Navigation

Buradasınız

Arabuluculuk Sisteminde İşçilerin Sordukları/III

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 119

Arabuluculuk görüşmeleri nerede yapılacak?

Görüşmeler seçilen arabulucunun bürosunda yapılır. Arabulucuların çoğunluğu avukat olduğu için görüşme avukatların kendi bürolarında yapılır. İşveren arabuluculuk görüşmesinin kendi belirleyeceği bir yerde yapılmasını isterse işçi bunu kabul etmemelidir.

Arabuluculuk görüşmelerde kullanılan belgeler, konuşulanlar mahkemede delil olarak kullanılabilir mi?

Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında anlaşama sağlanamaması ve mahkemeye başvurulması halinde arabuluculuk görüşmeleri süresince ortaya çıkan ve beyan edilen belgeler, konuşulan ve görüşülen konular mahkemede delil olarak kullanılamaz. Ayrıca ses kaydı, video, fotoğraf da çekilemez. Bunları yapan tarafa cezai yaptırım uygulanır.

Arabulucu aşamasında zamanaşımı süreleri işleyecek mi?

Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.

İşçi arabulucuya başvurmakla dava açmaktan vazgeçmiş olur mu, süren dava varsa ne olacak?

Taraflar arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak ve bu süreçten vazgeçmek konusunda tamamen serbesttir. İşçi başlattığı bu süreci yine kendi isteğiyle sona erdirip mahkemeye başvurabilir. Eğer mahkemede devam eden bir davası varsa yargılamanın her aşamasında arabuluculuğa başvurabilir. Patron başvuru teklifine 30 gün içinde olumlu cevap vermezse teklif reddedilmiş sayılır.

Arabuluculuğa gidildiğinde devam eden davadan vazgeçilmiş olmaz. Süren dava üç ayı geçmemek üzere ertelenir. Bu süre tarafların birlikte başvurusu üzerine üç aya kadar uzatılabilir.

İşçiler nelere dikkat etmeli?

Arabuluculuk sistemi daha baştan işçiyi hakkından daha azına razı etmek üzerine kurulmuştur. Patronlar “dava açsan çok bekleyeceksin, verdiğimiz miktarı al razı ol” diyerek işçileri etkilemeye çalışacaklardır. İşçi tüm işi görüşmeye birlikte katıldığı avukatına bırakmamalı, kendisi de haklarını bilip savunmalıdır.

Görüşmelere gitmeden önce tazminat ve alacaklarını hesaplamalıdır. Kendisi yapamıyorsa UİD-DER gibi işçi örgütlerinden, uzman kişilerden yardım almalıdır. Arabulucular ikna yöntemleri konusunda eğitim almış kişilerdir. O yüzden “tarafsız” görünen arabuluculara kanıp, baskı uygulayan patrondan çekinip hakkımız olandan vazgeçmemeliyiz.

Zorunlu arabuluculuk sistemi işçilere yönelik bir saldırı yasasıdır. Patronlar ve onların hükümeti tarafından çıkarılan yasalar işçilerin lehine değil aleyhinedir. İşçiler ancak örgütlü ve bilinçli olduklarında bu saldırılara karşı durabilirler.

28 Şubat 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin üzerini örtmek ve faturayı işçi sınıfına kesmek için muazzam bir bahane keşfetmiş durumda: Koronavirüs salgını! Yıllardır bağıra çağıra geliyorum diyen ekonomik kriz, daha öncekileri adeta mumla aratırcasına sonunda...
  • Türkiye’de koronavirüsün tespit edilmesinin üzerinden iki haftadan fazlaca bir zaman geçti. Bu süre zarfında, televizyon ekranlarından sürecin açık ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, tüm bilgilendirmelerin yapıldığı, önlemlerin alındığı ileri...
  • Geçtiğimiz günlerde patron bize “virüsten dolayı işlerin çok düştüğü” gerekçesiyle ücretsiz izin kâğıtları imzalattı. Sonrasında bir kısmımızı ücretsiz izinde olmamıza rağmen parasını ödeyeceğini iddia ederek 10 gün daha çalıştırdı. Aynı zamanda çok...
  • Geçen günlerde yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de işçilerin yaklaşık yüzde 70’i işini kaybetme korkusuyla yaşıyor. Nasıl yaşamasın? Daha şimdiden birçok işyeri işçileri işten çıkardı. Çıkarmaya da devam ediyorlar. Fakat bu kargaşanın içinde...
  • Her gün, her tarafta karşımıza 14 madde çıkıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilen bu maddelerin bizi koronavirüsten koruyacağı söyleniyor, işyerlerinden billboardlara, TV’lerden cep telefonlarına gelen mesajlara kadar bu maddeler tekrar...
  • Ben yaklaşık 10 yıldır çeşitli sektörlerde çalışan bir işçiyim. Uzun zamandır İşçi Dayanışması bültenini okuyorum, orada ortaklaştırdığımız deneyimlerden nasibimi alıyorum ve arkadaşlarımla bu deneyimleri paylaşıyorum. Bu mektup ile de sizlere ilk...
  • Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Microsoft’un sahibi Bill Gates, dünyanın en iyi yatırımcısı olarak tanınan Warren Buffet ve diğer sayılı zenginler… Dünyanın en zenginlerinden olan bu isimler zenginliklerinin yanı sıra “hayırseverlikleriyle” de...
  • Koronavirüs salgını nedeniyle korku büyüyor çünkü insanlar egemenler tarafından bilinçli olarak korkutuluyor. İnsanların karşısına düşman diye bir grip virüsü çıkartılıyor, tehdit algısı sürekli büyütülerek körükleniyor ve bu da insanları fazlasıyla...
  • Dünyanın ana gündemi haline gelen koronavirüs adeta bütün kötülüklerin anası gibi gösteriliyor ve insanlarda korku, panik, endişe yaratılıyor. Neredeyse bütün ülkelerin yönetimleri bu virüse özel bir anlam yüklüyorlar ve tüm sorunların üstünü...
  • Merhaba arkadaşlar, ben devlet hastanesinde çalışan taşeron sağlık işçisiyim. Pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de çoğu işyeri üretimi durdurarak işçileri evlerine yolladı, kimi yerlerde evden çalışma adı altında esnek çalışma sistemi getirildi...
  • Yaklaşık iki yıldır İşçi Dayanışması gazetesini alıyordum. Ama sadece “alıyordum”. Gazete, odamda bir köşede durmaya devam ediyordu. Ama arkadaşım inatla bana gazete ulaştırmaya devam etti. Her defasında “bana getirmek yerine başka birine versen...
  • Savaşlar, çıkarlar, iktidar, rekabet… Hangimiz bu kelimelerden haberdar doğdu? Peki ya hangimiz bu kelimeleri isteyerek öğrendi? Hiçbirimiz. Öyle değil mi? İnsan canının, Türk lirasından bile değersiz olduğu şu dönemde ne yazıktır ki çıkarlar için...
  • Geçtiğimiz günlerde kısa bir video düştü internet âlemine… Sosyal medyada paylaşım rekorları kıran videoda tır şoförü Malik Yılmaz, “Evde Kal Türkiye” çağrısına cevap veriyor ve “Beni bu virüs öldürmez, düzeniniz öldürür” diyordu. Koronavirüs...