Navigation

Buradasınız

Dev İnşaatlarda Taşeron Belası

Yap-İşlet-Devret modeliyle hayata geçirilen ve Türkiye’nin en büyük şehir hastanesi olacağı söylenen Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü inşaatında asıl işveren olan DİA Holding’e bağlı yaklaşık 200’e yakın taşeron şirket bulunmakta. Ayrıca taşeron şirketlerin altında da alt taşeron şirket ve dayıbaşı ya da işçi çavuşu diyebileceğimiz işçi çalıştıran ustabaşılar var. Devasa şantiyede çalışan binlerce taşeron işçi taşeron belasının derinleştirdiği düşük ücret, ücretlerin geç ve eksik ödenmesi, iş kazaları ve iş cinayetleri, sağlıksız çalışma ortamı gibi sorunlarla boğuşuyorlar.

Bünyesinde yaklaşık 8 bin işçi çalıştıran ana firma ve taşeronlar, aylardır işçilerin ücretlerini ödemiyorlar. Paralarını alamayan işçiler zaman zaman çeşitli eylemlerle tepkilerini ortaya koyuyorlar. Bu tepkiler sonucunda ödeme sözü alan işçiler eylemlerine son veriyor. Ancak sözünü tutmayan patronlar işçileri sürekli oyalıyor. Taşeron şirket olan Yanmaks işçileri yaklaşık 3 aydır ücretlerini alamıyordu. En son 24 Kasım Perşembe günü yaklaşık 500 Yanmaks işçisi çalışma sahalarından DİA Holding merkez ofisine yürüdü. İşçilerin eylemlerinin yaygınlaşmasından korkan DİA yetkilileri herhangi bir hareketlilikte müdahale etmesi için TOMA’larla polisleri çağırdı. TOMA’lar ve işçiler dışarıda beklerken taşeron firma yetkilileri ile asıl işveren olan DİA Holding görüşme yaptı. Görüşme sonucunda ücretlerin yakın bir zamanda ödeneceği sözü verildi. İşçilerin bir kısmı çalışma alanına dönerek işbaşı yaparken diğer kısmı ise bir gün sonra işbaşı yaptı.

İnşaat şirketleriyle sıkı bir işbirliği içinde olan AKP hükümeti, yandaş medyanın da sonsuz desteğiyle, devasa inşaatları “Büyük Türkiye”nin kanıtı olarak gösteriyor. Bu şatafatın arkasında işçilerin boğuştukları sorunları görmezlikten geliyor, yok sayıyorlar. Zaten hep sermayenin yanında yer alan polisi OHAL’i bahane ederek hak arayan işçilerin karşısına dikiyor, baskı ve yıldırma gücü olarak kullanıyor.

Bugün evine götüreceği bir parça ekmeğin derdine düşmüş işçiler, onu da kaybederim korkusuyla ve örgütsüzlüklerinin verdiği güvensizlik duygusuyla dişlerini sıkıyorlar. Ama bir gün elbet sabırları taşacak. İşte sermaye sınıfı bunu çok iyi bildiği için ve bundan çok korktuğu için işçilerin mücadelesini bastırmaya çalışıyor. Ama korkunun ecele faydası yoktur. Her karanlığın bir sonu var. Biz bugünkü karanlığın ardından gelecek aydınlığı birlikte çalıştığımız işçilerin gözlerinde, sözlerinde, duruşlarında görüyoruz. Bu aydınlık bugün belki çok derinde ama var ve bir gün mutlaka dışarı çıkacak!

29 Kasım 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Hollywood filmlerine taş çıkartan senaryolarla küresel bir tantananın kopartıldığı, muazzam bir ikiyüzlülüğün sergilendiği günlerden geçiyoruz. Her gün yeni sayılar açıklanarak koronavirüs salgınının nasıl da hızlı yayıldığı ilan ediliyor, panik...
  • Dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgını bahanesiyle patronlar sınıfı toplu işten atmalara başladı. Daha şimdiden dünya genelinde 20 milyonun üzerinde işçi işsiz kaldı. Henüz işten atılmayanlar ise ya ücretsiz izne çıkarılıyor ya da esnek...
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz Bize Yeteriz” adıyla başlattığı bağış kampanyası “hayırsever” patronlar ve siyasetçiler tarafından büyük destek gördü! Açılışı yedi aylık maaşını bağışlayarak bizzat Cumhurbaşkanı yaptı. Hemen ardından MHP Genel Başkanı...
  • Son günlerde gündemde olan tek bir konu var, o da koronavirüs. Belli ki bu virüs daha uzun süre gündemde olmaya devam edecek. Hal böyle olunca fabrikalarda, işyerlerinde, evlerde sadece bu konu konuşuluyor. Toplumun büyük bir çoğunluğu adeta...
  • Malum koronavirüs salgını hayatımızın her alanını sarmış durumda. Bu virüsün fiziksel açıdan vereceği zarardan ziyade psikolojik ve ideolojik açıdan zararlarına, saldırılar ve hak gaspları için bahane edilmesine dikkat etmeliyiz. Patronlar sınıfının...
  • Merhaba dostlar! Son zamanlarda koronavirüs sebebiyle biz işçi sınıfı ve emekçi çocukları olarak zor dönemlerden geçiyoruz. Haftalardır süren salgın haberleri, açıklamalar, sosyal medya paylaşımları insanları içinden çıkması hayli zor bir korku ve...
  • “Sakin ol şampiyon, evdeyim!” Bu lafı sosyal medyadan duymuşuzdur muhakkak. Zengin muktedir, tuzu kuru bir emek sömürücüsü, bir takipçisi “neden dışarıdasınız?” deyince böyle bir yanıt verdi. Yalısının boğaz manzaralı bahçesinde spor yapıyordu. Ne...
  • Sermaye sınıfı, ekonomik krizin üzerini örtmek ve faturayı işçi sınıfına kesmek için muazzam bir bahane keşfetmiş durumda: Koronavirüs salgını! Yıllardır bağıra çağıra geliyorum diyen ekonomik kriz, daha öncekileri adeta mumla aratırcasına sonunda...
  • Türkiye’de koronavirüsün tespit edilmesinin üzerinden iki haftadan fazlaca bir zaman geçti. Bu süre zarfında, televizyon ekranlarından sürecin açık ve şeffaf bir şekilde yürütüldüğü, tüm bilgilendirmelerin yapıldığı, önlemlerin alındığı ileri...
  • Geçtiğimiz günlerde patron bize “virüsten dolayı işlerin çok düştüğü” gerekçesiyle ücretsiz izin kâğıtları imzalattı. Sonrasında bir kısmımızı ücretsiz izinde olmamıza rağmen parasını ödeyeceğini iddia ederek 10 gün daha çalıştırdı. Aynı zamanda çok...
  • Geçen günlerde yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de işçilerin yaklaşık yüzde 70’i işini kaybetme korkusuyla yaşıyor. Nasıl yaşamasın? Daha şimdiden birçok işyeri işçileri işten çıkardı. Çıkarmaya da devam ediyorlar. Fakat bu kargaşanın içinde...
  • Her gün, her tarafta karşımıza 14 madde çıkıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ilan edilen bu maddelerin bizi koronavirüsten koruyacağı söyleniyor, işyerlerinden billboardlara, TV’lerden cep telefonlarına gelen mesajlara kadar bu maddeler tekrar...
  • Ben yaklaşık 10 yıldır çeşitli sektörlerde çalışan bir işçiyim. Uzun zamandır İşçi Dayanışması bültenini okuyorum, orada ortaklaştırdığımız deneyimlerden nasibimi alıyorum ve arkadaşlarımla bu deneyimleri paylaşıyorum. Bu mektup ile de sizlere ilk...