Navigation

Buradasınız

Herkese İş Güvencesi!

Nisan 2010, No: 25

Biz işçilerin, çalışmadan kendimizin ve ailemizin ihtiyaçlarını karşılama şansı yoktur. Bu nedenle her işçinin bir işe ihtiyacı var. Ancak sürekli çalışabilmemiz, kendimize ve ailemize bakabilmemiz için iş güvencesine de ihtiyacımız var. Yaşanan ekonomik kriz işsizler ordusunu daha da büyüttü. Sadece resmi rakamlara göre 3,5 milyon kişi işsiz! Oysa gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. İşi olanların büyük bir kısmıysa günde 12-14 saat, düşük ücretle ve her an işten atılma korkusuyla çalışıyor.

Patronlar, işçilerin iş güvencesi hakkının olmasını istemiyorlar. Patronların kâr düzeni çeşitli nedenlerden dolayı bir işsizler ordusu yaratıyor. Bu işsizler ordusu ekonomik kriz dönemlerinde daha da büyüyor. Patronlar, her dönem işsizliği çalışan işçiler üzerinde bir kırbaç gibi kullanıyorlar. Kriz dönemlerinde ise bu kırbacın şiddeti daha da artıyor ve giderek daha fazla can yakmaya başlıyor. Uzun ve yorucu çalışma saatleri, düşük ücretler, birkaç kişinin yapacağı işi tek kişiye yaptırma, işsizlik tehdidiyle işçilere kabul ettiriliyor. İşçi bunlara itiraz etmeye kalktı mı patronlar, “dışarıda dünya kadar işsiz var, işine gelirse, ya bu şartlarda çalışırsın ya da işsiz kalırsın” diyorlar. Başbakan Erdoğan bile, Tekel işçilerini korkutup mücadeleden vazgeçirmek için, “sizin yapacağınız işi asgari ücretle çalışarak yapacak milyonlarca işsiz var” demedi mi? Patronların sözcüsü Başbakan bu şekilde konuşarak, aslında işsizliğin çalışan işçiler üzerinde nasıl bir kırbaç olarak kullanıldığını da gözler önüne sermiş oldu.

Patronlar, 10 ve hatta 12 saat çalışmayı “normal” çalışma süresi olarak dayatmakla kalmıyorlar, bir de bunun üstüne “fazla mesaiye” kalacaksınız diyorlar. Birçok fabrikada işçiler fazla mesaiden dolayı evlerinin yolunu unutur hale geliyorlar. Eskiden üç vardiya halinde çalışma vardı, ama artık iki vardiya biçiminde az işçiyle çok iş yapmak “normal” hale geldi. Bunların yanı sıra, taşeronluk sistemini, esnek çalışmayı, düşük ücretleri de dayatıyorlar. Ama işçiler, tüm bu koşulları fiilen kabul etmiş olmalarına rağmen işten atmalar durmuyor. Tüm bu ağır çalışma koşullarına rağmen hiçbir işçinin iş güvencesi yok. Ne yazık ki işçiler gerçek bir örgütlülükten yoksun oldukları için, patronların dayatmalarına boyun eğiyorlar.

Patronların saldırılarına boyun eğmemek için örgütlenmeli ve taleplerimizi yükseltmeliyiz. Her işçinin bir işinin ve iş güvencesinin olması için iş saatlerinin düşürülmesi gerekiyor. Vardiyalı işyerlerinde vardiya sayısı çoğaltılmalıdır. Güvencesiz çalışma demek olan 4/B, 4/C uygulamalarına, esnek çalışmaya ve taşeronlaştırmaya son verilmelidir. İşten atmalar yasaklanmalı ve herkese iş güvencesi sağlanmalıdır. İşsizliğin ve yoksulluğun önüne geçmek için, mevcut işler, ücretler düşürülmeden çalışabilir durumdaki işçilere bölüştürülmelidir.

Ancak bu taleplerimizin hayata geçmesi kendiliğinden ve patronların insafa gelmesiyle olmayacaktır. İş saatlerinin düşürülmesi, işten atmaların yasaklanması ve herkese iş güvencesi sağlanması için mücadele etmeliyiz. Bu temelde sendikalarımıza baskı yapmalı ve harekete geçirmeliyiz.

İş Saatleri Düşürülsün!

Herkese İş güvencesi!

İşten Atmalar Yasaklansın!

15 Nisan 2010

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İşçiler, 4 Kasımda kent merkezindeki ESPARK önünde başlattıkları nöbet eylemini Eskişehir Organize Sanayi Bölgesindeki Entil fabrikasının önüne taşıdılar. Savcılıklara yaptıkları suç duyurularının sonuç vermediğini, bakan ve bakan yardımcılarının...
  • “Hüseyin amca sizin döneminizde işçilik nasıldı?” diye soruyorum bu kez. “Kızım, bizim dönemimiz başkaydı. Fabrikaya adamlar girdi. ‘Sizin patronunuz kim, nerde?’ diye sordular. Gösterdik, bir baktık ki patronun kulağından tutmuşlar getirdiler orta...
  • İşçilerin, emekçilerin, gençlerin kapitalist sömürü düzenine ve bu düzenin yarattığı sorunlara karşı öfkesi büyüyor. Dünya meydanlarında işçi sınıfının öfkeli sesi, talepleri, özlemleri yankılanıyor. Ne baskılar ne yasaklar ne de polis-asker şiddeti...
  • Bir lise öğrencisi: Bir öğrenci olarak az çok tahmin edeceğiniz masraflarım var, ancak aynı masrafları karşılamak için artık daha fazla para gerekiyor. Ailem ve ben okul masraflarının pahalılığından şikâyetçiyiz. Örneğin benim okulum devlet okulu...
  • Birçok ülkede, farklı tarihlerde “çocuk günü” vardır ve o günlerde çocuklar hatırlanır, iyi dileklerde bulunulur. UNICEF ise 191 ülke tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzalandığı gün olan 20 Kasımı Dünya Çocuk günü olarak kutluyor...
  • TÜİK’in Ağustos ayına ait işgücü istatistikleri, işsizliğin her geçen ay daha da arttığını gösteriyor. TÜİK’in rakamlarına göre, 2019 Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre işsiz sayısı 980 bin kişi artarak 4 milyon 650 bine yükseldi....
  • UİD-DER’li bir emekçi kadın çalıştığı işyerinde kadın arkadaşlarıyla yaptığı bir sohbeti şöyle aktarıyor: “İsviçre’de kadınların eşit işe eşit ücret talebiyle yaptığı grev üzerine sohbet ediyorduk. Arkadaşlarımın bu grevden haberi yoktu....
  • DİSK’e bağlı işyerlerinde çalışan işçiler, yarım gün iş bırakarak “kıdem tazminatının gaspına hayır, vergi adaleti istiyoruz” sloganıyla Konak Meydanına yürüdü. 181 gündür işlerine dönmek için direnen Aliağa Belediyesi işçileri de kendi...
  • DİSK, Türk-İş ve Hak-İş genel başkanları, vergi adaletinin sağlanması talebiyle Türk-İş Genel Merkezinde bir araya gelerek ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş...
  • Başarıya giden yol nedir, hiç düşündünüz mü? Şimdi bu soruyu niye sordum merak ediyor olabilirsiniz. Kurbağalar ile ilgili bir hikâye okudum. Bu hikâye çok hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Üzerine biraz düşününce hayatımızda da bu...
  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...