Navigation

Buradasınız

Sincan Organize Sanayi İşçileri Uyanmalıdır!

Ekim 2009, No: 19

Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesinde 300’den fazla fabrikada binlerce işçi çalışıyor. Bu bölgede sendikalı işyeri sayısı ise 3-4’ü geçmiyor. Üstelik bu işyerlerinde de Türk Metal sendikası yetkili. Gangster sendikacılığın tipik örneği olan Türk Metal sendikası, işçiler haksızlıklara karşı direnmesin ve haklarını almak için mücadeleci sendikalarda örgütlenmesin diye patronlar tarafından getirilmiş bir sendika. Türk Metal, işçilerin haklarını korumak ve arttırmak doğrultusunda değil, işçilerin birliğini bozup örgütlü gücünü zayıflatmak doğrultusunda hareket ediyor.

Sincan sanayi bölgesinde, önceki yıllarda sendikal örgütlenme deneyimleri yaşandı. Fakat bu deneyimler güçlü bir örgütlülüğün sağlanamaması, gerekli hazırlıkların yapılmaması gibi nedenlerle başarısızlıkla sonuçlandı. Ve ne yazık ki bu olumsuz deneyimler bölgedeki işçilerin hafızasında tazeliğini koruyor. Bu başarısızlıkların sebebi patronların örgütlü olması, ama işçilerin yeterince örgütlü olamamasıydı. Patronlar bölgeye sendika girmemesi için birbirlerini her konuda destekliyorlar. Sincan patronları, sendikalaşma mücadelesi olan işyerlerinde işçiler kazanmasın diye kesenin ağzını sonuna kadar açıyor, gerektiğinde grev veya direnişte olan işyerinin sahibinin her türlü zararını karşılıyorlar. İşçiler arasında ise maalesef böyle bir dayanışma yok. Yaşanan grev veya direnişler bölgedeki işçilere yeterince duyurulamıyor. Haberdar olan işçilerin çoğu da işten atılma korkusu yüzünden bu grev veya direnişlere destek vermekten kaçınıyor. Bu koşullarda işçilerin patronlar karşısında mücadeleyi başarıya ulaştırmaları elbette çok zordur.

Oysaki bölgede çalışan işçilerin gasp edilen haklarını almak için örgütlenmeye ve sendikalı olmaya acilen ihtiyaçları var. Sincan Organize patronları işçilerin kanını bir sülük gibi emiyorlar, çünkü onların örgütsüz, dağınık ve bu nedenle güçsüz olduğunu biliyorlar. Organize işçisi ne düşük ücretlere, ne ücretsiz izinlere, ne işten atmalara, ne de zorunlu fazla mesailere itiraz edebiliyor. Hatta işçiler aldıkları düşük ücreti biraz yukarıya çekmek için fazla mesaiye kalmaya razı oluyorlar. Yani Sincan organize işçisi, cebine giren parayı biraz daha arttırabilmek için iki kat daha fazla çalışmak zorunda kalıyor. Oysa fazla mesaiye harcanan bu zamanlar işçinin dinlenme, ailesiyle, eşiyle, dostuyla vakit geçirme zamanlarıdır. Ruhsal ve fiziksel sağlığı koruyabilmek için hava kadar, su kadar gereklidir. Sorunlar bunlarla da bitmiyor; yeterince havalandırılmayan ya da ısıtılmayan fabrikalar, iş güvenliği ve işçi sağlığı için gerekli şartların yeterince sağlanmaması, kriz ya da çeşitli bahanelerle kısıtlanan çay ya da dinlenme molaları, şefler ve müdürler tarafından aşağılanmalar ve bu sorunlara eklenebilecek daha onlarcası…

Peki, bu durum Sincan sanayi işçisinin kaderi midir? Değiştirilemez mi? Hiçbir işçinin olmadığı gibi Sincan Organize işçisinin de kaderi bu değildir. Yaşanabilir bir ücretle, insana yaraşır çalışma koşullarında, insana yakışır muameleyle çalışmak, işçinin örgütlü gücünü sağlamasıyla mümkündür. Bunun için de biz işçilerin haklarımızı öğrenmeye, birbirimize güvenmeye ve patronlar karşısında birlik olmaya ihtiyacımız var. Patronların baskı ve zulmüne, düşük ücretlere, ağır çalışma koşullarına, işsizliğe, yoksulluğa dur demek ve daha insanca yaşamak için harekete geçmekten korkmayalım! Sincan işçisinin patronlar karşısında güçlü bir duruş sergileyebilmesi için tek yol örgütlenmesi ve mücadele etmesidir.

Örgütlüysek Her Şeyiz, Örgütsüzsek Hiçbir Şey!

14 Ekim 2009

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

  • MESS ile işçi sendikaları arasında sürecek grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin başlamasına kısa bir süre kaldı. Yetkili sendikalar işçilerin ücret ve sosyal haklarına yapılmasını talep ettikleri zam oranlarını açıklamaya başladılar. Gerek...
  • General Motors’un Güney Kore’deki 3 fabrikasında çalışan yaklaşık 8 bin işçi, 9 Eylülde greve çıktı. Kore Metal İşçileri Sendikası (KMWU) üyesi işçiler ücret artışı talebiyle üç günlük bir grev gerçekleştirdiler. Arjantin’de Başta kamu çalışanları...
  • 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden 39 yıl geçti. Ama darbecilerle ve onları işbaşına çağıran sermaye sınıfıyla davamız kapanmadı. İşçi sınıfının mücadele örgütleri 12 Eylül’ü asla unutmamalı ve unutturmamalı. Çünkü Türkiye işçi...
  • Geçtiğimiz günlerde UİD-DER olarak Cargill direnişçilerini ziyarete gittik. Cargill işçileri Tek Gıda-İş sendikasına üye oldukları için haksız yere işten çıkarılmışlardı. O günden sonra mücadeleye başladılar. Şu an ise 500 günü aşkın bir süredir...
  • Güney Afrikalı binlerce kadın giderek artan kadına yönelik şiddeti protesto etmek için 4 Eylülde sokaklara döküldü. Emekçi kadının ezilmişliğini besleyerek büyüten kapitalist sisteme ve temsilcilerine tepki gösteren kadınlar, eylemlerini Dünya...
  • İngiltere’de South Western Demiryolu Şirketine bağlı çalışan işçiler 30 Ağustosta greve çıktı. İşçiler şirketin istasyonlarda ve trenlerde güvenlik işçilerini işten çıkarma planını engellemek için uzun süredir mücadele yürütüyor. Haziran ayında 5...
  • Geçtiğimiz günlerde yeni yönetimini belirleyen Petrol-İş Sendikası, Cargill direnişini 512. gününde (11 Eylül) ziyaret etti. Genel Başkan Süleyman Akyüz ve sendikanın merkez yöneticileri ile Gebze’deki işyerlerinden gelen işçi temsilcilerinin...
  • Ben özel bir hastanede çalışan, sizler gibi alın terimi, emeğimi ortaya koyarak geçinmeye çalışan genç bir işçiyim. Zorluklara, patronlara ve onların sömürü sistemine karşı mücadele veriyorum aynı sizler gibi… Bağlı olduğum, bundan da mutlu ve...
  • Geçtiğimiz günlerde devlete bağlı işletmelerde çalışan binlerce işçiyi yakından ilgilendiren toplu iş sözleşmesi imzalandı. Türk-İş ile Aile ve Çalışma Bakanlığı arasında imzalanan sözleşmede binlerce işçi sefalet ücretine mahkûm edildi. Binlerce...
  • Daha doğar doğmaz salgın hastalıklara karşı aşılanırız. Verem, çocuk felci, boğmaca, kızamık, tetanos gibi olası hastalıklar karşısında önleyici sağlık hizmeti almış oluruz. Böylelikle daha baştan mikroplara ve virüslere karşı direnç geliştiren...
  • EYT Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği taleplerini haykırmak için 8 Eylülde Tandoğan Meydanında toplandı. Çeşitli illerden binlerce işçi ve emekçi bir araya gelerek emeklilik hakları için mücadelede kararlı olduklarını bir kez daha gösterdiler...
  • Günden güne kadına yönelik şiddet artıyor. Her gün birkaç kadının kocası tarafından silahla vurulduğu, bıçaklandığı haberlerini okuyoruz. Okunan haberlerdeki vahşet önce insanları üzüyor sonra öfkesini artırıyor. İnsanlar, sosyal medyada birkaç şey...
  • Enflasyon gibi işsizlik oranları da kasıtlı olarak düşük gösteriliyor. Aslında ekonomik alandaki tüm veriler, toplumun gözünden saklanıyor. Çünkü gerçeğin tam olarak görülmesi istenmiyor. Siyasi iktidar, verilerle oynayarak ve medyayı kullanarak...