Navigation

Buradasınız

8 Mart’ta UİD-DER’de Buluştuk

Merhaba dostlar. Bir yıl önce 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırlanmış etkinliğimizi büyük bir coşkuyla gerçekleştirmiştik. Sonrasında koronavirüs denilen, en çok patronların işine yaradığı açık olan salgın ve peşi sıra gelen yasaklarla birbirimizden ayrı kaldık. Bu bir sene, biz işçiler için yoğun ve baskıların arttığı bir süreç oldu. Bu zaman diliminde, işçilerin yasal haklarını törpülemek için ellerinden geleni yaptılar. Ücretsiz izinler, kod 29 bahanesiyle işten çıkarmalar ve çoğumuzun başına gelmiş birçok hak gaspı. Aynı zamanda da virüs bahanesiyle üstünü kapatmaya çalıştıkları işsizlik ve ekonomik kriz de cabası.

Merhaba dostlar. Bir yıl önce 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü için hazırlanmış etkinliğimizi büyük bir coşkuyla gerçekleştirmiştik. Sonrasında koronavirüs denilen, en çok patronların işine yaradığı açık olan salgın ve peşi sıra gelen yasaklarla birbirimizden ayrı kaldık. Bu bir sene, biz işçiler için yoğun ve baskıların arttığı bir süreç oldu. Bu zaman diliminde, işçilerin yasal haklarını törpülemek için ellerinden geleni yaptılar. Ücretsiz izinler, kod 29 bahanesiyle işten çıkarmalar ve çoğumuzun başına gelmiş birçok hak gaspı. Aynı zamanda da virüs bahanesiyle üstünü kapatmaya çalıştıkları işsizlik ve ekonomik kriz de cabası. İnsanları virüs korkusuyla eve hapsedenler, işsiz bırakanlar, aynı zaman diliminde sıra kendilerine, düğünlerine, miting ve toplantılarına gelince koronavirüs bahanesi ortadan kalkıyor. Ama hem ücret alamayan hem iş arama uğruna sokak sokak gezen hem de Ankaralara hakkını aramaya giden işçiye dışarı çıktı diye para cezası kesiyorlar. Buradan bile anlıyoruz ki işçiye gelince her şey yasak ama egemenlere, sermaye sınıfına gelince çıkarları uğruna her fırsatı pervasızca kullanmak serbest. İşçi sınıfının haklarını yok saymak serbest!

Ama biz mücadele eden ve örgütlü işçiler olarak doğru bildiğimiz yolda kararlılıkla yürümeye devam ettik. Yolumuza ışık tutan UİD-DER’le mücadelemizi büyüttük. Her birimiz küçük ya da büyük demeden bir işin uçundan tuttuk. Bir yıl aradan sonra, yine 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüzde bir araya geldik ve en coşkun duygularımızla kutladık. Erkeğiyle kadınıyla ve çocuğuyla, 8 Mart’ı tarihsel anlam ve önemine yakışır bir şekilde kutladık. Bütün karanlığa, baskılara inat yolumuza umutla devam ettik. Geçmişte işçi ablalarımız, ağabeylerimiz, onlar da zor ve meşakkatli günlerden geçtiler. Ama aktarma kayışları sayesinde biz de onların bize teslim ettiği mirasa sahip çıkıyoruz. Sıra bizde! Haklarımıza sahip çıkmak, bu mücadeleyi yeni kuşaklara aktarmak artık bizim boynumuzun borcu. Ve buna yürekten inanan işçiler olarak başaracağımıza eminim. Bunu bir kez daha 8 Mart etkinliğinde, işçi arkadaşlarımın gözlerindeki o güzel dünya özleminde gördüm. UİD-DER’e çok teşekkür ederim.

20 Mart 2021

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Çiftçiler Ayakkabı fabrikasında çalışan işçiler patronun keyfi uygulamalarına, yaptığı haksızlıklara karşı defalarca seslerini duyurmaya çalışmış, ancak yönetim duymazlıkdan gelmişti. Bu yaşananlar karşısında işçiler Deriteks sendikasında örgütlenme...
  • 2022 yılında Katar’da düzenlenecek Dünya Kupası için uluslararası müsabakalar yakın zamanda başladı. Müsabakalar sırasında ve sonrasında Almanya, Norveç, Hollanda ve İrlanda başta olmak üzere bazı ulusal ekiplerin gündeminde turnuvanın oynanacağı...
  • Nisan ayı başında çeşitli sektörlerden işçiler olarak buluştuk. Covid-19 pandemisi bahane edilerek patronların haklarımızı nasıl da fütursuzca gasp ettiğini konuştuk. Aynı zamanda yine bu süreçte mücadele ederek haklarını koruyabilen işçilerin...
  • ABD’nin Alabama eyaletinde Warrior Met şirketinin kömür madenlerinde çalışan 1100 maden işçisi greve çıktı. Amerika Birleşik Maden İşçileri Sendikası’na (UMWA) üye işçiler, talep ettikleri ücretin kabul edilmemesi karşısında 1 Nisanda iş bıraktı.
  • Gece-gündüz, salgın-hastalık demeden marketten evlere, restoranlardan işyerlerine her türlü ihtiyacı taşıyan kuryeler, motorlarını ve bisikletlerini bu kez adil bir ücret ve daha iyi çalışma koşulları için sürdü. Özellikle salgın sürecinde payına...
  • Üzgünüm çocuğum, üzgünüm./ Alamadığım oyuncaklara,/ Yaşayamadığın çocukluğa,/ Alışamadığın açlığa!/
  • Pandemiyi işçilerin haklarını gasp etmenin fırsatına çeviren patronların elindeki en kullanışlı silahın Kod 29 olduğunu sürecin başından beri vurguluyoruz. Zaman içinde emekçilerin gözünde teşhir olan Kod 29’a yönelik Aile, Çalışma ve Sosyal...
  • Pandemi süreci başladığından beri Kod 29 ile işten çıkarılan işçilerin sayısı 200 bini buldu. İşçi sınıfına karşı genel bir saldırıya dönüşen Kod 29’a karşı mücadele sürüyor. İstanbul’da PTT, Sinbo, Tur Assist ve Bayrampaşa Belediye işçileri,...
  • İnsan, toplumsal iletişim aracı olarak dil ve yazının yanı sıra sembollere de başvurur. Semboller duygu, düşünce ve hayalleri etkili şekilde anlatabilmenin, toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirmenin aracıdır. Döneme, coğrafyaya, kültüre göre...
  • AKP’li belediye yönetimi tarafından işten atılan İstanbul Bayrampaşa Belediye işçileri hakları için mücadele ediyor. Aralarında işyeri temsilcilerinin de bulunduğu pek çok işçi, 30 aydır gasp edilen toplu iş sözleşmesinden doğan haklarını talep...
  • Geçtiğimiz ay genç Sarah Everard isimli genç bir kadının bir polis tarafından kaçırılıp öldürülmesinden bu yana İngiltere’de polise, sağcı hükümete ve sisteme olan öfke giderek büyüyor. Haftalardır İngiltere’nin çeşitli kentlerinde eylemler ve...
  • Sendikalı oldukları için Kod 29 bildirimiyle tazminatsız işten atılan, aralarında PTT-Sen yöneticilerinin de olduğu işçiler, haklarını almak mücadelelerini sürdürüyor.
  • Emekçi kadınların ekmek ve gül mücadelesinin sembolü olan 8 Mart’ı geride bıraktık. “Emekçi Kadın: Direncin ve Değişimin Öyküsü” yayın akışımızın gösterdiği gibi; işçi sınıfı ve onun bir parçası olan emekçi kadınlar dirençleriyle, mücadeleleriyle...

UİD-DER Aylık Bülteni