Navigation

Buradasınız

İşçilerin Sordukları/75

İşçi Dayanışması Bülteni, No: 138
İş Kanununda kreş hakkı nasıl yer almaktadır? Bir işyerinde yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 arasında kadın çalışanın olması halinde işveren emzirme odası kurmalıdır. 150’den çok kadın çalışanın olması halinde ise, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması ve bakılması, emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın bir kreş açılmalıdır.

Yargıtay’ın kreş kararı ne anlama geliyor?

Geçtiğimiz aylarda Yargıtay, kadın işçiler için önemli bir karar aldı. Yargıtay’ın kararına vesile olan davayı banka çalışanı bir kadın açmıştı. Binlerce çalışanı olan bir bankada çalışırken doğum yapan kadın işçi, işe döndüğünde çocuğunu bırakabileceği bir kreş olmadığı için büyük güçlükler yaşamaya başladı. Bu sorunun giderilmesi için çalıştığı bankaya ihtar çekti. Ancak banka bu ihtarı dikkate almadı, kadın çalışanının istifasını istedi ve işten çıkardı. Kadın işçi haklarını aramaktan vazgeçmedi ve konuyu mahkemeye taşıdı.

Dava sonucunda Yargıtay çalışan kadınlar açısından emsal olabilecek bir içtihat kararı aldı. Karara göre 150’den fazla çalışanı bulunduğu halde kreş açmayan işyeri haksız bulundu ve “istifa” eden kadın çalışan davayı kazandı. İşverenin kreş konusundaki yasal yükümlülüklerini hatırlatan Yargıtay, kadın çalışana, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesine hükmetti.

İş Kanununda kreş hakkı nasıl yer almaktadır?

Bir işyerinde yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100-150 arasında kadın çalışanın olması halinde işveren emzirme odası kurmalıdır. 150’den çok kadın çalışanın olması halinde ise, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması ve bakılması, emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından çalışma yerlerinden ayrı ve işyerine yakın bir kreş açılmalıdır. Kreş, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür. Kreş açma yükümlülüğünde olan işverenler, kreş içinde anaokulu da açmak zorundadırlar. İşverenler, ortaklaşa kreş kurabilecekleri gibi, kreş açma yükümlüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler.

Bir işletmenin kreş açma yükümlüğünün olup olmadığın belirlenmesinde, işverenin belediye sınırları ve çevresi içinde bulunan tüm işyerlerindeki kadın çalışanların toplam sayısı dikkate alınır. Emzirme odası ve kreş kurulması için gereken kadın çalışan sayısının hesabına erkek çalışanlar arasından çocuğunun annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş olanlar da dâhil edilir. Çalışma Bakanlığı, işverenlerin bu yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini denetlemek, getirmeyenlere idari para cezası uygulamak zorundadır.

Kreş hakkımıza sahip çıkalım!

Yasal zorunluluklara ve para cezalarına rağmen işverenler en büyük sanayi merkezlerinde, işçi havzalarında bile kreş yükümlülüğünü yerine getirmekten kaçıyor. Kreş hakkını gasp etmeyenlerse işyerine uzak mesafedeki kreşlerle anlaşarak, işçilerin iş saatleri içerisinde çocuklarını kontrol etmelerinin ve emzirme haklarını kullanmalarının önüne geçiyor. Patronlar, uzun saatler boyunca çalıştırdıkları işçilerin çocuklarının bakımı ile ilgili sorunlarda sorumluluğu üzerlerinden atıyorlar. Banka çalışanının örneğinde görüldüğü gibi haklarını talep eden işçileri işten çıkarıyorlar.

Yasaların ve Yargıtay kararının ortaya koyduğu gibi sorumluluklarını yerine getirmeyen, çalışanlarına kreş imkânı sağlamayan işyerlerinde çalışan işçiler bu nedenle işten ayrıldıklarında kıdem ve ihbar tazminatlarını talep etmekten geri durmamalıdır. Ancak bununla da yetinmemeli, önceki işçi kuşaklarının bize miras bıraktığı haklara sahip çıkmalı, taleplerini mücadeleyle ortaya koymalıdır.

İşçi çocukları için, kreşler ücretsiz olmalıdır. Her işçi çalıştığı işyerindeki işçi sayısına bakmaksızın kreş hakkından yararlanabilmelidir. Her bölgede tüm işçilerin yararlanacağı çok sayıda kreş açılabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Çalışma saatleri içerisinde işçiler çocuklarına ulaşabilmelidir. Kreş yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverenlere verilecek cezalar tek sefere mahsus bırakılmamalı ve işçi sayısına göre arttırılmalıdır. Sendikalar kreş hakkının yasalarda daha geniş bir hak olarak yer alması için mücadele etmelidirler. Bu hak toplu sözleşmelerde ayrıca güvence altına alınmalıdır.

28 Eylül 2019

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!” Hemen hemen herkesin bildiği bu sözleri, Fransa kraliçesi Marie Antoinette söylemiştir. Halk ekmek bulamayıp açlık ve yoksulluktan kırılırken, kral ve soylular saraylarda vur patlasın, çal oynasın bir yaşam...
  • İngiltere merkezli uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, servet ile sefalet arasındaki derin uçurumu gözler önüne seren bir rapor açıkladı. Oxfam raporunda ironik bir dille şu çarpıcı ifadeler yer alıyor: “Eğer herkes 100 dolarlık banknotlardan oluşan...
  • Merhaba dostlar! Metal işçisi kadınlar ve işçi eşleri olarak yazıyoruz bu satırları sizlere. Farklı şehirlerde, metale, demire şekil veren 130 binden fazla işçiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesini bizler de yakından takip ediyoruz. Kimimiz...
  • Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocakta Gebze’de MESS dayatmalarına karşı coşkulu bir miting gerçekleştirdi. Saat 11.00’de Gebze Trafo Meydanı’nda toplanan metal işçileri, “Metal işçisinin sabrı taştı! Çocuklarımız için grev! Haklarımız...
  • 86 fabrikada 130 bin işçiyi kapsayan metal işkolundaki grup toplu iş sözleşmesi, MESS’in dayatmaları nedeniyle anlaşmazlıkla sonuçlanmıştı. Haftalardır kitlesel basın açıklamaları, iş bırakma eylemleri ve yürüyüşler gerçekleştiren on binlerce metal...
  • “MESS dayatmalarına sabrımız taştı” diyen, yaptıkları eylemlerde “grev” diye haykıran metal işçileri Gebze’de buluşuyor. Birleşik Metal-İş üyesi binlerce işçi, 19 Ocak Pazar günü Gebze’de bir araya gelerek MESS dayatmalarına karşı seslerini...
  • Öyle zamanlardan geçiyoruz ki doğru bildiklerimiz yanlış, yanlış bildiklerimiz doğru addedilir oldu. Namuslu, dürüst olmak enayilik, saflıkmış gibi yansıtılıyor. Gerçekler bilinçli bir şekilde ters yüz ediliyor. İnsanı insan yapan kıymetli...
  • İstanbul/Bakırköy Belediyesi’nde çalışan işçiler ve kamu emekçileri toplu sözleşmenin uygulanmaması, sosyal haklarının verilmemesi ve ücretlerin geciktirilerek ödenmesine karşı eylem yaptı. Belediye-İş Sendikası İstanbul 2 No’lu Şubenin çağrısıyla...
  • Hesabını bilmek, her işçi için önemlidir. Tabi bunun için az da olsa matematikten, dört işlemden anlamak gerekir. İlkokul yıllarımda ve daha sonrasındaki okul hayatımda, tıpkı benim gibi matematikten pek de haz etmeyen arkadaşlarımın yaptığı gibi,...
  • Çocuk denildiğinde muhtemelen hemen herkesin aklına masumiyet ve saflık gelir. Çocukluk leke tutmaz bir dönemidir insanın. Çirkinlikler, kötülükler çocuklara yakıştırılmaz, çocuk hep hoş görülür. Oynanan oyunların etkisiyle yıpranmış, kirlenmiş...
  • Petrol-İş Sendikası İzmir Şubesinin örgütlü olduğu rüzgâr türbini kanadı üreten TPI Kompozit’in T1 ve T2 işletmelerinden 3’er işçi işten atıldı. Atılan işçilerden birisinin sendika temsilcisi, bir kısmının ise delege olduğu öğrenildi. ABD menşeli...
  • Nâzım Usta’nın dediği gibi “Bir yara açıldığında hücreler onu kapatmak için bir araya gelir. Bunu yapmasalar vücut ölür. Bir yara var ve bizim bir araya gelmemiz gerekiyor…”
  • Metal işkolundaki grup toplu sözleşme sürecinde işveren sendikası MESS’in dayatmaları karşısında işçiler boyun eğmiyor, mücadele ediyor. Üç yıllık sözleşme süresi, esnek çalışma ve sefalet zammı dayatan MESS’in, ücret zammı teklifini ilk altı ay...