Buradasınız
Brillant'tan Atılan İşçilerin İlk Kazanımları
Hakkını arayan Brillant işçileri

Selam dostlar,
Bizler haksız yere BRİLLANT tül-perde fabrikasından işten atılan 3 işçiyiz. Patron hiçbir gerekçe göstermeden, sırf maaşlarımızın geç ödenmesine sesimizi yükselttiğimiz için bizi işten çıkardı. Tabii ki bu duruma sessiz kalmadık, mücadelemize fabrika önünde devam ettik. Bazı arkadaşlarımız “elinize ne geçecek” derken, daha şimdiden mücadelemizin semeresini almaya başladık. Biz kapıda beklemeye başlayınca, işyeri yönetimi, sırf işçilerin gündemini değiştirmek için üretim bölümündeki işçilere çeşitli koşullarda prim vereceğini açıkladı. Amacı işçileri rekabete sürüklemek ve dışarının etkisini kırmaktı.
Patron, sırf direnişimizi baltalamak için gölgesinde beklediğimiz ağaçları kestirtti. Civardaki diğer fabrikaların patronları da boş durmayarak, servislerin yolunu değiştirdiler. Sırf işçiler bizi görüp örnek almasın diye. İçerdeki işçi arkadaşlarımız, şeflerin ve postabaşıların çok kibarlaştığını anlatıyorlar. Oysa daha düne kadar bu herifler içerde terör estiriyor ve bir sürü işçi arkadaşımıza yapmadıklarını bırakmıyorlardı. İnsan kendine sormadan edemiyor, üç işçi bile bazı şeylerin değişmesini sağlayabiliyorsa, acaba tüm işçiler birlik olsa neler değişir?
Bu mektubu okuyan işçi arkadaşlarımıza küçük bir de çağrımız alacak:
İşçi arkadaşlar, biz haksız yere ve hiçbir hakkımız ödenmeden işten atıldık ve hiçbir gerekçe gösterilmedi. Hem yasal olarak hem de insani olarak bu bir suçtur. Bizler bu haksızlığa karşı olduğumuz için mücadelemizi sürdürüyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz ki, işten atmalar devam edecek, sadece şu an mücadelemizden korkulduğu için, içerdeki işçilerin tepkisini çekmemek için geçici olarak askıya alındı. İçeride de patronun adamları bu haklı mücadelemizi kötülemek için işçilere yalan yanlış şeyler anlatmakta ve bizleri kötülemektedirler. Bu yalanlara asla kanmamalı, patronun oyununa gelmemeliyiz. Patron, mücadelemizin haklılığını gayet iyi bildiği ve siz işçi arkadaşlarımızın bize daha fazla destek vermesinden, örgütlenmesinden korktuğu için bu karalama kampanyasını yürütüyor.
Maşlarımızın aylarca ödenmediğini unutmayalım, fazla mesai ücretlerimizin sürekli kırpıldığını ve çok geç ödendiğini unutmayalım, patronun şefleri ve postabaşıları tarafından her fırsatta azarlandığımızı unutmayalım, yorgunluktan tuvaletlerde sızıp kaldığımızı unutmayalım, onca çalışmaya rağmen doğru dürüst bir yemek bile verilmediğini de unutmayalım!
Haksızlıklara boyun eğmeyelim! Haksızlıkların son bulması için mücadele eden arkadaşlarımıza sahip çıkalım, biz de o mücadeleye katılalım! Unutmayalım, kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz!
Brillant’ta Bir İlk Yaşıyoruz
Rimaks Tekstil Direnişini Ziyaret Ettik
- Çare Sınıfımızda ve Örgütlü Mücadelemizde
- “Eşim Öyle Yerlere İzin Vermiyor”
- Hafta Tatili Haktır, Gasp Edilemez!
- Adres Doğru mu?
- Emekliler “AÇIZ” Diyor, Onları Kim Duyuyor?
- Geleceğimizi Kurmak İçin Birliğimizi Büyütelim
- “Asıl Haber Biziz Be Abla”
- Sağlık Çalışanlarına Sağlıksız Yemekler
- Sorunlar Mücadeleyle Çözülür
- İşyerinde “Paralı Eğitim!”
- Onların İnsafına Bırakmayalım!
- “Sana Ceza Veriyorum Tayfun!”
- Emekli Maaşı Ne Zaman Ödenecek?
- “Çalışanlarımıza Rapor Vermeyin!”
- “Kırtasiye Ürünleri İkinci Ele Düştü”
- Örgütlü Olmak ve Toplu İş Sözleşmeleri
- Alo 170: Yanlış Numara Çevirdiniz!
- Turgut Özal, Gökova Santrali ve Sonrası
- TÜİK Kimin Hizmetinde?
- Emekliler Sendika Kuramazmış!
Son Eklenenler
- Türk-İş’e bağlı Koop-İş Sendikasının örgütlü olduğu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (SYDV) Türkiye genelindeki 1003 kurumunda çalışan 10 bin kamu işçisi 29 Ağustosta greve çıktı.
- Güvenliğin ve danışmanın olduğu katta her 5 dakikada bir “sistemsel hata ve arıza olduğu için tüm katlarda hizmet verilemiyor” şeklinde anonslar yapılıyordu. Önce güvenliğe gidip bu yapılanın yanlış olduğunu, insanlara memurların iş bıraktığının...
- Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca adlı romanında Yaşar Kemal, sömürülenlerle sömürücüler arasındaki büyük çelişkiyi anlatır. “Çünkü” der, “sömüren güçlü azınlıkla, sömürülen ve güçsüz sanılan çoğunluk, her çağda vardı. Ama bu çelişki...
- İktidarın “Kamu Çerçeve Protokolü” sürecindeki tutumunu protesto etmek için yapılan bir eylemin ardından bir kadın işçi çevresindeki insanlara sordu: “Bu sene hiç kiraz yediniz mi?” Bu soruya evet diyen tek bir kişi çıkmadı. Kilosu 700 lirayı aşan...
- Mücadele örgütümüz UİD-DER’in saflarında yer almış her işçi kardeşimizden, çoğu zaman övgü dolu sözler duyarız. Bu sözler tesadüf değil, UİD-DER’in sınıf mücadelesinin tarihsel deneyimlerinden süzülüp gelen mücadele kültürünün bir sonucudur. Ben de...
- İstanbul Emek Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında 31 Ağustos Pazar günü Kadıköy’de bir miting düzenleyeceklerini duyurdu. Miting çağrısı, Mecidiyeköy’de bulunan Tüm Bel-Sen İstanbul Şube binasında 27 Ağustosta...
- Toplamda 6,5 milyon kamu emekçisi ve emeklisini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde, anlaşma sağlanamadı. Kamu İşveren Heyeti ile konfederasyonlar arasında görüşmeler çıkmaza girdiği için, süreç Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna...
- İzmir’den İstanbul’a belediye çalışanları, ücretlerinin geç veya eksik ödenmesi, tazminatlarının ve yan haklarının ödenmemesi nedeniyle çeşitli eylemler yapıyor. Evlerini geçindirmekte zorlanan emekçiler, alacaklarının bir an önce ödenmesini talep...
- 600 bin kamu işçisini ilgilendiren Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Protokolü (KÇP) süreci, kamu işçilerinin taleplerinin görmezden gelinerek sefalet zammına imza atılmasıyla sonuçlandı. Harb-İş İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya ile Kartal...
- Grev yerindeki bir sohbet sırasında bir işçi kardeşimiz çocuğunun aşçılık bölümünü seçtiğini anlatırken bu durumun onu üzdüğünü şu sözlerle dile getirmişti: “Biz istedik ki bizim gibi işçi olmasın, mühendis olsun, doktor olsun, ezilmesin. Ama olmadı...
- Biz Gebze’den bir grup UİD-DER’li işçi olarak Omsa Metal direnişini ziyaret ettik. Direnişçi işçilerle sorunlarımız üzerine sohbet ettik.
- Kapitalist sistemin tarihsel krizi, siyasi iktidarın sermaye sınıfının çıkarlarına göre yürüttüğü politikalar biz emekçileri derinden etkiliyor. Açlık sınırı altında kalan sefalet ücretlerine mahkûm edilmiş durumdayız. Bizler insanız, sadece...
- Metal işkolunda grup toplu iş sözleşmesi yaklaşıyor. Bu sözleşme MESS ve metal işkolunda örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş, Türk Metal ve Çelik-İş sendikaları arasında gerçekleşecek. Biz işçiler bir araya geldiğimizde futbol üzerine konuşur, sohbet...