Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/22

Mart 2014, No:72

İşveren işçiye ücret kesme cezası verebilir mi?

İşveren işçiye kafasına göre ücret kesme cezası veremez. İş Yasasının 38. maddesine göre işveren, toplu sözleşmede ya da iş sözleşmesinde hangi durumlarda ücret kesme cezası verileceğini açıkça belirtmek zorundadır. Sözleşmede belirtilen sebeplerin dışına çıkamaz. Ücret kesme cezası, bir ayda işçinin iki günlük ücretinden fazla olamaz. İşçinin ücretinden ceza olarak yapılacak kesintinin işçiye, sebepleriyle beraber bildirilmesi gerekir. Yapılacak kesintiyi işveren cebine atamaz. Çalışma Bakanlığı’nın ilgili hesabına bir ay içinde yatırması gerekir. Bu şartları sağlamayan işverene idari para cezası uygulanır. Şayet işçi kesintiyi haksız buluyorsa iş mahkemesine başvurarak cezanın iptalini talep edebilir.

İş Yasasında, verilecek olan cezalara ilişkin bir süre sınırı belirtilmemiştir. Ancak bu durum işverenin keyfine göre aylarca işçinin ücretinden her ay iki günlük ücretini keseceği anlamına gelmiyor.

Ayrıca işveren, ücret kesme cezasına sebep olarak gösterdiği sorunu öne sürerek işçinin iş akdini feshedemez. Çünkü işverenin aynı meseleye ilişkin iki ceza vermek gibi bir hakkı yoktur.

Asgari ücretten daha yüksek maaş alanlara AGİ ödenir mi?

Asgari Geçim İndirimi (AGİ), işçinin aldığı maaşın düşük ya da yüksek olmasına bakılmaksızın her işçiye ödenmelidir. AGİ, 846 lira olan asgari ücretin içindedir. 1 lira dahi asgari ücretin üstünde ücret alan işçilerin ise ücretine ilave edilir. Ancak genellikle işverenler AGİ’yi vermemek için yalan söylüyorlar. “AGİ sadece asgari ücret alanlara veriliyor” ya da “AGİ zaten maaşının içinde” diyebiliyorlar. Oysa doğru olanı örnekleyecek olursak, işe girerken 1000 lira maaş almak üzere anlaşan işçinin her ay alması gereken miktar 1000 lira + AGİ’dir. Burada AGİ’nin miktarı işçinin durumuna göre değişkenlik gösterir. Yani işçi, eşinin çalışıp çalışmaması ve sahip olduğu çocuk sayısına göre en az 1080 lira, en fazla 1136 lira aylık ücret almalıdır. Örneğimiz üzerinden gidersek, AGİ hakkı gasp edilmiş işçinin ücreti aslında 1000 lira değil 920 liradır. Ama utanmaz patronlar zaten işçinin hakkı olan AGİ’yi de ekleyerek işçiye 1000 lira maaş veriyormuş gibi göstermektedir. İşçinin asıl ücreti düşürüldüğü gibi sigorta primi de, işsizlik primi de bu düşük ücret üzerinden ödenmektedir. Bu da işçinin hem emekliliğini, hem kıdemini, hem de işsizlik maaşı miktarını olumsuz etkilemektedir. Burada işçinin bilinçli davranması ve daha işe girerken net maaşını konuşarak AGİ’yi ayrıca talep ettiğini belirtmesi gerekmektedir.

Hafta tatili ve resmi tatiller yılık izinlere dâhil midir?

Hafta tatilleri yıllık izinlere dâhil değildir. Yıllık izin süresine denk gelen genel tatil, hafta tatili, ulusal ve dini bayramlar yıllık izin süresine dâhil edilmez. Örneğin bir yılını doldurduktan sonra 14 günlük ücretli izin hakkını 21 Nisan 2014’te kullanmaya başlayan bir işçinin iznini kullandığı süreye denk gelen 23 Nisan, 1 Mayıs resmi tatilleri ve hafta sonu tatilleri yıllık izin süresinden sayılmayacak, işçinin işbaşı tarihi 9 Mayıs günü olacaktır.

18 Mart 2014

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Yıl 1963. İstanbul’un İstinye semtinde bir Kablo fabrikası: Kavel! Kavel işçilerinin çalışma koşulları ağır, ücretler düşük ve patron ikramiyeleri kırpmak istemektedir. İşçilerin buna razı olmaması karşısında baskıyı arttıran patron işçi...
  • Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görülmesiyle birlikte İşçi Dayanışması sayfalarında pek çok kez bu salgının işçi haklarına yönelik saldırıların bahanesi ve örtüsü haline getirileceğine dikkat çektik. İşçilerin bu konuda uyanık olmasının önemine...
  • İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 2020 Tersane Gemi Sektöründe İş Cinayetleri Raporunu Limter-İş Sendikasına üye tersane işçileriyle birlikte Tuzla İçmeler Köprüsü üzerinde bir basın açıklamasıyla duyurdu. “İş cinayetlerine, salgına,...
  • Kapitalist sistemin küresel krizi, küresel ısınma ve iklim değişikliği, koronavirüs salgınının kısa zamanda küreselleşmesi, Ortadoğu’da yoğunlaşan Üçüncü Dünya Savaşı… Bir çırpıda art arda sıraladığımız bu başlıktaki sorunlar tüm insanlığı derinden...
  • Baskıcı molla rejimi altında iyice nefessiz bırakılan İranlı işçiler, Aralık ayından bu yana neredeyse 250 grev ve protestoya imza attılar. İranlı sınıf kardeşlerimiz her geçen gün mücadeleyi büyütüyorlar. Öğrencilerin, sağlık emekçilerinin,...
  • DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş ile patron örgütü MESS arasında süren toplu iş sözleşmesi (TİS) süreci devam ediyor. ABB Power Grids, Schneider Enerji, Schneider Elektrik, Grid Solutıons Enerji ve Arıtaş Kriyojenik işyerlerinde çalışan 1900 işçi, TİS...
  • Bir tarafta Aralık ayı için açıklanan yüzde 14,6 resmi enflasyon oranı, diğer tarafta tüm emekçilerin bildiği, evlerini ve ceplerini yakan gerçek hayat pahalılığı… Bir tarafta asgari ücret zammı, bir tarafta neredeyse her gün, her şeye gelen “fiyat...
  • “Pusulası olmayan toplum ve sınıflar meçhule giden bir gemi gibidir.” Böyle yazıyordu İşçi Dayanışması gazetemizin 153. sayısındaki başyazısında. Bu kısacık cümle ne kadar da çok şey anlatıyor değil mi? Gerçekten de pusulası olmayan milyonlarca işçi...
  • Yıllardır her sonbaharda grip aşısı yaptırıyordum. 2020’nin Ekim ayının son günlerinde Aile Sağlık Merkezine gittim. Kapının dışında uzun mu uzun bir insan kuyruğa vardı. Kimse birbiriyle konuşmuyordu. Aralarında en az beş adım vardı. Sıra bana...
  • Kapitalizm eşitsizliğe ve adaletsizliğe dayalı bir sistemdir ve kaç zamandır bağrında biriken büyük sorunlar patlıyor. Bu sistem alabildiğine çürümüş ve çıkmaza saplanmıştır. Tam da bu yüzden en küçük sorunu bile çözemiyor. Tersine, küresel...
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçtiğimiz günlerde Ekim 2020 dönemi için işsizlik verilerini açıkladı. Rakamlarla oynayarak istediği değerleri elde etme konusunda ustalaşan TÜİK, mucizesini yine gösterdi. Açıklanan verilere göre 15 ve üzeri...
  • Kalyon Holding’in İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Ziraat Kuleleri inşaatında çalışan işçilerin öğle yemeğinden hamamböceği çıktı ve işçiler bu durumu protesto etti. Şantiyede tüm uyarılara karşın düzeltilmeyen kötü koşullara duyulan öfke...
  • Hükümetin medya kalemleri aralarında işbölümü yapmış; kimisi tetikçi, kimisi akıl hocası, kimisi muhalif olanlara karşı karalama görevini üstlenmiş. Bazıları da yılın 365 günü “emekliye müjde” başlığıyla her gün gazetede, televizyon ekranında,...

UİD-DER Aylık Bülteni