Buradasınız
Patronları Susturmak Nasırlı Ellerin Yumruğu İle Mümkündür
Esenkent’ten bir lise öğrencisi
Ben bir küçük-burjuvanın yani küçük derecede bir patronun çocuğuyum. Bundan bir iki hafta önce bütün işçiler işten ayrılmışlar ve çok haklılardı! Olay ise şöyle gelişti. İşler yoğun diye babam ve ustabaşı bir karar alıyorlar. Alınan karar ise şöyle: Çay saatlerini kaldırmak ve yemek saatlerini azaltmak. Bir toplantı yapmaya ve bunu işçilere söylemeye karar veriyorlar. Toplantıyı ustabaşı yapıyor. İşçilere alınan kararları söylüyor ve işçiler itiraz ettiklerinde, alınan kararlara uymak zorunda olduklarını söyleyip “siz sadece bir işçi parçasısınız” gibisinden hakaret ve küfür ediyor. İşçiler de susuyorlar o an için. Sonra pazartesi günü olduğunda servis durağa gidiyor ve hiç bir işçiyi durakta bulamıyor. Servis şoförü babama haber veriyor durumu. Sonra da babam işçileri arıyor, işçiler de işe gelmeyeceklerini söyleyip, “hem bizden fedakârlık yapmamızı istiyorsunuz hem de küfür ediyorsunuz, bir de utanmadan 5 arkadaşımızı sigortasız çalıştırıyorsunuz” diyorlar. Ve babamı mahkemeye verdiklerini söyleyip telefonu kapatıyorlar. Birkaç gün sonra mahkemeden eve belgeler geliyor ve babam davalık oluyor, yüklü bir miktar para cezasına çarptırılıyor. Böylelikle işçiler susmayıp haklarını alıyorlar. Evet, bunları yapan benim babam ve ben onun bu duruma düşmesine hiç üzülmedim. İşçilerin yanındayım sonuna kadar, çünkü şunu biliyorum, okul bittiğinde ben de bir işçi olacağım. İleride işçi arkadaşım diyeceğim kişilerin de haksızlığa boyun eğmelerini istemiyorum. Bunun için de mücadele etmelerini istiyorum.
Biliyorum ki işçiler örgütlenirse bu dünyayı durdurabilecek güce ulaşacaklar. Patronları susturmak o nasırlı ellerin yumruğu ile mümkündür.
Yaşanması Gereken Bir Heyecan!
26 Mayıs’ın Mersin’e Yansıması
- Adres Doğru mu?
- Emekliler “AÇIZ” Diyor, Onları Kim Duyuyor?
- Geleceğimizi Kurmak İçin Birliğimizi Büyütelim
- “Asıl Haber Biziz Be Abla”
- Sağlık Çalışanlarına Sağlıksız Yemekler
- Sorunlar Mücadeleyle Çözülür
- İşyerinde “Paralı Eğitim!”
- Onların İnsafına Bırakmayalım!
- “Sana Ceza Veriyorum Tayfun!”
- Emekli Maaşı Ne Zaman Ödenecek?
- “Çalışanlarımıza Rapor Vermeyin!”
- “Kırtasiye Ürünleri İkinci Ele Düştü”
- Örgütlü Olmak ve Toplu İş Sözleşmeleri
- Alo 170: Yanlış Numara Çevirdiniz!
- Turgut Özal, Gökova Santrali ve Sonrası
- TÜİK Kimin Hizmetinde?
- Emekliler Sendika Kuramazmış!
- Sorumluluk Almadan Kazanım Elde Edemeyiz
- Topluma Fildişi Kulelerden Bakmak
- Mücadele Edenler Mutlaka Kazanır!
Son Eklenenler
- Sevgili işçi kardeşlerim, Sermaye sınıfı, burjuvazi, sağıyla soluyla, iktidarıyla muhalefetiyle bir bütündür ve yoksul halka, işçi sınıfına düşmandır. Ancak bu utanmaz sınıf ve politikacıları, bizleri kandırmak için yapmadıklarını bırakmazlar....
- Türk Tabipleri Birliği (TTB), 25 Şubatta “Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkün, Başka Bir Hekimlik Ortamı Mümkün!” diyerek İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş başlattı. İstanbul Kadıköy’de bir basın açıklaması yaparak yürüyüşlerini başlatan hekimler,...
- İstanbul Beşiktaş Belediyesi ve Seyhan Belediyesi işçileri ücret gaspına karşı 24 Şubatta geciken ödemelerinin yapılması talebiyle iş bıraktı.
- Bugün ilaç yazdırmak için aile hekimime gittim. Ama onu hiç bu kadar üzgün görmemiştim. Normalde güler yüzlü, hastalarına iyi davranan, insani ilişkileri güçlü biriydi. Üzüntüsünün sebebini sorduğumda iç çekerek anlatmaya başladı: “Gerçekten çok...
- Patronlar sınıfının biz işçilere topyekûn savaş açtıkları çok açık şekilde ortadadır. Her fırsatta mikrofonu kapan patronlar ve siyasetçiler büyümekten, gelişmekten, enflasyonun kısa sürede sona ereceğinden bahsediyor. Ancak gerçekler bunun tam...
- İşçi eylemlerinde, grev ve direnişlerde çokça atılan bir slogan vardır: Hak Verilmez Alınır! Bu yalnızca bir slogan değil, işçi sınıfının mücadele tarihinin bir özeti gibidir. Geçmişten bugüne sendikal ve siyasal hakların mücadeleyle kazanıldığını,...
- UİD-DER, 6 ay boyunca haklarını almak için mücadele eden ve sonunda patrona geri adım attıran Polonez işçileri ile birlikte 23 Şubatta etkinlik düzenledi. Çatalca Belediyesi Nazım Özbay Kültür Merkezinde gerçekleştirilen “Polonez İşçileri Diyor ki:...
- Hepsiburada’nın taşımacılık şirketi olan HepsiJET’in İstanbul Esenyurt’ta bulunan deposunda çalışan 4 kadın işçi 17 Şubatta depo önünde direnişe başladı. DİSK/Lastik-İş Sendikası, örgütlenme faaliyeti yürüttüğü İstanbul Esenyurt’ta bulunan Huhtamaki...
- İstanbul’da çeşitli sendikalar, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütleri BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in 17 Şubatta “çalışma hürriyetinin ihlali” ve “suç işlemeye tahrik” suçlamasıyla tutuklanmasını ve Antep’te çeşitli fabrikalardan...
- Dünyanın en yüksek sendikalılık oranına sahip ülkelerinden biri olan Finlandiya’da birçok sektörde sendikalar ve işverenler arasındaki toplu sözleşme süreci devam ediyor. Ücret artışları, çalışma saatlerinin düzenlenmesi, sözleşme süreleri gibi...
- Güven kelimesi aslında ne kadar derin bir anlama sahiptir. Güven, bireyler arasındaki ilişkilerin sağlıklı ve sürdürülebilir olmasını sağlayan temel bir unsurdur. Hem bireysel hem de toplumsal düzeyde, güven duygusu yaşamın vazgeçilmezidir....
- Mücadele örgütümüzün yayın organı İşçi Dayanışması’nın 201. sayısının arka kapağında yer alan “Suriyeliler Geri Dönecek mi?” yazısını ben de okudum. Yazıda, “Almanya’ya giden insanların ne kadarı kalıcı olarak Türkiye’ye geri döndü?” diye bir soru...
- Bolu Kartalkaya’daki otel yangınında aralarında otel çalışanlarının ve çok sayıda çocuğun da olduğu, 78 kişi hayatını kaybetti. Sömestr tatili olduğu için ailelerin çocuklarıyla birlikte gittiği otelde toplu bir katliam yaşandı. Akabinde ortaya...