Buradasınız
SCA Yıldız Grevcisi İşçiler Anlatıyor

Gebze’de süren SCA Yıldız grevi 13. gününde. Direniş yerine gerçekleştirdiğimiz ziyarette ilk kez greve çıkan DİSK/Tümka-İş üyesi işçilerle grevi, dayanışmayı ve mücadelenin kazanımla sonuçlanması için nelerin yapılması gerektiğini konuştuk.
İlk kez mi greve çıkıyorsunuz? Grevde ne gibi görevler aldınız?
Mustafa: Evet, ilk kez greve çıkıyorum. Grevde görev ayrımı yapmadan, herkes elini taşın altına koyuyor. Çaycı da olduk, mıntıka da temizledik, çadırımızı kendimiz kurduk marangoz olduk, kar küredik, kendi evimiz gibi bu çadıra yerleştik. Evimizden soba, demlik benzeri ihtiyaçları getirdik.
İsa: İlk kez greve çıkıyorum. Grev gözcülüğü yapıyoruz. Gelenleri ağırlayıp, karşılıyoruz.
Mehmet: 9 yıldır bu fabrikada çalışıyorum. 32 yaşındayım hayatımda ilk kez greve çıkıyorum. Grevde arkadaşları getirip götürme yani servis yapma görevini aldım. Nöbetlere geliyorum.
Emrah: 3 buçuk yıldır bu fabrikada çalışıyorum. İlk gün gece 00.10’da şalteri indirip greve çıktığımızda tarifsiz bir duygu yaşadım. Arkadaşlarımla birlik olmak, örgütlenmenin sonucunda bu anı yaşamak çok keyifliydi.
Grevde olmak bir işçi için nasıl bir duygu?
Mustafa: Bu duyguyu ilk kez yaşıyorum. Şu anda fabrikada çalışırken hiç olmadığı kadar arkadaşlarımız arasında birlik var. 92 kişi arasında hiçbir gevşeme ve çözülme olmadan tam bir kenetlenme var. İçeride zorunlu olarak duran işçi arkadaşlarımız hafta sonu nöbetlerini gönüllü olarak tutuyorlar. Kısacası burada müthiş bir dayanışma var.
İsa: Grev yerinde birlik beraberlik var. Kimse birbirinden kopmuyor. Çalışacaksak da kovulacaksak da hepimiz birlikte olmak istiyoruz. Hepimiz hakkımızın peşinden koşuyoruz. 10 yıllık işçi hakkını alamamışsa burada, ben daha 1 yıllık işçiyim ben de mücadele edip, hakkımın peşinden koşmalıyım diye düşünüyorum.
Mehmet: Greve çıkmak, grevin bana öğrettiği tutku, bağlılık, birbirimize sadık kalmak, haklı mücadelemize hep beraber sahip çıkmak duygusudur.
Emrah: Başından sonuna kadar bütün görevleri yerine getirmek için arzulu ve istekli olduk. Komitelerimizi henüz tam oluşturamadık. İşyerinde nasıl çalışıyorsak burada çeşitli görevler alıp yerine getiriyoruz.
Grevi kırmaya yönelik ne tür girişimler oldu?
Mustafa: 3 buçuk yıl birçok engellemelerde bulundu. Ben size en güncel olanı söyleyeyim. Ülker greve ilişkin lokavt kararını kapıya asıncaya kadar SCA’ya hiçbir bilgi vermemiş. SCA, yüzde elli ortak olduğu bu fabrikada grev olduğunu daha yeni öğrendi. Çalışma Bakanlığına (92 kişi grevde olmamıza ve asli işi yapmamıza rağmen) 20 kişinin grevde olduğunu ve grevci işçilerin asli iş yapmadığını bildirilmiş. Lokavt ilan edildi. Lokavt kararı göstermelik ve bizim gözümüzü korkutmaya yöneliktir. İşverenler tek tek işçi arkadaşları arıyorlar. Sana özel paketimiz var diyorlar. İşe geri dönersen sana ayrı bir maaş daha veririz gibi teklifler var. Hiçbir işçi arkadaşımız bunlara rağbet etmedi.
İsa: Bireysel tekliflerde bulundular. Onların bu tekliflerini hiçbir işçi arkadaşımız kabul etmedi.
Mehmet: Bu güne kadar verilen sözler yerine getirilmedi. Sosyal haklar sendikalaşmayla beraber son üç buçuk yılda yerine getirildi. İşyerinde örneğin televizyon, çay gibi ihtiyaçlardan bile mahrumduk. İşverene güvenimiz yok, sendikayla işyerine geri dönmek istiyoruz. Lokavt kararını biz işçilerin birliğini kırmak için aldılar. Bu olay da güven ve hırsla greve sarılmamıza neden oldu. İşveren örgütlenmeyi istemiyor.
Emrah: İlk olarak bireysel sözleşmeyi dayatıyorlar. Sendikasızlığı dayatıyorlar. 93 arkadaşımıza “sendika olmasın size haklarınızı verelim” diyorlar. Bizse bu teklife “hayır, ya sendikamız ya da hiçbirimiz” diyoruz. İşverenler DİSK’i istemiyor. Biz onlar gibi düşünmüyoruz. İşçilerin hakkını en çok DİSK savunuyor. İşçinin hakkını savunmayan Hak-İş’e üye olmamızı istiyor. Biz patron yanlısı sendikaları istemiyoruz. İşçiden yana, işçinin hakkını savunan sendika istiyoruz.
Grevi kazanmak için neler yapıyorsunuz, neler yapılmalı?
Mustafa: Grev öncesinde bir tecrübemiz yoktu. Biz şu anda kervanı yolda diziyoruz. Sizin gibi derneklerden, sendikalardan öğreniyoruz. Öğrendiklerimizi grev esnasında yerine getirmeye çalışıyoruz.
İsa: Ya hep beraber ya hiç birimiz diyoruz.
Mehmet: Grevci işçiler birbirinden kopmamalıdır. Atalarımızın dediği gibi sürüden ayrılanı kurt kapar. Birbirimize tutkun olmamız gerekir.
Emrah: SCA yönetimine uluslararası sendikacılar aracılığıyla taleplerimizi dile getirdik. Grevi yerel ve ulusal basın aracılığıyla duyurmak istiyoruz. Fakat ÜLKER birçok gazete ve medyaya sponsor oluyor, reklam ve ilan veriyor dolayısıyla destek alamıyoruz. Sosyal medyayı kullanıyoruz. Bizim sayfamızı yasakladılar, engellediler.
Aileniz grevi nasıl karşılıyor?
Mustafa: Ailelere mektuplar gönderdiler. Bu mektuplarda grevi çeşitli iddialarla karaladılar. Biz bunları aştık. Aileler destek oluyor. Arkadaşlarımızın eşleri anneleri börekler, yemekler yapıp destek oluyorlar.
İsa: Ailem grevi destekliyor, bir sıkıntımız yok.
Emrah: Üsküdar’da oturuyorum. Ailem sonuna kadar benimle, beni destekliyorlar.
Sendikalardan yeterli destek ve dayanışmayı görüyor musunuz?
Mustafa: Grev süreci dayanışmayı öğrendik. Buradan geçen bir esnaf bile bizim neden burada olduğumuzu, pankartlarda ne yazdığımızı soruyor, sohbetlerimize katılıyor. Bu türden bireysel dayanışmaların yanı sıra sizin gibi dernek ve kurumlardan gelenler, destek olanlar oluyor.
Son olarak ne söylemek istersiniz?
Mustafa: Bu güne kadar başımıza gelmeden bu tür şeylerin ne demek olduğunu bilmiyorduk. Dayanışma ve grevi gördük, kimin dost ve düşman olduğunu öğrendik. Şahsen ben kendi adıma bütün grev ve direnişlere oradan geçiyor olsam bile durup, ziyaret edip destek veririm. Maddi olarak desteklerim. Bundan sonra benim hayat prensibim bu olur. 11 gündür biz bu durumu gördük. İşçi kardeşlerimden başlarına gelmesini beklememelerini istiyorum. Kapının önüne konulmadan, işverenler tarafından ihanete uğramadan mücadeleye başlamayı beklemesinler. Çok geç olmadan daha önce örgütlenmeye başlasınlar.
İsa: Bir söz vardır: Haklıysan korkma hak seni korur diye. Sonuç olarak bir yola girdik, sonuna kadar korkmadan yolumuza devam edeceğiz.
Mehmet: Greve daha fazla desteğin gelmesini istiyoruz. Herkesin yanımızda olmasını istiyoruz. Biz daha da dimdik duralım. Biz kendi içimizde kenetlendik. İşverenlerin bu kenetlenmeyi bozacağını sanmıyorum. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için diyoruz. Birlikten kuvvet doğar. Bizi yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum.
Emrah: Sizler aracılığıyla destek ve dayanışmada bulunan herkese teşekkür ediyoruz. Türkiye’de yüzde 10’a yakın sendikalı işçi var. Oysa holdingleşmiş sendikalar hariç işçilerin haklarını savunan sendikaların olmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Sendikalardan kimse korkmasın. Bütün işçilerin sendikalı olmasını istiyorum. Patronların inisiyatifinde olmak çok kötü, bir hakkı verirlerse alıyorsun. Sendika yokken biz işçilerin çektiği çile, ıstırap, zorluk ve cefayı gördük. Sendika iyi bir şey herkese tavsiye ediyorum.
Teşekkür ederiz.
- Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Yalçınkaya ile Söyleşi
- Dev Sağlık-İş Bursa Sorumlusu Alper Küçük ile KÇP Üzerine Söyleşi
- Grevci Tarkett İşçileri: “Birliğimizi Güç Haline Getirelim!
- Grevdeki MKB Rondo İşçileriyle Söyleşi
- Durak Tekstil İşçileriyle Söyleşi
- Bursa’dan Bir Özel Okul Öğretmeniyle Söyleşi
- Malatyalı Kadın Tekstil İşçisi İle Deprem ve Kadın İşçiler Üzerine Söyleşi
- Nilgün Soydan ile Kemal Türkler Söyleşisi
- Genel-İş İzmir 8 No’lu Şube Başkanı Gümüştekin ile Söyleşi
- İş Güvenliğimiz İçin 1 Mayıs’ta Sınıfımızın Saflarındayız
- Avukatlar Anlatıyor: Yasalar Yetmez, İşçi Sınıfını Örgütlülük Kurtarır
- Bir Afgan Göçmen İşçiyle Söyleşi: “Ölmek ya da Özgürce Yaşamak”
- Ekmekçioğulları İşçileri ve Anadolu Şube Başkanı Deniz Ilgan’la Direniş Üzerine
- Söz Hakları İçin Direnen Ekmekçioğulları İşçilerinde
- Trelleborg İşçileriyle Grev Üzerine Söyleşi
- Cargill İşçileriyle Sohbet
- İşçiler Sendika Düşmanlığına Karşı Mücadele Ediyor
- Omsa Metal İşçileri Sendika Hakları İçin Direnişte
- Cam İşçileri Grevde, İzBB İşçilerinin Direnişi Sonuç Verdi
- Sefalet Zammı Dayatmasına, İşten Atmalara Karşı İşçi Mücadeleleri
- Soygun Değil de Ne?
- İzmir’de Grevci İşçiler Sefalet Dayatmasına Hayır Dedi
- DYO Boya Grevi Kazanımla Sonuçlandı
- İşçiler, Emekliler Sefalet Dayatmasına Karşı Mücadeleyi Büyütüyor
- Buca Belediye İşçilerinin Anlattıkları
- Çiğli Belediyesinde İşten Atılan Kadın İşçilerin Mücadelesi Sürüyor
- Kamu Emekçileri, Öğretmenler, İşçiler Mücadele Ediyor
- Polonez İşçilerine Selam Olsun
- Bize Ekmek Yoksa Size Pasta Yok!
- Buca Belediyesi İşçileri Ücret Gaspına Karşı İş Bıraktı
- Hak Gasplarına ve Sendikal Baskılara Karşı İşçi Mücadeleleri
- Reckitt İşçilerinin Grevi Kararlılıkla Sürüyor
- İzmir Belediye İşçilerinin Grevi Bitti Ama Grev Nefreti Bitmedi
- Bayramın Üçüncü Gününde KRT İşçileriyle Dayanışma
- KRT Çalışanlarından Eylem
- Reckitt Benckiser Grevcilerini Ziyaret Ettik
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...