Buradasınız
Fazla Mesailer İş Kazalarına Davetiye Çıkarıyor
Gebze’den bir kadın metal işçisi
Mesai bitimi sonrası yorgun argın servise bindik ve işçi arkadaşlarımızdan biri derin bir nefes alarak “oh be bugün fazla mesaiye kalmadık evimize gidiyoruz” dedi. Sonra bize dönerek fabrikada bu kadar çok iş kazasının yaşanmasının tek nedeninin fazla mesailer olduğunu söyledi. Ardından şahit olduğu bir iş kazasını şöyle anlattı: “Geçen gün yaşanan iş kazasında arkadaşın yanında hastaneye beni gönderdiler. Gittiğimiz hastaneyle fabrikanın anlaşmalı olduğunu öğrendim. Doktor gelip arkadaşımızın tedavisini yaptı. Sonra ne iş yaptığımızı ve hangi fabrikada çalıştığımızı sordu. Biz de çalıştığımız fabrikanın adını söyledik. Fabrikanın adını duyunca doktorun yüz ifadesi birden değişti. “Burası nasıl bir yer, mezbahane gibi, buraya gelenin haddi hesabı yok, siz kaç saat çalışıyorsunuz” diye sordu. Ben de 16 saat çalıştığımızı söyledim. Doktor yine sinirlendi. “Siz hiç mi yasaları bilmiyorsunuz, açın biraz okuyun, bu yaptığınız yanlış. Yasada 11 saatten fazla çalışmak yasak. Siz bu şekilde çalışırsanız elbetteki iş kazası olur” dedi.
Olayı anlatan arkadaş “valla arkadaşlar doktor bence haklı” dedi, “biz bu fabrikada gece gündüz demeden, hiç durmadan dinlenmeden çalışıyoruz. Evde ailemizin, çocuğumuzun yüzünü göremiyoruz. Aklımız onlarda kalıyor. Çok uzun saatler çalışmaktan bitkin düşüyoruz. Bu şekilde nasıl iş kazası olmasın ki! Biz de insanız, ancak bir yere kadar dayanabiliriz, bir yerden sonra nasıl dayanalım? İnanın eşimle kardeş gibi oldum. O yorgunlukla eve gittiğimde tek yaptığım arkamı dönüp uyumak. Oğlum arıyor, baba ne zaman geleceksin diyor. Ben gecikeceğimizi söyleyince ‘of ya yine mi’ diye çocuk isyan ediyor.”
Tıpkı arkadaşımın bütün doğallığıyla anlattığı gibi iş kazlarının büyük bir kısmı uzun çalışma saatlerinden kaynaklanıyor. Birçok fabrikada olduğu gibi benim çalıştığım fabrikada da bu böyle oluyor. Şimdilik şanslıyız, henüz ölenimiz olmadı ama bu olmayacağı anlamına gelmiyor. Eğer bir araya gelmezsek daha fazla ölüm, daha fazla acı kaçınılmazdır.
- Toplu Konut Değil, Toplu Mezar!
- Örgütlenmeye İhtiyacımız Var
- Kâr Hırsı Doğayı ve İşçileri Katlediyor
- Gençlerimiz Ölmeye Devam Ediyor
- Kocaeli’de “MESEM’e ve Çocuk İşçiliğine Son”Eylemi
- Sağlıksız ve Kötü Çalışma Koşullarına Karşı Birleşelim
- Mesleki Eğitim mi Kâr Hırsı mı?
- Hayatımızı Değiştirecek Parolayı Unutmayalım!
- Gizli Açlık Tehlikesi Büyüyor
- Biz Mücadele Edersek Her Şey Düzelir!
- Hasköy Sanayi Sitesinden Sonra Şimdi Sıra Kimde?
- Ya Beni İşten Atarlarsa?
- İSG-SEN Ankara’da Siyah Baret Eylemi Yaptı
- Patronların Prestiji Yangın Riskinden Daha Önemli
- “El Cerrahisi 7/24 Yanınızda”
- Yangından Haberimiz Bile Olmadı!
- TMO Silosundan Fabrikalara Patlamalar ve Yangınlar Ne Anlatıyor?
- Aşırı Sıcaklar İşçi Sağlığı ve Güvenliğini Tehdit Ediyor
- Teknoloji Çağındayız Ama İşçiler Çalışırken Ölüyor!
- Örgütsüzlüğümüzün Bedeli: Artan İş Cinayetleri
Son Eklenenler
- İşçi Dayanışması yayınlandığı ilk günden bu güne biz işçilere kocaman bir sınıf olduğumuzu, yaşamlarımızın, sorunlarımızın ve çözüm yollarının ne kadar yakın olduğunu anlatmaya devam ediyor. Yazıların kaleme alınmasından görsellerin hazırlanmasına,...
- İstanbul Planlama Ajansının (İPA) Ekim ayı araştırmasına göre, İstanbul’da ortalama stres seviyesi 10 üzerinden 6,9 çıktı. Aslında bu veri sadece İstanbul’u yansıtmıyor. Mersin olsun, İstanbul olsun hiç fark etmiyor: Stres seviyemiz artıyor,...
- Sevgili işçi kardeşlerim, başlıktaki sözlere gelmeden meramımın tamamını anlatmak için 6 ay geriye gitmem gerekiyor. Mayıs ayının son haftasında iki azı dişime kanal tedavisi için Dokuz Eylül Üniversitesi diş bölümüne randevu alarak gitmiştim. İki...
- “Zeytinyağlı yiyemem aman/ basma da fistan giyemem aman…” Kütahya ya da Bursa yöresine ait olduğu düşünülen bu türkü düğünlerde, keyifli eş dost toplantılarında hep bir ağızdan söylenir. Hatta eğlenceli ritmi karşılıklı oynamaya da teşvik eder....
- Hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı korkunç boyutlara ulaştı. Emekçiler olarak temel ihtiyaçlarımız olan barınma, beslenme gibi ihtiyaçlarımızı karşılamakta zorlanıyoruz. Aldığımız maaşlarla kirayı mı ödeyelim, karnımızı mı doyuralım diye kara kara...
- Kapitalist sistemde yaşıyoruz ve bu sistemin yol açtığı büyük-küçük pek çok sorunla boğuşuyoruz. Peki sorunlarımızı çözmek için ne yapıyoruz? Örneğin pek çoğumuzun ailesinde çocuk, hasta, yaşlı ya da engelli olduğu için bakıma muhtaç yakınlarımız...
- İşçi Dayanışması çıktığında her birimiz ilk görüşte etkilendiğimiz yazıyı seçiyoruz. Neden etkilendiğimizi, yazının bizi nasıl etkilediğini, neyi düşünmemizi sağladığını anlatıyoruz birbirimize. Bu yazıyı herhangi bir arkadaşımıza nasıl ve neden...
- Mutsuzluk ve umutsuzluk gençler arasında adeta bir salgın gibi yayılıyor. Etrafımıza, arkadaşlarımıza bakıyoruz, yaşamdan tat alamadığını söyleyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. “Her günüm bir öncekiyle aynı”, “yarından bir beklentim yok”, “bana...
- Biz işçiler haftanın her günü vardiyalı bir şekilde 24 saat çalışırız. Yeri gelir Pazar mesai yaparız. Dinlenmeye, ailemize vakit ayırmaya zaman bulamayız. Sanki biz işçiler için hayat sadece çalışmaktan ibaretmiş gibi. Fabrikada mühendis bir...
- Eskiden her sorunun beni bulduğunu, bu sorunları yaşayan tek kişinin ben olduğumu düşünüyordum. Sonra UİD-DER ile tanıştım ve İşçi Dayanışması’nı düzenli olarak okumaya başladım. Bir genç olarak, gençlik yazılarını okudukça bu sorunları yalnızca...
- Ben büyük bir tekstil fabrikasında çalışıyorum. Başta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek olmak üzere siyasi iktidar sözcülerinin, asgari ücret zammının hedeflenen enflasyon oranına göre yapılacağını her fırsatta söylemelerine rağmen asgari ücrete...
- Son günlerde sohbet edebildiğim her insana Türkiye’deki Suriyeliler hakkında ne düşündüklerini soruyorum. Devamındaysa nerede dünyaya geldiklerini, neden göçüp büyük kentlere geldiklerini soruyorum. Son olarak aile büyüklerinin nerelerden göçerek...
- Sevgili işçi kardeşlerim, 8 yaşına kadar babasız, 8 yaşından sonraysa hem anasız hem de babasız büyümüş sayılırım. 12-13 yaşıma kadar mahallede ve çalıştığım fabrikada anası-babası yanında olan arkadaşlarıma imrenmiş, onları kıskanmışımdır. O halimi...