Navigation

Buradasınız

Hamzayev: “Sanki Hayat Gözümde Söndü!”

Her ay onlarca işçi, sermayenin doymayan kâr hırsından dolayı iş kazalarında yaşamını kaybediyor. Hemen her gün fabrikalardan, tersanelerden, madenlerden ve inşaatlardan ölüm haberleri geliyor. En basit iş güvenliği önlemlerini bile “masraflı” ve “gereksiz” gören patronlar, gerekli önlemleri almıyorlar. Devlet ise, üstüne düşen denetleme görevini yapmıyor. Böylece her ay ortalama 100 işçi yaşamdan ve ailelerinden kopartılıyor. İşçilerin sorunlarına sahip çıkan, işçilerin birleşmesi ve haklarını aramaları için çalışan UİD-DER, iş kazalarında duyarlılığı artırmak ve ölümlere dur demek amacıyla yeni bir kampanya başlatıyor. İş kazalarında yaşamlarını kaybeden işçilerin aileleri de, yaşadıklarını anlatarak UİD-DER’e destek veriyor ve başka işçilerin ölmemesi için çağırı yapıyorlar.

24 Aralık 2010’da İngiltere açıklarında seyreden bir Türk şirketi olan İskete Denizcilik’e bağlı Eren Turgut Gemisi’nde fuel oil servis tankında patlama meydana geldi. Patlama sonucunda makine bakımcısı Güngör Ünalır isimli bir işçi yaşamını kaybederken, 2. makinist ve yardımcısı Mustafa Oturur feci bir şekilde yanarak yaralandı. Gemi, Senegal’den yük alarak İngiltere’ye gidiyordu. Azerbaycan vatandaşı ve geminin 2. makinisti olan Han Suraddin Hamzayev, gemide gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmadığının altını çiziyor ve “beni bu hale şirket getirdi” diyor. Geminin bozuk olduğunu, tamir ede ede İngiltere’ye gittiklerini belirtiyor. Üstelik gemiyi yöneten kaptanın da İngilizce bilmediği patlama sonrasında anlaşılmış ve yardım istenmesinde büyük sıkıntılar doğmuş. Hamzayev, patlama anını şöyle özetliyor: Sanki hayat gözümde sündü!

Gemide çalışırken iş kazası geçirdiniz. Nasıl oldu, anlatır mısınız?

Han Suraddin Hamzayev: 2010 yılında Eren Turgut Gemisi’nde 2. makinist olarak çalışıyordum. 24 Aralıkta İngiltere açıklarında gemide kaza meydana geldi. Makine bölümüne indiğimde ana makinenin önünde patlama oldu. Fuel oil servis tankında elektrik ısısı yüzünden patlama oldu. Patlamadan sonra yangının ortasında kaldık. Üzerimize alevler yağıyordu. O yangında makine yağcısı Güngör Ünalır yanarak hayatını kaybetti. Ben ve yardımcım ve arkadaşım Mustafa Oturur çok ciddi şekilde yanarak yaralandık. 3. kaptan bizi helikopter ile İngiltere’ye hastaneye götürdü. Bizi yanık hastanesine yatırmışlar. 8 gün komada kaldım. Çok canım yandı. Sanki hayat gözümde söndü. Yanacak tankının üzerinde elektrik kablosu olmaması gerekiyordu. Bu elektrik kabloları tankın üzerine niye konmuş, kim koymuş? Neden oldu bu kaza? Kaza nedeniyle benim hayatım yaşanmaz duruma geldi. Bu benim hayatımı mahvetti. 3 ay İngiltere’de hastanede yattım. 2 ay Azerbaycan’da hastanede yattım. Sanki hayatımın sonu geldi. Çok acılar yaşıyorum. Eşim de bana bakıyor. Eşim de çocuklarım da benim bu durumumdan dolayı çok acı çekiyorlar. Bakın, bu halime, ellerime bakın: Parmaklarımın hepsi yandı.  Bir tek parmağım yok. Ve hala vücudumdaki yanıklardan dolayı çok acı çekiyorum.

Kaza geçirdikten 3 ay sonra evinize döndünüz. 3 ay eşiniz ve çocuklarınız sizi görmedi. Karşılaşınca onların tepkisi ne oldu, sizin tepkiniz ne oldu?

Onlar benim bu halimden ötürü çok acılar çektiler. Sanki benim çektiğim acıların aynısını onlar da çektiler. Hâlâ da çekiyorlar. Hayat başka türlü oldu gözümde bu olaydan sonra. Artık eski ki gibi değilimHani ölümle boğuşan adam nasıl olabilir? Şirketler bakımını, tamirini yapmadan durmadan gemileri sefere çıkarıyorlar. Onların yüzünden biz bu azapları, acıları çekiyoruz. İşini iyi yapmayan insanlar yüzünden bu acıları çekiyoruz. Hiçbir iş kolay değil. Bütün işler bir bütündür. Makinisti, yağcısı, çarkçısı…  Hiçbir iş kolay değil. Biri işini iyi yapmazsa, bir eksik olur. Bir yerde işini eksik yapan varsa, oradan bir maraz çıkar. Bugün benim bu halde olmamın sebebi o şirketlerdir. O şirketlerin sahiplerine bir şey olmuyor. Bizim gibi insanlar bu acıları yaşıyorlar. Hiçbir iş yapamıyorum. Parmaklarım yok sanki! İki sene oldu dışarı çıkamıyorum. Bir düğüne gidemiyorum, hiçbir yere gidemiyorum. Bir yere gitmek zorunda olduğumda taksiye biniyorum. Para olacak ki gideceksin. Para olmayınca nasıl gideceksin? Şu anda hiçbir yerden bir yardımım yok! Hiçbir yerden yardım almıyorum. Ama bir kere daha tekrarlıyorum, işinizi iyi bilin. Bilmediğiniz işi yapmayın. Tedbir alınmadan çalışmayın. Sakatlandığınızda sağlam hayatınız bir daha geri dönmüyor.

Gemi güvenlikli miydi sizce? 

Hayır, hiçbir güvenliği yoktu. Tamir ede ede Kongo’ya gidip çıkmıştık. Oradan tamir ede ede geri geldik. Geminin hiçbir güvenliği yoktu.

Kaza olduktan sonra şirketin size yaklaşımı nasıl oldu?

Şirketle kontratım vardı. Şirket üzerine düşeni yapmadı. Beni hiç arayıp sormadılar. Benim için yapması gerekenleri yapmadı. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı ve Türk Konsolosluğu üzerinden şirkete ulaşmaya çalıştık. Rapor alabilmek için uğraştık. Ama iki sene geçti hâlâ bir cevap alamadık. Şirket üzerine düşeni yapmadığı gibi, tersine bana baskı yaptı. Hâlâ bir sonuç alabilmiş değilim. Bu haldeyim gördüğünüz gibi.

Daha önce iş kazası geçiren arkadaşlarınız oldu mu?

Gemilerin battığını, insanların öldüğünü duymuştum. Ben 25 senedir gemilerde çalışıyorum. Böyle büyük bir kazaya şahit olmadım. Ufak, tefek yangın olmuştu. Onu da söndürmüştük. Böyle büyük bir kaza olmadı.

Suraddin Hamzayev’in eşi: Ben Han Suraddin’in eşiyim. Eşimin gemide kaza geçirdiğini bir hafta sonra internetten öğrendik. Şirketi aradım, eşimin durumunu öğrenmek için. Onlar da bana “biraz elleri yanmış o kadar” dediler. Daha sonra telefonla eşimin kendisiyle konuştuk. Çok yandığını kendisinden öğrenmiş olduk. İngiltere’de hastanede üç ay yattı. Pasaportumuz olmadığı için biz gidemedik. Biz kendisini üç ay göremedik. Sonra geldi, iki ayda Azerbaycan’da hastanede yattı. Eşim iki senedir bu halde. Kendisi çok acı, azap çekiyor. Ben de çocuklarımız da çok azap acı çekiyoruz. Eşim gemide çalışırken kaza geçirip bu hale geldi. Çalıştığı şirket eşimi bu hale getirdi. Ben eşimin tedavi edilmesini istiyorum. Eski haline sağlığına kavuşsun istiyorum. Eski haline sağlığına kavuşamasa bile kendisini idare edecek duruma gelsin istiyorum. Bize hakkımızı aramak ve alabilmemiz için yardım edin. Daha ne diyeyim ki! Teşekkür ederiz   

Han Suraddin Hamzayev: Teşekkür ederim.

4 Kasım 2012

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi ile Trelleborg arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlandı. Yaklaşık 6 ay süren görüşmelerin 9 Aralıkta yapılan son oturumundan da sonuç çıkmaması üzerine Trelleborg’un Gebze’deki 2...
  • Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haberde bir kanser hastasının ilacını temin etmediği için SGK’ya dava açtığını ve kazandığını gördüm. Kanser hastası İlhan Okçu’nun kullandığı Keytruda adlı ilacın bir dozu 23 bin liraymış, bu ilacı alabilmek için...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri zamları, vergi adaletsizliğini, ekonomik krizin faturasının emekçilere çıkartılmasını protesto etmek için Bakırköy’de bir miting gerçekleştirdi. Mitinge DİSK, KESK, emekten yana siyasi partiler, EYT’liler,...
  • Yayınlandığı ilk günden beri işçi sınıfının sesi oldu İşçi Dayanışması. Tarihimizi, haklarımızı, kendi sınıf gerçekliklerimizi buradan öğrendik, öğreniyoruz. Çeşitli işyerlerinden işçiler yaşadıkları haksızlıkları bizimle paylaşıyor, biz de onların...
  • Geçen gün diyanetin internet sitesinde isyan etmemek gerektiğini, maddi ve manevi sıkıntıların kader olduğunu belirten bir cuma hutbesi yayınlandı. İnsanlar, dini değerlerinin bu şekilde kullanılmasına ve hutbede söylenenlere tepki gösterdiler....
  • Fransa’da yüz binlerce işçi Macron hükümetinin emeklilik hakkına yönelik saldırısına karşı genel grevde! 5 Aralıkta başlayan greve öğretmenler, ulaşım işçileri, avukatlar, hastane ve havaalanı çalışanları, temizlik işçileri ve daha pek çok sektörden...
  • Değerli işçi, emekçi dostlarım, merhaba! Ben 3 çocuk büyütüp ev geçindiren işçi bir babayım. 2 öğrenci kızım ve çalışmaya yeni başlayan bir işçi oğlum var. Sistemin yarattığı ekonomik kriz zamanlarında geçinmek hepimiz için çok zor. Bir de yeni...
  • Irak’ta 1 Ekimde başkent Bağdat’ta işsizliğe, yoksulluğa ve yolsuzluklara karşı başlayan eylemler kısa sürede ülke geneline yayılmış, kitlesel protestolara dönüşmüştü. Ekim ayının sonundan itibaren üniversite ve lise öğrencileri de okullara...
  • 186 işyerinden 130 bin işçiyi ilgilendiren metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi patron örgütü MESS’in dayatmalarıyla tıkandı. Metal patronları, gerçek enflasyonun %30’lar düzeyinde olduğu bir süreçte, hükümetin matematik oyunlarıyla düşük...
  • Ankara’nın Sincan ve Kozan ilçelerinde faaliyet gösteren Bozankaya A.Ş. fabrikasında çalışan 33 işçi, sendikalaştıkları için işten çıkartıldı. DİSK/Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlenen işçiler, Çalışma Bakanlığına yetki başvurusu yapmalarının...
  • Bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü. İş cinayetlerinin en çok meydana geldiği işkollarından biridir madencilik. Dünyada bir defada yüzlerce işçinin hayatını kaybettiği çok sayıda madenci katliamı gerçekleştir. Madenlerde iş güvenliği önlemlerinin...
  • 2020 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın başkanlığında gerçekleştirdi. Komisyon, patron örgütleri adına 5 temsilci, devlet adına 5...
  • İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 8 Aralık Pazar günü Bakırköy Pazar Alanında bir miting düzenleyeceğini açıkladı. İstanbul Tabip Odasındaki basın toplantısı; “Yoksulluk… İşsizlik… Pahallılık… Enflasyon… Zamlar… Vergiler… Savaş… Bütçe…...