Navigation

Buradasınız

Doğum ve Emzirme İzinleri Uzatılsın!

Ocak 2016, İşçi Dayanışması Bülteni No:94

İşçi kadınlar çocuklarını mutlu olmaları, sağlıklı bir yaşam sürmeleri ümidiyle dünyaya getiriyorlar. Ancak işçi aileleri çocuk sahibi olmaya karar verdikleri andan itibaren sorunlar, sıkıntılar ardı ardına geliyor.

Doğum ve emzirme izni hakkını vermek patronların işine gelmediği için daha işe alırken kadın işçilere çocuk sahibi olmayı düşünüp düşünmedikleri sorulur. İşçi kadınlar çoğunlukla işten atılma kaygısıyla bir müddet hamileliklerini gizlerler. Bazen usanıp işten ayrılsın diye hamile işçilerin çalışma şartları ağırlaştırılır, bazen işten atılırlar. Bebek beklerken işten atılmak ya da ayrılmak artan maddi külfeti karşılayamamak, çok zor duruma düşmek anlamına gelir.

Daha şanslı olup da işten atılmayanların yaşamı da hiç kolay değil. Kadın işçiler eve giren ekmeği bir nebze büyütebilmek için sabahın kör saatlerinde yola çıkıyorlar. Akşam geri döndüklerinde mesai bitmiyor. Çocukların bakımı, temizlik, yemek gibi işlere koyuluyorlar.

Bugün yürürlükteki yasaya göre işçi kadınların doğum öncesi ve sonrası toplam 4 ay doğum izni hakkı var. Hem annenin hem de bebeğin sağlığı için doğumdan 2 ay önce hamile kadının istirahat sürecine girmesi gerekir. Zaten yasada geçen bu iki aylık süre buna göre belirlenmiştir. Fakat doğumdan sonraki izin süresi de 2 ay. Ve bu süre annenin doğumun ardından kendini toparlaması, bebeği ile vakit geçirmesi için çok kısa. Bu nedenle çalışan hamile kadınlar çalışabildikleri son ana kadar çalışıyorlar. Doğum öncesi iznin bir kısmını kullanmayarak doğum sonrasına bırakmak, bebekleriyle geçirecekleri süreyi uzatmak istiyorlar. Bu da kadının hem daha zor bir hamilelik ve daha riskli bir doğum geçirmesine hem de bebek için olumsuzluklara neden oluyor.

Bebeğin ilk 6 ay anne sütüyle beslenmesi gerekiyor. Ayrıca çocukların 2 yaşına kadar gıda yanında anne sütü de almasının en uygun beslenme biçimi olduğu söyleniyor. Peki, işçi kadınlara bunu yapma imkânı sağlanıyor mu? Elbette hayır! Hükümetin çok çocuk doğurmaya teşvik ettiği kadınların sorunları patronların ve hükümetin umurunda bile değil. Genellikle emzirme izinleri günlük 1,5 saatlik sürenin 1 güne toplanması ya da 1,5 saat erken çıkma veya geç gelme şeklinde kullanılıyor. Yani her durumda anne bebeğin ihtiyacı olan zamanda, ihtiyacı kadar ve uygun şekilde bebeği emziremiyor. İşyerinde pompalarla sütünü sağıyor. Bu, emzirme odalarının olmadığı, tuvaletlerin kilitlendiği, tuvalet ihtiyacı için işçilerin zor izin aldığı işyerlerinde hiç de kolay olmuyor. Şeflerin, müdürlerin işin başından ayrılan işçiye uyguladığı basınç ve hijyen sorunlarıyla dolu tuvaletlerde sütünü sağmak zorunda bırakılmak annenin de bebeğin de sağlığına aykırıdır. Doğum ve emzirme izinlerinin bu kadar kısa olması hem anneye hem de bebeğe eziyet etmek ve işçi ailesini bu sorunlarla baş başa bırakmaktan başka bir şey değil.

AKP hükümeti, bugünlerde işçi kadınlara doğum sonrası 24 ay ücretsiz izin ve 2-6 ay arası yarım gün çalışma “hakkı” vereceğini söylüyor. Asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu bir ülkede ücretsiz izin “hak” değil cezadır. Üstelik işverenler bu “hakkın” uygulanmasına rıza göstermeyecek, kadın işçi çalıştırmamayı yeğleyeceklerdir. Yarı zamanlı çalışma hakkı ise tamamen AKP hükümetinin çalışma hayatında yaygınlaştırmaya çalıştığı esnek çalışma saldırısının bir parçasıdır ve bunun da emekçi kadınların ihtiyaçlarıyla uyuşur bir yanı yoktur. Hem çalışmak hem de çocuk sahibi olmak bir kadın için en doğal haktır. Fakat bu yasalar ve çalışma koşulları altında biz işçi kadınlara dayatılan “ya çalışmayacaksın aç kalacaksın ya da çocuk sahibi olmayacaksın” oluyor.

UİD-DER Kadın Komitesi, bunun böyle gitmek zorunda olmadığını söylüyor ve harekete geçiyor. Kendi sorunlarımızı ancak kendimiz bir araya gelirsek çözebiliriz diyor. “Emekçi Kadınlar Mücadeleye!” başlığıyla bir kampanya başlatan UİD-DER Kadın Komitesi, “Kadına Şiddete Hayır, Her İşyerine Kreş, Doğum İzni Uzatılsın, Gece Vardiyaları Yasaklansın” taleplerini yükseltiyor. Emekçi kadınların bu kampanyayı en geniş ölçekte örgütlemeye girişmesi, doğum ve emzirme izinlerinin uzatılması için büyük önem taşıyor. Daha iyi çalışma şartları ve daha iyi yaşam koşulları için bu talepleri işyerlerimize, sendikalarımıza taşımalı ve UİD-DER Kadın Komitesinin çalışmalarını büyütmeliyiz.

21 Ocak 2016

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Merhaba İzmir Aliağa Belediyesi’nde direnen emekçiler! Ben İstanbul Avcılar Belediyesi’nde sizlerle aynı sorunları yaşamış olan ve sizin gibi haksızlığa boyun eğmeyip direnen bir işçinin kızıyım. Bu mektubu sizlere, Dayanışma TV’de yayınlanan...
  • Resmi verilere göre enflasyon oranı yüzde 15, işsizlik oranı ise yüzde 13… Bu iki rakamı kolayca telaffuz edebiliyoruz. 15 ve 13… Rakamlar basittir ve rakamların dili soğuktur. Ama bir de o rakamların gerçek hayatta karşılıkları vardır. Meselâ...
  • Tarih 11 Eylül 1980… Türkiye işçi sınıfı yıllardır ayakta. Ülkede adeta örgütlenme ve hak alma seferberliği var, işçiler, gençler, kadınlar mücadelenin en önünde. O gün 74 işyerinde grev var. 30 bin işçi grevde. İşçiler ücretlerinin yükseltilmesini...
  • 20 Eylülde 139 ülkeden milyonlarca insan hükümetleri iklim değişikliği konusunda harekete geçmeye zorlamak için “Küresel İklim Grevi” eylemleri düzenlendi. Dünya çapında yapılan eylem çağrısına birçok ülkede yüz binler karşılık verdi. Türkiye’de de...
  • Daha önceki toplumlardan farklı olarak, kapitalist toplumda ürün çeşitliliğinde ve üretim kapasitesinde sıçramalı bir gelişme görülmüştür. Bugünkü teknoloji ile 10 milyar insanı doyurmak mümkündür. Diyeceksiniz ki, “peki, neden her gün bir milyara...
  • Otomotiv devi General Motors, geçtiğimiz yıl Kasım ayında ABD ve Kanada’daki 5 fabrikasını kapatacağını ve 14 bin işçiyi işten çıkaracağını duyurmuştu. Bunun üzerine ABD Başkanı Trump hayal kırıklığına uğradığını belirtmiş, devletin şirkete...
  • 17 Ağustos 1999’da 7,4 şiddetinde yaşanan korkunç depremden sonra pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Ama sadece artçı depremler değil artçı saldırılar da geldi. O gün hem bastığımız toprak korkunç şekilde sarsılıyor hem de emekçiler olarak geleceğimizi...
  • Türkiye İş Bankasının sanayi ve hizmet grubu iştiraklerinden Erişim Müşteri Hizmetleri A.Ş.’de çalışan işçiler Tez-Koop-İş Sendikasında örgütlendiler. Bunun üzerine yöneticiler işçilere dönük baskılarını arttırdılar. İşçilere yapılan baskı bir basın...
  • Gümüşhane’de 17 Temmuzda atık su borusunun kopması nedeniyle faaliyetleri durdurulan Yıldız Bakır Madencilik firmasında çalışan işçiler, biriken alacaklarının ödenmesi talebiyle eylem gerçekleştirdiler.
  • UİD-DER’li işçiler, işlerine sendikalı olarak geri dönmek için mücadele yürüten Cargill işçilerini direnişlerinin 517’inci gününde ziyaret etti. Sıcak bir selamlaşmanın ardından, UİD-DER’li işçilerin hazırlayıp götürdüğü yemeklerle, hep beraber...
  • TÜİK Haziran 2019 işsizlik rakamlarına göre Haziran ayı itibariyle işsizlik yüzde 13’e yükselirken, işsizlerin sayısı 4 milyon 233 bine çıktı. Gerçekte işsizlerin sayısı çok daha fazladır. Çünkü TÜİK, işsiz kalıp da bir ay içinde iş başvurusu...
  • Merhaba arkadaşlar, çalıştığım fabrikada her ay mutlaka maaşta kesinti oluyor. Bazı işçi arkadaşlarımız insan kaynaklarına maaşların neden kesildiğini sorduklarında şu cevabı alıyor: “Geç gelmişsindir ya da işe gelmediğin olmuştur, ondan dolayı...
  • Fransa’nın başkenti Paris’te işçiler emeklilik hakkına yönelik saldırıları grevlerle protesto ediyor. Genel İşçi Konfederasyonu (CGT) üyesi taşıma işçileri, “reform” adı altında emeklilik hakkının tırpanlanmasına karşı 13 Eylülde grev gerçekleştirdi...