UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

UİD-DER’in Yeni Kampanya Çağrısı:

Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!

İşçiler, kardeşler!

Gece gündüz demeden çalışan, alın teri akıtan ve tüm zenginliği üreten biz işçileriz. Her şey bizim ellerimizin üzerinde yükseliyor.

Gökdelenleri biz yükseltiyoruz, tünelleri biz açıyor, kömürün bağrına biz kazma vuruyoruz. Bir düşünün! İşçiler bir gün çalışmazsa ne olur?

Onca emek harcıyor ve ömrümüzü tüketiyoruz, ama yoksulluk koşullarında yine biz yaşıyoruz. Neden?

Türkiye’de 7 milyon işçi asgari ücretle çalışıyor. Milyonlarcası ise asgari ücretin biraz üzerinde ücret alıyor.

Neden tüm yaşamı üreten işçiler bu sefalet ücretine veya 50 ilâ 100 lira fazlasına çalıştırılıyor?

10 milyondan fazla işçinin sigortası yok. Neden?

Sadece ücretlerimiz düşük değil; iş saatlerimiz de alabildiğine uzun ve çalışma koşullarımız ağır. Pek çok işyerinde işgünü 12 ve hatta 14 saate çıkartılmış durumda. İki ve hatta üç kişinin yapacağı işi tek başımıza yapıyoruz.

Cumartesi-Pazar demeden çalışıyoruz. Üstelik çay ve yemek molaları da çalışma süresinden sayılmıyor.

Neden iş saatleri bu kadar uzun? Biz işçiler insan değil miyiz? İşçilerin daha fazla dinlenmeye, ailelerini görmeye, sevdikleriyle zaman geçirmeye, sosyal faaliyetlere katılmaya hakkı yok mu? Biz işçiler birer makine miyiz?

Eski dönemlerde köle sahipleri, kölelerini insan yerine koymaz ve onlara “konuşan makine” derlermiş.

Zengin edip lükse boğduğumuz arsız patronların davranışları da farklı değil. Onların gözünde biz işçilerin zerre kadar önemi yok. Meselâ her ay 150’den fazla işçinin iş kazası geçirip ölmesi, patronlar için önemsiz bir ayrıntıdır.

Patronlara göre önemli olan daha fazla üretmek, işçiyi iliğine kadar sömürmek ve kârını arttırmaktır. İşte patronların bu kâr tutkusu ya da açgözlülükleri her şeyin önüne geçmektedir.

Kardeşler!

Sermaye sahipleri, ücretleri düşürmek, iş saatlerini uzatmak, kadrolu çalışmayı ortadan kaldırmak ve sosyal haklara el koymak için taşeronlaştırma yöntemine başvuruyorlar.

Taşeronluk sistemi her geçen gün çığ gibi büyüyor.

Taşeronluk özellikle AKP hükümeti döneminde alabildiğine yaygınlaştı. 2002’de AKP iktidara geldiğinde toplam taşeron işçi sayısı 400 bin civarındaydı. Şimdilerde bu sayı 2,5 milyona çıkmıştır.

Patronların istekleri doğrultusunda İş Yasasını yeniden düzenleyen AKP, taşeronluk dâhil esnek çalışma biçimlerini yasalaştırdı. Güvencesiz, kadrosuz ve kısa süreli çalışma biçimlerinin önünü açtı.

Geçmiş dönemde Türkiye’de işçiler örgütlüydüler; işte bu nedenle patronlar taşeronluk gibi uygulamalara cesaret edemiyorlardı.

Ancak ne zamanki işçilerin birliği ve örgütlülüğü zayıfladı, işte o zaman hükümetler ve patronlar işçilerin haklarına saldırmaya, taşeronluk sistemini uygulamaya başladılar. Ücretleri düşürdüler, kadrolu işçiliği ve sosyal hakları kaldırdılar, çalışma saatlerini uzattılar.

Kadrolu işçiliğin olmaması, işçilerin bir işyerinde uzun süre ve sigortalı olarak çalışmaması, sendikalara da büyük darbe vurdu, vuruyor.

Taşeronluk patronlar için son derece avantajlı bir sistemdir. İşi taşerona bırakan ana işverenler tüm sorumluluktan kurtuluyorlar. Meselâ devasa inşaat şirketlerinin patronları işi parçalara bölüp taşeronlara veriyorlar; işçiler iş kazalarında öldüğünde ise sorumluluğu kendi üzerlerinden atıyorlar.

Hızlı bir şekilde zenginleşmek isteyen taşeron patronları tüm maliyetlerden kısıyor, iş güvenliği önlemlerini almıyor, ücretleri düşürüyor ve iş saatlerini uzatıyorlar.

İş güvenliği önlemlerinin alınmaması iş kazalarına ve iş cinayetlerine neden oluyor. İşçi ölümlerinin özellikle taşeron işyerlerinde daha fazla olması bir tesadüf değil.

Taşeronlaştırma tüm işçileri derinden etkiliyor. Çünkü taşeronluğun yayılması tüm piyasayı etkilemiş ve genel olarak işçi ücretlerini düşürmüş, iş saatlerini uzatmış, kadrolu işçiliği ve sosyal hakları ortadan kaldırmıştır. Ücretlerin düşürülmesi, bizleri fazla mesailere mecbur etmektedir. İşte tüm bunlardan dolayı taşeronluk tüm işçilerin düşmanıdır.

Kardeşler!

Patronlar sermayelerini taşeron sistemi sayesinde engelsiz büyütürken biz işçiler köleleşiyoruz. Kölece çalışma koşullarına boyun eğmek zorunda değiliz.

İşçileri kendi çıkarları temelinde birleştirmeye çalışan mücadele örgütümüz UİD-DER, “Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!” diyor.

Birleşen ve hakları için mücadele eden işçilerin karşısında hiçbir patron duramaz. Birleşen işçilerin alnı ak, başı diktir. Bu geçmişte de böyleydi bugün de böyledir.

Gelin hep birlikte “Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!” kampanyamıza güç verelim, örgütlenip taleplerimizi haykıralım:

  • Taşeron İş Kazası ve Ölüm Demektir, Yasaklansın!

  • Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın, Herkese İş!

  • Mesailer Değil Ücretler Arttırılsın!

  • Tüm İşçilere İş Güvencesi!

  • Çay ve Yemek Molaları Çalışma Süresinden Sayılsın!

  • Sendikalaşmanın Önündeki Tüm Engeller Kaldırılsın!


24 Kasım 2014






  Bildiriler

Son Eklenenler

  • issizler-ordusu-buyuyor.jpg
    Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2018 Ekim ayını kapsayan işgücü istatistiklerine göre, işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,3 puan artışla yüzde 11,6’ya yükseldi. İşsiz sayısı ise 501...
  • kesk-ek-zam-eylemi-izmir.jpg
    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyesi emekçiler, 15 Ocakta ekonomik krizin yakıcı sonuçlarına karşı ülke çapında eylemler yaptı. İşçi ve emekçilerin günden güne daha da...
  • aksaray_2470.JPG
    İş bulmanın birçok yöntemi vardır. Bizler de bu yöntemlerle iş ararız genellikle. Kimi zaman müracaatlarımızı bir yakınımızın elamana ihtiyaç olduğunu söylediği yerlere kimi zaman da iş bulma...
  • patronlara-tesvik.jpg
    2015 yılında 6645 sayılı Torba Kanunla sözde iş kazalarını azaltmak hedefiyle İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda bazı düzenlemeler yapıldı. Buna göre ölümle veya sürekli iş göremezliğe neden olan...
  • gelir-vergisi-hesaplama.jpg
    Son yıllarda zengin ile fakir arasındaki uçurum giderek arttı. Zenginler daha fazla zengin olurken, yoksullar ise yerlerinde saymaya ve iki sınıf arasındaki uçurum büyümeye devam ediyor. Bunun sebebi...
  • naylon-poset.jpg
    Merhaba kardeşler, aylardır nasıl olacak diyerek beklediğimiz vakit geldi. Artık satın aldığımız ürünleri koyduğumuz poşetlere de para vereceğiz. Ve vurgulandığı gibi sadece plastik poşetlere de...
  • derman-isci-sinifinda.jpg
    Derde maruz kalanlar dertlerinin çaresini aramazlarsa, derdi bizzat yaratanın çaresine mahkûm olurlar. Çare diye sunulan yine bir dert midir, yoksa çare midir, o da ayrı bir mesele. Ben işçi...
  • eksen-makine-iscileri.jpg
    Gebze Tavşanlı Kömürcüler Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Eksen Makina’da, çoğunluğu kadınlardan oluşan işçiler, 11 Ocakta fabrika önünde direniş başlattılar. Arzum, Arçelik gibi markalar için...
  • eyt-izmir-13012019-5.jpg
    Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (EYTSDD) üyeleri, seslerini duyurmak ve emeklilik haklarının verilmesi talebini dile getirmek için kitlesel etkinlikler...
  • kilis-iskur.jpg
    Merhaba dostlar, bundan aylar önce işsiz kaldığım bir zamanda “İŞKUR’a da başvurayım, olur ya belki bir iş çıkar” diyerek İŞKUR’un yolunu tuttum. İŞKUR önünde bir televizyon kanalı röportaj yapıyordu...
  • mertcan-y.jpg
    Mertcan daha altı yaşında ve oyun çağındaydı. Kendi yaşıtları gibi oyun oynamak, şımarmak, koşmak onun da en doğal hakkıydı. Küçücük hayatına şiddet ve korkulardan başka bir şey sığdıramadı maalesef...
  • mucadele-tarihimizden-.jpg
    Türkiye işçi sınıfının sayısız bedeller ödeyerek yürüttüğü mücadelelerde edindiği birikimi hatırlamak ve hatırlatmak büyük önem taşıyor. Sınıf mücadelesinden süzülüp gelen birikimlerin, grev ve...
  • pirasa.jpg
    Aylardır krizle yatıp şaşı kalkar olduk! Tükettiğimiz ve ihtiyacımız olan ne varsa fiyatlar iki katına çıktı. Tüketmek zorunda olduğumuz gıda maddeleri el yakıyor! Türkülere konu olmuş, fakirlerle...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this