Navigation

Buradasınız

“Ne Diyeyim, Mahmut mu Diyeyim?”

Uzun süredir iş arıyordum. Lise arkadaşım Mahmut kendisinin şef olduğu bir temizlik şirketine beni sokabileceğini söyledi. Ama çok çalışmam gerekiyormuş, gevezelik yapmamam gerekiyormuş. Orası okul gibi değilmiş yoksa beni hemen kovdururmuş. Bana sanki daha önce hiç çalışmamışım gibi konuşunca ben de hiç çalışmamışım gibi “Tamam Mahmut, çalışırım Mahmut” dedim. İşe başladıktan birkaç gün sonra da çalışmamı beğendiler. Bir gün Mahmut şef, beni yanına çağırdı ve bana henüz 18 yaşıma girmediğim için sigorta yapamayacaklarını söyledi. Şantiye olduğu için çıraklık sigortası da yapmıyorlarmış. Bana 18 yaşına girince sigorta yapacaklarını söyledi ve o zamana kadar kendime dikkat etmem gerektiğini de ekledi. Ben de işe ihtiyacım olduğu için kabul etmek zorunda kaldım. Bana kırmızı ve mavi baret takanlardan uzak durmam gerektiğini söylediler. Ben de bir süre gizlenerek çalıştım.

Bir gün yemek paydosunda su içerken bir adam yanıma yaklaştı ve bana adımı sordu. Ben de söyledim. “Kimliğin yanında mı?” diye sordu. Ben de bir anlık boşlukla “evet” dedim ve verdim. Meğer adam iş güvenliği uzmanıymış. Bana hemen yemeğimi yiyip gitmemi söyledi. “Büyü de öyle gel!” dedi. Ben de yemekten sonra eşyalarımı toplayıp gidecektim ki adımı defalarca söylememe rağmen adımı ezberleyemeyen üstelik adaşım olan patronum “gitmene gerek yok” dedi. Beni başka bir siteye göndereceğini söyledi. “Ama orada da adımı, yaşımı soracaklar” dedim. “Sen de söyleme” dedi. “Peki, ne diyeceğim sorarlarsa?” diye sorunca “Mahmut de!” dedi. Bir an anlamakta zorlandım tekrar sordum “Ne diyim, Mahmut mu diyim?” “Evet, Mahmut de!” Yani, bir daha sorarlarsa kimliğimin yanımda olmadığını, adımın da Mahmut olduğunu söyleyeceğim, onlar da kayıtlarından Mahmut’un sigortasının olduğunu görecekler bana da “Tamam Mahmut, kolay gelsin” deyip gidecekler. Böylelikle kendimi de “koruma” altına almış olacağım. Yani bu patronlar, işlerine gelince kanunları bile görmezden gelebiliyorlar. Biz işçilerin hayatlarını hiçe sayıyorlar. Çalışmamızı beğenirlerse yani işlerine yaradığımız sürece çalıştırıyorlar ama bir köle gibi. Bu düzeni değiştirmek biz işçilerin elinde. Bu düzene “HAYIR” demeli ve bu kapitalist sistemi yıkmalıyız.

8 Kasım 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • İstanbul Fatih’te 6 Kasım Çarşamba günü dört kardeş evlerinde ölü bulundu. Tanıdıkları haber alamayınca evlerine gittiler ve kapıda “Dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin” notu ile karşılaştılar. Notu gören kardeşlerin tanıdıkları polise...
  • Milyonlarca işçinin brüt ücretinden yapılan kesintiler, işçinin yıllık gelirine göre değişiyor. Geliri 18 bin liraya kadar olanlardan yüzde 15, 18 binle 40 bin lira arasında olanlardan yüzde 20, 40 binle 148 bin lira arsında olanlardan ise yüzde 27...
  • TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, beklenen büyük İstanbul depreminin olası sonuçlarına ilişkin 11 Kasımda bir çalıştay düzenledi. Düzce depreminin 20. yılında Kadıköy’de düzenlenen İstanbul Deprem Çalıştayında, 20 milyonluk mega kentin depreme...
  • Zeytinoğlu Grubu’na bağlı Entil Endüstri, Halpaki Döküm ve Tarkon Makine işçilerinin kıdem tazminatları ve 5 aylık ücretlerinin ödenmesi talebiyle 4 Kasımda başlattıkları nöbet eylemi devam ediyor. 3 fabrikada çalışan işçiler, taleplerini duyurmak...
  • 17 Ağustos depremini Kocaeli Karamürsel’de yaşamış birisi olarak, o gece ve sonrasında yaşadıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zamanlar eşim İstanbul’da çalışıyor, ben 1 yaşındaki kızım ve 4 yaşındaki oğlumla annemde kalıyordum. 17 Ağustos...
  • Genç yaşlı, evli bekâr, köylü, şehirli, Avrupalı, Asyalı fark etmiyor. Dünyanın her yerinde baskı altına alınıyor, şiddet görüyoruz. Kadınların emek gücü ucuzdur. Bu düzende söz hakkımızı erkekler belirlemek istiyor. Çalışıyor ve ev geçindiriyoruz...
  • Ankara’nın Etimesgut ilçesinde Elya Yapı’ya ait Elya Center şantiyesinde çalışan 30 inşaat işçisi aylardır ödenmeyen ücretlerini talep ettiler. Elya Yapı patronları 9 Kasımda işçilere ücretlerinin ödeneceği sözünü verdi. Aldıkları sözün ardından...
  • Ben on üç yaşından beri çalışmaktayım. Adana’da birçok fabrikada çalıştım, son beş yıldan beri ise bir fabrikada metal işçisi olarak çalışıyorum. Daha önce hep duyuyordum UİD-DER’in etkinliklerini ama böyle bir etkinliğe hiç katılmamıştım....
  • İki dağcı genç çadırlarını alır dağa çıkarlar. Çadırlarını kurar ve gece içinde uyurlar. Gençlerden biri gece uyanır. Panik halde arkadaşını uyandırır. Ne olduğunu, niye uyandırıldığını anlayamayan şaşkın arkadaşına sorar:
  • Geçenlerde eve dönmek için dolmuşa bindim, dolmuş hakikaten dolmuş durumdaydı. Dolmuşta iki kişinin kendi aralarında yaptıkları sohbete kulak misafiri oldum. Diş hekimi bu iki insan bir birilerine “müşteri nasıl kazıklanır” taktiğini veriyordu. “Bak...
  • Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde güncelleme (zam) gündemime girdiğinde, acaba bu mektubu yazana kadar konu güncelliğini yitirir mi diye çok düşündüm. Sonunda mektubu yazmaya başladım ve burasına üzülsem mi, sevinsem mi bilemedim ama güncelliğini...
  • İstanbul Silivri açıklarında yaklaşık altı büyüklüğündeki deprem, yılardır bastırdığımız deprem korkumuzu tekrar gündemimize getirdi. Yaşanan sarsıntıyla yoksul işçi ve emekçiler artık diken üzerinde yaşamaya başladı. Büyük sarsıntıdan sonra,...
  • Kardeşler, bir servis şoförü olarak bugün sizinle biraz dertleşmek istedim. Yaşadıklarımı, tanık olduğum şeyleri sesli düşünerek aktarayım sizlere. Yirmi yıl çalıştıktan sonra emekli olacağım, artık çalışmama gerek yok diyerek emekli oldum. Emekli...