Navigation

Buradasınız

Hak ve Hak Arayışı

İşçi Dayanışması Bülteni, No:135
Dünyamızda, paranın egemenliğine dayalı kapitalist sistem hâkim. Bu düzenin efendileri haksızlıklara karşı çıkmamızı engellemek için her türlü oyun ve hileye başvururlar. Ortada onca büyük haksızlık varken, onlar bize tüm bunların normal olduğunu belletmek isterler. Onlara göre hak aramak boşa kürek çekmektir. Makul olan öne çıkmamak, sesini çıkarmadan çalışmaktır. Haksızlıkların olmadığı, dayanışmacı ve paylaşımcı bir toplum kurmak için mücadele verenleri ayıplar, hor görürler.

Dünyamızda, paranın egemenliğine dayalı kapitalist sistem hâkim. Bu düzenin efendileri haksızlıklara karşı çıkmamızı engellemek için her türlü oyun ve hileye başvururlar. Ortada onca büyük haksızlık varken, onlar bize tüm bunların normal olduğunu belletmek isterler. Onlara göre hak aramak boşa kürek çekmektir. Makul olan öne çıkmamak, sesini çıkarmadan çalışmaktır. Haksızlıkların olmadığı, dayanışmacı ve paylaşımcı bir toplum kurmak için mücadele verenleri ayıplar, hor görürler. Başıbozuk asiler olarak göstermek isterler. Biat edenleri, korkuyla sinenleri, yalanlara inananları makbul sayar, onaylarlar. Oysa biz işçiler için makul olan haksızlıklara, zulme ve sömürüye hep birlikte karşı çıkmaktır. Zalimlerin, bizi ezenlerin karşısında olmak, kendi sınıfımızın safında durmaktır.

Bu dünyada haksızlığa uğrayanlar toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan işçi ve emekçilerdir. Saymakla bitmez işçilerin yaşadığı sorunlar, haksızlıklar. En önemlisi sömürülmemizdir. Sonra düşük ücretler, artan hayat pahalılığı, uzun iş saatleri, işten atmalar, grev yasakları, sendikasızlaştırma, kıdem tazminatının gaspı... Oysa gece gündüz demeden durmaksızın çalışan, alın teri döken, üreten işçilerdir. Ama aileleriyle birlikte yoksulluk içinde yaşam mücadelesi veren de işçilerdir. Patronların kâr hırsı uğruna ömrünü veren, ne kadar çabalarsa çabalasın patronların gözünde zerrece kıymet görmeyen yine işçilerdir. İşçi sınıfının ürettiği tüm zenginliğe el koyan, emeği sömürerek sefahat içinde yaşayanlarsa bir avuç asalak yani patronlar sınıfıdır. Kapitalist sistem işte bu gerçeklik üzerine kuruludur. Bu sömürü sisteminde patronlar sınıfı, ellerinde tuttukları güç ve zenginlik sayesinde milyonlarca insana hükmediyor.

Ancak ezelden beri, nerede bir haksızlık, zulüm ve sömürü varsa, orada mücadele eden, haksızlığa boyun eğmeyen insanlar da her zaman olmuştur. İşin özü hakkımızı nasıl arayacağımız, nereden başlayacağımızla ilgilidir. Hak arama mücadelesi verebilmek için atılacak ilk adım örgütlenmektir. Çünkü tek tek işçilerin haksızlıklar karşısında dik durabilmesi mümkün değildir. Örgütlenen işçiler, bir araya gelmeye, geçmişlerini öğrenmeye ve bilinçlenmeye başlarlar. Haklarını öğrendikçe çalışma ve yaşam koşullarını sorgularlar. Gerçekliklerini daha derinden kavrayan işçiler, haklarını korumak, geliştirmek ve yaymak için mücadeleye atılırlar. Birbirine güvenen, yan yana gelen ve sorunlarına birlikte çözüm arayan işçiler, bu mücadelenin uzun soluklu olduğunun bilincindedir. Çünkü haklı olmak ve hakkını aramak kısa sürede kazanım elde etmek anlamına gelmez. Hak arama mücadelesinde, uzayan mahkemeler, aile içinde baş gösteren ekonomik sorunlar, hükümetlerin patronlardan yana çıkardığı yasalar gibi pek çok zorluk ortaya çıkabilir. İşçilerin moralinin bozulduğu, umudunu kaybettiği, yılgınlığa düştüğü anlar yaşanabilir. Ancak tüm bu zorlukların üstesinden işçi sınıfının örgütlü gücü gelebilir.

Dağınıklık işçi sınıfını güçsüzleştirir, birleşmeyen ve örgütlenmeyen işçiler haklarını arayamazlar. Ama birleşen işçiler güçlü olurlar ve haklarını ararlar. Mesela emeklilikte yaşa takılanların verdikleri mücadele bir hak arama mücadelesidir ve haklı bir tutumdur. EYT’liler, seslerini boğmaya çalışanlara, yok sayılmaya, aşağılanmaya karşı haklarını aramaya devam ediyorlar. Dernek kuruyor, mitingler düzenliyor, seslerini duyurmak için eylemler yapıyorlar. 301 işçinin hayatını kaybettiği Soma faciasını unutturmayacaklarını haykıran Somalı aileler, 2014’ten beri eylemler ve mitingler düzenliyorlar. Kaybettikleri canların hesabını sormak ve başka işçilerin kâr hırsına kurban verilmemesi için haklarını arıyorlar. Fabrikalarda, işyerlerinde ağır çalışma koşullarına karşı sendikalaşan işçiler, patronların saldırılarına, baskılara ve işten atmalara karşı haklarını arıyorlar, mücadele ediyorlar. Emekçi kadınlar hayat pahalılığına karşı seslerini yükseltirken, gençler eğitim hakları için bir araya geliyorlar.

EYT’lilere “türedi”, iş cinayetlerine “bu işin fıtratında var” diyenler, iyi yemek ve tahtakurusuz yatak isteyen inşaat işçilerini “bölücü” olarak nitelendirenler, sendikalaşan işçileri “hain” ilan edenler, hak arama mücadelelerini değersizleştirmeye çalışıyorlar. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, haksızlıklar arttıkça hak arama mücadelesine katılanlar da artıyor. Çünkü hakkını arayanlar gücünü haklılığından ve örgütlülüğünden alıyor. Yaşadığımız topraklarda da sıkça söylenildiği gibi hak verilmez, alınır!

28 Haziran 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Ormanı, tabiatı, yeşiliyle; denizi, gökyüzü, sonsuz mavisiyle dünyamız müthiş güzellikte bir gezegen. Ancak hızlı bir biçimde değişen dünyamızda, yeşil ve mavinin yerini koyu, puslu bir grilik alıyor. İklim değişiklikleriyle doğanın dengesi geri...
  • Kardeşler, kıdem tazminatının “fona devredilmesi” meselesi ilk defa gündeme gelen bir şey değil. Bundan önce de çeşitli kez gündeme geldi. Patronlar işçilerin tepkisini azaltabilmek veya tepki oluşmasının önüne geçebilmek için çeşitli argümanlar...
  • DİSK Genel-İş Sendikası 17. Genel Kurulu “Halk İçin Demokrasiyi Türkiye İşçi Sınıfı Kuracak” sloganıyla 23 Ağustosta Ankara DSİ Genel Müdürlüğü konferans salonunda başladı. Genel Kurulun ilk gününe DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK’e ve KESK’...
  • İzmir Buca Ege Organize Sanayi (BEGOS) Bölgesinde kurulu olan ve Üniteks firmasına fason üretim yapan TR İnter Tekstil fabrikasında çalışan işçilere 2,5 aydan beri ücretleri ödenmiyor. TR İnter patronu işçilere bayrama kadar sürekli zorunlu fazla...
  • “Önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan çok daha zordur” demiş büyük bilim insanı Einstein. Gerçekten de insanlar önyargılı davrandıklarını kabul etmezler. Önyargılarını en doğru düşünceleri gibi sahiplenir, ısrarla savunurlar. Egemenler,...
  • Okuduğum zaman çok etkilendiğim, yaşanmış bir hikâyeyi sizinle paylaşmak istedim. Muhammed ve Sameer’in hikâyesi... Bir fotoğrafın hikâyesi… Bu iki insan yaklaşık 130 yıl önce Şam’da yaşadı. Yoksul emekçilerdi, yalnız yaşarlardı. Sameer kahvelerde...
  • Bir süre önce UİD-DER’in internet sitesinde bir mektup okumuştum. Başlık çok çarpıcıydı: “Her Şey Para Demek Değil!” Çok merak ettim, “böyle bir başlığın konusu ne olabilir?” dedim kendi kendime. Yazıyı açtım, merakla okumaya başladım. Bu mektubu...
  • Kaz Dağlarında altın arayan Alamos Gold adlı Kanadalı şirket ve onun yerli ortağı Doğu Biga Madencilik, şu ana kadar 200 bin civarında ağacı kesmiş ve doğada büyük bir tahribata yol açmıştır. Bu şirketler, siyanürle altın arıyor ve yerin altını...
  • Bursa Orhangazi’de bulunan Cargill fabrikasında Tekgıda-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten çıkarılan işçilerin mücadelesi sürüyor. 10 Temmuzda görülen işe iade davasının karar duruşmasında, mahkeme 14 işçinin haksız yere işten atıldığına ve...
  • Haksızlıklar karşısında susmayanlar için söylenen bir söz vardır, “doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.”  Bu topraklarda nice yazar, çizer, aydın, devrimci ve demokrat kişiler burjuvazinin ve faşist rejimlerin hedefi haline gelmiş, ama aydınlık...
  • Geçen gün bir internet sitesinde rastladığım haberde şöyle yazıyordu: “İşçi istifa etse de yıllık izin ücretini alabilecek!” Habere göre Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, kullanılmayan yıllık izinlerin ücrete dönüşmesiyle alakalı emsal nitelikte bir karar...
  • Merhaba arkadaşlar, bizler UİD-DER’in yetiştirdiği işçi, emekçi gençleriz. UİD-DER sitesinde emekçi kadınların ve sonrasında gençlerin yazdığı mektup bizlere de cesaret verdi. Bu nedenle Esenyurt’lu gençler olarak sizlerle kendi duygularımızı...
  • Yine bir üniversite sınavını ve tercih dönemini geride bıraktık. Milyonlarca genç, gelecek hayalleriyle beraber girdi sınava. Şimdi yüz binlerce öğrenci üniversitelere yerleşmiş olacak ve milyonlarcası ise umudunu bir başka bahara bırakırken,...