Navigation

Buradasınız

Türkiye İşçi Sınıfının 1 Mayıs Geleneği!

İşçi Dayanışması Büteni, No: 121

Dünya işçi sınıfı birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs’a hazırlanıyor. Türkiye’de ise alanlara çıkarak taleplerini haykırmak isteyen işçileri birçok zorluk bekliyor. Egemenler, işçilerin bu görkemli mücadele gününe katılımını engellemek ve işçilerin gücünü zayıflatmak için her şeyi yapıyorlar. Ancak bizler biliyoruz ki dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son derece güçlü ve görkemli bir 1 Mayıs geleneği vardır. Bu gelenek yasaklarla, baskılarla unutturulamaz. Türkiye işçi sınıfının tarihi bu gerçeği kanıtlamaktadır.

Bu topraklarda ilk 1 Mayıs gösterileri 1909 yılında Osmanlı’da gerçekleştirildi. 1908 yılında ilan edilen II. Meşrutiyet bazı hak ve özgürlüklerin önünü açmış, baskı altındaki kesimler seslerini duyurmaya başlamıştı. O yıllarda Osmanlı toprağı olan Selanik ve Üsküp’te her milletten işçiler 1 Mayıs’a birlikte hazırlandılar. Osmanlı işçi sınıfını oluşturan Bulgar, Sırp, Ermeni, Arap, Yunan, Rum ve Türk işçiler 1 Mayıs’ı birlikte kutladılar. Bu mitinge katılan işçilerin temel talepleri 1 Mayıs’ın ruhunu yansıtıyordu; iş saatlerinin kısaltılması, sömürü ve savaşların son bulması, işçiler arasında dayanışma!

Bütün baskı ve karalamalara rağmen Türkiye işçi sınıfı 1 Mayıs’a birlik, dayanışma ve mücadele arzusuyla sahip çıkmıştır, çıkıyor. 1 Mayıs geleneği imparatorluklara, emperyalist savaşlara, tek parti rejimine, askeri diktatörlüklere ve OHAL düzenine rağmen yok edilemedi, edilemeyecek!

Ancak Balkan Savaşları ve ardından gelen 1. Dünya Savaşı boyunca Osmanlı topraklarında 1 Mayıs gösterileri yasaklandı. 1 Mayıs’ı yasaklayan dönemin egemenleri halklar arasına kin ve nefret tohumları ektiler. 1912 ilâ 1919 yılları arasında 1 Mayıs gösterileri gerçekleştirilemedi. 1 Mayıs ancak 1920 yılında yeniden kutlanmaya başlandı. O yıl Haliç’te yapılan gösterilerde işçiler, işgal karşıtı talepler dile getiriyordu. İstanbul’daki kutlamalara Vapur İşletmeleri, Haliç İdaresi, Baruthane, Feshane ve Zeytinburnu deri fabrikalarının işçileri, Fatih, Aksaray, Harbiye hatlarındaki tramvay işçileri iş bırakarak katılmıştı.

1920 ilâ 1924 arasındaki 4 yıl boyunca çok zor koşullarda da olsa işçiler özgürlük talepleriyle 1 Mayıs meydanlarında buluştu. Türkiye Cumhuriyeti döneminde ise 1 Mayıs yine baskı, yasaklama ve engellerle karşı karşıya kaldı. Ve 1927 yılında 1 Mayıs gösterileri yasaklandı. Bu dönemde toplumun sınıflardan oluştuğunu söylemek dahi suç sayılıyor, yeni Cumhuriyetin sınıfsız bir toplum olduğu iddia ediliyordu. 1 Mayıs’ın bir mücadele günü olduğunu unutturmak ve sınıfsal özünden kopartmak isteyen egemenler, 1935 yılına gelindiğinde bu günü “Bahar ve Çiçek Bayramı” ilan ettiler.

Böylece 1976’ya kadar 1 Mayıs, 50 yıl boyunca yasaklı kaldı. 1960’lı yıllardan itibaren Türkiye’de sanayi gelişmeye, işçi sınıfı büyümeye başlamıştı. İşçiler örgütlenerek ekonomik ve siyasi haklarını talep etmeye başlamıştı. Bir uyanış içinde olan Türkiye işçi sınıfı, 1 Mayıs geleneğini yeniden diriltmek üzere harekete geçmişti. 1976 yılında DİSK’in öncülüğünde işçiler, 1 Mayıs’ı kutlamak üzere alanlara çıktılar. Bir yıl sonra 1 Mayıs’ta işçi sınıfı sel olup İstanbul Taksim Meydanına akıyordu. 500 bin işçi dört bir koldan alana akıyor, 1 Mayıs o güne kadar hiç olmadığı kadar görkemli bir mitingle kutlanıyordu. İşçi sınıfının uyanışından korkan dönemin egemenleri, gerçekleştirdikleri kanlı provokasyonla Taksim 1 Mayıs’ını kana buladılar. Onlarca işçiyi katlettiler. Bu katliama rağmen işçiler bir yıl sonra 1978’de yine çıktılar alanlara. Fakat 1980 askeri faşist darbesi ile 1 Mayıs yeniden yasaklandı.

1980’li yıllarda baskı ve yasaklamalara rağmen sendikalar ve siyasi partiler 1 Mayıs’ı salon toplantılarıyla kutladılar. 1993 yılında yasaklar aşıldı ve sendika konfederasyonları 1 Mayıs’ı alanlarda kutlamaya başladı. 1996 yılında İstanbul Kadıköy’de 100 bin kişinin katılımıyla 1 Mayıs gösterileri düzenlendi. Baskı ve yasaklara rağmen Türkiye’de 1 Mayıs meydanlarda kutlanmaya devam ediyordu. Bu geleneği ezemeyen egemenler, 2010’da 1 Mayıs’ı “emek ve dayanışma günü” olarak, resmi tatil günü ilan etmek zorunda kaldılar. Ancak bu kez de işçilerin mücadele ve dayanışmasının önüne geçmek için 1 Mayıs’ın kendi belirledikleri bir alanda ve içerikte kutlanmasını dayatmaya başladılar. Son yıllarda ise OHAL bahane edilerek 1 Mayıs kutlamaları yasaklanmaya veya sınırlandırılmaya çalışılıyor.

Fakat bütün baskı ve karalamalara rağmen Türkiye işçi sınıfı 1 Mayıs’a birlik, dayanışma ve mücadele arzusuyla sahip çıkmıştır, çıkıyor. 1 Mayıs geleneği imparatorluklara, emperyalist savaşlara, tek parti rejimine, askeri diktatörlüklere ve OHAL düzenine rağmen yok edilemedi, edilemeyecek!

18 Nisan 2018

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...
  • DERİTEKS, 14 Eylülde VIP Tekstil önünde işten atmaları, artan baskıları protesto etmek için bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına TÜMTİS, Petrol-İş, Koop-İş, Türk Metal, Tekgıda-İş, Basın-İş sendikalarının temsilci ve yöneticilerinin yanı...
  • Her gün aydınlanan güne uyanıp, günlük hayat koşturmamıza başlıyoruz. İşe, okula giderken bir kısmımız yolu haber okuyarak, bir kısmımız da sosyal medyaya bakarak geçiriyor. Peki, hangi sabah bu haberlere ve gelişmelere bakarken bir cinayet veya...
  • Merhaba dostlar, işçi ve emekçiler olarak hayatımızın her alanında kapitalist sistemin bize dayattığı ağır şartları yaşıyoruz. Bu sistem bizi hayatın her alanında eziyor. Yıllarca okuyup aylarca işsiz kalan ve henüz yeni iş bulabilmiş genç bir...
  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...
  • 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. Ama darbecilerle ve onları işbaşına çağıran sermaye sınıfıyla davamız kapanmadı. İşçi sınıfının mücadele örgütleri 12 Eylül’ü asla unutmamalı ve unutturmamalı. Çünkü Türkiye işçi...
  • Geçtiğimiz günlerde UİD-DER olarak Cargill direnişçilerini ziyarete gittik. Cargill işçileri Tek Gıda-İş sendikasına üye oldukları için haksız yere işten çıkarılmışlardı. O günden sonra mücadeleye başladılar. Şu an ise 500 günü aşkın bir süredir...
  • Güney Afrikalı binlerce kadın giderek artan kadına yönelik şiddeti protesto etmek için 4 Eylülde sokaklara döküldü. Emekçi kadının ezilmişliğini besleyerek büyüten kapitalist sisteme ve temsilcilerine tepki gösteren kadınlar, eylemlerini Dünya...
  • İngiltere’de South Western Demiryolu Şirketine bağlı çalışan işçiler 30 Ağustosta greve çıktı. İşçiler şirketin istasyonlarda ve trenlerde güvenlik işçilerini işten çıkarma planını engellemek için uzun süredir mücadele yürütüyor. Haziran ayında 5...
  • Geçtiğimiz günlerde yeni yönetimini belirleyen Petrol-İş Sendikası, Cargill direnişini 512. gününde (11 Eylül) ziyaret etti. Genel Başkan Süleyman Akyüz ve sendikanın merkez yöneticileri ile Gebze’deki işyerlerinden gelen işçi temsilcilerinin...
  • Ben özel bir hastanede çalışan, sizler gibi alın terimi, emeğimi ortaya koyarak geçinmeye çalışan genç bir işçiyim. Zorluklara, patronlara ve onların sömürü sistemine karşı mücadele veriyorum aynı sizler gibi… Bağlı olduğum, bundan da mutlu ve...
  • Geçtiğimiz günlerde devlete bağlı işletmelerde çalışan binlerce işçiyi yakından ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Türk-İş ile Aile ve Çalışma Bakanlığı arasında imzalanan sözleşmede binlerce işçi sefalet ücretine mahkûm edildi. Binlerce...