Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/85

AKP’nin Torba Yasası: Patronlara Kıyak, İşçilere Saldırı

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 151
AKP iktidarı, 16 Ekimde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna bir torba yasa teklifi sundu. 43 maddelik yasanın 30 maddesi komisyonda kabul edildi. Yasa teklifinde işsizlik fonu yine patronlara peşkeş çekiliyor; türlü gerekçelerle sigorta prim destekleri, vergi indirimleri gibi pek çok maddi destek yaratılıyor. Buna karşılık işçilerin önüne esnek ve güvencesiz çalışma konuyor. Kıdem tazminatı fiilen gasp ediliyor. Kısa çalışma uygulaması 30 Haziran 2021’e kadar uzatılıyor.

AKP iktidarı, 16 Ekimde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonuna bir torba yasa teklifi sundu. 43 maddelik yasanın 30 maddesi komisyonda kabul edildi. Yasa teklifinde işsizlik fonu yine patronlara peşkeş çekiliyor; türlü gerekçelerle sigorta prim destekleri, vergi indirimleri gibi pek çok maddi destek yaratılıyor. Buna karşılık işçilerin önüne esnek ve güvencesiz çalışma konuyor. Kıdem tazminatı fiilen gasp ediliyor. Kısa çalışma uygulaması 30 Haziran 2021’e kadar uzatılıyor. Torba yasada yer alan uygulamaların bir kısmı şöyle:

- 1 Ocak 2019 ile 17 Nisan 2020 tarihleri arasında işten çıkarılan işçilerin ve kayıt dışı çalıştırılan işçilerin en son çalıştıkları işyerine başvurmaları ve bu işverenler tarafından fiilen çalıştırılmaları halinde işverenlere maddi destek sağlanacak. Şöyle ki, patronlar işe geri aldıkları ya da SGK’ya bildirdikleri işçileri çalıştırdıkları her gün için 44 lira destek alacaklar. Toplam destek tutarı, işverenlerin SGK’ya ödeyeceği primlerden düşülecek.

Bu maddede kayıt dışı çalıştırılan işçilerle ilgili dikkat çeken bir detay bulunuyor. Bilindiği gibi mevcut iş kanununa göre kayıt dışı çalıştırıldığını ispat eden işçiler mahkeme yoluyla geriye dönük sigorta primlerini işverenden talep edebiliyorlar ve kayıt dışı işçi çalıştırdığı tespit edilen işverenlere para cezası veriliyor. Ancak yeni düzenlemeye göre, işçiler sigortasız çalıştırıldıkları döneme ilişkin ücret ve ücrete bağlı haklar dışında diğer haklarından feragat etmiş sayılacaklar. Yani geriye dönük sigorta primlerini talep edemeyecekler. İşverenlere de herhangi bir para cezası veya yaptırım uygulanmayacak. Yani kayıt dışı işçi çalıştıran patronlar resmen ödüllendirilirken, zaten hakkı gasp edilmiş olan işçilerin ise ikinci kez hakları gasp edilecek.

- Tam zamanlı çalışan bir işçi 31 Aralık 2020’ye kadar kısmi süreli çalışmaya geçerse gelir vergisinden muaf olacak. Bunun için işverenin, işçinin çalışmadığı gün sayısı kadar kısmi süreli yeni bir işçi istihdam etmesi ve yeni istihdam edilen işçinin en az 6 ay çalışması gerekecek. Ancak muaf olacağı vergi tutarı asgari ücretin yüzde 10’unu aşamayacak. Bu istisna, en fazla 12 ay süreyle ve kısmi süreli olarak yeni istihdam edilen işçi çalışmaya devam ettiği sürece uygulanacak. Cumhurbaşkanı süreyi uzatmaya, Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak.

Kısa zamanlı çalıştığı için ücreti düşen ve sigorta primleri eksik yatan bir işçiye gelir vergisi muafiyeti nasıl bir merhem olabilir? Bunun işçi için nasıl bir teşvik edici yanı olabilir? Açık ki mesele işçiyi kısa çalışma dayatmasına boyun eğmeye zorlamaktır, tıpkı ücretsiz izinde olduğu gibi… Demek ki mesele işçiyi teşvik etmek değil, esnek çalışmayı yaygınlaştırmak için patronların önünü açmaktır.

- İşveren, 25 yaş altı ve 50 yaş ve üzerindeki işçileri bir defada veya yenileyerek toplam 2 yıl boyunca belirli süreli sözleşmeyle çalıştırabilecek. Bunun anlamı işçilerin iki yıl boyunca kıdem hakkı ve iş güvencesi olmadan çalıştırılmasıdır. Oysa mevcut iş kanununa göre işverenin işçiyi belirli süreli çalıştırabilmek için “belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşul” olması gerekiyor. Ayrıca esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste sözleşme yapılamıyor, aksi halde iş sözleşmesi başından itibaren belirsiz süreli kabul ediliyor.

- İşveren ayda 10 günden az çalıştırdığı 25 yaş altındaki işçilerin emeklilik primlerini ödemek zorunda olmayacak. Sadece yüzde 2’lik iş kazası ve meslek hastalıkları primi ile GSS priminin yüzde 7,5’ini ödemekle yükümlü olacak. GSS priminin kalan yüzde 5’i ise işçinin ücretinden kesilecek. Sözde genç işsizliğin azaltılması ve gençlerin iş yaşamında tecrübe kazanması amacıyla getirilmek istenen bu uygulama, gençlerin iş güvencesinden ve geçinebilecekleri bir gelirden yoksun olmaları, emekliliğin ise hepten imkânsız hale gelmesi demektir.

Siyasi iktidar büyük bir pervasızlıkla yasa teklifinin gerekçesini “koronavirüs salgınının istihdam üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması, salgın nedeniyle işçi ve işverenler üzerinde oluşan yükün sosyal devlet ilkesi gereğince paylaşılması ve giderilmesi” olarak açıklıyor. Bunun büyük bir yalan olduğu ortadadır. Bu yasanın yürürlüğe girmesiyle siyasi iktidar, fona devrederek gasp edemediği kıdem tazminatını fiilen ortadan kaldırmak istiyor. Kıdem tazminatını orasından burasından kemirerek ve eleğe çevirerek gasp etmenin zeminini güçlendiriyor. Çok açık ki asıl amaç patronları ihya etmek ve işçileri sınırsızca sömürmeleri için iş kanununu yok sayacak olanaklar yaratmaktır.

23 Ekim 2020

Sınıf, Emek, Tarih, Yaşam

Sınıfın Penceresinden

  • Binlerce yıl ötelerden günümüze uzanan yapılar, aslında bizlere emeğin serüvenini anlatır. Tüm zenginlik doğanın ve emeğin ürünüdür. Emektir doğadaki zenginliği işleyip dönüştüren. Ta Firavunların Mısır’ından Roma’ya, Hindistan’dan Korkunç İvan’ın Moskova’sına kadar… Dillere destan olmuş şehirleri kuran emektir. Piramitler, saraylar, kanallar, katedraller, sarnıçlar, kemerler, tapınaklar… Emektir bugünün insanını dahi hayrete düşüren tüm bu yapıları yaratan yegâne güç!
  • İnsanlar var olalı beri emek harcadılar, ürettiler, üretiyorlar. Beslenmek, barınmak ve hayatta kalmak çok zordu. Doğa hem bütün ihtiyaçları barındırıyordu ama hem de bunlara ulaşmak ciddi bir emek gerektiriyordu. Çeşitli aletlerin yardımıyla kendi güçlerini kullanan insanlar, zamanla doğada var olan suyun, hayvanların, rüzgârın gücünü kullanmayı keşfettiler. Böylece ihtiyaçlarını üretmek, yaşamlarını sürdürmek çok daha kolay oldu. İnsanın üretim sürecindeki gelişimi hep devam etti. Üretim sürecine makineler girdi, ilk makineler…
  • Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri durmaksızın artarken emekçi kadınlar aynı sorulara cevap arıyor: Kadına yönelik şiddetin önüne neden geçilemiyor? Şiddet neden artıyor? Siyasi iktidarın temsilcileri şiddetin nedeninin eğitimsiz, cahil, vicdansız, merhametsiz, öfkesini kontrol edemeyen, ailevi ve ahlâki değerlere sahip çıkamayan kişiler olduğunu söylüyor. Erkekleri vicdanlı ve merhametli olmaya çağırıyorlar. Söylenen sözler ilk anda kulağa hoş gelebilir ama kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artmasının sebebi tam da siyasi iktidarın aileyi korumak adına kadınların haklarına saldırması ve erkek egemen zihniyeti körüklemesidir.
  • George Floyd, “nefes alamıyorum” diye inliyordu ama ırkçı polis umursamadı ve onu acımasızca öldürdü. Floyd’a yapılan bu muamele, kara derililerin değişmeyen kara bahtı, bitmeyen çilesidir. Yüzlerce yıl boyunca Afrika’dan Amerika’ya köle olarak satıldılar bir hayvan ya da bir eşya gibi. İnsan yerine konmayan, aşağılanan, horlanan siyahlar onlarca kez isyan ettiler ve sonunda 1861’de başlayan Amerikan İç Savaşı sonrasında kölelikten kurtuldular. Özgürlüklerine kavuşan siyahların gözleri daha bir ışıl ışıl parlamaya başladı. Ne var ki, o umutlu bakışlardaki ışıltı çok geçmeden solduruldu, tam bir vahşetle karşı karşıya bırakıldılar.
  • Siyasi iktidarın temsilcileri halkın gözüne baka baka yalan söylüyor, bunu da politik uyanıklık ve iş bilme olarak pazarlıyorlar. Gülerek liranın dolar karşısında değer kaybetmesinin halkı ilgilendirmediğini söyleyen Bakan Albayrak, belli ki milyonları istediği gibi aldatabileceğini düşünüyor. Şüphe yok ki bu konuşmanın ardında kibir ve emekçileri aptal yerine koyma vardır. Enflasyon ve işsizlik verilerinin çarpıtılması da aynı bakış açısının ürünü değil mi?

Son Eklenenler

  • Tuzla Serbest Bölgede bulunan CPS Otomotiv’de, patronlar arasındaki sorunlar nedeniyle işçiler yemek, servis ve ücret konusunda mağdur edilmiş ve işe gidememişti. Son olarak gelinen aşamada şirketin alacaklıları kapıya dayanmış ve makinelere el...
  • Dizde azalan sıvıyı takviye etmek için eklem sıvısı iğneleri var. Bir tanesi 600-700 lira. Yine kök hücre tedavisi yapılıyor hastanede, dışarıdan bir firma gelip yapıyor, hastanede yok. O da 1500 lira. Ben devlet hastanesinde çalışıyorum. Güya...
  • Kocaeli Şekerpınar’daki Migros deposunda çalışan işçiler, çalışma koşullarının iyileştirilmesi için Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası DGD-SEN’e üye olmuşlardı. Önce ücretsiz izin silahını kullanan patron, haklarını arayan işçileri...
  • Tekirdağ/Çorlu’da faaliyet gösteren Tekgıda-İş sendikasının örgütlü olduğu Fransa sermayeli Bel Karper’de işçiler hakları için mücadele ediyor. Sendikal faaliyetlerinden ötürü baştemsilcinin işten atılması, 12 işçinin ise ücretsiz izne çıkarılması...
  • Mart ayında koronavirüs hayatımıza gireli bir yıl olacak. Bu bir yıl yine patronlara yarayıp emekçilere zehir oldu. Bu süreci öyle bir kullandılar ki rahatça örgütsüz insanları yalanlarına inandırabildiler ve hâlâ da devam ediyorlar. Öncelikle tüm...
  • 3 Mart 1992, karaelmas diyarı Zonguldak ve 263 madenci… Bundan tam 29 yıl önce Zonguldak’ın Kozlu ilçesindeki Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) İncirharmanı Maden Ocağı, 263 madencinin toplu mezarına dönüştü. Gece vardiyası henüz birkaç saat önce...
  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 9. maddesine göre işveren, iş akdi sona eren işçinin durumunu 10 gün içinde SGK’ya bildirmekle yükümlüdür. İş akdinin hangi gerekçeyle sona erdiği bir kod ile belirtilir. Her kodun...
  • “Bir bankadaki küçük memuriyetimden çıkarıldıktan sonra –neden çıkarıldığımı hâlâ bilemiyorum, bana sadece tasarruf için dediler, fakat haftasına yerime adam aldılar– Ankara’da uzun müddet iş aradım…” İşte Sabahattin Ali “Kürk Mantolu Madonna”...
  • Koronavirüs salgınının başından beri birçok işyeri sözde önlemler alarak işçileri dibine kadar sömürmeye devam ediyor. Sözde bizim sağlığımız her şeyden önemliymiş. Sağlığımızı her şeyden çok önemseyen işyerlerinden biri de benim çalıştığım...
  • Kapitalizmin yarattığı eşitsizlikler can yakmaya, can almaya devam ediyor. Egemenler teknoloji çağının nimetleriyle keyif sürüyor ama emekçiler açlıktan, yokluktan, salgın hastalıklardan kırılıyor. Dünyada her beş saniyede bir, on yaşın altında bir...
  • Ekonomik kriz derinleşmeye ve dünya işçi sınıfını da nefessiz bırakmaya devam ediyor. Krizi yaratan patronlar sınıfı hava, kara, deniz demeden işçi sınıfının kanını emmeye kararlı görünüyor. İşçi sınıfına yapılan saldırıların bir ayağını denizler ve...
  • Egemenlerin ellerindeki tüm araç ve yöntemleri kullanarak gerçekleri gizlemeye çabaladığı bir dönemden geçiyoruz. Dünyadaki adaletsizliğin ne derece arttığını düşünecek olursak her geçen gün bu çabalarının arttığını da tahmin edebiliriz. Bununla...
  • Maltepe Belediyesi işçilerinin grevi, Genel-İş Genel Merkezinin sözleşmeyi imzalamasıyla 28 Şubatta sona erdi. Maltepe Belediyesi işçileri 6 gün süren grev boyunca zorlu ama kararlı bir mücadele yürüttüler. Belediye yönetiminin işçilere yüzde 47’lik...

UİD-DER Aylık Bülteni