Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları / 84

Pandemi, Ücretsiz İzinler ve Hak Gaspları

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 150
Siyasi iktidar Nisan ayında, pandemi gerekçesiyle işten çıkarma yasağı getirdiğini açıkladı. Oysa bu sözde bir yasaktı. Nitekim aynı anda “ücretsiz izin” uygulamasını da devreye soktu. Bu uygulama milyonlarca işçiyi mağdur etmiş durumda. İŞKUR’un açıkladığı rapora göre Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında işini kaybeden veya ücretsiz izne çıkarılan 1 milyon 705 bin işçi, günlük 39 liralık nakdi yardım desteği aldı. Yasa ilk yürürlüğe girdiğinde ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller dışında işçi çıkarmak üç ay süreyle yasaklanıyor, ancak işyerlerinin işçileri kısmen veya tamamen ücretsiz izne çıkarmasının önü açılıyordu.

Siyasi iktidar Nisan ayında, pandemi gerekçesiyle işten çıkarma yasağı getirdiğini açıkladı. Oysa bu sözde bir yasaktı. Nitekim aynı anda “ücretsiz izin” uygulamasını da devreye soktu. Bu uygulama milyonlarca işçiyi mağdur etmiş durumda. İŞKUR’un açıkladığı rapora göre Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında işini kaybeden veya ücretsiz izne çıkarılan 1 milyon 705 bin işçi, günlük 39 liralık nakdi yardım desteği aldı. Yasa ilk yürürlüğe girdiğinde ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller dışında işçi çıkarmak üç ay süreyle yasaklanıyor, ancak işyerlerinin işçileri kısmen veya tamamen ücretsiz izne çıkarmasının önü açılıyordu. 28 Temmuzda yürürlüğe giren “mini istihdam paketi” ile ücretsiz izin uygulaması, 30 Haziran 2021’e kadar yürürlükte kalacak. Bu yasaya dayanan Cumhurbaşkanı, ücretsiz izin sürelerini istediği kadar uzatabiliyor. Nitekim 4 Eylülde aldığı kararla 17 Eylülde bitmesi gereken ücretsiz izinleri iki ay daha uzattı.

Ücretsiz izinde olan işçinin SGK primi ödenmiyor

Ücretsiz izinde olan işçinin SGK primi ödenmiyor. Sadece Genel Sağlık Sigortası (GSS) primi işsizlik fonundan karşılanıyor. Yani, işçi hastaneye giderek sağlık hizmeti alabilir ama ücretsiz izinde olduğu sürece emeklilik için gerekli sigorta primi ödenmez. Bu süreçte emekliliğine kısa süre kaldığı halde prim günlerini tamamlayamadığı için emekli olamayarak mağdur olan pek çok işçi var.

Ücretsiz izni kabul etmeyen işçi kıdem tazminatını talep edemez

Normal şartlarda işveren yazılı rızasını almadan işçiyi ücretsiz izne çıkaramaz. İşçinin rızası yoksa ve işveren ücretsiz izni geçerli bir sebebe dayandırıyorsa bildirim sürelerine uymak koşuluyla kıdem tazminatını vererek işçiyi işten çıkarabilir. Bu durumda işçiye mahkeme yoluna giderek itiraz etme hakkı doğar. Ücretsiz izni kabul etmeyen işçi, kıdem tazminatını talep ederek işten ayrılabilir. Bu olağan uygulama… Ancak pandemi gerekçesiyle getirilen ücretsiz izin uygulamasında işçinin ücretsiz izni kabul etmeyerek kıdem tazminatını talep etme hakkı yoktur. Yalnızca emeklilik, askerlik ve kadın işçinin evlenmesi durumlarında tazminat hakkı geçerlidir. Ayrıca İş Kanununun 24. maddesinde belirtilen nedenlerden biri söz konusuysa (işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa) da işçi haklı fesih hakkını kullanabilir.

Ücretsiz izin fiili olarak işten atmadır

İşçinin SGK priminin ödenmediği, ücret alamadığı, ne zaman işe geri döneceğinin belli olmadığı bir süreçten söz ediyoruz. İşsiz bir işçi ile ücretsiz izinde olan bir işçi arasındaki tek fark ücretsiz izinde olan işçinin kâğıt üzerinde işsiz görünmemesidir. İşçinin ücretsiz izinde olduğu süre boyunca başka bir işte çalışma hakkı da bulunmamaktadır. Bir işçinin aylarca günde 39 lirayla geçinebilmesi mümkün değildir. Bu durumda işçiler başka bir iş buldukları takdirde tazminat haklarından vazgeçerek istifa etmek zorunda kalıyorlar.

Koronavirüs salgını işçilerin haklarını gasp etmek için kullanılıyor

Salgını fırsat bilen patronlar sosyal haklarda kesintiye gitmek, ücretleri düşürmek için işçilere kısa çalışma ya da ücretsiz izin sopasını gösteriyorlar. Pek çok işçi işsiz kalma korkusuyla normalde kabul etmeyeceği hak gasplarına boyun eğmek zorunda kalıyor. Örneğin THY çalışanlarına aylarca kısa çalışma yaptırıldı, ücretsiz izinle tehdit edildiler. Ardından Hava-İş Sendikası ile THY yönetimi arasında yapılan protokolle ücretleri yüzde 30 - yüzde 50 oranında düşürüldü.

Kimi fabrikalarda işçiler ücretsiz izne çıkmak ya da hak ettiklerinin altında kıdem tazminatı alarak istifa etmek arasında seçim yapmaya zorlanıyorlar. Kısa çalışmada olan fabrikalardaki işçiler, tam zamanlı çalıştıklarında yaptıkları işi çıkarmaya zorlanıyorlar. Büyük baskı altında, insanüstü bir tempoyla çalıştırılıyorlar. Bazı fabrikalarda kısa çalışmada görünen işçiler tam zamanlı çalıştırılıyor. İşler azalmadığı halde işçilerin dönüşümlü olarak ücretsiz izne çıkarıldığı işyerlerinde, çalışmaya devam eden işçiler izinde olan arkadaşlarının da işini yapmak zorunda bırakılıyor. Zorlu koşullara rağmen dayatmaları kabul etmeyen, sendikalaşan işçiler ise kimi örneklerde “ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymadıkları” gerekçesiyle tazminatsız ve hukuksuz bir şekilde işten atılıyorlar.

Benzer hak gaspları giderek yaygınlaştığı halde ne işyerlerini denetleyen ne de bu hukuksuzlukların peşine düşen bir resmi kurum var. Çünkü patronlar da, siyasi iktidar da işçilerin örgütsüz oluşuna güvenmektedir. Koronavirüs bahanesiyle uygulanan yasal ve fiili hak gaspları, işçilerin örgütlenerek mücadele etmekten başka seçeneği olmadığını bir kez daha göstermiştir.

12 Ekim 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçtiğimiz günlerde Ekim 2020 dönemi için işsizlik verilerini açıkladı. Rakamlarla oynayarak istediği değerleri elde etme konusunda ustalaşan TÜİK, mucizesini yine gösterdi. Açıklanan verilere göre 15 ve üzeri...
  • Kalyon Holding’in İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Ziraat Kuleleri inşaatında çalışan işçilerin öğle yemeğinden hamamböceği çıktı ve işçiler bu durumu protesto etti. Şantiyede tüm uyarılara karşın düzeltilmeyen kötü koşullara duyulan öfke...
  • Hükümetin medya kalemleri aralarında işbölümü yapmış; kimisi tetikçi, kimisi akıl hocası, kimisi muhalif olanlara karşı karalama görevini üstlenmiş. Bazıları da yılın 365 günü “emekliye müjde” başlığıyla her gün gazetede, televizyon ekranında,...
  • Hindistanlı işçilerin ve tarım emekçilerinin mücadelesi 50 günü aşkın bir zamandır sürüyor. Kötü hava koşullarına, su baskınlarına rağmen bir araya geldikleri ve kamp kurdukları eylem alanlarından ayrılmayan tarım emekçileri protesto gösterilerine...
  • Somalı madenciler 13 Mayıs 2014’te gerçekleşen ve 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan büyük maden faciasının ardından maden ocaklarının kapanmasıyla işsizliğe mahkûm edilmiş, tazminat ve alacakları da ödenmemişti. Bağımsız Maden-İş ve işçilerin...
  • Nisan 2020 itibariyle siyasi iktidar pandemi nedeniyle işten çıkarma yasağı getirdiğini “müjdelemişti”. Oysa gerçekler söylenenlerin tam tersiydi. İşten atma yerine ücretsiz izin uygulaması hayata geçirildi. Böylece patronların inisiyatifine...
  • Kayı İnşaat Cezayir’deki askeri hastane ve tesislerin inşaat şantiyelerinde çalıştırdığı işçilerin 1 yıllık ücretlerini ödemedi. İnşaat-Sen’de örgütlenen işçiler, 2019’un Aralık ayında ücretlerinin ödenmesi talebiyle Cezayir’de grev yaptılar, dava...
  • Genç işsizliğin yüzde 30’lara çıktığı, yoksulluğun her geçen gün arttığı Tunus’ta emekçilerin haklı öfkesi sokaklarda yankılanmaya devam ediyor. Hükümetin, emekçilere hiçbir güvence vermeden salgına karşı önlem adı altında sadece sokağa çıkma...
  • Geçtiğimiz haftalarda, çok bilindik bir program olan “Güldür Güldür”de işçi sınıfının örgütlülüğünün dağıtılarak yıllar içinde nasıl sorgulamayan işçiler yaratıldığı anlatıldı bir skeçle. İzlediklerimiz komik bir şekilde ele alınmıştı ancak bir kez...
  • DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atılan ve 43 gündür fabrika önünde direnişte olan Ekmekçioğulları Metal işçileri 19 Ocak günü Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla görüşmek için Ankara’ya gittiler....
  • Dünya işçi sınıfı 2021’i sermaye sınıfının yoğunlaşan sömürüsü, baskısı ve yasaklarıyla karşıladı. İşten atma saldırıları, ücret kesintileri, hak gaspları artarak devam ediyor. Ancak işçiler de bu saldırılara karşı birleşmekten, direnmekten,...
  • Arkadaşlarla bir hafta sonu bizim evde buluşma ayarladık. Sokağa çıkamadığımızdan dolayı evde zaman geçirmek istedik. Herkes bir fikirle gelmişti. Bir arkadaşım kutu oyunu getirmişti. Oyunun adı “Monopoly.” Oyunun amacı şu; banka sana hayatta...
  • Geçtiğimiz günlerde koronavirüs önlemlerinin alınıp alınmadığını denetlemek için işyerimize kamu görevlileri geldi. Tabi bu denetimin nedeni bir arkadaşımızın işyerinde koronavirüse karşı yeterli önlemlerin alınmadığına dair yaptığı şikâyetmiş. Bir...

UİD-DER Aylık Bülteni