük bir çocukken çırak olarak başlayan çalışma hayatı 50 yılı aşmış. Özellikle ilk yıllar sigortasız çalıştırıldığı için ancak dört yıl önce emekli olabildi Ali Abi. Döküm işi ağır ve çok tehlikeli iş...

UİD-DER Aylık Bülteni