Navigation

Buradasınız

“Önemli Bir Şey” Yok mu?

Ben meslek lisesinde okuyan bir öğrenciyim. Size okula başladığım günden bu yana tanık olduğum olaylardan bazılarını aktaracağım. Bir gün okuldan çıktığımda okulun bahçesinde bulunan ve üst üste yığılmış tahtaların etrafında bir güvenlik şeridinin olduğunu gördüm. Koca tahta parçalarının böyle muhafaza edilmesi ilgimi çekmişti doğrusu. Hemen arkadaşımla birlikte oraya doğru gittik. Orada bulunan arkadaşlarımıza bunun ne olduğunu sorduk. Ve olayın aslını öğrendik. Mobilya bölümünde okuyan arkadaşlarımız, boylarından ve kilolarından çok daha büyük tahtaları kaldırmaya çalışırken tahtalar arkadaşlarımızın üzerine devrilmiş. Bunun üzerine arkadaşlarımız yaralanmış ve hastaneye kaldırılmışlar. Sonraki günlerde arkadaşlarımızı sargı bezleriyle okula gelirken gördük. Ancak bu olay üzerine ne okul idaresi ne de hocalarımızdan herhangi bir açıklama gelmedi. Hatta hocalarımızla bu olayı konuştuğumuzda bize “önemli bir şey yok” dediler. Onlara göre bu olay öğrencilerin dikkatsizliğinden dolayı olmuştu. Söz konusu olan arkadaşlarımızın sağlığı ve hatta canıydı. Fakat bu okul idaresi ve hocalar için “önemli bir şey” değildi. Nitekim daha sonra yaşayacağımız başka bir olay bu durumu tamamlıyordu.

Bu defa olay elektrik bölümünde okuyan arkadaşlarımızın başına gelmişti. Sınıfımızdaki lambanın bozulması üzerine elektrikçi arkadaşlarımız hocayla beraber sınıfa gelmişti. İşe koyulan arkadaşlarımız merdivene çıkmıştı. Ancak bu merdiven biraz farklıydı. Merdivenin iki ayağı birbirine bir iple bağlanmıştı. Biz bunu görünce sınıftaki hocaya bunun tehlikeli bir şey olduğunu söyledik. Hocanın bize verdiği cevap şuydu: “Bizim sizin gibilere değil bunun (lambayı tamir eden arkadaşımızı kastediyor) gibilere ihtiyacımız var!”

Aslında bugün yaşadığımız pek çok olay ile bu olaylar arasında doğrudan bir ilişki var. Gerekli iş güvenliği önlemleri alınmadığı için iş kazalarında hayatını kaybeden binlerce işçi var. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine göre 2016’da 1970 işçi hayatını kaybetti. Bu işçilerden 56’sı çocuk işçiydi. Ancak bu ölümler patronlar için “önemli bir şey” değil.

Bizler meslek lisesinde okuyan öğrenciler olarak geleceğin işçileriyiz. Ve bu sistemin devamı bizim sömürülmemize bağlı. Okulda aldığımız eğitim tam da bunu sağlamak için. Yukarıdaki olaylarda da olduğu gibi hocalarımızın bize söylediklerinin aynısını patronlar işçilere söylüyor. Patronların sorgulamayan, itaatkâr ve hakkını aramayan işçilere ihtiyacı var. İşte meslek liseleri anlattığım olayda açıkça görüldüğü gibi patronların bu ihtiyaçlarını karşılıyor. Bizler geleceğin işçileri olarak sömürülmeye hazır hale getiriliyoruz. Bu sömürüden kurtulmanın tek yolu örgütlü sınıf mücadelesidir.  Bizler de UİD-DER’li işçiler ve öğrenciler olarak sınıfsız, sömürüsüz bir dünya için hayatımızın her alanında mücadelemizi büyütüyoruz.

YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ!

18 Şubat 2017

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • Kardeşler, bizler çeşitli sekterlerde sendikalı çalışan işçileriz. Sendikalarımızın bağlı olduğu konfederasyonların patron örgütleriyle birlikte aynı bildiriye imza attığını duyunca çok öfkelendik. Bu durumu size yazmak istedik. Sermaye sınıfı, “...
  • Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs gündemi ile birlikte sermaye sınıfı işçilerde, yoksul emekçilerde ve emekçi ailelerin çocuğu olan öğrencilerde tedirginlik ve korku oluşturmaya çalışıyor. Ne yapacağını bilemeyen örgütsüz kitleler bu korkunun...
  • Son günlerde malum herkesin tek bir gündem konusu var: Koronavirüs. Telefonlarda, sokakta, işyerinde, otobüslerde herkesin sadece bu konuyu konuşuyor. Gazetelerde, televizyonlarda tüm programlar koronavirüs üzerine. İnsanlar evden çıkmaya korkar...
  • Koronavirüse karşı önlem olarak söylenen “el yıkamak” Afrika’nın yoksul emekçileri açısından mümkün değil. Suya erişimin çok kısıtlı ve pahalı olduğu Afrika ülkelerinde hastaneler dahi sudan ve temel hijyen maddelerinden yoksun. Sağlık işçileri...
  • Patronlar ve hükümet, menfaatleri gereği, hangi yalana nasıl inanmamızı istiyorlarsa, bizi en kolay nasıl aldatacaklarsa öyle çevirip kıvırıyorlar. Bir şey anında tam karşıtına dönüşebiliyor. Yıllardır doğru olduğunu adımız gibi bildiğimiz şeyler...
  • Ben özel bir hastanede çalışan sağlık işçisiyim. Koronavirüsü bahanesiyle, üç haftadır arkadaşlarımız zorunlu yıllık izne veya ücretsiz izine çıkartıldı. İzne çıkartılırken “sizi korumak adına” diyen patronlar, virüs bahanesiyle krizin yükünü...
  • İçinden geçtiğimiz süreç tam anlamıyla at iziyle it izinin birbirine karıştığı bir dönemdir. Çok masum görünen şeylerin arkasında bile burjuvazinin kandırmacaları olabileceğini akıldan çıkarmamak gerekir. Burjuvazi ve temsilcileri, yaptıkları...
  • Sermaye sınıfının hizmetindeki siyasi iktidar, 2018’de ülkenin yeni bir krize sürüklenmesiyle, Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Yönetmeliğinde yaptığı değişikliklerle işverenlerin bu uygulamadan yararlanmasını kolaylaştırdı. Bu kez dünya...
  • Tüm dünyada egemen sınıf bir olmuş, koronavirüs üzerinden korku salıyor. Fakat öte yandan en basit önlemleri bile almıyorlar. Bu nasıl ikiyüzlülük? Üstelik bu süreç kapitalizmin nasıl vicdansız ve aşağılık bir sistem olduğunu başka bir noktadan da...
  • Kapitalist sistem çürümeye başladı ve yaşadığı büyük krizin içerisinde çırpınıp duruyor. Sermaye sınıfı, uzun süredir bu büyük krizi atlatma politikaları üretip, kendini aklama derdinde. Son aylarda adını bol bol duyduğumuz Covid-19’u bahane ederek...
  • Her sabah felaket senaryoları ile açıyoruz gözlerimizi. Yakın çevremizden, ailemizden aldığımız haberlerden ücretsiz izinlerin ve işten atmaların yaygınlaştığını, çalışma koşullarının ağırlaştığını ve haklarımızın git gide ellerimizden alındığını...
  • Hollywood filmlerine taş çıkartan senaryolarla küresel bir tantananın kopartıldığı, muazzam bir ikiyüzlülüğün sergilendiği günlerden geçiyoruz. Her gün yeni sayılar açıklanarak koronavirüs salgınının nasıl da hızlı yayıldığı ilan ediliyor, panik...
  • Dünyanın dört bir yanında koronavirüs salgını bahanesiyle patronlar sınıfı toplu işten atmalara başladı. Daha şimdiden dünya genelinde 20 milyonun üzerinde işçi işsiz kaldı. Henüz işten atılmayanlar ise ya ücretsiz izne çıkarılıyor ya da esnek...