Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/78

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 141
UİD-DER Hukuk Bürosu Türkiye’nin çeşitli sanayi merkezlerinden gelen işçi sorularını yanıtlamaya devam ediyor. İşçilerin ilettiği soruların niteliği ve çeşitliliği patronlar sınıfının işçi haklarına yönelik dizginsiz saldırılarını ortaya koyuyor. İşçilerin bilinçlenmesi ve haklarına sahip çıkması büyük önem taşıyor.

UİD-DER Hukuk Bürosu Türkiye’nin çeşitli sanayi merkezlerinden gelen işçi sorularını yanıtlamaya devam ediyor. İşçilerin ilettiği soruların niteliği ve çeşitliliği patronlar sınıfının işçi haklarına yönelik dizginsiz saldırılarını ortaya koyuyor. İşçilerin bilinçlenmesi ve haklarına sahip çıkması büyük önem taşıyor.

Necdet: Özel sektörde döküm fabrikasında radyasyonla çalışan bir teknikerim. Sağlık sektöründe radyasyona maruz kalan işçiler için çalışma saatleri haftada 35 iken daha yüksek radyasyona maruz kalmamıza rağmen bize 45 saat midir gerçekten?

Yanıt: Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliğinde ağır ve tehlikeli işlerin hangileri olduğu belirtilmiştir. Döküm fabrikalarının faaliyet gösterdiği metalürji sektörü ağır ve tehlikeli işkolları içinde yer alır. “Radyasyon yayan her türlü cihazla çalışma” da yönetmeliğin ağır ve tehlikeli işler çizelgesinde yer alır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre yaptığın iş nedeniyle 90 günlük fiili hizmet süresi zammı hakkın da var.

Ancak ne yazık ki sıra çalışma saatlerine geldiğinde kanunda sizin yaptığınız işe ilişkin somut bir sınırlandırma yok. Kanun, maden ocakları, kablo döşemesi, kanalizasyon, tünel inşaatı ve su altında yapılan işlerde çalışma süresini sınırlandırıyor. Sağlık sektöründe radyasyon tehlikesi altında çalışanlar içinse haftalık çalışma süresi yönetmeliklerle 35 saat olarak sınırlandırılıyor. Ama pek çok işyerinde bu sınırlandırıcı hükümlere uyulmuyor. İşçilerin sağlığı ve canı hiçe sayılıyor.

Çalışma sürelerinin kısaltılması ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi işçilerin en büyük mücadele konusu olmuştur. Bu konudaki her türlü olumlu yasal düzenleme işçilerin mücadeleleriyle sağlanmıştır. Varsa işyerinizde sendikanızla görüşmeniz, benzer şartlarda çalışan arkadaşlarınızı bilinçlendirmeniz, çalışma sürelerinin sınırlandırılması talebinizi birlikte dile getirmeniz yararlı olacaktır. Ayrıca işyerinizdeki iş güvenliği ve işçi sağlığı uzmanına başvurabilir, bu konuda uzmanlaşmış avukatlara danışabilirsiniz. Linkte konuya ilişkin bir makalemiz yer alıyor. Okumanızı ve sitemizi takip etmeyi sürdürmenizi tavsiye ederiz. Ağır ve Tehlikeli İşlerde Çalışan İşçilerin Hakları

Göksel: İletişim Fakültesi mezunuyum. İş bulamadığım için bir Vakko mağazasında 1,6 yıl çalıştım. Fakat işyerinde bir arkadaşımla kavga ettik ve ikimize de darp raporu aldıran müdür bizi işten çıkardı. Diğer arkadaşım haklarını almış ama ben hiçbir şey alamadım. İnsan kaynakları ve mağaza müdürü zamanında beni istifaya zorlamıştı, ben de işten çıkınca onları savcılığa verdim. Arabulucuya gittiğimizde “anlaşma yoluna gitmeyeceğiz” dediler, haklarımı vermediler. Suç duyurumu geri çekmem ve tazminatımdan vazgeçmem karşılığında işten çıkarılma nedenimi işsizlik maaşı alabileceğim şekilde düzenleyeceklerini söylediler. Kabul ettim. İkinci arabuluculuk görüşmesinde mağaza müdürü arabulucu parasını verdi ve süreç tamamlandı. Fakat haklarımdan feragat ettiğim halde çıkış nedenime ilişkin düzenleme yapılmadı ve işsizlik maaşı alamadım. Bana meğerse oyun yapıldı. Pişman olarak şu an ne yapacağım diye düşünüyorum. İşyerinden iki arkadaşım mahkemeye gidersem yaşadıklarıma şahit olacaklarını söylediler. Allah rızası için yardımcı olun.

Yanıt: Yasalara göre, işyerinde birbirini darp edecek şekilde iş arkadaşıyla kavga etmek işverene iş akdini haklı fesih hakkı verir. İşyerinde kavga eden işçilere tazminat ödenmemesi yönünde bazı Yargıtay kararları da mevcuttur. Arabuluculuk aşaması anlaşma ile tamamlandığı için dava açma imkânınız yok.

Ne yazık ki işyerinde dayanışma ve birlik içinde hareket etmeniz gereken işçi arkadaşlarınızla kavga etmişsiniz. Mağaza müdürünüz sizi aldatıp işten attırmış ancak siz ona arabuluculuk aşamasında bir kez daha inanmışsınız. Eğitim düzeyi ne olursa olsun, sınıf bilinçsiz işçilerin içine düştüğü tuzaklar benzer oluyor. Bu açıdan genç işçiler için bilinçlenmek, patronlar sınıfını tanımak, haklarını öğrenmek, işçi arkadaşlarıyla dayanışma içinde olmak büyük önem taşıyor. Çalışma hayatında yaşadığın bu haksızlıklar ne yazık ki son olmayacak. Genç bir işçi olarak haklarını öğrenmen, bilinçlenmen, böyle durumlarda alınması gereken tutumlar hakkında fikir sahibi olabilmen için sitemizi yakından takip etmeni öneririz.

29 Aralık 2019

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • ABD’nin Alabama eyaletinde Warrior Met şirketinin kömür madenlerinde çalışan 1100 maden işçisi greve çıktı. Amerika Birleşik Maden İşçileri Sendikası’na (UMWA) üye işçiler, talep ettikleri ücretin kabul edilmemesi karşısında 1 Nisanda iş bıraktı.
  • Gece-gündüz, salgın-hastalık demeden marketten evlere, restoranlardan işyerlerine her türlü ihtiyacı taşıyan kuryeler, motorlarını ve bisikletlerini bu kez adil bir ücret ve daha iyi çalışma koşulları için sürdü. Özellikle salgın sürecinde payına...
  • Üzgünüm çocuğum, üzgünüm./ Alamadığım oyuncaklara,/ Yaşayamadığın çocukluğa,/ Alışamadığın açlığa!/
  • Pandemiyi işçilerin haklarını gasp etmenin fırsatına çeviren patronların elindeki en kullanışlı silahın Kod 29 olduğunu sürecin başından beri vurguluyoruz. Zaman içinde emekçilerin gözünde teşhir olan Kod 29’a yönelik Aile, Çalışma ve Sosyal...
  • Pandemi süreci başladığından beri Kod 29 ile işten çıkarılan işçilerin sayısı 200 bini buldu. İşçi sınıfına karşı genel bir saldırıya dönüşen Kod 29’a karşı mücadele sürüyor. İstanbul’da PTT, Sinbo, Tur Assist ve Bayrampaşa Belediye işçileri,...
  • İnsan, toplumsal iletişim aracı olarak dil ve yazının yanı sıra sembollere de başvurur. Semboller duygu, düşünce ve hayalleri etkili şekilde anlatabilmenin, toplumsal aidiyet duygusunu güçlendirmenin aracıdır. Döneme, coğrafyaya, kültüre göre...
  • AKP’li belediye yönetimi tarafından işten atılan İstanbul Bayrampaşa Belediye işçileri hakları için mücadele ediyor. Aralarında işyeri temsilcilerinin de bulunduğu pek çok işçi, 30 aydır gasp edilen toplu iş sözleşmesinden doğan haklarını talep...
  • Geçtiğimiz ay genç Sarah Everard isimli genç bir kadının bir polis tarafından kaçırılıp öldürülmesinden bu yana İngiltere’de polise, sağcı hükümete ve sisteme olan öfke giderek büyüyor. Haftalardır İngiltere’nin çeşitli kentlerinde eylemler ve...
  • Sendikalı oldukları için Kod 29 bildirimiyle tazminatsız işten atılan, aralarında PTT-Sen yöneticilerinin de olduğu işçiler, haklarını almak mücadelelerini sürdürüyor.
  • Emekçi kadınların ekmek ve gül mücadelesinin sembolü olan 8 Mart’ı geride bıraktık. “Emekçi Kadın: Direncin ve Değişimin Öyküsü” yayın akışımızın gösterdiği gibi; işçi sınıfı ve onun bir parçası olan emekçi kadınlar dirençleriyle, mücadeleleriyle...
  • Hayat, toplum, dünya, insan, her şey ve herkes bir değişim ve dönüşüm içinde. Değişim hayatın gerçeği, olmazsa olmazı. Oysa ne çok duyar ya da söyleriz şu cümleleri: “Hiçbir şeyin değişeceğine inanmıyorum”, “İnsanların değişeceğine inanmıyorum”, “...
  • İstanbul İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSİG) Meclisi, Türkiye’de 2013 ilâ 2020 yılları arasında gerçekleşen intiharlara ilişkin bir rapor yayınladı. Rapora göre son sekiz yılda en az 502 işçi ve emekçi intihar ederek hayatına son verdi. İSİG Meclisinin...
  • Siyasi iktidar geçtiğimiz yıl Nisan ayında, işçilerin yaşamını zehir eden sözde işten atma yasağıyla birlikte kısa çalışma ve ücretsiz izin uygulamasını başlatmıştı. Nisan 2020-Şubat 2021 tarihleri arasında 3 milyon 800 bin işçi Kısa Çalışma Ödeneği...

UİD-DER Aylık Bülteni